İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/2066 GEÇ CEVAPLANDI · 131 GÜN

20 Temmuz 2015 tarihinde Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde meydana gelen patlama hakkında yürütülen yargı sürecine ilişkin

Kaynak göster

Çiçek Otlu (DEM Parti), 12 Temmuz 2023 tarihinde 7/2066 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 131 gün sonra, 20 Kasım 2023).

Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul). “20 Temmuz 2015 tarihinde Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde meydana gelen patlama hakkında yürütülen yargı sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/2066, 12 Temmuz 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-2066-20-temmuz-2015-tarihinde-sanliurfa-nin-suruc-ilcesinde-meydana-gelen-patlama-hakkinda-yuru (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/65ed1549-f787-457f-925d-01894a6231f1

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 131 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'inci ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak

Ooh

Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili cevaplandırılmasını arz ederim.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu'nun (SGDF) çağrısıyla, 20 Temmuz 2015'te, Kobane'ye oyuncak ve insani yardım malzemeleri götürmek için Suruç ilçesine gelen 300 kişi, Amara Kültür Merkezi bahçesinde basın açıklaması yaptıkları sırada IŞİD üyesi Abdurrahman Alagöz tarafından canlı bomba saldırısı gerçekleştirilmiş, saldırıda 33 kişi hayatını kaybetmiş, 100'ün üzerinde kişi de yaralanmıştır. Hilvan'da 22 Ekim 2021 tarihinde görülen karar duruşmasında, davanın tek tutuklu sanığı olan Yakup Şahin'e 34 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiştir. Suruç Aileleri İnisiyatifinin, katliamda yaralı olarak kurtulanların, Suruç İçin Adalet Platformu üyesi avukatların topladıkları deliller iddianameye konulmamış, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi talepleri hiçbir şekilde kabul edilmemiştir. Delilleri toplamadan karar çıkartmak istediği iddia edilen mahkeme heyetine karşı eleştirileri nedeniyle Suruç aileleri ve yaralıları hakkında hakaret suçlamasıyla dava açılmıştır. 4 Temmuz 2023 tarihinde, Urfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen, Suruç Katliamına dair firari sanıklar Deniz Büyükçelebi ve İlhami Balı yönünden devam eden davanın 4. duruşmasında; 10 Ekim Ankara katliamının tutuklu sanığı Kasım Güler, Suriye'ye askerlerin gözetiminde onlarca kez geçtiğini, bunun bir devlet politikası olduğunu söylemiş; "Suruç Katliamını kim yaptı" sorusuna "Kimileri devlet yaptı dedi. Ben böyle duydum" yanıtını vermiştir. Davada, hayatını kaybeden 33 kişinin avukatları, dosyada ilerleme sağlanması için yeni taleplerde bulunmuştur.

Avukatlarının taleplerine ilişkin sorular aşağıdadır.

Bu bağlamda;

I- Konya Cihanbeyli Devlet Hastanesi'ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda, hastane kayıtlarında İlhami Balı'ya dair bir tedavi kaydı bulunmadığı bildirilerek, yazı ekinde Cihanbeyli Devlet Hastanesi'nin 2016 yılı temmuz-ağustos aylarına ait dahiliye servisi kayıtları sunulmuştur. Ancak aynı konuda daha önce yazılan müzekkereye Şanlıurfa İL Sağlık Müdürlüğü tarafından verilen cevabi yazıda, "İlhami Balı'nın, 25 Temmuz 2016 tarihinde Konya Cihanbeyli Devlet Hastanesi Acil Dahiliye Yoğun Bakım ünitesinde tedavi gördüğü bildirilmişti. İlhami Balı'nın Konya'da tedavi görüp görmediğine ilişkin Sağlık Bakanlığı'ndan bilgi talep edilecek midir? Sağlık Bakanlığı'na müzekkere yazılarak iki kurumun yazıları arasındaki çelişkinin nereden kaynaklandığı sorularak doğru bilginin gönderilmesi sağlanacak mıdır?

SORULAR

  1. Dosyanın sanıklarının son durumuna ilişkin yazılan müzekkereye EGM İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından verilen cevabi yazıda, "MİT Başkanlığı'nca kendileri ile herhangi bir bilgi paylaşımı olmadığı, Cumhuriyet savcılığı ya da mahkeme tarafından talep edilmesi halinde MİT tarafından elde edilen bilgilerin talepte bulunan makama doğrudan iletileceği" belirtilmiştir. Dosyaya gelen çeşitli evraklarda firari sanıkların Suriye'de olduklarına dair bilgiler olduğu gibi, örneğin IŞİD'in bir diğer sınır emiri Deniz Büyükçelebi'nin öldüğü yönünde de bilgiler ve tanık beyanları mevcuttur. Sanıkların Suriye'de ve kamplarda olup olmadıkları hususunda ve Deniz Büyükçelebi hakkında da Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan (MİT) bilgi talep edilecek midir?

  2. Avukatların dosyanın genişletilmesi için mahkemeye verdiği talep dilekçesi dikkate alınacak mıdır? İlgili kamu görevlileri tanık olarak çağrılacak mıdır?

  3. Şeyh Abdurrahman Alagöz'ün bağlantılı olduğu kişilere ilişkin daha önce avukatların sunduğu dilekçede, H. İbrahim Yoldaş ve M. Şükrü Yoldaş arasında irtibat bulunduğundan, M. Şükrü Yoldaş'ın, o dönem Şeyh Abdurrahman Alagöz'ün yakın çevresinde olduğundan bahsedilmişti. Hakkında IŞİD örgüt üyeliğinden dava açılan Şükrü Yoldaş tanık olarak dinlenecek midir?

  4. Şeyh Abdurrahman Alagöz'le birlikte hareket eden IŞİD'in Adıyaman hücresindeki aktif militanlarından Ersel Ocak'ın eşi olan Ayşenur İnci'ye, 2018 yılı sonlarında Türkiye'ye döndüğünde örgüt militanları hakkında çok detaylı ifade vermesine ve dosyanın sanıklarından İlhami Balı'yı teşhis etmesine rağmen, Suruç katliamı, firari sanıklar ve Şeyh Abdurrahman Alagöz hakkında soru sorulmamasının gerekçesi nedir? Avukatların, Ayşenur İnci'nin mahkemede tanık olarak dinlenmesi talepleri kabul edilecek midir?

  5. Suruç katliamının tüm yönleriyle araştırılıp, aydınlatılması, ilgili kamu görevlilerinin ve kolluk güçlerinin ihmallerinin, IŞİD ile ilişkilerinin belirlenmesi, katliamın gerçek sorumlularının açığa çıkarılıp etkin bir şekilde yargılanmalarının ve adaletin sağlanması için çalışma yapacak mısınız?

  6. Delilleri toplamadan karar çıkartmak istediği iddia edilen mahkeme heyetine karşı eleştirileri nedeniyle Suruç aileleri ve yaralıları hakkında hakaret suçlamasıyla dava açılmasının anayasaya ve hukukun ilkelerine aykırılık teşkil ettiği iddialarına ilişkin açıklamanız var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1256030 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/2066 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden WCofYLa - tDEUuX6a - HkkuZwy - ICID38- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-444-2373/4920 Konu -: Yazılı soru önergesi 2a / N /2023

Sayın Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/2066 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

1. "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2. "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3. "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4. "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte, açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

II- Anayasanın "Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları" kenar başlıklı 98. maddesinin beşinci fıkrasında, "yazılı soru"nun, yazılı olarak en geç onbeş gün içinde cevaplanmak üzere milletvekillerinin, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı olarak soru sormalarından ibaret olduğu, aynı maddenin son fıkrasında da yazılı soru ile ilgili önergelerin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile araştırma usullerinin Meclis İçtüzüğü ile düzenleneceğinin öngörüldüğü,

Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, "Yazılı soru" kenar başlıklı 96. maddesinin birinci fıkrasında "yazılı soru"nun kısa, gerekçesiz ve kişisel görüş ileri sürülmeksizin, kişilik ve özel yaşama ilişkin konuları içermeyen bir önerge ile yazılı olarak cevaplanmak üzere milletvekillerinin, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara yazılı olarak soru sormalarından ibaret olduğu, "Sorulamayacak konular" kenar başlıklı 97. maddesinde de, başka bir kaynaktan kolayca öğrenilmesi mümkün olan konular ile tek amacı istişare sağlamaktan ibaret konularla ilgili soruların sorulamayacağının hükme bağlandığı,

Malumlarıdır.

Anayasanın ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün belirtilen bu hükümleri çerçevesinde, kişisel görüş ileri sürülmek suretiyle düşünce öğrenmeyi amaçlayan hususlara cevap verilmesine yasal imkân görülememiştir.

MI- Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 11/08/2023 tarihli cevapta;

Soru önergesinde bahsi geçen olaya ilişkin olarak 3 sanık hakkında açılan kamu davasının 2 sanık yönünden tefrik edildiği ve yargılamanın devam ettiği, diğer sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının ise temyiz aşamasında olduğu,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan blv

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden WRFUgİP - iBH9 Fmg - Gc kâL2Y - TYWNhCZ ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 3 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir