İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/44705 GEÇ CEVAPLANDI · 67 GÜN

Okullaşma oranı ile öğrenci sayılarındaki düşüşe ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlığa iletildi
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 67 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 39 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM Içtüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazıl olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

AKP'ye yakınlığıyla bilinen Eğitim-Bir-Sen'in raporuna göre, 14-17 yaş grubunda net okullaşma oranı iki yıl art arda geriledi. İlkokul kademesi hariç diğer tüm kademelerde öğrenci sayısı düştü. Okulu terk eden öğrencilerin yüzde 62'si ortaöğretim kademesinde.

"Eğitime Bakış: İzleme ve Değerlendirme Raporu"na göre, 2024 ve 2025 yıllarında 14 yaşında ortaokulu bitiren on çocuktan biri okulu bıraktı, liseye devam etmedi. 18-21 yaş grubunda 'en az lise mezunu' erkeklerin sayısı da düşüşe geçti. Raporda ayrıca, ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin (NEET) oranında Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığı belirtildi.

2016 yılında okul öncesi kademesinden ortaöğretime kadar toplam öğrenci sayısı 17 milyon 588 bin 958 iken 2024-2025 eğitim-öğretim yılında bir önceki yıla göre 753 bin 742 azalarak 17 milyon 956 bin 523'e düştü.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Eğitim-Bir-Sen'in söz konusu eğitim raporundaki veriler doğru mudur?

  2. Türk eğitim sistemimizde son 10 yıldaki okullaşma oranının seyri nedir? Son 10 yılda okulu terk eden öğrenci sayıları ve oranları nedir?

  3. OECD ülkeleri içinde Türkiye'nin okullaşma oranı ve okulu terk etme oranı nedir?

  4. İlkokul hariç tüm kademelerde öğrenci sayısının düşmesinin nedenleri nelerdir? Ortaokulun ardından liseye devam etmeme oranındaki artışı neyle açıklıyorsunuz?

  5. Laik, bilimsel ve parasız eğitimden uzaklaşma, eğitimde tarikat etkisinin artması ve ÇEDES projesi gibi uygulamalar, öğrencilerde okulu terk etme eğilimini artırdığı görüşüne katılıyor musunuz?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·

İlgi +1 44923-44924 GK168

:a) 08.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1870952 sayılı yazınız.

b) 08.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1870958 sayılı yazınız. 7/45031 6k 168

c) 08.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1870964 sayılı yazınız. 7/45033 -45034 Gk 168

ç) 08.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1870974 sayılı yazınız.

d) 10.06.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1871834 sayılı yazınız. 7/45257 &k 170 Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)' de kayıtlı yazılarla iletilen Gaziantep Milletvekili Hasan ÖZTÜRKMEN'in 7/44705, Denizli Milletvekili Yasin ÖZTÜRK'ün 7/44832, Diyarbakır Milletvekili Mehmet KAMAÇ'ın 7/44834, Tunceli Milletvekili Ayten KORDU'nun 7/44836, Edirne Milletvekili Ahmet Baran YAZGAN'ın 7/44920, Ankara Milletvekili Yüksel ARSLAN'ın 7/44921, Muğla Milletvekili Selçuk ÖZDAĞ'ın 7/44923, Aydın Milletvekili Ömer KARAKAŞ'ın 7/44924, Izmir Milletvekili İbrahim AKIN'ın 7/45031, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLIOGLU'nun 7/45033, Ankara Milletvekili Ahmet Eşref FAKIBABA'nın 7/45034 ile Uşak Milletvekili Ali KARAOBA'nın 7/45257 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

Eğitim öğretim hizmetlerinin eksiksiz ve aksamadan yürütülmesi amacıyla 2003 yılından bu yana Bakanlığımızca 819.931 öğretmenin ataması yapılmıştır. Hâlihazırda görevde bulunan öğretmenlerin yüzde 80'inden daha fazlası hükümetlerimiz döneminde atanmıştır.

Bakanlığımızca eğitim sisteminin fiziki kapasitesi, insan kaynağı ve eğitime erişim göstergeleri uzun dönemli veriler esas alınarak takip edilmektedir. Türkiye geneli eğitim istatistiklerine göre 2002-2003 eğitim öğretim yılında örgün eğitimde 13.675.285 olan öğrenci sayısı, 2025-2026 eğitim öğretim yılında 17.569.371'e yükselmiştir. Aynı dönemde örgün eğitimde derslik sayısı 367.145'ten 762.120'ye, öğretmen sayısı 540.433'ten 1.216.868'e, okul sayısı ise 43.696'dan 74.694'e ulaşmıştır. Böylece 2002-2003 eğitim öğretim yılına göre öğrenci sayısında %28,5, derslik sayısında %107,6, öğretmen sayısında %125,2 ve okul sayısında %70,9 oranında artış sağlanmıştır.

Bu kapasite artışı eğitim ortamlarına da yansımış; derslik başına düşen öğrenci sayısı 2002-2003 eğitim öğretim yılında ilköğretimde 36, ortaöğretimde 30 iken, 2024-2025 eğitim öğretim yılı verileri esas alındığında ilköğretimde 23'e, ortaöğretimde 20'ye gerilemiştir. Öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ise 2002-2003 eğitim öğretim yılında ilköğretimde 28, ortaöğretimde 18 iken, 2024-2025 eğitim öğretim yılı verilerine göre ilkokulda 18'e, ortaokulda 13'e ve ortaöğretimde 11'e düşmüştür. Bu veriler, öğrenci sayısındaki dönemsel değişimlerin değerlendirilmesinde yalnızca toplam öğrenci sayısının değil, derslik, öğretmen ve okul kapasitesindeki uzun dönemli gelişmelerin de birlikte dikkate alınması gerektiğini göstermektedir.

Bakanlığımızca eğitim sistemine ilişkin okullaşma oranları, öğrenci sayıları ve eğitim kademelerine ilişkin göstergeler; Resmî İstatistik Programı kapsamında belirlenmiş tanım, yöntem ve veri kaynakları esas alınarak üretilmekte ve kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Son 10 yıldaki okullaşma oranlarının seyrine ilişkin veriler Bakanlığımızın "Milli Eğitim Örgün Eğitim İstatistikleri" adlı yayınında yer almaktadır. Söz konusu yayında 'Öğretim yılı ve eğitim seviyesine göre okullaşma oranı" ile "Öğretim yılı ve yaş gruplarına göre okullaşma oranı" başlıklı tablolarda okullaşma oranları yıllar ve eğitim kademeleri itibarıyla yayımlanmaktadır. Ayrıca https://istatistik.meb.gov.tr/ adresinde yıllar itibarıyla kademe ve il bazında okullaşma oranları dinamik olarak sorgulanabilir şekilde kamuoyunun erişimine sunulmaktadır.

Okullaşma oranları ve okul terkine ilişkin değerlendirmelerde, eğitim kademeleri, yaş grupları, nüfus yapısındaki değişim, öğrencilerin eğitim kademeleri arasındaki geçişleri ve ulusal/uluslararası istatistik tanımları birlikte dikkate alınmaktadır. Bu kapsamda OECD ülkeleriyle yapılacak karşılaştırmalarda da ilgili uluslararası kuruluşların metodolojisi ve Bakanlığımızın Resmî İstatistik Programı kapsamında yayımlanan verileri esas alınmaktadır.

İlkokul hariç diğer kademelerde öğrenci sayılarında görülen düşüş değerlendirilirken ülkemizin demografik yapısındaki değişim de dikkate alınmalıdır. Toplam nüfus içerisindeki 0-17 yaş çocuk nüfus oranı yıllar itibarıyla azalma eğilimindedir. 2012 yılında %30 olan çocuk nütus oranı 2025 yılında %24,8'e gerilemiştir. Ayrıca 2022 yılında 15.611.200 olan zorunlu eğitim çağındaki 6-17 yaş grubu nüfus, 2025 yılında 15.406.660'a düşmüştür. Bu veriler doğrultusunda öğrenci sayılarında artış beklenmemekte olup öğrenci sayılarındaki değişimlerin yalnızca okul terki göstergesi olarak değerlendirilmesi doğru değildir.

• ETE - TON

Öğrenci sayılarındaki azalmada nüfus yapısındaki değişimin yanı sıra geçici koruma altındaki öğrencilerin ülkelerine dönüş süreçleri de etkili olabilmektedir. Bu nedenle öğrenci sayılarındaki değişimler değerlendirilirken demografik gelişmeler, yaş grubu etkisi, geçici koruma altındaki öğrencilerin hareketliliği ve eğitim kademeleri arasındaki geçişler birlikte dikkate alınmaktadır.

2024-2025 eğitim öğretim yılında ortaöğretim okullaşma oranında görülen azalma ise kamuoyunda 4+4+4 sistemi olarak bilinen ve 6287 sayılı Kanun'la uygulamaya konulan düzenleme sonrasında 2012-2013 eğitim öğretim yılında ilkokula 72 aydan daha erken başlayan 2007 doğumlu öğrencilerin bir bölümünün ortaöğretimden teorik yaş grubuna göre bir yıl önce mezun olmasıyla ilişkilidir. Bu öğrenciler 2024-2025 eğitim öğretim yılında ortaöğretimde yer almamakla birlikte, 17 yaşında olmaları nedeniyle net okullaşma oranının uluslararası tanımı gereği ortaöğretim teorik çağ nüfusu olan 14-17 yaş grubu içerisinde sayılmıştır.

Bu nedenle 14, 15 ve 16 yaş gruplarında okullaşma oranları büyük ölçüde benzer düzeyde kalmasına rağmen, 17 yaş grubundaki teknik etkiden dolayı ortaöğretim okullaşma oranında azalma görünümü ortaya çıkmıştır. Bu husus dikkate alındığında ortaöğretimde okullaşmanın önceki yıllarla benzer düzeyde seyrettiği değerlendirilmektedir.

Soru önergesinde yer alan laik, bilimsel ve parasız eğitimden uzaklaşıldığı, eğitimde farklı yapıların etkisinin arttığı ve ÇEDES Projesi gibi uygulamaların öğrencilerde okulu terk etme eğilimini artırdığı yönündeki değerlendirmelere katılmak mümkün değildir. Bakanlığımızın eğitim öğretim faaliyetleri Anayasa, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, ilgili mevzuat hükümleri ve Talim ve Terbiye Kurulu kararları doğrultusunda yürütülmektedir. Resmî eğitim kurumlarında eğitim öğretim hizmetleri kamu hizmeti niteliğinde sunulmakta; öğrencilerin eğitime erişimini desteklemek amacıyla ücretsiz ders kitabı, taşımalı eğitim, burs, pansiyon, şartlı eğitim yardımı ve benzeri destek mekanizmaları uygulanmaktadır.

Bakanlığımızca tüm öğrencilerin eğitim hakkına erişimini güçlendirmek, okula devamı artırmak, eğitimden kopma riskini azaltmak ve öğrencileri akademik, sosyal ve duygusal yönden desteklemek amacıyla çalışmalar ilgili mevzuat, resmî istatistikler, izleme-değerlendirme mekanizmaları ve sahadan gelen veriler doğrultusunda sürdürülmektedir.

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir