İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/21628 GEÇ CEVAPLANDI · 209 GÜN

Kürtçe yayın yapan basımevlerinin kapatıldığı iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Onur Düşünmez (DEM Parti), 27 Aralık 2024 tarihinde 7/21628 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 209 gün sonra, 24 Temmuz 2025).

Onur Düşünmez (DEM Parti, Hakkari). “Kürtçe yayın yapan basımevlerinin kapatıldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/21628, 27 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-21628-kurtce-yayin-yapan-basimevlerinin-kapatildigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2a558d47-1445-4ebb-ade4-01941bbdbdb6

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlığa iletildi
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 209 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 190 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri ERSOY tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Bir topluluğun dilinin yok sayılması, yasaklanması o toplumun tarihsel ve kültürel varlığının inkâr edilmesi anlamına gelmektedir. Bir toplum varlığını ancak kendi anadilini günlük yaşamdan eğitime, iletişim-yayıncılıktan örgütlenme ve siyasete kadar her alanda özgür bir biçimde kullanarak sürdürebilir.

Kürt yayıncılığı alanında yargı makamları tarafından yürütülen soruşturma, kovuşturma ve kitap yasaklama kararlarının birçoğu "terör örgütü propagandası yapma suçu" sebebiyle verilmektedir. Bu gerekçe bugün Türkiye'de sivil toplum, siyaset ve medya gibi alanlardan geniş bir kesimin ifade özgürlüğünü sınırlayan ve onları cezalandıran bir araç haline gelmiş durumdadır. Ancak hak ihlali bununla sınırlı kalmıyor, örneğin PKK kurulmadan önce yazılmış kitapların bile PKK lehine "örgüt propagandası" olarak değerlendirilmesi bu yöntemin kullanılma biçiminin keyfi olmasına dair önemli bir göstergedir.

Kürtçe kitap yayıncıları uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınmış haklar ihlal edilerek mağdur edilmektedir. Kürt halkının maneviyatına, tarihine, kültürüne ilişkin kitapların yasaklanması halkı kin ve düşmanlığa tahrik anlamına gelmektedir. Kürtçenin önündeki füli engellemelerin kaldırılması, keyfi yasaklama vb. durumların ayrımcılık yasağı kapsamında değerlendirilmesi ve ayrımcılık yasağının güvence altına alınması toplumsal barışa-olumlu katkı yapacaktır. eş şaş , Bola vl

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Kürt dilinin önündeki fili engellemelerin kaldırılması ve keyfi yasaklama, engelleme gibi durumların ayrımcılık yasağı kapsamında değerlendirilerek Kürtçenin kriminal bir bağlamda ele alınması durumunun giderilmesine ilişkin tarafınızca yürütülen bir çalışma var mıdır?

  2. Kürtçe basılı yayın yapan yayınevlerinin kitaplarını yasaklamak yerine neden kamu binaları olan kültür merkezleri, halk kütüphaneleri, üniversite ve okul kütüphaneleri gibi yerlerde Kürt dilindeki yayınları okuyucuyla buluşturarak kamu kaynaklarının daha adil paylaşılması ve Kürtçeye karşı önyargı ile ayrımcı tutumun değişmesine yönelik adımlar atılmamaktadır? Bu konuda bir girişiminiz olacak mıdır?

  3. Kürt tarihine ve kültürüne ilişkin araştırmaları içeren kitapların çoğunlukta olduğu yasaklama kararları ile amaçlanan nedir? Bu yasaklamalara ilişkin kamuoyuna bir açıklama yapacak mısınız?

  4. Kürtçe basımı yapılan, Kürt halkının ve diğer halkların tarihi, toplumların geçmiş dönem yaşamları, kültürleri ve siyasi gelişimlerine dair kitapların basımının yasaklanmasındaki gerekçeler nedir?

  5. Kürt yayınevlerinin çalışmalarını engelleyen "terör propagandası" yaklaşımının ifade özgürlüğü lehine değişmesi yönünde bir girişiminiz olacak mıdır?

  6. Türk olmayan grupların veya dili Türkçe olmayan yayınların kültürlerinin korunup güçlendirilmesi ile ilgili olarak mevcut Anayasada eşitliği, ifade özgürlüğünü ve düşünceyi yayma hakkını tanıyan ve koruyan birçok emredici hüküm bulunmasına rağmen Kürt yayınevlerine ait kitaplar yasaklanmaktadır. Bu temelde son 10 yılda Kürt yayınevlerine ait kaç kitap yasaklanmıştır? Anayasanın ilgili hükümlerine aykırı bu yasaklamaların gerekçeleri nelerdir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·

Bakanlığımız (Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü)'ca;

Bakanlığımızca Kürtçenin klasik sayılan edebiyat eserleri 2010 yılından beri yayımlanmaktadır. Bu çerçevede 2010 yılından 2025 yılına kadar 17 başlıkta Kürtçe klasik eser yayımlanmıştır.

Bakanlığımızca yayımlanan Kürtçe klasik eserler çeşitli kurum, kuruluş ve yurt içi ve yurt dışındaki halk kütüphaneleri ve üniversite kütüphaneleri koleksiyonlarına kazandırılmaktadır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı yayınları olarak yayımlanan Kürtçe klasik eserler, aynı zamanda Bakanlığımızca katılım sağlanan uluslararası kitap fuarlarında Bakanlığımız ulusal stantlarında da sergilenmektedir.

Ayrıca, Bakanlığımız Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Geleneksel El Sanatları Satış mağazasında ve online satış mağazasında (Www.ges.gov.tr) söz konusu Kürtçe klasik eserler satışa sunulmaktadır.

Öte yandan, 2022 yılından bu yana Bakanlığımızca iş ve işlemleri yürütülen Kültür Yolu Festivalleri kapsamında düzenlenen Sur Kültür Yolu Festivali'nde ? defa ve Van'da 1 defa olmak üzere Bakanlığımızca yayımlanan Kürtçe eserlerin tanıtımı amacıyla kitap tanıtım etkinlikleri düzenlenmiştir.

Genel Müdürlükçe, Yayın Seçme Kurulu tarafından son beş yıl içerisinde 78 çeşit, 14.000 Kürtçe kitabın satın alınmasına karar verilmiş ve Bakanlığımıza bağlı halk kütüphanelerinde okuyucu hizmetine sunulmuştur.

Bakanlığımız (Telif Hakları Genel Müdürlüğü)Y'ca;

2846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince kitaplara yapıştırılması zorunlu olan bandrol uygulamasının yegâne amacı telif hakkı ihlalleriyle mücadele etmektir. Bu amaç doğrultusunda, bandrol başvurularında sadece telif hakları bakımından gerekli izinlerin alınıp alınmadığı incelenmekte ve telif izinlerinde sorun bulunmayan bütün başvurular kabul edilmektedir.

Ülkemizde el koyma ve toplatma kararları ancak yargı mercilerince verilmekte olup Bakanlığımızın kitapların içerik denetlemesi veya kitaplara dair yasaklama ve el koyma kararları alması hukuki olarak mümkün değildir.

Yasaklama ve el koyma kararları ancak yargı mercilerince verilebilmekte olup eserlerin kamuya sunulması öncesinde içerik olarak denetlenmesinde veya yasaklama kararları alınmasında Bakanlığımızın yetkisi bulunmadığından bu hususlara ilişkin veri bulunmamaktadır.

Mehmet Nuri ERSOYBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir