İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45910 CEVAPLANMADI

Hakkari ilinde yaşanan ölümlü trafik kazalarına ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 19 Haziran 2026 tarihinde 7/45910 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari ilinde yaşanan ölümlü trafik kazalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/45910, 19 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-45910-hakkari-ilinde-yasanan-olumlu-trafik-kazalarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b76c8c7f-ec75-469b-807c-019eee624593

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 118 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 18 Haziran 2026 tarihinde Yüksekova Havalimanı Kavşağı'nda meydana gelen ve üç yurttaşımızın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan trafik kazası, Hakkâri'de uzun süredir devam eden ulaşım güvenliği krizinin yeni bir halkasıdır. Güvenlik kamerası görüntülerine yansıyan çarpışma anı, yalnızca iki aracın karşılaşmasını değil; yıllardır ertelenen kamusal sorumlulukların, alınmayan önlemlerin ve görmezden gelinen risklerin bir kez daha ölümle sonuçlanan kesişimini ortaya koymaktadır.

Van-Hakkâri Karayolu ile Hakkâri il merkezi ve ilçe bağlantı yolları uzun yıllardır kaya düşmesi, heyelan riski, yetersiz drenaj sistemleri, standart dışı koruyucu bariyerler, kontrolsüz kavşaklar, ağır tonajlı araç trafiği, eksik aydınlatma, zayıf denetim mekanizmaları ve mühendislik standartlarının yetersiz uygulanması nedeniyle yüksek riskli ulaşım koridorları olarak bilinmektedir. Bu riskler yeni değildir; teknik raporlarda, meslek örgütlerinin değerlendirmelerinde, yerel yönetimlerin tespitlerinde ve yurttaşların günlük deneyimlerinde uzun süredir kayıt altındadır. Ancak sorun tam da burada başlamaktadır. Bilinmeyen riskler değil, bilinen riskler ölüme yol açmaktadır.

Son iki yıl içerisinde aynı ulaşım ağında meydana gelen kazalar bu gerçeği açık biçimde ortaya koymaktadır:

Gerekçenin tamamını göster (12 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

• 22 Nisan 2025 tarihinde Van-Hakkâri Karayolu'nda meydana gelen kazada 8 yurttaş yaşamını yitirmiş, 11 yurttaş yaralanmıştır.

• 30 Ağustos 2025 tarihinde Sarıtaş köyü yakınlarında meydana gelen kazada 5 yurttaş yaşamını yitirmiştir.

• 27 Ekim 2025 tarihinde Zernek Barajı mevkiinde yaşanan kazada 3 yurttaş yaşamını yitirmiş, 4 yurttaş yaralanmıştır.

• 16 Kasım 2025 tarihinde Sere Solan mevkiinde meydana gelen kazada 2 yurttaş yaşamını yitirmiştir.

• 30 Kasım 2025 tarihinde Zernek Baraj Gölü çevresinde meydana gelen kazada 3 yurttaş yaşamını yitirmiş; olay yerinde yeterli koruyucu altyapının bulunmadığı tespit edilmiştir.

• 14 Mayıs 2026 tarihinde Gedikbaşı mevkiinde meydana gelen kazada 1 yurttaş yaşamını yitirmiş, 3 yurttaş yaralanmıştır.

• 16 Mayıs 2026 tarihinde Zînya Seve mevkiinde meydana gelen kazada 2 yurttaş yaşamını yitirmiş, 7 yurttaş yaralanmıştır.

• 17 Mayıs 2026 tarihinde Hakkâri il merkezi ile ilçeler arasındaki bağlantı yolunda meydana gelen kazada 1 yurttaş yaşamını yitirmiş, 3 yurttaş yaralanmıştır.

• Son olarak 18 Haziran 2026 tarihinde Yüksekova Havalimanı Kavşağı'nda yaşanan kazada 3 yurttaş yaşamını yitirmiş, 2 yurttaş yaralanmıştır.

Yalnızca on dört aylık dönemde aynı ulaşım ağında en az 28 yurttaş yaşamını yitirmiş, onlarca yurttaş yaralanmıştır. Bu rakamlar istatistik değildir. Her biri yarım kalan bir hayatı, dağılan bir aileyi, yoksullaşan bir haneyi ve geri dönülmez toplumsal kayıpları ifade etmektedir. Buna rağmen her ölümden sonra iktidar tarafından yapılan açıklamalar benzer kalmakta; kazalar münferit olaylar olarak değerlendirilmekte, sorumluluk bireysel sürücü davranışlarına indirgenmekte ve yapısal nedenler görünmez kılınmaktadır. Oysa aynı noktalarda, aynı güzergâhlarda ve benzer koşullarda tekrar eden ölümler, meselenin bireysel hatalarla açıklanamayacağını ortaya koymaktadır.

Bu nedenle Hakkâri'de yaşanan trafik kazaları artık yalnızca ulaşım mühendisliğinin konusu değildir. Bu mesele; bölgesel yatırım adaleti, kamu kaynaklarının dağılımı, kamusal hizmetlere erişimde eşitlik ve yaşam hakkının korunması bakımından değerlendirilmesi gereken yapısal bir yönetim sorunudur. Türkiye'nin başka bölgelerinde benzer riskler ortaya çıktığında hızla devreye sokulan güvenlik yatırımlarının, Hakkâri söz konusu olduğunda yıllarca ertelenmesi; yurttaşların yaşam hakkı bakımından fiili bir eşitsizlik yaratmaktadır. Bu durum, kamusal hizmetlerin eşitlik ilkesine uygun sunulup sunulmadığı sorusunu da beraberinde getirmektedir. Bu nedenle Van-Hakkâri Karayolu ile Hakkâri il merkezi ve ilçe bağlantı yollarında meydana gelen ölümlü trafik kazalarının nedenlerinin bütün yönleriyle araştırılması; idari, teknik ve siyasi sorumlulukların ortaya çıkarılması; yurttaşların yaşam hakkını tehdit eden yapısal risklerin giderilmesi ve kalıcı bir yol güvenliği politikasının oluşturulması elzemdir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Son on yıl içerisinde Van-Hakkâri Karayolu ile Hakkâri il merkezi ve ilçe bağlantı yollarında meydana gelen ölümlü trafik kazaları nedeniyle kaç adli soruşturma açılmıştır?

  2. Bu soruşturmaların kaçında yalnızca sürücü kusuru araştırılmış, kaçında yol güvenliği, altyapı eksiklikleri, denetim yetersizlikleri ve kamu kurumlarının olası sorumlulukları da inceleme konusu yapılmıştır?

  3. Hakkâri'de son beş yıl içerisinde meydana gelen ölümlü trafik kazaları nedeniyle herhangi bir kamu görevlisi hakkında görevi ihmal, görevi kötüye kullanma veya taksirle ölüme neden olma kapsamında soruşturma izni verilmiş midir?

  4. Verilmiş ise kaç kamu görevlisi hakkında işlem yapılmıştır; verilmemiş ise gerekçeleri nelerdir?

  5. Aynı güzergahlarda tekrar eden ölümlü kazaların, münferit olaylar olmaktan çıkıp öngörülebilir kamusal risk niteliği taşıdığı yönünde Bakanlığınızın herhangi bir değerlendirmesi bulunmakta mıdır?

  6. Son beş yıl içerisinde Hakkâri'de meydana gelen ölümlü trafik kazalarına ilişkin açılan davaların kaçında bilirkişi raporlarında yol altyapısı, kavşak tasarımı, koruyucu sistem eksikliği veya denetim zaafları kusur unsuru olarak değerlendirilmiştir?

  7. Bakanlığınız, yaşam hakkını tehdit eden risklerin uzun yıllar boyunca giderilmemesinin yalnızca idari değil aynı zamanda hukuki sorumluluk doğurabileceği yönündeki değerlendirmeleri nasıl ele almaktadır?

  8. Hakkâri'de tekrarlayan ölümlü trafik kazaları nedeniyle yaşamını yitiren yurttaşların yakınları tarafından açılan tazminat davalarının sayısı kaçtır ve bu davaların kaçında kamu kurumları kusurlu bulunmuştur?

  9. Avrupa Insan Hakları Mahkemesi'nin yaşam hakkının korunmasına ilişkin kararları doğrultusunda, öngörülebilir kamusal riskler nedeniyle meydana gelen ölümler hakkında yürütülen soruşturmalarda kamu kurumlarının sorumluluğunun araştırılmasına yönelik özel bir uygulama veya genelge bulunmakta mıdır?

  10. Yüksekova Havalimanı Kavşağı başta olmak üzere aynı güzergâhlarda tekrar eden ölümlü kazalar karşısında, yalnızca araç sürücülerinin değil kamu kurumlarının ve karar vericilerin sorumluluğunun da araştırılması yönünde Bakanlığınız tarafından herhangi bir çalışma yürütülmekte midir?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir