İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/44318 GEÇ CEVAPLANDI · 120 GÜN

Dicle Üniversitesi yerleşkesinde petrol arama ve sondaj faaliyetleri yürütüleceği iddiasına ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 120 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 112 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda yer alan sorularımın Anayasa'nın 98, Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 96 ve 99. maddeleri uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından, öngörülen yasal süresi içinde ivedilikle cevaplanması konusunda gereğini bilginize

Diyarbakır'ın birçok ilçesinde çevreyi ve yaşam alanlarını doğrudan tehdit eden petrol, madencilik, taş ocağı, enerji ve imar projeleri yurttaşların, ekoloji örgütlerinin ve meslek odalarının itirazlarına rağmen sürdürülmektedir. Tarım alanları, meralar, su kaynakları, kültürel miras alanları ve kamusal yaşam sahaları birer birer sermaye projelerine açılırken, kentin dört bir yanında süren çevresel yıkımın artık Dicle Üniversitesi yerleşkesine kadar ulaştığı görülmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Basına yansıyan iddialara göre, Dicle Üniversitesi kampüsü içerisinde, Sur ilçesi Yiğitçavuş Mahallesi sınırlarında bulunan üniversite arazisinde yürütülen sismik çalışmalar sonucunda petrol rezervi bulunduğu gerekçesiyle kampüs alanında altı adet sondaj kuyusu açılması planlanmaktadır. SANKO Holding bünyesindeki PETAR A.Ş. ile yapılan anlaşma doğrultusunda söz konusu alanın 10 yıllığına kiralanacağı ve elde edilecek gelirden üniversiteye yüzde 3 pay aktarılacağı belirtilmektedir.

Daha önce üniversite arazilerinin imara açılması ve yeşil alanların yapılaşmaya tahsis edilmesi kamuoyunda ciddi tepkilere neden olmuşken, şimdi kampüs alanının petrol sondaj faaliyetlerine açılması, Diyarbakır' da Çermik'ten Sur'a, Bismil' den Lice'ye, Kulp'tan kentin birçok bölgesine kadar süren çevreyi ve yaşam alanlarını tehdit eden projelerin ulaştığı son noktayı ortaya koymaktadır. Yer altı ve yer üstü su kaynaklarından kampüs alanına, öğrencilerden akademik personele kadar geniş bir yaşam alanını tehdit eden bu faaliyetler, Dicle Universitesi'nin yeşil alanlarını, yaşam alanlarını ve kamusal niteliğini ciddi çevresel tahribat riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Dicle Üniversitesi yerleşkesinde petrol arama ve sondaj faaliyetleri yürütülmesine ilişkin bugüne kadar hangi kurumlar tarafından hangi izinler verilmiştir?

  2. Dicle Üniversitesi kampüs alanında yapılması planlanan petrol sondaj faaliyetlerinin kapsamı nedir?Projenin toplam süresi ne kadardır?

  3. Söz konusu proje kapsamında hazırlanmış bağımsız çevresel, toplumsal, akademik ve sağlık etkisi değerlendirme raporları mevcut mudur?

  4. Proje için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu hazırlanmış mıdır?

  5. Proje sürecinde öğrencilerin, akademik personelin, yurttaşların, ekoloji örgütlerinin, meslek odalarının ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınmış mıdır?

  6. Eğitim ve bilimsel faaliyetlerin yürütüldüğü üniversite arazilerinin petrol faaliyetlerine açılması hangi kamu yararı gerekçesiyle uygun görülmüştür?

  7. PETAR A.Ş. ile yapılan anlaşmanın kapsamı nedir? Ruhsat, kiralama süresi, ekonomik koşullar ve üniversiteye aktarılacağı belirtilen yüzde 3'lük gelir payının toplam karşılığı ne olacaktır?

  8. Petrol sondaj faaliyetlerinin kampüs alanındaki tarım arazileri, yeşil alanlar, yer altı ve yer üstü su kaynakları ile bölgesel ekosistem üzerindeki etkilerine ilişkin hangi bilimsel incelemeler yapılmıştır?

  9. Öğrencilerin yaşam alanları, eğitim süreçleri, akademik faaliyetler, kampüs güvenliği ve yurttaş sağlığı üzerinde oluşabilecek risklere karşı hangi koruyucu önlemler planlanmaktadır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·

Diyarbakır Milletvekili Sayın Sevilay ÇELENK'in tarafıma tevcih ettiği 7/44318 esas numaralı yazılı soru önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 99 uncu maddesi gereği ekte cevaplandırılmaktadır.

Bilgilerinizi arz ederim. Dogater no

Ülkemizin herhangi bir yerinde petrol arama faaliyetlerinin gerçekleştirilebilmesi için ruhsat sahipleri tarafından mevzuat uyarınca gerekli teknik bilgi ve belgelerle Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG)'e başvuruda bulunulması ve gerekli izinlerin alınması gerekmektedir.

Bu çerçevede Önergeye konu sahada petrol arama faaliyetlerinin yürütülebilmesi amacıyla ilgili şirket tarafından üniversiteye ait taşınmazın kullanımına ilişkin gerekli izin ve onay belgeleri de dahil olmak üzere mevzuatta yer alan düzenlemeler doğrultusunda MAPEG'e başvuru yapılmıştır. Bu başvuru üzerine yapılan teknik ve jeolojik değerlendirmeler neticesinde kuyu programı MAPEG tarafından uygun bulunarak arama faaliyetlerine yönelik işlemler tekemmül ettirilmiştir.

Sondaj faaliyetlerine ilişkin çevresel süreçler Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uhdesinde yürütülmekle birlikte; sondaj faaliyetlerinin yeraltı su kaynaklarına olası etkilerini önlemek amacıyla teknik tedbirler titizlikle uygulanmaktadır. Bu doğrultuda, petrol sondajları esnasında yüzey su seviyeleri tamamıyla geçilene kadar (yaklaşık 600-650 metre) yüzey koruma borusu indirilerek etrafı çimentolamakta, kuyu derinlere ilerleyip hedef zona ulaştığında ise dış koruma borusunun içine daha dar çaplı ikinci ve ihtiyaca göre üçüncü bir koruma borusu daha indirilerek bu boruların etrafı da ilk borunun içine kadar ulaşacak şekilde çimentolamaktadır. Bu izolasyon süreci sayesinde, sondaj esnasında kullanılan sondaj çamurunun kuyu çeperiyle ve yüzey sularının yer aldığı bölgelerle irtibatı tamamen kesilmektedir. Söz konusu süreçler, çevresel etki değerlendirmesi aşamasında da detaylı olarak denetime tabi tutulmaktadır. Öte yandan, Üniversite arazilerinin kullanımına ilişkin yasal çerçeve ile yükseköğretim kurumlarına tahsisli taşınmazların kullanımına yönelik genel politika ve uygulamalar konusu Yükseköğretim Kurulunun; üniversite ile ruhsat sahibi arasında akdedilen sözleşmenin süresi, kapsamı, mali hükümleri ve sözleşme kapsamında belirlenen gelir paylaşım esasları ise ilgili Üniversitenin görev alanına girmekte olup, bu hususlarda ilgili kurum/kuruluşlardan bilgi alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir