İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45427 CEVAPLANMADI

Anayasa Mahkemesinin yoksulluk nafakasını düzenleyen hükümle ilgili verdiği iptal kararına ilişkin

Kaynak göster

Sevda Karaca Demir (EMEP), 5 Haziran 2026 tarihinde 7/45427 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Sevda Karaca Demir (EMEP, Gaziantep). “Anayasa Mahkemesinin yoksulluk nafakasını düzenleyen hükümle ilgili verdiği iptal kararına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45427, 5 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45427-anayasa-mahkemesinin-yoksulluk-nafakasini-duzenleyen-hukumle-ilgili-verdigi-iptal-kararina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c9cee916-dbdb-41bb-8484-019ea62550ad

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 132 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98, TBMM Iç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasına ilişkin "süresiz olarak" ibaresini oy çokluğu ile iptal etmiştir. Kararı henüz yayınlamayan mahkemenin gerekçeli kararının ne zaman yazılacağı ise belirsizdir. Adalet Bakanı ise kararın yayımlanmasının hemen ardından yoksulluk nafakasının 12. Yargı Paketi kapsamında Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda yeniden düzenleneceğini açıklamıştır. Söz konusu karar başta ekonomik şiddet olmak üzere kadınlara ve çocuklara yönelik her türlü şiddeti artıracağı tartışmasızdır. Kadınların medeni haklarını gasp etme anlamına gelen bu karar karşısında Eşitlik İçin Kadın Platformu ve pek çok kadın örgütü bir dizi soru sormaktadır. Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Yaklaşık on yıl önce Anayasa'ya aykırı bulunmayan söz konusu hüküm bugün neden aykırı bulunmuştur? AYM neden önceki içtihadından ayrılmış, yerleşik yaklaşımını değiştirmiştir?

    • Bu on yıllık süreçte Türkiye'de toplumsal cinsiyet eşitliği mi sağlanmıştır?

    • Kadınların işgücüne katılımı erkeklerle eşit düzeye mi ulaşmıştır?

    • Kadın yoksulluğu sona mı ermiştir?

    • Kadınlar boşanma sonrasında ekonomik güvenceye mi kavuşmuştur?

    • Bugün hala kadınların önemli bir bölümü düşük ücretli, güvencesiz ve kayıt dışı çalışırken; çocukların velayetleri boşanma sonrası çoğunlukla anneye bırakılırken; bakım yükü büyük ölçüde kadınların omuzlarındayken; nafaka miktarları birdenbire yükselmiş ve erkekler açısından katlanılamaz bir yük mü yaratmıştır?

  2. Anayasa Mahkemesi bu kararı hangi sosyo-hukuki araştırmalara, bilimsel verilere dayanarak vermiştir?

  3. Anayasa Mahkemesi kararını verirken yalnızca anayasal ilkeleri ve hukuku mu esas almıştır, yoksa yıllardır belirli çevreler tarafından yürütülen siyasi kampanyaların ve baskının etkisi altında mı kalmıştır?

  4. Kadın Dayanışma Vakfı'nın 2019 ve 2024 yıllarında yayımladığı Yoksulluk Nafakası Araştırma Raporu'na göre; Türkiye'de nafaka alan kadınların önemli bir bölümü çok düşük miktarlardaki nafakaları dahi tahsil edememektedir. Bakanlığınızın nafaka hakkı gerçeklerine ilişkin yaptığı bir araştırma neden yoktur?

  5. Adalet Bakanı kararı aceleyle uygulama açıklamasına baktığımızda Anayasa Mahkemesi'nin verdiği ve 28 Ocak 2024 tarihinde yürürlüğe giren, "evli kadının kendi soyadını kullanma hakkı" neden bu kadar acele sahiplenilmemiştir? Kimi kararlar yıllarca uygulamazken kimi kararların dakikalar içinde sahiplenmesinin nedeni nedir? Neden Anayasa Mahkemesinin diğer kararları için böyle ivedilikle adım atılmamaktadır?

    TBMM İletişim : 0312 420 60 22-23

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir