İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/43741 GEÇ CEVAPLANDI · 101 GÜN

Kürtçe müzik yapan sanatçıların kamuya ait salonlarda konser verme taleplerinin reddedildiği iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Serhat Eren (DEM Parti), 21 Nisan 2026 tarihinde 7/43741 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 101 gün sonra, 31 Temmuz 2026).

Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Kürtçe müzik yapan sanatçıların kamuya ait salonlarda konser verme taleplerinin reddedildiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/43741, 21 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-43741-kurtce-muzik-yapan-sanatcilarin-kamuya-ait-salonlarda-konser-verme-taleplerinin-reddedildi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a3a84702-d539-4acc-a8d0-019db5328902

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 101 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 87 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Kürt sanatçı Mem Ararat' ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları, Türkiye'de Kürtçe sanat üretimi yapan sanatçıların karşı karşıya kaldığı yapısal engellemeleri bir kez daha gözler önüne sermiştir. Ararat, uzun süredir konserlerinde çeşitli engellemelerle karşılaştıklarını, özellikle kamuya ait kültür-sanat mekânlarında "örtük sansür" uygulamalarına maruz bırakıldıklarını ifade etmiştir. Sanatçının beyanına göre, Istanbul, Ankara ve Bursa gibi büyükşehirlerde kamuya ait salonlar kendilerine kapatılmakta, başvurular ya yanıtsız bırakılmakta ya da "tüm tarihler dolu" gerekçesiyle sistematik biçimde reddedilmektedir. Özellikle son üç yıldır Istanbul'daki Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu için yapılan başvuruların tamamının sonuçsuz bırakıldığı belirtilmektedir.

Buna karşılık aynı sanatçının Berlin, Paris, Viyana, Stuttgart, Londra ve Düsseldorf gibi Avrupa şehirlerinde herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmadan sahne alabildiğini ifade etmesi, Türkiye'deki uygulamaların tesadüfi değil, belirli bir kültürel yaklaşımın sonucu olduğu yönündeki kaygıları güçlendirmektedir. Kültürel üretim alanında dil temelli dışlama ve görünmez sansür mekanizmaları, ifade özgürlüğü ve kültürel hakların ihlali anlamına gelmektedir. Sanatçının "Bu tahammülsüzlük bana mı, Kürtçeye mi?" sorusu, bireysel bir serzenişin ötesinde, Türkiye'de Kürtçe sanatın kamusal alandaki varlığına yönelik yaklaşımın sorgulanması bakımından önem taşımaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Son 5 yıl içinde kamuya ait kültür-sanat salonlarında konser başvurusu yapan sanatçıların başvurularının kabul ve ret oranları nedir? Bu veriler dil, tür ve içerik bazında ayrıştırılmakta mıdır?

  2. Kürtçe müzik yapan sanatçıların kamuya ait salonlarda konser verme taleplerinin reddedildiğine ilişkin Bakanlığınıza ulaşan başvuru veya şikâyet sayısı kaçtır? Bu başvurular hakkında hangi işlemler yapılmıştır?

  3. Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu başta olmak üzere kamuya ait sahnelerde konser takvimi oluşturulurken hangi kriterler esas alınmaktadır? Bu kriterler kamuoyuna açık mıdır?

  4. Son 3 yıl içinde Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu için yapılan başvuruların kaç tanesi reddedilmiştir? Bu retlerin gerekçeleri nelerdir?

  5. Kamuya ait kültür-sanat mekânlarının kullanımında sanatçılar arasında dil, kimlik veya içerik temelinde ayrımcılık yapılmasını önlemeye yönelik bir denetim ve şeffaflık mekanizması mevcut mudur?

  6. Kürtçe sanat üretimi yapan sanatçıların kamu desteklerinden yararlanma oranı nedir?

  7. Bu desteklerin dağılımında eşitlik ilkesi nasıl sağlanmaktadır?

  8. Türkiye'de bazı sanatçıların yurtdışında özgürce sahne alabilirken, kendi ülkelerinde kamuya ait sahnelere erişimde zorluk yaşamasına ilişkin Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?

  9. Kürtçe sanatın kamusal alanda görünürlüğünü artırmak ve ayrımcılık iddialarını ortadan kaldırmak amacıyla Bakanlığınızın yürüttüğü veya planladığı bir çalışma var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·

Bakanlığımız (Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü)'ca;

Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren Ankara Resim ve Heykel Müzesi Müdürlüğünün bünyesinde bulunan Türk Ocağı Konser Salonu, Bakanlığımız Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü Süreli Kullanım Yönergesi'nin ilgili hükümleri kapsamında kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin kullanımına tahsis edilmektedir.

Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu Bakanlığımıza bağlı olmayıp Istanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları bünyesinde faaliyet göstermektedir.

Genel Müdürlük tarafından yayınlanan, Ermeni Bestekârlar (Kürdilihicazkâr Faslı), Aynı Telden Ayrı Dilden (Gayrimüslim Besteciler) Farklı Diller Farklı Renkler ve Farklı Diller Farklı Renkler-2 sesli yayın eserlerinde; toplumun ortak duygu ve düşüncesini içerecek şekilde kültürümüze ait Kürtçe, Ermenice, Arapça, Süryanice, Boşnakça, Azerice, Kazakça, Lazca, Zazaca, Rumca sesli eserlerine yer verilmiştir.

Ayrıca, Genel Müdürlüğe bağlı olarak faaliyet gösteren tüm sanat birimleri dâhil olmak üzere, özellikle Diyarbakır Devlet Klasik Türk Müziği ve Medeniyetler Korosu kuruluşundan itibaren kültürümüzün her alanında kültürlerin tanıtımına katkı sağlayan programlar gerçekleştirmektedir.

Mehmet Nuri ERSOYBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir