İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45635 CEVAPLANMADI

Bartın'ın Amasra ilçesinde 14 Ekim 2022 tarihinde yaşanan maden kazası hakkında yürütülen yargılama sürecine ilişkin

Kaynak göster

Sevda Karaca Demir (EMEP), 12 Haziran 2026 tarihinde 7/45635 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Sevda Karaca Demir (EMEP, Gaziantep). “Bartın'ın Amasra ilçesinde 14 Ekim 2022 tarihinde yaşanan maden kazası hakkında yürütülen yargılama sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45635, 12 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45635-bartin-in-amasra-ilcesinde-14-ekim-2022-tarihinde-yasanan-maden-kazasi-hakkinda-yurutulen (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/669bb614-6063-4a9b-ba3b-019eca507090

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 125 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98, TBMM Iç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Amasra'da Türkiye Taşkömürü Kurumu'na (TTK) ait maden ocağında, kâr hırsıyla kör olmuş sermaye düzeninin bir sonucu olarak 43 maden işçisinin katledilmesinin üzerinden 4 yıl geçmiştir. Katliamın hemen ardından siyasi iktidar temsilcileri tarafından kameralar karşısında verilen "Bu aileler bize mirastır, sahip çıkacağız" sözlerinin arkasından koca bir yalan, devasa bir adaletsizlik ve bitmek bilmeyen bir mağduriyet zinciri çıkmıştır.

Geçtiğimiz yıl sonuçlanan ceza davasında, 43 maden emekçisinin canına karşılık sanıklara ödül gibi cezalar dağıtılmış; en yüksek ceza 17 yıl olarak belirlenmiştir. Katliamın esas sorumluları olan, koltuklarında rahatça oturan bürokratlar, bakanlar ve TTK üst düzey yöneticileri ise bir kez daha yargıdan kaçırılmış ve koruma kalkanı altına alınmıştır.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Katledilen madencilerin ailelerine yönelik adalet saraylarında uygulanan yargısal şiddet, ekonomik şiddetle birleşmiştir. Tazminat davaları halen sonuçlandırılmamış, acılı aileler adliye koridorlarında süründürülmektedir. Soma katliamı sonrasında işçi sınıfının mücadelesiyle kazanılan ve Mayıs 2015'te yürürlüğe giren "zorunlu ferdi kaza sigortası" uygulaması, TTK tarafından "Bu madende kaza riski var, sigorta şirketleri yanaşmıyor" denilerek tam 7 yıl boyunca uygulanmamıştır. Devletin kurumu, işçisine adeta "burası bir ölüm kuyusudur" itirafında bulunmuş ancak işçileri o kuyuya indirmeye devam etmiştir. Bu hukuksuzluk nedeniyle aileler en temel hakları olan tazminatları alamamakta, alacakları paralar ise yüksek enflasyon karşısında günden güne erimektedir.

"Sahip çıkacağız" denilen ailelere lütfedilir gibi verilen temizlik işleri, eşini kaybeden bir madenci eşinin ifadesiyle "Canımızı vermek yetmedi, hayatta kalmak için tuvalet temizliyoruz" boyutuna ulaşmıştır. İşçinin canını sermayeye peşkeş çeken, geride kalanları sefalete mahkum eden ve katliamlara "kader" diyerek sorumluluktan kaçan bu anlayış karşısında işçi ailelerinin adalete erişimi engellenmektedir.

Bu bağlamda 1. 43 işçinin yaşamını yitirdiği Amasra Maden Katliamı'na ilişkin ceza davasında verilen sembolik cezalar ve kamu görevlilerinin/bürokratların yargılama dışında tutulması Bakanlığınızca "adaletin tecellisi" olarak görülmekte midir? Sorumluluğu bulunan TTK yöneticileri ve bakanlık bürokratları hakkında yargılama yapılmamasının gerekçesi nedir?

SORULAR

  1. Mayıs 2015'te yürürlüğe giren "zorunlu ferdi kaza sigortası" mevzuatını 7 yıl boyunca uygulamayarak açıkça suç işleyen ve işçilerin can güvenliğini hiçe sayan TTK yetkilileri hakkında adli veya idari bir soruşturma açılmış mıdır? Açılmadıysa gerekçesi nedir?

  2. Katliamın üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen madenci ailelerinin tazminat davalarının hâlâ sonuçlandırılmamasının, adliye koridorlarında uzatılmasının gerekçesi nedir? Yargılamanın hızlandırılması ve ailelerin enflasyon karşısında hak kaybına uğramaması için Bakanlığınızca atılmış somut bir adım var mıdır?

  3. Yaşanan katliam sonrası yandaş medya eliyle Devlet ailelere baktı, tüm tazminatları ödedi" şeklinde yürütülen asılsız algı operasyonlarına karşılık, dava süreçlerinin devam etmesi nedeniyle mağdur edilen kaç aile bulunmaktadır?

  4. "Devletin mirası" olarak nitelendirilen madenci yakınlarının, geçinebilmek için ağır ve güvencesiz iş koşullarında çalışmak zorunda bırakılmasına ve yaşanan ekonomik mağduriyetlerin giderilmemesine dair Bakanlığınızın hukuki bir tespiti veya girişimi olacak mıdır?

    TBMM İletişim : 0312 420 60 22-23

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir