Mersin ilinde balıkçılık sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 36 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 28 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Ticaret Bakanı Sayın Ömer BOLAT tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki en önemli su ürünleri merkezlerinden biri olan Mersin; Karaduvar, Çamlıbel ve Erdemli gibi tarihsel balıkçılık duraklarıyla binlerce aileye doğrudan, on binlerce kişiye ise dolaylı olarak istihdam sağlayan devasa bir ekonomik ekosistemdir. Ancak 2026 yılı itibarıyla Mersin balıkçılığı sadece bir kârlılık sorunu değil, bir "varoluş krizi" ile karşı karşıyadır. Geleneksel kıyı balıkçılığı, artan işletme maliyetleri ve yapısal ihmaller nedeniyle tarihinin en büyük tasfiye sürecini yaşamaktadır.
Mersinli balıkçılar için mazot sadece bir enerji kaynağı değil, denize açılabilmenin yegâne anahtarıdır. 2026 yılı başındaki yüksek enflasyonist baskı ve akaryakıt zamları, bir teknenin denize çıkış maliyetini, avlanması muhtemel balığın piyasa değerinin üzerine çıkarmıştır. Karaduvar Balıkçı Kooperatifi üyelerinin "denize çıkıp zarar etmektense limanda kalmak" tercihi, bir sektörün "kontak kapatma" noktasına geldiğinin en acı kanıtıdır. Mazot, ağ bakımı, kumanya ve bağlama ücretlerindeki fahiş artışlar, küçük ölçekli balıkçılığı sürdürülemez bir ekonomik yük haline getirmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Balıkçılık sektörü Mersin'de ciddi bir "genç nüfus" kaybı yaşamaktadır. Mesleğin ağır çalışma koşullarına rağmen gelirinin asgari geçim standartlarının altına düşmesi, tecrübeli tayfaların ve genç neslin sektörü terk ederek kentin lojistik ve inşaat alanlarına kaymasına neden olmaktadır.
Mersin Körfezi'ndeki ekosistem; kirlilik, iklim değişikliği ve istilacı türlerin (balon balığı vb.) baskısı altındadır. Bunun üzerine, endüstriyel gırgır teknelerinin yasal sınırları zorlayarak kıyıya yakın bölgelerde avlanması, Karaduvar ve Erdemli'deki küçük ölçekli balıkçıların av sahalarını tamamen daraltmıştır. Kıyı balıkçısının "rızkı" olan alanların endüstriyel baskı altında kalması sadece ekonomik bir kayıp değil, denizdeki biyolojik çeşitliliğin ve sürdürülebilirliğin de yok edilmesidir.
Sektörün en büyük koruyucu kalkanı olması gereken balıkçı kooperatifleri, finansal imkansızlıklar nedeniyle üyelerine mazot, ağ veya teçhizat desteği veremez hale gelmiştir. Kooperatiflerin güçsüzleşmesi, balıkçıyı bireysel borç sarmalına itmekte ve kâr marjının tamamen aracılar ile büyük toptancıların kontrolüne geçmesine neden olmaktadır.
Mersin balıkçılığındaki bu çöküş, kentin sosyo-kültürel kimliğini bozacak ve mavi vatan ekonomisinde stratejik bir zafiyet yaratacaktır. Karaduvar, Çamlıbel ve Erdemli balıkçılarının desteklenmesi, ÖTV'siz yakıt desteğinin artırılması, av sahalarının korunması ve kooperatiflerin finansal olarak güçlendirilmesi bir tercih değil, milli bir zorunluluktur.
Bu bağlamda;
SORULAR
Mersinli balıkçıların denize çıkış maliyetindeki %120'lik artışa rağmen, balıkçı barınaklarından çıkan ürünün tezgâha ulaşana kadar yaşadığı fahiş fiyat artışları Bakanlığınızın denetiminde midir?
Üreticinin (balıkçının) düşük fiyata sattığı balığın, tüketiciye ulaşırken "aracı" eliyle katlanan kâr marjlarını kontrol altına alacak bir "Sektörel Tavan Fiyat" veya kâr marjı sınırlaması planlanmakta mıdır?
Mersin'deki balıkçı kooperatiflerinin, üyelerine ağ, kumanya ve yakıt desteği veremeyecek kadar borç sarmalına girmesi karşısında, bu yapıları ayağa kaldıracak "Sıfır Faizli İşletme Kredileri" veya borç yapılandırma programları başlatılacak mıdır?
Kooperatiflerin aracıları devre dışı bırakarak doğrudan tüketiciye satış yapabilmesini sağlayacak "Balık Satış Noktaları" ve soğuk zincir lojistik desteği Bakanlığınızın hibe kapsamında mıdır?
Tecrübeli tayfaların ve gençlerin düşük gelir nedeniyle sektörü terk edip Mersin'deki lojistik ve inşaat sektörlerine yönelmesi sonucunda, geleneksel balıkçılık işletmelerinin "tasfiye" olma riski araştırılmış mıdır?
Geleneksel balıkçılığın yok olmasıyla doğan boşluğun, büyük endüstriyel sermaye grupları tarafından doldurulması (tekelleşme) ihtimaline karşı küçük esnafı koruyucu bir "Rekabet Kurulu" incelemesi mevcut mudur?
Mersin'de avlanan balıkların katma değerini artırmak adına, yerel balıkçı kooperatiflerinin ortaklığında bir "Bölgesel Su Ürünleri İşleme ve Paketleme Tesisi" kurulması için Ticaret Bakanlığı teşvikleri devreye alınacak mıdır?
Mersin limanlarındaki geleneksel balıkçılığın "Mavi Ekonomi" vizyonuyla ihracat pazarlarına (özellikle AB pazarı) açılması için gerekli sertifikasyon ve soğuk hava deposu maliyetleri Bakanlığınızca karşılanacak mıdır?
Gençlerin baba mesleği olan balıkçılığa geri dönmesini teşvik etmek amacıyla ilk teknesini alan veya mevcut teknesini modernize eden 30 yaş altı balıkçılara 5 yıl boyunca vergi muafiyeti ve Bağ-Kur desteği sağlanması gündeminizde midir?
Çamlıbel ve Karaduvar gibi barınaklarda, balıkçıların "bağlama ücretleri" ve "elektrik/su" maliyetlerinin ticaret hacmiyle orantısız yükselmesi karşısında, bu alanların "Ticari İşletme" statüsünden çıkarılıp "Üretici Destek Alanı" statüsüne alınması yönünde bir mevzuat çalışmanız var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·
İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, Mersin Milletvekili Sayın Mehmet Emin EKMEN tarafından verilen 7/43564 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Mersin Milletvekili Sayın Mehmet Emin EKMEN'e Ait 7/43564 Sayılı Yazılı Soru Önergesine Iliskin Cevaplar:
Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:
1. 10) 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarına yönelik denetim ve incelemelerde bulunmak ve gerekli görülmesi hâlinde idari yaptırım uygulanmasına ilişkin kararları almak üzere Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu (Kurul) oluşturulmuştur.
Mezkûr Kanun'un Fahiş fiyat artışı, stokçuluk ve Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu" başlıklı Ek 1'inci maddesinde, üretici, tedarikçi ve perakende işletmeler tarafından bir mal veya hizmetin satış fiyatında fahiş artış yapılamayacağı; piyasada darlık yaratıcı, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozucu ve tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyici faaliyetlerde bulunulamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Bakanlığımızca, başta temel ihtiyaç ve gıda ürünleri olmak üzere, fiyat istikrarı ile piyasa dengesinin korunmasına yönelik denetim faaliyetleri; serbest piyasa ilkeleriyle uyumlu şekilde, rekabetin sağlıklı işleyişinin temini ve tüketicinin korunması hedefleri doğrultusunda kesintisiz olarak yürütülmektedir. Bu kapsamda, piyasadaki fiyat hareketleri yakından takip edilmekte, Bakanlığımıza iletilen tüm ihbar ve şikâyetler titizlikle incelenmekte ve üretici, tedarikçi, perakende işletmeler ile elektronik ticaret pazar yerleri günlük ve rutin olarak denetlenmektedir. Aykırılık tespiti hâlinde ise Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu tarafından mevzuatça öngörülen idari yaptırımlar süratle uygulanmaktadır.