Bir siyasi parti üyelerinin yargılandığı bir davaya ilişkin
Kaynak göster
Serhat Eren (DEM Parti), 11 Ağustos 2023 tarihinde 7/4551 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 333 gün sonra, 9 Temmuz 2024).
Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Bir siyasi parti üyelerinin yargılandığı bir davaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/4551, 11 Ağustos 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-4551-bir-siyasi-parti-uyelerinin-yargilandigi-bir-davaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0f6dbe0a-03f2-4057-ab7c-0189f3e22a41
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 333 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili
HDP önceki dönem Eş Başkanlarının, milletvekillerinin ve MYK üyelerinin yargılandığı Kobani Kumpas Davası Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/6 E. sayılı dosyasında devam etmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Cumhurbaşkanlığına bağlı Diyanet İşleri Başkanlığı, Kobani kumpas davasında, soruşturma aşamasında hiçbir şekilde dosyaya dahil olmamasına rağmen iddianamede savcı tarafından müşteki sıfatıyla yer verilmek suretiyle davadan haberdar edilmiştir. İddianamenin kabulünden sonra ilk duruşmanın belirlendiği tensip zaptıyla da duruşmaya davet edilmişlerdir.
22 Nisan 2021 tarihinde Mahkemeye verdikleri dilekçede "09.09.2014 - 30.12.2020 tarihleri arasında gerçekleşen Kobani protestoları sırasında Kuruma bağlı binalarının zarar gördüğünden " bahisle davaya katılma talebinde bulunmuş ve Mahkeme de tüm kurumlar gibi Diyanetin bu talebini kabul etmiştir.
14 Nisan 2023 tarihinde 5268 sayfalık mütalaanın siyasetçilerimizin sorguları tamamlanmadan ve tevsii tahkikat talepleri karşılanmadan boş salona okunmasının ardından 11 Mayıs 2023 tarihinde Diyanet İşleri Başkanlığı bu kez de mütalaaya karşı beyan dilekçesi sunarak "Başkanlığın bütün insanlığın barış ve huzuruna katkı sağlayan saygın bir kurum" olduğunu belirterek, davada yargılanmaya çalışılan siyasetçilerimizin "bu durumu temelden sarsan ve telafisi imkansız zararlara yol açan fil ve davranışlarının olduğunu, din hizmetlerinde itimat ve güvenin kaybolması halinde bu alanın çeşitli sapık akım ve gruplara kalacağını, halkın sevgi, kardeşlik, barış, huzur, güven, birlik ve beraberlik içinde hiçbir korku ve endişe hissetmeden yaşamlarını sürdürmesi için terör eylemleriyle ülkeye zarar veren kişilerin cezalandırılması gerektiğini" iddia etmiştir.
Diyanet'in suçtan zarar gördüğünden bahisle davadan haberdar edilmesinden başlayarak mütalaaya karşı beyanda bulunup siyasetçilerimizin cezalandırılmalarını talep etmeleri bu davanın ne kadar özel bir yargılama olduğunu, devletin bu davada tüm kurumlarıyla bizzat taraf olduğunu, bağımsız ve tarafsız bir yargılamanın bu koşullar altında gerçekleşemeyeceğini bir kez daha göstermiştir. Öte yandan Diyanet, iktidarın siyasi saiklerle ilerlettiği bu kumpas davasındaki sözcülüğüne soyunmuş, dilekçedeki iddiasının aksine tüm insanlık için hizmet etmediğini, iktidarın yararına hizmet eden bir kurum olduğunu göstermiştir. Bu bağlamda,
SORULAR
Kobani kumpas davasında, soruşturma aşamasında dosyada bulunmayan Diyanet'in kovuşturma aşamasında Mahkeme tarafından re'sen davadan haberdar edilmesi CMK'nın hangi maddesine dayanılarak yapılmıştır?
Diyanet'in davaya bu şekilde dahil edilmesi, mahkemenin tarafsızlığı ve bağımsızlığı ile hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı değil midir?
Diyanet bugüne kadar hangi davada aynı usulle haberdar edilmiştir? Bundan sonra siyasi yargılamalarda Diyanet re'sen haberdar edilecek midir?
Diyanet bugüne kadar hangi davaya katılma talebi sunmuştur? Kadın ve çocuklara tecavüz eden, onları kaçıran, köle pazarlarında satan, insanlık dışı barbar IŞİD üyelerinin yargılandığı herhangi bir davaya katılmış mıdır?
Diyanet'in katılma talebi hangi davalarda kabul edilmiştir?
Diyanetin, Kürt siyasetçilerinin IŞİD terör örgütüne karşı durdukları için yargılandıkları ve siyasi bir kumpas olduğu AİHM kararı ile ortaya konulan ve henüz yargılama sürecinin devam ettiği bu davada masumiyet karinesini yok sayan ve din hizmetlerinin zarar gördüğünü söyleyerek manipülasyonda bulunan katılma talebi, görevi kötüye kullanma anlamına gelmemiş midir?
Diyanetin katılma dilekçesi ile görevini kötüye kullanması, ayrımcı, saldırgan ve ötekileştiren bir dil kullanarak nefret suçu işlemesi, dini referansları kullanarak yargılamayı etkilemeye çalışması sebebiyle hakkında soruşturma başlatmayı düşünüyor musunuz?
Hukukun üstünlüğü ve mahkemelerin bağımsızlığının tesisi adına Diyanetin bu tarz dilekçelerle yargıyı etkilemesinin önüne geçmek için gerekli adımları atacak mısınız?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1292611 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/4551 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 3LK5SİX - W8O2tkN - HhYJobg - XrFgnUx ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı :E-56020453-610-831-4072/7362 Konu : Yazılı soru önergesi OİNİN0İ
Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/4551 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
A) Anayasanın;
I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,
2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,
3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,
4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,
5- "Mağdur ile şikâyetçinin hakları" kenar başlıklı 234, maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, mağdur ile şikâyetçinin kovuşturma evresinde; duruşmadan haberdar edilme, kamu davasına katılma, tutanak ve belgelerden örnek isteme, tanıkların davetini isteme ve vekili bulunmaması halinde, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları Mevzuat Genel Müdürlüğü ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, baro tarafından kendisine avukat görevlendirilmesini isteme, davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkının bulunduğu,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte, açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 55211H4f - RmoJVPH - hRFDLrM - GO4540- ileerişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan