İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/46525 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 81 GÜN

Avrupa Parlamentosunun 2025 Yılı Türkiye Raporu'nda yer verilen bazı tespitlere ilişkin

Kaynak göster

Cem Avşar (CHP), 13 Temmuz 2026 tarihinde 7/46525 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 81 gün sonra, 2 Ekim 2026).

Cem Avşar (CHP, Tekirdağ). “Avrupa Parlamentosunun 2025 Yılı Türkiye Raporu'nda yer verilen bazı tespitlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46525, 13 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46525-avrupa-parlamentosunun-2025-yili-turkiye-raporu-nda-yer-verilen-bazi-tespitlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e0f792e3-70e8-43a5-8149-019f6057a1c9

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 81 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim

17 Haziran 2026 tarihinde Avrupa Parlamentosu 2025 Yılı Türkiye Raporu kabul edilmiştir. Raporun Çerçeve başlığında;

AB ve Türkiye, 23 Kasım 20233 tarihli AB-Türkiye ilişkileri hakkında Ortak Bildirim'de yer alan tavsiyeler ve ilgili AB Zırvesi Sonuçları doğrultusunda, karşılıklı çıkar alanlarında yeniden işbirliği sürecini devam ettirmektedir. Söz konusu Zirve Sonuçlarında ortaya konulan koşullara tabi olmak kaydıyla AB, Türkiye ile kademeli, orantılı ve geri çevrilebilir şekilde yapıcı bir işbirliği tesis ederken ortak çıkar alanlarında yüksek düzeyde angajman devam etmiştir. T'ürkıye ile yürütülen katılım müzakereleri, Aralık 2024 tarihli Konsey Sonuçlarında da tekrar edildiği üzere, 2018'den bu yana durma noktasındadır. AB'nin, demokratik standartlar, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve temel haklara saygının giderek kötüleşmesiyle ilgili ciddi endişeleri giderilmemiştir. 2025'in başından bu yana seçilmiş yetkililer, muhalif figürler, siyasi aktivistler, sivil toplum ve iş dünyası temsilcileri, gazeteciler ve diğer kişilere yönelik tutuklamalar ve suçlamalar, Türkiye'nin demokratik geleneğine bağlılığının giderek daha fazla sorgulanmasına yol açmış ve yargı bağımsızlığı konusundaki endişeleri derinleştirmiştir.", ifadelere yer verilmiş ve ilerleme fasılları çerçevesinde ülkemizin durumu değerlendirilmiştir. Ekonomik açıdan ise Türkiye, 2024'te 210 milyar avroya ulaşan rekor ticaret hacmiyle AB'nin beşinci büyük ticaret ortağı olmaya devam etmiştir. Türkiye aynı zamanda giderek daha aktif ve çok katmanlı bir dış politika ortaya koymuştur. Artan jeopolitik sınamalar, özellikle Suriye, Ukrayna, Gazze ve Güney Kafkasya'daki gelişmelerle bağlantılı olarak, Türkiye'nin stratejik bölgesel rolünü daha da belirginleştirmiştir.

Söz konusu Raporda dış ilişkilere Fasıl 15: Enerji başlıklarında tespit edilen bulgular ile söz konusu fasıla ilişkin raporun çeşitli yerlerinde geçen kısımlarla ilgili Komisyonun yerine getirilmeyen önceki raporda yer alan tavsiyelerin hala geçerliliğini koruduğu ve gelecek yıl atılması gereken adımlara yer verilmiştir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Raporda; Türkiye, enerji konusunda orta düzeyde hazırlıklıdır. Raporlama döneminde, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğinin yaygınlaştırılması ve enerji kaynaklarının

    daha da çeşitlendirilmesiyle sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Yenilenebilir enerji sektöründeki yerli katkı gerekliliği uygulamaları devam etmektedir. Türkiye'nin doğal gaz piyasasına ilişkin mevzuat değişiklikleri henüz AB'nin üçüncü enerji paketiyle uyumu sağlamış değildir. Rusya'ya enerji bağımlılığı devam etmiştir. Türkiye, nükleer güvenlik düzenlemelerine ilişkin mevzuat uyumu konusunda çaba harcamaya devam etmiştir. Komisyonun geçen yılki tavsiyelerinin yalnızca bir kısmı yerine getirilmiştir ve bu nedenle söz konusu tavsiyeler büyük ölçüde geçerlidir.", şeklinde bulgulara yer verilmiş ve "Gelecek yıl, Türkiye'nin özellikle: Doğal Gaz Piyasası Kanunu ve 2009 tarihli AB'nin üçüncü enerji paketi ve bu paketin güncel versiyonu, 2024 tarihli AB'nin hidrojen ve gaz karbonsuzlaştırma paketi ile uyum sağlamak amacıyla, yasal olarak bağlayıcılığı olan bir plan ve faaliyetlerin ayrıştırılması için bir zaman çizelgesi oluşturarak doğal gaz piyasası reformunu derinleştirmesi; piyasa temelli perakende fiyatlandırmayı yeniden tesis etmek ve enerji verimliliği kazanımlarının önündeki engelleri kaldırmak amacıyla enerji yoksulluğuyla mücadele edilmesine ve uygun hane halklarına ekonomik yardım sağlanmasına yönelik tarife dışı tedbirlere geçiş yapması; Euratom müktesebatıyla mevzuat uyumunu tamamlaması ve Akkuyu nükleer santraline ilişkin stres testleri sonucundaki tavsiyeleri ele alması gerekmektedir.", gibi birtakım tavsiye kararlarında bulunmuştur. Bu hususta tarafınızca herhangi bir değerlendirme yapılmış mıdır?

  2. iBu alanda AB müktesebatıyla mevzuat uyumu konusunda hiçbir gelişme bildirilmemiştir. Sonuç olarak, bazı çeşitlendirme çabalarına rağmen, Rusya'ya enerji bağımlılığı devam etmiştir. Türkiye, enerji iç piyasası konusunda, devlete ait boru hatları ile petrol taşıma anonim şirketi olan ve doğal gaz piyasası ve ticareti bakımından hâkim konumda bulunan BOTAŞ'ın ayrıştırılmasını bir kez daha askıya almıştır. Doğal Gaz Piyasası Kanunu, AB'nin Üçüncü Enerji Paketi ile hâlâ uyumlu değildir ve şeffaf, maliyet tabanlı ve ayrımcı olmayan fiyatlandırma mekanizmaları henüz oluşturulmamıştır.", söz konusu bulguların AB müktesebatıyla uyumuna ilişkin herhangi bir gelişmenin bildirilmemesinin gerekçesi nedir? Bu hususlarda tür çalışmalar planlanmaktadır?

  3. Hidrokarbonlar konusunda Türkiye, hidrokarbonların geçişi de dâhil olmak üzere, Açık Deniz Petrol ve Doğal Gaz Faaliyetlerinin Güvenliğine ilişkin Direktif ile mevzuatını henüz uyumlu hale getirmemiştir.", Söz konusu uyumlaştırmanın yapılmamasının gerekçesi nedir? Bu hususta bir çalışma yürütülmesi planlanmakta 4. Kömür konusunda, Türkiye, yerli linyit üretimini teşvik etmeye devam etmiş, Rusya'dan alınanlar da dâhil olmak üzere ithal kömürün enerji üretimindeki payı yaklaşık %20 ile önemli düzeyde kalmıştır. Türkiye, kömürün aşamalı olarak azaltılması ve önümüzdeki on yılda kömür yakıtlı elektrik üretimi için öngörülen kapasitenin azaltılması için henüz bir tarih belirlememiştir.", söz konusu bulguda yer verilen belirsizliği gidermeye ilişkin bir planlama yapılmakta mıdır?

  4. "2024-2028 Stratejik Planı kapsamında, elektrik üretiminde yerli kaynakların payının 2028'e kadar %63'e çıkarılması hedeflenmiştir. 2024'te, 1,2 GW rüzgâr ve 800 MW güneş fotovoltaik kapasite için yeni bir Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihale süreci başlatılmıştır. Ancak Türkiye'deki yerli katkı gerekliliği uygulamaları, Dünya Ticaret Örgütü ve AB-Türkiye Gümrük Birliği kurallarına aykırı olması ve AB'nin ve diğer uluslararası şirketlerin Türkiye enerji piyasalarındaki rekabet gücünü etkilemesi nedeniyle endişe yaratmaya devam etmektedir.", söz konusu bulgu dikkate alınarak hedeflere ulaşılması noktasında 'yerli katkı gerekliliği uygulamalarının' AB müktesebatıyla uyumlaştırılmasına ilişkin bir çalışma yapılması planlanmakta mıdır? 6. 2024'te yayımlanan Türkiye'nin Uzun Dönemli İklim Stratejisi, 2030 ve 2035 yılları için sırasıyla 2,1 GW ve 7,5 GW enerji depolama kapasitesi hedefleri de belirlemektedir. Enerji verimliliği konusunda, binaların enerji performansı konusu da dâhil olmak üzere hiçbir gelişme bildirilmemiştir."

    'enerji verimliliğine' ilişkin gelişmelerin bildirilmemesinin gerekçesi nedir? Bu hususta ne tür adımlar atılmıştır?

  5. "Nükleer enerji, nükleer güvenlik ve radyasyondan korunma konularında Türkiye'nin Akdeniz'de yer alan Akkuyu'daki ilk nükleer güç santralinin (% 99,2'si Rus Rosatom yatırımı) ilk reaktörünün devreye alınması gecikmiş ve henüz faaliyete geçmemiştiri i söz konusu gecikmenin gerekçesi nedir? Bahse konu reaktörün devreye alınma tarihine ilişkin bir planlama yapılmış mıdır?

  6. Türkiye hâlâ Avrupa Topluluğu Acil Radyolojik Bilgilerin Değişimi (ECURIE) sistemine üye değildir ve Kullanılmış Yakıt İdaresinin ve Radyoaktif Atık İdaresinin Güvenliği Uzerine Birleşik Sözleşme'den kaynaklanan yükümlülüklerini kabul etmeyi reddetmeye devam etmektedir.", bulguda yer verildiği üzere söz konusu sisteme ve sözleşmeye katılmama gerekçesi nedir? U hususta bir planlama yapılmış mıdır? 9. #Enerji şebekeleri konusunda, Türkiye, TEN-E Tüzüğü'ne henüz tam olarak uyum sağlamamıştır. elektrik şebekesinin modernizasyonunda, artan miktarlardaki kesintili yenilenebilir enerjinin sisteme entegrasyonu büyük bir sorun olmaya devam etmektedir.", ülkemizde elektrik kesintileri ve modernizasyon ihtiyacı dikkate alınarak söz konusu tüzüğe henüz uyum sağlamama gerekçesi nedir? Bu hususta bir çalışma yapılmakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Önerge cevaplandı

Cevap yazısı TBMM kaydında yayımlandığında burada gösterilecek.

TBMM kaydı →

Hata bildir