Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'nin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin
Kaynak göster
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 30 Nisan 2026 tarihinde 7/44069 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 64 gün sonra, 3 Temmuz 2026).
Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'nin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44069, 30 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44069-madencilik-faaliyetleri-izin-yonetmeligi-nin-yururlukten-kaldirilmasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/77ca92f7-f9ae-4fe7-945c-019df313e6f7
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 64 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 53 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan Bayraktar tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96'ncı maddeleri gereğince arz ederim.
25 Nisan 2026 tarihli ve 33234 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, 11228 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile "Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik" yürürlüğe konulmuştur. Söz konusu düzenleme ile 24 Mayıs 2005 tarihli ve 2005/9013 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği tamamen yürürlükten kaldırılmıştır. Bu yönetmelik, yaklaşık 21 yıldır yürürlükte olan ve madencilik faaliyetlerinin, orman alanları, mera alanları, sit alanları, su havzaları, milli parklar, kıyı alanları, tarım arazileri gibi hassas alanlarda yürütülebilmesi için gerekli izin süreçlerini ayrıntılı şekilde düzenleyen temel ikincil mevzuat niteliğindeydi.
Anılan yönetmeliğin yürürlükten kaldırılmasıyla birlikte madencilik faaliyetlerine ilişkin izin süreçlerinin bundan sonra doğrudan 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili Maden Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde yürütüleceği anlaşılmaktadır. Ancak izin süreçlerini ayrıntılı biçimde düzenleyen müstakil bir yönetmeliğin kaldırılması, çevresel koruma, idari koordinasyon ve çok kurumlu izin süreçlerinin açıklığı bakımından çeşitli hukuki ve idari soru işaretleri doğurmaktadır. Özellikle önceki düzenlemede farklı kurumların (orman, tarım, çevre, kültür varlıkları vb.) izin süreçlerinin açık şekilde tanımlanmış olması, izinlerin sistematik ve izlenebilir bir prosedüre bağlanmasını sağlamaktaydı.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bu kapsamda:
• İzin süreçlerinin yalnızca kanun ve genel yönetmelik hükümlerine bırakılması,
• Detaylı izin süreçlerinin normatif düzeyde sadeleştirilmesi,
• Kurumlar arası koordinasyonun nasıl sağlanacağına dair açık bir düzenleme bulunmaması hususları, uygulamada hukuki belirsizlik, çevresel risk ve idari yetki karmaşası doğurabileceği yönünde değerlendirmelere neden olmaktadır. Ayrıca, izin süreçlerini ayrıntılı biçimde düzenleyen bir yönetmeliğin kaldırılması; izin mekanizmalarının hızlandırılması amacı taşıyor olsa dahi, çevresel güvenlik ve kamu yararı ilkeleri bakımından yeni riskler doğurabileceği yönünde kamuoyunda tartışmalar bulunmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
25 Nisan 2026 tarihli ve 33234 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11228 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'nin yürürlükten kaldırılmasının gerekçeleri nelerdir?
2005 tarihli Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği yürürlükte iken izin süreçlerinin yürütülmesinde karşılaşılan somut sorunlar nelerdir?
Söz konusu yönetmeliğin yürürlükten kaldırılması öncesinde, uygulamada yaşanan sorunlara ilişkin herhangi bir etki analizi veya mevzuat değerlendirme raporu hazırlanmış mıdır?
Yönetmeliğin kaldırılmasıyla birlikte daha önce bu yönetmelikte ayrıntılı şekilde düzenlenen orman, mera, sit alanı, su havzası ve tarım arazilerine ilişkin izin süreçleri hangi normatif düzenlemelere göre yürütülecektir?
Söz konusu izin süreçlerinde görev alan farklı kamu kurumlan arasındaki koordinasyon mekanizması yeni dönemde hangi usul ve esaslara göre sağlanacaktır? 6. Müstakil bir izin yönetmeliğinin kaldırılmasıyla birlikte, izin süreçlerinin yalnızca Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliği hükümlerine bırakılması, uygulamada hukuki boşluk veya yorum farklılıklarına yol açabilecek midir?
Yönetmeliğin kaldırılmasıyla birlikte çevresel koruma ve doğal varlıkların korunmasına yönelik koruyucu mekanizmaların zayıflaması ihtimali değerlendirilmiş midir? 8. Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılması sonrası dönemde, izin süreçlerinin hızlandırılması amacıyla getirilen değişikliklerin çevresel etki değerlendirme süreçlerine dolaylı etkileri analiz edilmiş midir?
Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'nin kaldırılması kararının alınmasında meslek odaları, üniversiteler veya çevre alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınmış mıdır?
Yönetmeliğin kaldırılmasının ardından, madencilik izin süreçlerinin şeffaflık ve izlenebilirlik bakımından nasıl denetleneceği konusunda yeni bir düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?
Mevcut mevzuat karmaşasını sona erdirip madencilik ve maden ruhsatı konularının sade ve anlaşılır bir mevzuat düzenlemesinde ve ilgili tüm paydaşların iştirak edeceği bir süreçte yeniden tanzim edilmesi Bakanlığın gelecek projeksiyonları arasında yer almakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
Mersin Milletvekili Sayın Mehmet Emin EKMEN'in tarafıma tevcih ettiği 7/44069 esas numaralı yazılı soru önergesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 99 uncu maddesi gereği ekte cevaplandırılmaktadır.
Bilgilerinizi arz ederim.
21/6/2005 tarihli ve 25852 sayıh Resmî Gazete'de yayımlanan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 5177 sayılı Kanunla değişik 7'nci maddesine dayanılarak, izne tabi alanlarda yürütülecek madencilik faaliyetlerine ilişkin izin süreçlerinin usul ve esaslarını belirlemek amacıyla yürürlüğe konulmuştur. Söz konusu Kanun hükmü, ormanlar, mera alanları, sit alanları, su havzaları, kıyılar ve benzeri özel statülü alanlarda madencilik faaliyetlerinin hangi esaslara göre yürütüleceğinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak bir Yönetmelikle düzenlenmesini öngörmekteydi. Ancak Anayasa Mahkemesinin 15/1/2009 tarihli ve E.2004/70, K.2009/7 sayılı kararıyla, 3213 sayılı Kanunun anılan hükmü Anayasa'nın ilgili maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiş olup, anılan kararda özetle; "tabii servet ve kaynaklar ile bunlara ilişkin madencilik faaliyetlerine yönelik temel usul ve esasların Yönetmelikle değil kanunla düzenlenmesi gerektiği" hususu açıkça ortaya konulmuştur. Bu itibarla, dayanağını oluşturan Kanun hükmünün ortadan kalkmasıyla birlikte ilgili Yönetmeliğin hukuki dayanağı ve normatif meşruiyeti sona ermiş; dayanak normunu kaybeden bir ikincil düzenlemenin yürürlükte tutulmasının normlar hiyerarşisi ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı değerlendirilmiştir. Ayrıca Yönetmeliğin bazı hükümlerinin yargı kararlarıyla iptal edilmiş olması ve kalan hükümlerinin de zaman içerisinde değişen Kanun hükümleriyle uyumsuz hale gelmesi nedeniyle fiilen uygulanabilirliğini önemli ölçüde yitirdiği görülmüştür.
Bunun yanında mevzuatta değişen ve gelişen koşullar sebebiyle hayata geçirilen değişiklikler sonucunda, 2005 tarihli Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği ile yürürlükte bulunan Maden Yönetmeliği arasında, ayrıca her iki Yönetmelik ile üst norm olan Maden Kanunu arasında uyumsuzluklar ortaya çıkmış, bu durum uygulamada mevzuat karmaşasına neden olmuştur.
Bu çerçevede, düzenlediği hususlar itibarıyla güncel mevzuatta karşılığı bulunan, hukuki dayanağını kaybetmiş ve uygulama kabiliyeti kalmamış olan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırılması uygun görülmüş olup, bu amaçla hazırlanan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik, Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanarak görüş alınması zorunlu olan kurum/kuruluşlar ile ilgili bakanlıkların görüşleri çerçevesinde 25/4/2026 tarihli ve 33234 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11228 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulmuştur.
Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılması, 3213 sayılı Kanunun 7'nci maddesinde düzenlenen izin rejiminde herhangi bir değişiklik meydana getirmemiş, izin süreçlerinde hukuki boşluk veya yorum farklılığı doğurmamıştır. Zira izin süreçleri yalnızca Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliğinde düzenlenmemekte; ilgili kurum ve kuruluşlar kendi görev alanlarına ilişkin usul ve esasları kendi özel mevzuatlarıyla belirlemektedir.
Bu kapsamda, izin süreçlerine ilişkin hükümler Maden Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup; orman, mera, tarım arazileri, sit alanları, su havzaları ve diğer özel statülü alanlara ilişkin izin süreçleri, Mera Yönetmeliği, Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği gibi ilgili özel mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir. İlgili alanlarda izin vermeye yetkili idareler usullerini kendi yönetmelikleriyle belirlemiş olduğundan, kaldırılan Yönetmelikte yer alan düzenlemelerin ayrıca muhafaza edilmesine veya güncellenmesine ihtiyaç bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin yürürlükten kaldırılması çevresel koruma ve doğal varlıkların korunmasına yönelik mevcut güvence mekanizmalarında herhangi bir zayıflamaya yol açmamıştır. Zira bu mekanizmalar esas itibarıyla ilgili kanunlar ve bunlara dayanılarak çıkarılan özel mevzuatta düzenlenmekte olup, bu kapsamda çevresel etki değerlendirme süreçleri Çevre Kanunu ile ÇED Yönetmeliği hükümleri uyarınca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uhdesinde yürütülmeye devam edilmektedir. İzin süreçlerinde kurumlar arası koordinasyon 3213 sayılı Kanunun 7'nci maddesinde düzenlenen usul ve
esaslar çerçevesinde yürütülmektedir. Kanun uyarınca izne tabi alanlar ilgili kurumlar tarafından Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG)'e bildirilmekte; ruhsat düzenlenmeden önce ilgili kurumların görüş ve izinleri MAPEG tarafından alınmaktadır. Kanunda öngörülen süreler içerisinde izin taleplerinin sonuçlandırılması, kurum görüşlerinin temini ve diğer izin işlemleri yine aynı madde hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilmektedir. Devlet ormanlarında yürütülecek faaliyetlere ilişkin izin işlemleri ise 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir.
Madencilik izin süreçlerinin şeffaf ve izlenebilir şekilde yürütülmesine ilişkin düzenlemeler ise 30/10/2025 tarihli ve 33062 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle, 3213 sayılı Maden Kanununda yapılan değişiklikler doğrultusunda güncellenmiştir.
Bakanlığımızca yürütülen mevzuat çalışmaları ise Kalkınma Planı, Orta Vadeli Program, Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ve Bakanlığımız Stratejik Planı başta olmak üzere üst politika belgelerinde yer alan hedef ve tedbirler ile güncel ihtiyaçlar dikkate alınarak sürdürülmektedir.