Tüm illerde kurulması planlanan özel terör soruşturma bürolarına ilişkin
Kaynak göster
Serhat Eren (DEM Parti), 23 Temmuz 2026 tarihinde 7/46996 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Tüm illerde kurulması planlanan özel terör soruşturma bürolarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/46996, 23 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-46996-tum-illerde-kurulmasi-planlanan-ozel-teror-sorusturma-burolarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/eb7b47f2-2a16-4d4a-9631-019f92f554df
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 84 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM Içtüzüğü'nün 96 ile 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırilinaşıni arz ederim.
Bakanlığınızın talimatıyla 81 ilde, yalnızca "terör" dosyalarına bakacak savcıların görev yapacağı "özel terör soruşturma büroları" kurulacağı kamuoyuna yansımıştır. Bu düzenleme ile soruşturmaların daha hızlı ve standart yürütülmesinin amaçlandığı iddia edilse de Türkiye'deki "terör" tanımının genişliği, belirsizliği, öngörülemezliği ve şiddet içermeyen demokratik faaliyetlerin dahi bu kapsamda değerlendirilmesi ciddi hak ihlali risklerini barındırmaktadır. Avrupa Parlamentosu, Venedik Komisyonu ve Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri gibi uluslararası kurumlar, Türkiye'deki "terör" mevzuatının "aşırı geniş ve keyfî" uygulanmasının ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile demokratik siyaset üzerinde caydırıcı bir etki yarattığını defaatle vurgulamıştır.
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O'Flaherty, Terörle Mücadele Kanunu'nun hak savunucuları, siyasetçiler, gazeteciler ve öğrenciler üzerinde kullanılmasının kamusal tartışma üzerinde caydırıçı bir etki yarattığını, uzun süren yargılamaların sonunda gelen beraat kararlarının yeterli bir güvence olmadığını, bu tür soruşturmaların ifade özgürlüğünü kısıtlamaması için en baştan önlenmesi gerektiğini, içinde bulunduğumuz Barış ve Demokratik Toplum sürecinin ise "terör" mevzuatını ve uygulamasını AİHM içtihadı ile Venedik Komisyonu görüşlerine uyumlu hale getirmek için önemli bir fırsat olduğunu belirtmektedir. Bu bağlamda,
SORULAR
Hangi ihtiyaçla 81 ile "özel terör soruşturma büroları" kurulacaktır? Bu belirleme yapılırken hangi ölçütlere bakılmıştır?
"Terör" mevzuatının yasal sınırları daraltılmadan ve "şiddet" unsuru somut bir kriter haline getirilmeden kurulacak bu büroların, mevzuattaki "geniş yorum" uygulamasını tüm ülkeye yayarak yargı baskısını artırma hedefiniz bulunmakta mıdır? Yok ise bu riski bertaraf etmek için ne gibi önlemler alınmıştır?
Venedik Komisyonu görüş ve tavsiyeleri doğrultusunda yeni kurulacak bürolarda görev alacak savcılara, ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile demokratik siyaset kapsamındaki eylemleri kriminalize etmemek adına özel bir eğitim verilecek midir?
Bürolardaki savcıların kolluk birimleriyle yapacağı aylık koordinasyon toplantılarının, yargı bağımsızlığını zedeleyebileceği ve soruşturmaları güvenlikçi bir eksene hapsedebileceği eleştirilerine karşı bakanlığınızın görüşü nedir?
Pek çok örnekte olduğu gibi, hak savunuculuğu faaliyetlerinin "terör propagandası" olarak nitelendirilmesi, haksız soruşturmalar yoluyla yargı tacizine yol açmayacak mıdır?
Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O'Flaherty'nin belirttiği üzere, "terör" mevzuatını AİHM içtihadı ve Venedik Komisyonu görüşleriyle uyumlu hale getirmek yerine uygulamayı genişleten bu adımın, Türkiye'nin uluslararası hukuk karnesine etkileri nasıl değerlendirilmektedir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir