Elektrik tüketiminde SKTT limitinin düşürülmesi ile serbest tüketici statüsüne geçen abonelere ilişkin
Kaynak göster
Deniz Yavuzyılmaz (CHP), 20 Mayıs 2026 tarihinde 7/44899 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 124 gün sonra, 21 Eylül 2026).
Deniz Yavuzyılmaz (CHP, Zonguldak). “Elektrik tüketiminde SKTT limitinin düşürülmesi ile serbest tüketici statüsüne geçen abonelere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44899, 20 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44899-elektrik-tuketiminde-sktt-limitinin-dusurulmesi-ile-serbest-tuketici-statusune-gecen-abone (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7eaf94c3-beab-4910-bb67-019e49c16525
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlığa iletildi
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 124 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 105 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BAYRAKTAR tarafından Anayasanın 98'inci, TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.
Bakanlığınız tarafından 7/38779 Esas numaralı soru önergemize verilen cevapta; elektrik enerjisinin maliyet esaslı belirlenmesinin kamu hizmeti niteliğini ortadan kaldırmadığı, tüketicilerin fiyat avantajına göre serbestçe hareket edebildiği ve mesken grubu için 2026 yılı limitinin 4.000 k Wh/yıl seviyesine indirildiği ifade edilmiştir. Ancak verilen yanıtta, sistemin tüketiciye bindirdiği ek mali yükler, şirketlere sağlanan kar garantileri ve piyasada pazarlık gücü olmayan küçük ölçekli abonelerin korumasızlığına dair yöneltilen somut sorulara yapısal ve sayısal yanıtlar verilmemiş, verilmesi gereken veriler "tüketim noktası" gibi kavramlarla perdelenmiştir. Bu bağlamda konunun daha net aydınlatılması zarureti doğmuştur.
Bu bağlamda;
SORULAR
Önergemize verilen yanıtta, 2022-2024 yılları arasında SKTT limitinin üzerinde kalan "sanayi" ve "kamu/özel hizmetler" gruplarına dair sadece "tüketim noktası" (sayaç) sayıları paylaşılmıştır. Bir tüzel kişiliğe/şirkete ait birden fazla tüketim noktası olabileceği gerçeğinden hareketle; 2022, 2023 ve 2024 yıllarında SKTT kapsamına zorunlu olarak dahil edilen gerçek/tüzel abone (şirket/kurum) sayısı kaçtır?
Bakanlığınız, 2026 yılı itibarıyla mesken abone grubu için son kaynak tüketim limitinin 5.000 kWh/yıl seviyesinden 4.000 kWh/yıl seviyesine indirildiğini ifade etmiştir. Yapılan bu limit düşüşü neticesinde, 2026 yılı içinde kaç mesken abonesinin Ulusal Tarife" korumasından çıkarılarak spot piyasa maliyetlerine (SKTT) maruz kalması öngörülmektedir? Bu düşüşle meskenlerden ne kadarlık bir tüketim hacminin serbest piyasaya devredilmesi hedeflenmektedir?
Önceki önergemizde yer alan "Ulusal Tarife ile SKTT arasındaki birim fiyat farkı yüzde kaçtır ve bunun tüketiciye yıllık toplam parasal yükü ne kadardır?" sorumuza, Bakanlığınızca hiçbir matematiksel veri veya yanıt sunulmamıştır. 2024 ve 2025 yılları ortalaması dikkate alındığında, limit üstünde kaldığı için SKTT'ye geçen bir sanayici veya ticarethanenin ödediği ortalama birim fiyat ile ulusal tarife arasındaki fark yüzde kaçtır? Bu uygulamanın abonelere yüklediği yıllık toplam ek maliyet kaç TL'dir?
Yanıtta, %9,38 oranındaki "KBK" (Kurul Tarafından Belirlenen Katsayı) içerisindeki %1,5'lik kısmın tedarik şirketinin net kârını temsil ettiği, kalan %7,88'lik kısmın ise maliyetleri karşıladığı belirtilmiştir. Oran ne olursa olsun, bu katsayı sistemiyle görevli tedarik şirketlerine (dağıtım şirketlerinin perakende iştiraklerine) 2024 ve 2025 yıllarında sağlanan yıllık toplam brüt ve net kâr tutarı kaç TL olarak gerçekleşmiştir?
Bakanlığınız, serbest tüketici olmaya zorlanan ancak pazarlık gücü bulunmayan küçük ölçekli abonelerin yüksek fiyatlara mahkum edilmesini engelleyecek bir mekanizma olup olmadığı sorusuna; 'Tüketiciler geçmişte ikili anlaşma yapıyordu, serbestçe hareket edebilirler" şeklinde fiili durumla bağdaşmayan bir yanıt vermiştir. Tek bir sayaçla SKTT kapsamına giren küçük bir esnafın veya 4.000 kWh limitini aşan bir meskenin, enerji şirketleriyle eşit şartlarda "pazarlık yapma" ve "ikili anlaşma imzalama" şansı olmadığı ortadayken, bu küçük aboneleri görevli tedarik şirketinin insafına bırakmamak adına Bakanlığınızın uyguladığı somut bir tavan fiyat veya regülasyon mekanizması var mıdır?
Elektrik fiyatlarının enflasyon (TUFE ve YI-UFE) üzerindeki çarpan etkisine ilişkin sorumuz, "İlgili Bakanlıktan temin edilmesi uygundur" denilerek geçiştirilmiştir. Ülkenin enerji politikasını yöneten ve maliyet esaslı fiyatlandırmayı getiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın, yaptığı elektrik zamlarının ve tarife değişikliklerinin makroekonomik etkilerine, sanayideki üretim maliyetlerine ve enflasyona etkisine dair kendi bünyesinde yürüttüğü hiçbir projeksiyon, etki analizi veya çalışması bulunmamakta mıdır?
05.2026
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
Zonguldak Milletvekili Sayın Deniz YAVUZYILMAZ'ın tarafıma tevcih ettiği 7/44899 esas numaralı yazılı soru önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 99 uncu maddesi gereği ekte cevaplandırılmaktadır.
Bilgilerinizi arz ederim.
Fatura düzenlemelerinde ölçüm (üretim/tüketim) noktaları esas alınmakta ve bunun dışında bir veriye ihtiyaç duyulmamaktadır. Nitekim bir tüketiciye ait birden fazla tüketim noktasının olması halinde; aynı tüketicinin kullanımında olan bir sayacın tüketim miktarının limiti aşması ve diğer sayacın aşmaması halinde, o tüketici hakkında bir değerlendirme yapılması mümkün olmadığından sayaç bazlı veriler üzerinden işlem yapılması en sağlıklı yol olarak ortaya çıkmaktadır.
Mevcutta uygulanan desteklerden istifade eden ama elektriğin gerçek maliyetini karşılayabilecek durumda olan vatandaşlarımızın bu tüketimlerinin gerçek maliyetlerini karşılayacağı bir modelin hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında; limitin 5.000 kWh/yıl'dan 4.000 kWh/yıl'a (Türkiye ortalaması 2.400 kWh/yıl'dır.) revize edilmesinden abonelerin %6,5'i etkilenmekte olup, mevcut abonelerin %93,5'i ise fatura desteğinden yararlanmaya devam etmektedir.
Son kaynak tedarik tarifesi ile ulusal tarife arasındaki oran farkları, uygulanan limitler ve gerilim seviyelerine göre yıllar itibarıyla farklılık göstermiştir. 2024 yılında kamu ve özel hizmetler sektörü, sanayi ve diğer abone grupları için son kaynak tedarik tarifesi limitleri yıllık 1.000.000 kWh olarak uygulanmıştır. 2024 yılı ortalamasında, son kaynak tedarik tarifesi ulusal tarifeye göre sanayi abone grubu için AG seviyesinde %4,4, OG seviyesinde %2,2 daha yüksek olarak uygulanmıştır. Yine aynı yıl ortalamasında son kaynak tedarik tarifesi ulusal tarifeye göre kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grubu için AG seviyesinde %0,2, OG seviyesinde %0,03 daha yüksek olarak uygulanmıştır. 2025 yılında kamu ve özel hizmetler sektörü, sanayi ve diğer abone grupları için son kaynak tedarik tarifesi limitleri yıllık 15.000 kWh olarak uygulanmıştır. 2025 yılı ortalamasında, son kaynak tedarik tarifesi ulusal tarifeye göre sanayi abone grubu için AG seviyesinde %13,7, OG seviyesinde %8,2 daha yüksek olarak uygulanmıştır. Yine aynı yıl ortalamasında son kaynak tedarik tarifesi ulusal tarifeye göre kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer abone grubu için AG seviyesinde %13,4 (AG seviyesinde tüketim arttıkça %2'ye kadar düşmektedir) OG seviyesinde %1,8 daha yüksek olarak uygulanmıştır. Bu durumun bir sonucu olarak, meskenlerde 2020 yılında uygulanan ortalama elektrik tarifesi ile 2026'nın ilk 7 ayındaki son kaynak tarifesi arasında %624'lük bir artış gerçekleşmiştir.
Son kaynak tedarik tarifesi, piyasa elektrik maliyetlerini esas alan bir tarife yapısında bulunmakta ve maliyetlerdeki değişimler, makroekonomik göstergelerden farklılık arz etmemektedir. Nitekim meskenlerde 2020 yılında uygulanan ortalama elektrik tarifesi ile 2026'nın ilk 7 ayındaki son kaynak tarifesi arasında 624 lük bir artış gerçekleşmişken aynı dönemlerde asgari ücret değişimi %1108 olarak gerçekleşmiştir.
Son kaynak tedarik tarifesi kapsamında yer alan tüketicilerin ikili anlaşma yapma zorunluluğu bulunmamakta olup, tüketicilere maliyete yakın bir tarife uygulanmakta olduğundan ikili anlaşma ile daha avantajlı fiyat ve şartlar sunulmadığı sürece bu tarifede kalmaya devam etmelerinde hiçbir zarar bulunmamaktadır.
Elektrik fiyatlarındaki değişimlerin TÜFE ve YI-ÜFE üzerindeki etkileri hususunda ilgili kurumlarla gerekli bilgi alışverişi yapılıyor olmakla birlikte; bu hususta yetkili olan ve diğer bakanlıkların faaliyet alanındaki etkilerin de hesaplanmasına ilişkin tüm değerlendirmelerin konsolide edildiği ilgili kurumlarca gerekli değerlendirmelerin yapılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.