İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/44209 GEÇ CEVAPLANDI · 39 GÜN

Tarımsal üretim maliyetlerinde yaşanan artışa ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 39 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 30 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Türkiye'de gıda enflasyonu, kronik bir hâl almıştır. 2017 yılından itibaren küresel fiyat eğilimlerinden tamamen ayrışarak kontrolsüz bir yükseliş trendine giren bu süreç; tarımsal girdilerde dışa bağımlılığın sürmesi, lojistik maliyetlerini kontrol altında tutacak politikaların uygulanmaması ve bütüncül bir üretim planlamasının yapılamaması gibi yapısal sorunlardan beslenmektedir. Tarımda yaşanan maliyet baskısı üreticiyi toprağından uzaklaştırırken, tarladan rafa uzanan zincirdeki aşırı fiyatlanma, vatandaşların temel gıdaya dahi erişimini ciddi şekilde kısıtlamaktadır.

Son yıllarda yaşanan küresel salgın ve bölgesel çatışmalar, mevcut tarım politikalarındaki yetersizlikleri gizlemek için birer gerekçe olarak kullanılsa da, veriler Türkiye'nin gıda enflasyonunda dünyadan negatif yönde ayrıştığını açıkça ortaya koymaktadır. Küresel gıda endekslerinin gerileme kaydettiği dönemlerde dahi yurt içindeki artışın engellenememesi, sorunun mevsimsel döngüleri aşarak kalıcı bir arz krizine dönüştüğünü kanıtlar niteliktedir. Geldiğimiz nokta itibariyle 8-9 yıldır bitmek bilmeyen şiddetli gıda enflasyonu; üretim kapasitesindeki kan kaybıyla birleşerek gıda güvenliğini ulusal bir risk seviyesine taşımıştır. 2026 Nisan ayı itibariyle çiftçinin bankalara olan borçlarının 1,3 trilyonu bulması, bu sorunun üretim (arz) tarafındaki köklerinin hâlâ çok güçlü olduğunu göstermektedir. Tarımsal üretim maliyetlerindeki durdurulamayan artış, 2026 yılının ilk dört ayında çarpıcı bir boyuta ulaşmıştır. 1 Ocak tarihinde 54 lira olan mazot fiyatının 28 Nisan itibarıyla 72 liraya yükselmesi (%34 artış); üre gübresinin kilogram fiyatının 24 liradan 35 liraya çıkması (%46 artış), tarım ilacı fiyatlarının 2 bin TL'den 4,5 bin TL'ye fırlaması, yani sadece son iki ayda genel maliyetlerin %40-50 oranında artması üretim maliyetleri üzerindeki baskıyı tahammül edilemez ve sürdürülemez bir noktaya taşımıştır. Sektör temsilcileri, mevcut tarım politikalarının üreticiyi derin bir finansal çıkmaza sürüklediğini ve 2022-2025 yılları arasındaki şiddetli kuraklığın ardından gelen bu fahiş maliyet artışlarının, çiftçinin üretim gücünü neredeyse tamamen tasfiye ettiğini belirtmektedir. Bu kapsamda, borçların faizsiz olarak yapılandırılması ve vadelerin hasat döngüsüne uygun şekilde 5 yıla yayılması acil bir gereklilik olarak dile getirilmektedir. Ayrıca, tarımsal desteklemelerin üretim sürecinden çok sonra ödenmesinin enflasyonist ortamda bu kaynakları işlevsiz bıraktığı ve genel bütçeden tarıma ayrılan payın yasal sınırların altında kaldığı gerçeği, kapsamlı bir acil eylem planının hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu bağlamda:

SORULAR

  1. Çiftçinin banka ve kooperatiflere olan 1,3 trilyon liralık borç yükü için faizsiz yapılandırma takvimi oluşturuldu mu?

  2. 1 Ocak'ta 54 TL olan mazotun 28 Nisan'da 72 TL'ye çıkmasının gıda enflasyonu üzerindeki çarpan etkisi nasıl kompanse edilecektir?

  3. Üreticinin borç vadelerinin hasat döngüsüne uygun şekilde 5 yıla yayılması talebi bütçe disiplini çerçevesinde değerlendirilmekte midir?

  4. Küresel gıda endeksleri gerilerken Türkiye'deki mutfak enflasyonunun dizginlenememesini hangi somut mali araçlarla engellemeyi planlıyorsunuz? 5. Tarımsal üretimdeki tıkanıklığın makroekonomik dengeler ve ulusal gıda güvenliği üzerindeki stratejik riski nasıl yönetilecektir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4

7/44209 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye

Sayın Ceylan AKÇA CUPOLO, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.

5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi ve Kâr Payı Destekli Fon Kullandırılmasına Dair Kanun uyarınca yayımlanan Kararlar çerçevesinde T.C. Ziraat Bankası A.Ş., Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Katılım Bankası A.Ş. tarafından tarımsal üreticilere Hazine faiz/kâr payı destekli krediler/finansmanlar kullandırılmakta, bu krediler/finansmanlar ertelenebilmekte veya taksitlendirilebilmektedir.

Bu kapsamda, tarımsal kredilerin ertelenmesine yönelik olarak Bakanlığımız görev alanı çerçevesinde;

• T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kullandırılan Hazine faiz destekli krediler, söz konusu kredilere ilişkin olarak yürürlükte olan 29.12.2023 tarihli ve 8039 sayılı Karar,

• Ziraat Katılım Bankası A.Ş. tarafından kullandırılan Hazine kâr payı destekli finansmanlar, söz konusu finansmanlara ilişkin olarak yürürlükte olan 29.12.2023 tarihli ve 8038 sayılı Karar ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan 01.05.2024 tarihli ve 2024/15 sayılı Tebliğ hükümleri çerçevesinde mevzuatta yer alan şartların sağlanması ve üreticilerin krediye/finansmana konu ürünlerinin/varlıklarının doğal afetlerden etkilendiğinin tespit edilmesi halinde söz konusu krediler/finansmanlar ertelenebilmekte veya taksitlendirilebilmektedir.

Söz konusu erteleme/taksitlendirme işlemlerine ilişkin hususlar 8038 ve 8039 sayılı Kararların 4 üncü maddeleri ve 2024/15 sayılı Tebliğ'in 34 üncü maddesinde yer almakta olup söz konusu Tebliğ'de "deprem, şiddetli rüzgâr, doğal afetlerden kaynaklanan yangın, aşırı sıcak zararı, sam yeli, çığ, heyelan, taban suyu yükselmesi, sel, su baskını, fırtına, aşırı yağış, aşırı kar yağışı, kar fırtınası, dolu, kırağı, don, kuraklık, yıldırım düşmesi, güneş yanıklığı ve hortum afetlerine maruz kalan ve bu afetler sebebiyle ekilişleri, ürünleri, hayvan varlıkları, tesisleri veya seraları zarar gören" üreticilerin Hazine faiz/kâr payı destekli kredilerinin/finansmanlarının ertelenebileceği veya taksitlendirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, 8038 ve 8039 sayılı Kararların 4 üncü maddelerinin beşinci fıkraları uyarınca; bu madde kapsamındaki kredilere/finansmanlara, Kararlar çerçevesinde; üretim Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4 konusuna bakılmaksızın 1 yıl süreyle ertelenmesi halinde yüzde 25, taksitlendirilmesi durumunda ise yüzde 20 oranında faiz/kâr payı indirimi uygulanacağı belirtilmiş olup uygulanacak faiz/kâr payı indirimi bu çerçevede belirlenmiştir.

Bununla birlikte, tarım sektörü stratejik bir sektör olarak görülmekte olup, bütçe planlaması bu sektörün kritik önemi de dikkate alınarak yapılmaktadır. Bu kapsamda, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin ve arz güvenliğinin temini, üreticilerimizin maliyetlerinin azaltılması ve tüketicilerimizin yeterli ve güvenilir gıdaya daha uygun bir fiyatla ulaşabilmesi temel amaçlarımız arasındadır.

Bu kapsamda, 2026 yılı tarımsal destek bütçesi 2025 yılı başlangıç bütçesine göre yaklaşık yüzde 24 artırılarak 167,6 milyar TL seviyesine çıkarılmıştır. Söz konusu tarımsal destek bütçesinin yaklaşık 91 milyar TL'si bitkisel üretim desteklerine ayrılmıştır. Bu çerçevede sağlanan desteklerle üreticilerimizin üretim sürecinde kullandığı mazot giderlerinin de büyük bir kısmı karşılanmaktadır.

Ayrıca, anılan tarımsal desteklere ilave olarak tarımsal ürün alımı yapan KIT'lere tahsis edilen bütçe kaynağı, yatırım ödeneği, tarımsal kredi desteği ve vergisel destekler gibi diğer desteklerle birlikte 2026 yılı başlangıç bütçesinde tarıma ayrılan toplam kaynak tutarı yaklaşık 938 milyar TL olup bu tutar 2026-2028 dönemi Orta Vadeli Programda 2026 yılı için öngörülen GSYH'nin yaklaşık yüzde 1,21'ine denk gelmektedir.

Diğer taraftan, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve çiftçilerimizin desteklenmesi kadar tüketicilerimizin de yeterli ve güvenilir temel gıda ürünlerine daha uygun bir fiyatla ulaşabilmesine büyük önem verilmektedir. Bu çerçevede, Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesinde ilgili kurumlarımızla koordinasyon içinde fiyat istikrarını desteklemek ve enflasyondaki öngörülebilirliği artırmak amacıyla gıda ve tarım ürünlerindeki kısa ve uzun dönemli arz-talep ve ihracat-ithalat değişimleri ile dağıtım zincirindeki gelişmelerin fiyatlara olası etkilerinin izlenmesine, değerlendirilmesine ve gerekli tedbirlerin alınmasına devam edilmektedir.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4

Mehmet ŞİMŞEKBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir