Giresun'un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyünde yürütülen madencilik faaliyetlerinin çevresel etkilerine ilişkin
Kaynak göster
Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti), 22 Nisan 2026 tarihinde 7/43716 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 55 gün sonra, 16 Haziran 2026).
Yüksel Selçuk Türkoğlu (İYİ Parti, Bursa). “Giresun'un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyünde yürütülen madencilik faaliyetlerinin çevresel etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43716, 22 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43716-giresun-un-tirebolu-ilcesine-bagli-seku-koyunde-yurutulen-madencilik-faaliyetlerinin-cevre (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/875e6b27-ec8c-4191-8e42-019db90b388c
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 55 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Sn. Alparslan Bayraktar tarafından Anayasanın 98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü 'nün 96 ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını için gereğini saygılarımla arz ederim.
Son dönemde Giresun ili Tirebolu ilçesine bağlı Sekü Köyü'nde yürütülen madencilik faaliyetleri, bölge halkı tarafından "vahşi madencilik" olarak nitelendirilmekte; doğa tahribatı, su kaynaklarının kirlenmesi ve yaşam alanlarının tehdit altında olduğu gerekçesiyle ciddi tepkilere yol açmaktadır. Bölge halkı, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağladığı toprakların zarar gördüğünü, ormanlık alanların tahrip edildiğini ve içme suyu kaynaklarının risk altında olduğunu ifade etmektedir. Bu kapsamda köylüler tarafından başlatılan direniş, yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir varoluş mücadelesine dönüşmüştür. Özellikle Karadeniz Bölgesi'nde son yıllarda artan kontrolsüz madencilik faaliyetlerinin, ekosistem üzerinde geri dönülmez tahribatlar yarattığına dair bilimsel raporlar ve sivil toplum kuruluşlarının uyarıları da kamuoyuna yansımaktadır. Dolayısıyla doğal yaşam alanlarının korunması, vatandaşlarımızın sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının güvence altına alınması ve kamu yararının gözetilmesi adına, söz konusu iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve gerekli tedbirlerin ivedilikle alınması büyük önem arz etmektedir. Sekü Köyü'nde yürütülen madencilik faaliyetlerine ilişkin olarak, ilgili yargı mercilerince verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptal edilmesine rağmen, idare tarafından faaliyetlerin farklı teknik adlandırmalar altında (karot alma, kırıntı yöntemi vb.) sürdürüldüğüne yönelik ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu durum, yargı kararlarının etkisizleştirilmesi ve mevzuatın dolanılması suretiyle fiili bir uygulama yaratıldığı yönünde kamuoyunda güçlü bir kanaat oluşturmaktadır. Özellikle sondaj faaliyetleri ile karot/kırıntı alma işlemlerinin teknik olarak aynı ekipman ve yöntemlerle gerçekleştirilebildiği dikkate alındığında, bu ayrımın sahada yaşayan vatandaşlar açısından denetlenebilir olmadığı açıktır. Bu durum, ruhsat kapsamının aşılması ve faaliyetlerin farklı isimler altında genişletilmesi suretiyle çevresel etkilerin artırılması riskini doğurmaktadır. Öte yandan, Giresun ili genelinde özellikle 4. grup (metalik) maden ruhsatlarının il yüzölçümünün büyük bir kısmını kapsadığı, bu durumun bölgesel ekosistem üzerinde kümülatif ve geri dönülmez etkiler yaratabileceği bilimsel çevreler tarafından da dile getirilmektedir. Buna karşın, Karadeniz Bölgesi özelinde bütüncül bir havza planlamasının bulunmaması, madencilik faaliyetlerinin parçalı ve denetimsiz biçimde ilerlediği yönündeki eleştirileri güçlendirmektedir.
Bu çerçevede, Sekü Köyü örneği yalnızca yerel bir çevre sorunu değil; aynı zamanda mevzuatın uygulanması, yargı kararlarının bağlayıcılığı ve kamu yararının korunması açısından da ulusal ölçekte incelenmesi gereken bir durum arz etmektedir. Sekü Köyü'nde yürütülen madencilik faaliyetlerinin hukuki dayanakları, çevresel etkileri ve kamu yararı açısından değerlendirilmesi elzem hale gelmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (17 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bu kapsamda;
SORU 1- Giresun ili Tirebolu ilçesinin Sekü Köyü'nde yürütülen madencilik faaliyetlerini gerçekleştiren şirket veya şirketler tam olarak hangileridir? Bu şirketlere ne zaman ve hangi kapsamda ruhsat verilmiştir?
SORU 2- Sekü Köyü mevkiinde, 202401273 (ER:11490202) ruhsat numaralı sahada faaliyet gösteren Alagöz Maden San. ve Tic. A.Ş.'ye verilen ruhsatın kapsamı tam olarak nedir? Bu ruhsat hangi faaliyet türlerini içermektedir?
SORU 3- Söz konusu madencilik faaliyetleri için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu hazırlanmış mıdır? Hazırlandıysa, bu rapor hangi tarihte onaylanmıştır? SORU 4- ÇED raporunda öngörülen çevresel etkiler ile sahada fiilen yaşanan tahribat arasında bir fark bulunmakta mıdır? Bu konuda Bakanlığınızca yapılmış bir denetim var mıdır? SORU 5- Sekü Köyü'nde yürütülen faaliyetlere ilişkin olarak verildiği söylenen "ÇED Gerekli Değildir" kararının mahkeme tarafından iptal edildiği doğru mudur? Bu iptal kararının kapsamı nedir ve hangi faaliyetleri kapsamaktadır?
SORU 6- Mahkeme kararına rağmen, ilgili idare tarafından "karot alma" ve "kırıntı yöntemi" gibi faaliyetlerin bu kararın dışında tutulduğuna yönelik işlem tesis edildiği iddiaları doğru mudur? Bu işlemin hukuki dayanağı nedir?
SORU 7- Sondaj faaliyetleri ile karot/kırıntı alma işlemleri teknik olarak hangi yönleriyle ayrışmaktadır? Bu faaliyetlerin sahada kullanılan ekipman ve yöntemler bakımından farklılığı nasıl denetlenmektedir?
SORU 8- Sondaj makinesi kullanılarak "karot" veya "kırıntı" adı altında yapılan işlemlerin fiilen sondaj faaliyetinin devamı niteliğinde olması durumunda, bunun mevzuat açısından bir ihlal teşkil edip etmediği değerlendirilmiş midir?
SORU 9- Mahkeme kararlarının kapsamına ilişkin belirsizliklerin giderilmesi amacıyla ilgili yargı mercilerinden ek bir görüş veya açıklayıcı karar talep edilmiş midir? SORU 10- Mevzuatta madencilik faaliyetleri kapsamında "kazı alanı" tanımı açık şekilde yapılmış mıdır? Bu alanların sınırları hangi teknik kriterlere göre belirlenmekte ve büyüklüğü nasıl hesaplanmaktadır?
SORU 11- Sekü Köyü ve çevresinde yaşayan vatandaşların sağlık durumlarına ilişkin bir inceleme yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir?
SORU 12- Sekü Köyü'nde yürütülen faaliyetlerin ruhsat kapsamı ile birebir örtüşüp örtüşmediği denetlenmiş midir? Ruhsat dışı bir faaliyet tespit edilmiş midir?
SORU 13- Karadeniz Bölgesi genelinde madencilik faaliyetlerinin çevresel etkilerini bütüncül olarak değerlendiren bir havza planlaması mevcut mudur? Mevcut değilse bu yönde bir çalışma yapılmakta mıdır?
SORU 14- Giresun ili genelinde 4. grup (metalik) maden ruhsatlarının toplam yüzölçümünün il yüzölçümüne oranı nedir? Bu ruhsatlı alanların ne kadarı "ÇED Olumlu" ve ne kadarı "ÇED Gerekli Değildir" kararları kapsamında faaliyet göstermektedir?
SORU 15- Bölgede yürütülen madencilik faaliyetlerinin içme suyu kaynaklarına, tarım alanlarına ve orman varlığına etkilerine ilişkin herhangi bir bilimsel analiz yapılmış mıdır?
SORU 16- Bölge halkının rızası alınmadan veya yeterli bilgilendirme yapılmadan bu projelerin hayata geçirildiği iddiaları doğru mudur?
SORU 17- Son 5 yıl içerisinde Giresun genelinde verilen maden ruhsatı sayısı kaçtır? Bu ruhsatların kaçı aktif olarak işletilmektedir?
SORU 18- Bölge halkının başlattığı direniş kapsamında güvenlik güçlerinin müdahalesi olmuş mudur? Olduysa bu müdahalelerin hukuki gerekçesi nedir?
SORU 19- Bakanlığınız, kamuoyunda "vahşi madencilik" olarak nitelendirilen kontrolsüz ve doğa tahribatına yol açan uygulamaların önlenmesi için hangi somut adımları atmaktadır? SORU 20- Sekü Köyü'nde yürütülen madencilik faaliyetlerinin durdurulması veya yeniden değerlendirilmesi yönünde Bakanlığınızın herhangi bir çalışması var mıdır? Adres: Halkla İlişkiler Binası 6-kat No: E-611
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
ligi : 05.05.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1849186 sayılı yazınız.
Bursa Milletvekili Sayın Yüksel Selçuk TÜRKOĞLU'nun tarafıma tevcih ettiği 7/43716 esas numaralı yazılı soru önergesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 99 uncu maddesi gereği ekte cevaplandırılmaktadır.
Bilgilerinizi arz ederim.
Maden Yönetmeliği'nin "Sicilin incelenmesi" başlıklı 97'nci maddesinde ".
herkes, sicil kayıtlarının maden sicil memurlarından biri huzurunda gösterilmesini isteyebilir" şeklinde düzenleme yer almakta olup, bu çerçevede işletmelerin isimleri ve ruhsat bilgileri doğrudan açık bilgi şeklinde paylaşılamamaktadır. Nitekim aynı konuya ilişkin daha önce Bakanlığımız aleyhine açılan dava üzerine Ankara 16. Idare Mahkemesi tarafından verilen E:2016/2684, K:2018/177 sayılı kararda özetle;
"4982 sayılı Kanunun 23'üncü maddesiyle ve Yönetmeliğin 34'üncü maddesiyle "ticari sır" kapsamındaki bilgi ve belgeye erişimi kısıtlayan kuralın, bir ticari işletme veya şirketin faaliyet alanı ile ilgili yalnızca belirli sayıdaki mensupları ve diğer görevlileri tarafından bilinen, elde edilebilen, özellikle rakipleri tarafından öğrenilmesi halinde zarar görme ihtimali bulunan ve üçüncü kişilere ve kamuya açıklanmaması gereken, işletme ve şirketin ekonomik hayattaki başarı ve verimliliği için büyük önemi bulunan; iç kuruluş yapısı ve organizasyonu, mali, iktisadi, kredi ve nakit durumu, araştırma ve geliştirme çalışmaları, faaliyet stratejisi, hammadde kaynakları, imalatının teknik özellikleri, fiyatlandırma politikaları, pazarlama taktikleri ve masrafları, pazar payları, toptancı ve perakendeci müşteri potansiyeli ve ağları, izne tâbi veya tâbi olmayan sözleşme bağlantılarına ilişkin veya bu gibi bilgi ve belgeler kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile ticari sır kavramının birlikte değerlendirilmesinden; şirketlerin pazar payları, müşteri potansiyeli ve ağlarına, izne tâbi veya tâbi olmayan sözleşme bağlantılarına ilişkin bilgilerin ticari sır kapsamında kaldığı, ticari sır olarak nitelendirilebilecek belgelerin ise 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında değerlendirilmeyeceği açıktır." denilmek suretiyle şirket isimleri, kapasite bilgileri vb. hususların ticari sır kapsamında olduğu ve kamuya açıklanmaması gerektiği ifade edilmiş olup, açılan bu davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar üzerine yapılan istinaf başvurusu da Ankara Bölge Idare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesinin E.2018/836, K.2018/1092 sayılı kararıyla reddedilerek karar kesinleşmiştir.
Yürütülecek madencilik faaliyetleri ile ilgili olarak; maden sahalarında arama ve işletme ruhsat süreçlerinden sonra ruhsat sahipleri tarafından madencilik faaliyetlerine başlanabilmesi için "işletme izni" alınması gerekmekte olup, mevcut sahaların çok küçük bir alanına tekabül eden ve fiili olarak madencilik faaliyetinin yürütüldüğü alanı ifade eden işletme izinli alanlarda faaliyete başlanabilmesi için izin alanına yönelik olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirtilen; mülkiyet izninin (orman/mera/tapulu arazi vb.), ÇED Belgesi'nin, Iş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsati'nın ve ilgili Bakanlık/Kurumlardan alınması zorunlu olan diğer tüm izinlerin (Sit, Milli Parklar, Turizm Bölgeleri Alanları ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve duyarlı bölgeler için vb.) tamamlanması gerekmektedir.
Yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği izin süreçlerini tamamlayamayan hiçbir ocağın açılmasına ise Bakanlığımızca müsaade edilmemekte olup, bu bağlamda tek başına arama ve/veya işletme ruhsatına sahip olunması fiili olarak madencilik faaliyetlerinin başlatılabilmesi için yeterli olmamaktadır.
Bu bilgiler ışığında; Giresun ilimizde 32 adet işletme izinli maden ruhsatı bulunmakta olup, madencilik faaliyetleri için kazılan alanların bu ilimizin yüz ölçümüne oranı % 0,04' dir.
Madencilikte kullanılan "sondaj" faaliyetine ilişkin olarak; sondajın genel bir yöntem olduğu, bu kapsamda sondaj faaliyetlerinin karot/kırıntı alma işlemlerini de kapsadığı, sadece karot ve kırıntı alma işlemlerinde kullanılan ekipmanların farklı olması noktasında bu yöntemler birbirinden ayrılmaktadır. Maden Yönetmeliğinin 4'üncü maddesinde yer alan; Yarma: Cevher varlığının ortaya çıkarılması, numune alınması, cevherin fiziksel, kimyasal, jeoteknik özellikleri ile doğrultu ve eğiminin belirlenmesi amacıyla sahada işletme güvenliğini tehlikeye atmayacak ve kademe oluşturulmasına gerek olmayacak şekilde yapılan arama amaçlı kazı ve kesim faaliyeti,i şeklindeki tanım gereği yarına, boyut olarak maden ocağına kıyasla oldukça küçük olmakta ve yarmanın sahada can ve mal güvenliğini tehlikeye
atmayacak boyutlarda olması gerekmektedir.
Maden sahalarının denetimine ilişkin olarak; 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili Maden Yönetmeliği hükümleri kapsamında maden ocaklarına verilen ruhsatlar 4 ayrı gruba ayrılmış olup, çok az riskli ruhsatlar 5 yılda, az riskli ruhsatlar 4 yılda, riskli ruhsatlar 2 yılda ve çok riskli ruhsatlar ise 1 yılda bir periyodik olarak denetlenmektedir. Ayrıca Bakanlığımız haricinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca da kendi mevzuatları kapsamında denetimler yapılmaktadır.
Önergeye konu Sicil:202401273 (ER:11490202) ruhsat numaralı saha ile ilgili olarak; söz konusu proje hakkında idarece verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali talebiyle açılan dava üzerine Giresun Idare Mahkemesince dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasınai karar verilmiş olup, bu karar üzerine Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Il Müdürlüğü tarafından ruhsat sahibine verilen 01.04.2026 ve 06.04.2026 tarihli görüş yazılarında özetle; "ruhsat sahasına ilişkin verilen ÇED kapsam dışı kararlarının geçerli olduğu ve bu kararlar kapsamında yürütülen karotlu sondaj, kırıntı sondaj ve numune alma faaliyetleri için ÇED Yönetmeliği kapsamında ayrıca bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığı" yönünde bildirimde bulunulduğu tespit edilmiştir.
Yürütülecek olan faaliyetlerin çevresel etkilerini konu alan ÇED sürecine ilişkin işlemler ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uhdesinde yürütülmekte olup, bu çerçevede Önerge içeriğinde yer alan ve diğer bakanlıkların görev alanına giren hususlara ilişkin bilgilerin ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Alparslan BAYRAKTARBakan