İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/46583 CEVAPLANMADI

21 Ocak 2025 tarihinde Bolu Kartalkaya'da bulunan bir otelde meydana gelen yangının soruşturma ve kovuşturma sürecine ilişkin

Cem Avşar Tekirdağ · CHP Muhatap: Adalet Bakanı Akın Gürlek
Kaynak göster

Cem Avşar (CHP), 16 Temmuz 2026 tarihinde 7/46583 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Cem Avşar (CHP, Tekirdağ). “21 Ocak 2025 tarihinde Bolu Kartalkaya'da bulunan bir otelde meydana gelen yangının soruşturma ve kovuşturma sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46583, 16 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46583-21-ocak-2025-tarihinde-bolu-kartalkaya-da-bulunan-bir-otelde-meydana-gelen-yanginin-sorust (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f759dc9c-c7b0-4cf8-9106-019f7e709db5

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 91 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim

SORULAR

  1. 01.2025 günü sabah saat 03.30 sularında Bolu ili Kıbrısçık ilçesi, Kartalkaya Mevkii, 14200 adresinde bulunan Grand Kartal Otelinde yangın olayı meydana gelmiş, yangın otelin dördüncü katında bulunan lokanta show kısmında başlayarak tüm binaya yayılmıştır. Yangın olayı neticesinde 36'sı çocuk 78 vatandaşımız hayatım kaybetmiş, çok sayıda kişi çeşitli yerlerinden yaralanmıştır.

    Bolu Cumhuriyet Başsavcıhğı'nın 2025/962 sayılı soruşturma dosyası kapsamında değerlendirilmek üzere Bilirkişi Heyeti ve Teknik Destek Ekibi görevlendirilmiştir. Bu çerçevede olay yerinde çeşitli keşifler yapılarak yangın orijininden ve otelin muhtelif bölgelerinden alman yangın tanımlayıcı numuneler ile olayla ilgili tüm kurum ve kuruluşlardan temin edilen belgeler ve bilgiler incelenmiş; yangının çıkış merkezi, yangının gelişmesine ve yayılmasına, can kaybının yüksek olmasına neden olan hususlar, yangın olayına sebebiyet veren kişi ve/veya kişiler ile kurum ve kuruluşların yangının oluşmasındaki eksiklik ve yetersizlikleri irdelenmiş ve tespitler yapılmıştır.

    Bu kapsamda; Otelin işletme belgesini veren ve onaylayan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin inceleme konusu olayda denetim süreçlerinde yetersiz .kaldıklarından birinci derecede etkili oldukları, T.C. Bolu İl Özel İdaresi yetkililerinin gerekli denetimleri zamanında ve gereği gibi yapmadıklarından dolayı olayda birinci derecede etkili oldukları, T.C. Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü yetkililerinin gerekli tüm denetimleri özensiz ve yetersiz yaptıkları, mevcut eksiklikleri gereği gibi işlemediklerinden dolayı olayda birinci derecede etkili oldukları, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerinin gerekli denetimleri zamanında ve gereği gibi yapmadıklarından dolayı olayda birinci derecede etkili oldukları. Otel sahipleri ve yönetim kurulu üyelerinin eksiklikleri bilerek gidermemeleri ve birden fazla sayıda ihmal sebebi ile olayda birinci derecede asli kusurlu oldukları. Otelin işletmesinden sorumlu Genel Müdür ve sıralı yetkili yöneticilerin eksiklikleri bilerek gidermemeleri ve birden fazla hususta gerçekleştirdikleri ihmaller sebebi ile olayda birinci derecede asli kusurlu oldukları, Mimari proje sorumlularının binanın tasarımındaki yanlışlıklar sebebi ile olayda birinci derecede asli kusurlu oldukları.

    İSG Katip uygulamasında kayıtlı İSG uzmanlarının (IGU) riskleri doğru öngöremedikleri, gerekli önlemlerin alınmasını sağlamadıkları, iyileştirme ve düzeltmeleri yapmadıkları ve ilgili makamlara bildirimde bulunmadıklarından olayda birinci derecede asli kusurlu oldukları.... şeklinde Bilirkişi Heyeti görüş ve kanaatlerini Başsavcılık Makamına iletmiştir.

    Bununla birlikte; Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde-şahsımın da üyesi olduğu-Bolu Kartalkaya Mevkiinde Bulunan Bir Otelde Meydana Gelen Yangın Faciasının Tüm Boyutlarıyla Araştırılarak Ilgili Kurum ve Kuruluşların Sorumluluklarının Tespit Edilmesi ve Benzer Olayların Önlenmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Meclis Araştırması Komisyonu" kurulmuştur. Komisyon çalışmaları kapsamında birçok kamu kurum ve kuruluşu ile sivil toplum örgütü ve uzman dinlenmiş, yerinde inceleme yapılmış, sunum ve brifing alınmış ve nihayetinde benzer sonuçlar içeren Rapor hazırlanarak Başkanlığa sunmuştur.

    Bu çerçevede iddianame hazırlanmış ve görülen mahkeme neticesinde mahkeme heyeti, 31 Ekim 2025'te açıkladığı kararda, otelin sahibi ve yönetimi ile Bolu Belediye Başkan Yardımcısı ve itfaiye yetkililerine "olası kastla öldürme" suçundan 34'er kez müebbet hapis cezası ile yangında yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez "olası kastla öldürme" suçundan 24 yıl 1 l'er ay hapis cezası verilen 11 sanık, "olası kastla birden fazla kişiyle nitelikli mala zarar verme" suçundan 3 yıl 12'şer ay hapis cezası vermiştir.

    Mahkeme, 11 sanığa, "olası kastla neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama", "olası kastla yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı yaralama", "olası kastla basit yaralama",

    ", "olası kastla kadına karşı basit yaralama", "olası kastla beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı basit yaralama" veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kadına (kız çocuk) karşı basit yaralama" suçlarından hapis cezası da vermiştir.

    Heyet, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan diğer görevli ve çalışanları çeşitli cezalarla mahkûm etmiştir. Ayrıca İl Özel İdaresi personelini de çeşitli cezalara mahkûm etmiştir.

    Bununla birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı ve bazı müştekiler, Kültür ve Turizm Bakanlığı bürokratları hakkında soruşturma izni verilmemesini Danıştay'a taşınmış, Danıştay 1. Dairesi, 26 Eylül 2025'te, isnat edilen eylemlerin haklarında soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte bulunduğuna karar verdiği kişiler için soruşturma izni vermiştir.

    Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, yangına ilişkin "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı bürokratlarını ifadeye çağırmış, bazı tedbir kararları alınmış ancak geçen 10 aylık süreçte henüz iddianame hazırlanmamıştır.

    Aynı şekilde birinci derece etkili olarak tespit edilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli için ise henüz soruşturma izni dahi alınamamıştır.

    Bu durum karşısında kayıp yakınları ve aileler 'adalet yürüyüşü' başlatmışlardır. Kamuoyunda adalet sistemimizi tartışmalı hale getiren, adil yargılama ve hukuk karşısında eşitlik ilkelerini zedeleyen söz konusu durumun düzeltilmesi, adaletin hakkıyla yerini bulması ve kamu vicdanının rahatlaması açısından önem arz etmektedir.

    Bu bağlamda;

  2. Bilirkişi raporunda İl Özel İdaresi ve Belediyeyle aynı derecede sorumlu gösterilen Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına karşın henüz bir iddianamenin hazırlanmaması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri hakkında henüz soruşturma izin süreçlerinin dahi tamamlanmamasının gerekçesi nedir? Bu husustaki görüşünüz nedir?

  3. İlgili belgelerde açıkça ifade edildiği üzere söz konusu otelin fiilen denetlenmemesine rağmen denetlenmiş gibi gösterilip rapor düzenleyen ve bahse konu raporu da yangından bir gün sonra sunan görevlilerin bu eylemleri tarafınızca bir ihmal ve kusur sayılmakta mıdır? Söz konusu görevlilerin hala görev yapmaları ve haklarında herhangi bir işlem yapılmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Söz konusu görevliler ve ita amirleri hakkında herhangi bir işlem yapılmamasının gerekçesi nedir?

  4. İl Özel İdaresi ve Belediye yetkilileri ağır cezayla yargılanırken Belediye ve İl Özel Idaresiyle aynı derecede sorumlu tutulan her iki bakanlık personelinin henüz yargılanmaması ve hatta görevlerini icra ediyor olmalarını hukuk önünde eşitlik ve adil yargılama ilkeleri bağlamında nasıl değerlendiriyorsunuz?

  5. Kayıp yakınları ve aileler başta olmak üzere kamu vicdanında derin bir yara açan söz konusu olayda dahli olan herkesin yargılanarak sürecin tamamlanması ve kamuoyunda oluşan tartışma ve rahatsızlığın sona ermesine açısından ne tür tedbirler alınacaktır? Söz konusu sürece ilişkin tarafınıza ulaşan herhangi bir şikâyet veya talep var mıdır?

  6. Kayıp yakınlarının iddialarına ve ilgili makamların beyanına göre söz konusu dava sürecinin tamamlanmamasının sebebi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli hakkında gerekli soruşturma izinlerinin verilmemesidir. Bu durum dikkate alındığında Bakanlığın koruyucu refleks göstermesi sonucu adaletin gecikmesi ve adil yargının işlemesine engel olunmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

  7. Mahkeme kararı üzerinden geçen 10 aylık süreçte söz konusu Bakanlıkların personeline ilişkin herhangi bir işlemin yapılmaması tarafınızca nasıl değerlendirilmektedir? Bu hususa ilişkin bir iddianame hazırlığı var mıdır? Varsa ne zaman tamamlanıp kamuoyuna sunulacaktır?

    Adres: Halkla Ilişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir