Şırnak'ta yürütülen petrol arama faaliyetlerinin çevresel etkilerine ilişkin
Kaynak göster
Mehmet Zeki İrmez (DEM Parti), 11 Ağustos 2026 tarihinde 7/47738 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 31 gün sonra, 11 Eylül 2026).
Mehmet Zeki İrmez (DEM Parti, Şırnak). “Şırnak'ta yürütülen petrol arama faaliyetlerinin çevresel etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/47738, 11 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-47738-sirnak-ta-yurutulen-petrol-arama-faaliyetlerinin-cevresel-etkilerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b13d8230-a0fd-4587-9f0b-019ff572c22f
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 31 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 24 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BAYRAKTAR tarafından Anayasanın 98. ve iç tüzüğün 96. ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim
Şırnak'ta son yıllarda hızla genişleyen petrol arama ve çıkarma faaliyetleriyle birlikte kuyu, boru hattı ve petrol taşıma trafiği de ciddi ölçüde artmıştır. Bakanlığınızın 6 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına göre Gabar'daki üretim 7 sahaya yayılmış, 2021 yılından bu yana 50 milyon varilin üzerinde ham petrol üretilmiş ve günlük üretim 83 bin 300 varile ulaşmıştır. Ancak üretim alanlarının, kuyuların, boru hatlarının ve petrol taşımacılığının genişlemesiyle birlikte Şırnak'ın su kaynaklarını ve yaşam alanlarını etkileyen olayların da peş peşe kamuoyuna yansıması, petrol üretimindeki artışa karşılık çevresel güvenlik ve denetim kapasitesinin yeterli olup olmadığı konusunda ciddi kaygılar yaratmaktadır. Nitekim son dönemde Şırnak'ın farklı noktalarında petrol faaliyetleriyle bağlantılı olarak kamuoyuna yansıyan sızıntı, su kirliliği ve çevresel risklere ilişkin olaylardan yalnızca bazıları şöyledir:
28 Haziran 2025'te Gabar Dağı eteklerindeki Şexe Reş, Ziron, Dara ve Şerefiye köylerinde, petrol sondaj çalışmalarının ardından yıllardır kullanılan doğal kaynak sularının bir kısmının kirlendiği, bir kısmının ise kuruduğu ve köylülere içme suyunun tankerlerle taşındığı basına yansımıştır. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi ise su sıkıntısının petrol çalışmalarından kaynaklanmadığını, nedeninin kuraklık olduğunu açıklamıştır. Köylülerin protestolarının ardından Valilik tarafından bölgeye inceleme yapmak üzere personel gönderildiği de kamuoyuna yansımıştır.
Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
20 Ağustos 2025'te Gabar Dağı eteklerindeki Kızılsu köyünde yaşayan kadınlar, petrol arama faaliyetlerinin ardından içme sularına petrol karıştığını belirterek köy yolunu kapatmış ve petrol tankerlerinin geçişine izin vermemiştir. Köylülerin aynı soruna ilişkin daha önce Şırnak Valiliği önünde de açıklama yaptığı kamuoyuna yansımıştır.
10 Eylül 2025'te Gabar Dağı'ndaki Akçay köyünden geçen petrol boru hattının yol çalışması sırasında zarar görmesi sonucu ham petrol sızmış, sızan petrol alev almış ve borudan akan petrolün köy içine doğru ilerlediği görüntülere yansımıştır.
28 Mart 2026'da Cizre ile Kasrik arasındaki TPAO'ya ait ham petrol boru hattında meydana gelen sızıntı sonucu petrol Dicle Nehri'ne ulaşmış, nehir yüzeyinde petrol tabakası oluşmuş; Cizre Belediyesi kirlilik nedeniyle içme ve kullanma suyunun temin edildiği arıtma tesisini tedbir amacıyla geçici olarak durdurmuştur.
25 Temmuz 2026'da Şırnak merkeze bağlı Riso bölgesindeki çiftçiler, Çakır Söğüt'te TPAO tarafından yürütülen petrol arama çalışmalarının ardından tarımda ve hayvanların sulanmasında kullandıkları suyun kirlendiğini belirterek yetkililerden numune alınmasını ve inceleme yapılmasını talep etmiştir.
Bu olaydan yalnızca bir gün sonra, 26 Temmuz 2026'da Kasrik Besta Sor bölgesinde ham petrol taşıyan tankerin kaza yapması sonucu tankerde bulunan yaklaşık 30 ton ham petrolün Şexe Reş Deresi'ne karıştığı ve buradan Besta Sor Deresi'ne doğru aktığı kamuoyuna yansımıştır.
Son olarak tarafımıza yerel kaynaklardan ulaştırılan bilgilere göre, birkaç gün önce Akçay köyü yakınlarında, çok sayıda köyün içerisinden geçtiği belirtilen dereye petrol sızıntısı meydana gelmiştir. Yine yerel kaynaklar, olayın kamuoyuna yansımaması amacıyla petrol kalıntılarının ve sızıntıya ilişkin izlerin kaldırılmaya çalışıldığını ve güvenlik güçlerinin de bölgede bulunduğunu aktarmaktadır.
Petrol üretiminin her geçen gün artırıldığı bir kentte sızıntıların, su kirliliği şikâyetlerinin ve petrol taşımacılığından kaynaklanan çevresel olayların peş peşe yaşanması; çevresel risklerin önlenmesi, denetlenmesi ve halkın yaşam alanlarının korunması için gerekli tedbirlerin gerekli ölçüde alınıp alınmadığına ilişkin ciddi kaygıları büyütmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Tarafımıza yerel kaynaklardan ulaştırılan, Akçay köyü yakınlarında çok sayıda köyden geçtiği belirtilen dereye petrol sızdığı yönündeki olay Bakanlığınızın veya TPAO'nun kayıtlarına geçmiş midir? Sızıntının kaynağı, miktarı, süresi ve etkilediği alanlar tespit edilmiş midir?
Söz konusu olayın ardından dere suyu, dere yatağı, çevredeki topraklar ile yüzey ve yeraltı sularından numune alınmış mıdır? Alınmışsa analiz sonuçları nelerdir; derenin geçtiği köyler, tarım alanları ve hayvanların kullandığı su kaynakları bakımından herhangi bir risk tespit edilmiş midir?
Akçay'daki son olayın ardından bölgede hangi kurum ve birimler tarafından hangi müdahaleler gerçekleştirilmiştir? Petrol kalıntılarının ve sızıntıya ilişkin izlerin olay kamuoyuna yansımadan kaldırılmaya çalışıldığı yönündeki iddialar araştırılmış mıdır? Olay ve müdahalelere ilişkin tutanak, görüntü ve diğer kayıtlar kamuoyuna açıklanacak mıdır?
2021 yılından bugüne Şırnak genelinde petrol arama, çıkarma, boru hatları ve petrol taşımacılığı nedeniyle kaç sızıntı, boru hattı hasarı, yangın, tanker kazası ve çevresel kirlilik olayı meydana gelmiştir? Bu olayların kaçında su kaynakları veya tarım alanları etkilenmiş, toplam ne kadar petrol doğaya karışmıştır?
Şırnak genelindeki mevcut ve planlanan petrol kuyuları, üretim sahaları ve boru hatlarının dere, nehir, doğal kaynak, içme suyu havzası ve yeraltı suyu alanlarıyla ilişkisini gösteren güncel bir çevresel risk haritası bulunmakta mıdır? Su kaynakları açısından yüksek risk taşıyan alanlarda petrol faaliyetlerinin sınırlandırılması veya durdurulmasına ilişkin hangi kriterler uygulanmaktadır?
Gabar ve çevresinde hızla artan petrol üretiminin yüzey ve yeraltı suları, su kaynaklarının yönü ve debisi, tarım alanları ve ekosistem üzerindeki toplam ve birikimli etkilerini ortaya koyan kapsamlı bir hidrojeolojik ve çevresel etki çalışması yapılmış mıdır? Şexe Reş, Ziron, Dara, Şerefiye, Kızılsu ve Riso'da kamuoyuna yansıyan su sorunları bu kapsamda incelenmiş midir?
Akçay, Dicle Nehri ve Besta Sor-Şexe Reş Deresi başta olmak üzere petrol sızıntısı yaşanan alanlarda temizliğin tamamlandığını ve kalıcı kirlilik bulunmadığını ortaya koymak amacıyla takip ölçümleri yapılmakta mıdır? Bu alanlarda su ve toprak analizlerinin sonuçları nelerdir?
Şırnak'taki petrol kuyuları ve boru hatlarında sızıntıları erken tespit edecek sürekli izleme ve uyarı sistemleri bulunmakta mıdır? Üretim, kuyu, boru hattı ve petrol taşıma kapasitesindeki artışa paralel olarak çevresel denetim personeli, teknik ekipman, ölçüm noktaları ve acil müdahale kapasitesi ne ölçüde artırılmıştır?
Şırnak'taki petrol faaliyetlerinin etkilediği bölgelerde su ve toprak numunelerinin bağımsız ve akredite laboratuvarlarda düzenli olarak analiz edilmesi, ilgili kurumlar arasında ortak bir izleme ve müdahale mekanizması kurulması ve bütün çevresel ölçüm, analiz ve olay kayıtlarının düzenli olarak kamuoyuna açıklanması yönünde hangi çalışmalar yürütülmektedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
Şırnak Milletvekili Sayın Mehmet Zeki İRMEZ'in tarafıma tevcih ettiği 7-47738 esas numaralı yazılı soru önergesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 99'uncu maddesi gereği ekte cevaplandırılmaktadır.
Bilgilerinizi arz ederim.
D91256 du: D1062:462-4P SC4 BA81964068... Doğrulama Adrest hps/Vil cini nur esTi EN
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından yürütülen faaliyetlerde çevrenin korunmasına yönelik süreçler; sahaya girişten faaliyetlerin sonuçlandırılmasına kadar geçen tüm aşamalarda uluslararası standartlar, ulusal mevzuat ve Entegre Yönetim Sistemleri prosedürleri doğrultusunda yetkili teknik birimler tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda tüm üretim sahaları, petrol kuyuları ve tesisler için ÇED raporları ile çevresel risk değerlendirmeleri mevcut olup belirlenen risklere yönelik önleyici ve düzeltici faaliyetler ilgili mevzuat ve teknik gereklilikler uyarınca düzenli şekilde takip edilmektedir. Faaliyet gösterilen lokasyonlarda çevre ve halk sağlığının korunması esas alınarak su kaynaklarına yönelik denetimler yapılmakta; alınan numuneler TPAO laboratuvarlarının yanı sıra TÜRKAK tarafından yetkilendirilmiş bağımsız akredite laboratuvarlarda analiz edilmektedir. Sahalarda çevresel risklere karşı uygun noktalarda setler oluşturulup müdahale ve temizlik malzemeleri hazır bulundurulurken, su ve toprak numunelerinin analiz sonuçları uygulanan tedbirlerin etkinliğinin takibinde kullanılmaktadır. Gerekli durumlarda ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve ilgili diğer kamu kurumlarıyla koordinasyon içerisinde ortak numune alma, analiz ve çevresel müdahale çalışmaları yürütülerek entegre bir izleme mekanizması işletilmektedir.
Petrol faaliyetlerinin yürütüldüğü sahalarda olası sızıntıların tespiti ve çevresel risklerin azaltılması amacıyla teknik ve operasyonel tedbirler uygulanmaktadır. Bu çerçevede petrol ana pompaj hattı, Kaçak Algılama ve Fiber Optik Tabanlı Algılama Sistemleri aracılığıyla otomasyon ve SCADA sistemleri üzerinden 24 saat esasına göre anlık olarak izlenmektedir. Diğer üretim hatlarında ise emniyet kontrolleri basınç manometreleri ve saha devriyeleri ile sağlanmakta, saha denetimlerinin artırılması amacıyla belirli aralıklarla personel alımı gerçekleştirilmektedir.
Ayrıca, ağır tonajlı tanker trafiğinden kaynaklanabilecek dökülme risklerini azaltmak üzere sahalar arasında bugüne kadar 450 km boru hattı inşa edilerek karayolu taşımacılığı önemli ölçüde azaltılmış olup, bu suretle hem operasyonel güvenlik artırılmış hem de karayolu taşımacılığından doğabilecek çevresel riskler minimize edilmiştir.