İstanbul Valiliğinin okullarda cuma mescidi oluşturulması konulu yazısına ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 30 Temmuz 2026 tarihinde 7/47502 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 35 gün sonra, 3 Eylül 2026).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “İstanbul Valiliğinin okullarda cuma mescidi oluşturulması konulu yazısına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/47502, 30 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-47502-istanbul-valiliginin-okullarda-cuma-mescidi-olusturulmasi-konulu-yazisina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/05ea5b88-7ae9-4368-bf2b-019fb39b5d25
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 35 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 27 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasanın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 30.07.2026 © | |
İstanbul Valiliğinin, Vali Davut Gül imzasıyla 22 Nisan 2026 tarihinde 39 ilçe kaymakamlığına ve ilgili kurumlara gönderdiği yazıda, yeni yapılacak okul ve eğitim kurumlarında cuma namazının kılınmasına imkân sağlayacak kapasitede mescitlerin planlanması, mevcut okullardaki uygun alanların ise "cuma mescidi" olarak düzenlenmesi istenmiştir. Yaklaşık üç ay sonra basına yansıyan yazıda, öğrencilerin ibadetlerini güvenli biçimde yerine getirmeleri, ibadet amacıyla okul dışına çıkışların azaltılması ve eğitim-öğretimin aksamadan sürdürülmesi amaç gösterilmiştir.
Anılan yönetmelik hükümleri eğitim kurumlarında uygun bir mekânda mescit açılmasını düzenlemektedir. Valilik yazısı ise bu hükmü, yeni yapılacak okullarda cuma namazının toplu biçimde kılınmasına yetecek kapasitenin esas alınması ve mevcut okullardaki alanların "cuma mescidi"ne dönüştürülmesi yönünde genişletmektedir. Ancak, belirli bir ibadetin okulun fiziki planlamasında ve gündelik yaşamında merkezi bir unsur hâline getirilmesi, kamusal eğitimin dini esaslar doğrultusunda biçimlendirilmesi anlamına gelmektedir. Bilimsel eğitim, yalnızca müfredatta fen bilimlerine daha fazla yer verilmesi demek değildir. Eğitim süreçlerinin akla, eleştirel düşünceye, bilimsel yönteme, çocuğun üstün yararına ve pedagojik bilgiye dayanması demektir. Dinler ve inançlar bilimsel ve tarihsel bilginin konusu olabilir; ancak belirli bir dini pratiğin okul yaşamını belirleyen norm hâline getirilmesi bilimsel eğitim ilkesiyle bağdaşmaz. İstanbul Valiliğinin talimatı hazırlanırken eğitim bilimcilerden, çocuk gelişimi uzmanlarından, psikolojik danışmanlardan, öğretmenlerden ve eğitim sendikalarından görüş alındığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Cuma namazının okul içinde toplu olarak düzenlenmesi, yalnızca bir mekân tahsisi meselesi değildir. Uygulama; cuma günkü ders saatlerinin, teneffüslerin, yoklamanın, öğretmen nöbetlerinin, okul giriş ve çıkışlarının, öğrenci güvenliğinin, temizlik hizmetlerinin ve ortak alan kullanımının yeniden düzenlenmesini gerektirecektir. İbadete katılan ve katılmayan öğrencilerin okul içinde görünür biçimde ayrıştırılması; ibadete katılmayan çocukların inançlarını açıklamak zorunda kalmasına, dışlanmasına veya gözetimsiz bırakılmasına yol açabilecektir.
İstanbul Valiliğinin talimatı tekil ve münferit bir uygulama değildir. 2017 yılında yeni açılacak eğitim kurumlarında mescit bulunmasına yönelik düzenleme yapılmış; İnsan Vakfı tarafından yürütülen "Mescitsiz Okul Kalmasın" projesi 2018 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanmış; 2023 yılında yapılan yönetmelik değişikliğiyle okul öncesi ve ilköğretim kurumlarında mescit açılması zorunlu hâle getirilmiştir. İstanbul Valiliğinin talimatı, Milli Eğitim Bakanlığının uzun süredir izlediği laik ve bilimsel eğitimi tasfiye etme politikasından bağımsız değildir. ÇEDES kapsamında Diyanet personelinin "manevi danışman" sıfatıyla okullara girmesi, dini vakıf ve derneklerle yapılan protokoller, okul öncesinden başlayarak dini içeriklerin yaygınlaştırılması ve okul mekânlarının ibadet esaslarına göre düzenlenmesi aynı politikanın parçalarıdır. Eğitim hizmetinin bilimsel, kamusal ve pedagojik niteliği zayıflatılırken dini kurum ve yapıların eğitim alanındaki yetki ve etkisi sürekli genişletilmektedir.
Özel okul, özel ders, güvenli eğitim alanı, sağlıklı beslenme ve kültür-sanat olanaklarına erişemeyen emekçi ailelerin çocukları, niteliksizleştirilen kamusal eğitimin sonuçlarına daha fazla maruz kalmaktadır. Emekçi ailelerin çocuklarının eğitim gördüğü okullarda laboratuvar, kütüphane, atölye, spor salonu, yemekhane ve rehberlik servisi için yer ve kaynak bulunamazken mevcut alanların mescide dönüştürülmesi, eğitimdeki eşitsizlikleri daha da büyütecektir. Daraltılan her derslik, kapatılan her atölye ve başka bir amaca tahsis edilen her ortak alan en fazla emekçi ailelerin çocuklarının eğitim hakkından eksiltilecektir.
Milli Eğitim Bakanlığı bir yandan okulların temizlik, bakım, beslenme. ve personel ihtiyacını velilerin ve okul-aile birliklerinin üzerine bırakmakta; bir öğün ücretsiz okul yemeğini kaynak yetersizliği gerekçesiyle uygulamamaktadır. Diğer yandan okul alanlarını toplu ibadete göre dönüştürmek ve bu uygulama için fiziki kapasite, personel ve bütçe oluşturmak istemektedir. Eğitimin piyasalaştırılması ile dinselleştirilmesi, parasız, bilimsel ve demokratik eğitim hakkını birlikte aşındırmaktadır. Öğrencilerin eğitimden kopmasına ve eğitim-öğretimin aksamasına yol açan temel sorunlar; derinleşen yoksulluk, beslenme ve barınma sorunları, ulaşım giderleri ve çocukların aile bütçesine katkıda bulunmak için çalışmak zorunda kalmasıdır. Birçok öğrenci eğitimine çalışarak devam etmeye uğraşırken, MESEM kapsamında çocuklar bizzat Milli Eğitim Bakanlığının eliyle işyerlerine gönderilmekte; ucuz iş gücü hâline getirilmekte ve iş cinayetleriyle karşı karşıya bırakılmaktadır. Çocukların okuldan, eğitimden ve yaşamdan kopmasına yol açan bu koşullar karşısında etkili önlemler almayanların, mescit düzenlemesini "öğrenci güvenliği" gerekçesiyle savunması kabul edilemez.
Bu bağlamda;
SORULAR
İstanbul Valiliğinin 22 Nisan 2026 tarihli yazısı Bakanlığınızın bilgisi, talebi, yönlendirmesi veya onayı doğrultusunda mı hazırlanmıştır? Yazının hazırlanması öncesinde Bakanlığınız ile İstanbul Valiliği arasında yapılan yazışmalar, toplantılar, GSOZ. değerlendirmeler ve görüşler nelerdir? Söz konusu belgeleri kamuoyuyla paylaşacak mısınız?
Yönetmeliklerde yer alan "uygun mekânda mescit" hükmünün, bütün mevcut okullarda cuma namazına uygun kapasitede toplu ibadet alanları oluşturulması biçiminde genişletilmesinin açık hukuki dayanağı nedir? Bir valiliğin Bakanlık yönetmeliklerinin kapsamını genişleterek okulun fiziki yapısı ve günlük işleyişi hakkında genel ve bağlayıcı bir talimat verme yetkisi bulunmakta mıdır?
Valilik yazısında öğrencilerin ibadet amacıyla okul dışına çıkmasının azaltılmasının hedeflendiği belirtilmiştir. İstanbul'da son üç eğitim öğretim yılında cuma namazına gitmek amacıyla okuldan ayrılan öğrenci sayısı kaçtır? Bu gerekçeyle meydana gelmiş kaç güvenlik olayı, devamsızlık kaydı veya eğitim-öğretim aksaması bulunmaktadır? Talimat hangi somut veriler ve ihtiyaç analizi üzerine hazırlanmıştır?
Mevcut okullarda hangi alanların mescide dönüştürülmesi planlanmaktadır? "Dersliklerin, laboratuvarların, kütüphanelerin, rehberlik servislerinin, destek eğitim odalarının, müzik ve resim atölyelerinin, spor salonlarının, yemekhanelerin, çok amaçlı salonların veya öğretmen odalarının bu amaçla daraltılmaması ya da kapatılmaması için hangi bağlayıcı güvenceler getirilmiştir?
"Cuma namazına uygun kapasite" hangi ölçütlere göre belirlenecektir? Bu belirleme yapılırken öğrencilerin veya eğitim emekçilerinin dini inançları, mezhepleri ya da ibadete katılma eğilimleri hakkında anket, liste veya başka bir veri toplama işlemi yapılmış mıdır? Kişilerin dini inançlarına ilişkin özel nitelikli kişisel verilerin toplanmasını ve işlenmesini engelleyecek hangi tedbirler alınmıştır?
Yeni mescitlerin yapımı, mevcut alanların dönüştürülmesi, abdesthane kurulması, tefrişat, bakım, temizlik, ısınma, güvenlik ve personel giderleri için öngörülen toplam bütçe nedir? Bu giderler Bakanlık, İstanbul Valiliği, okul-aile birlikleri, veliler, belediyeler, vakıflar, dernekler veya dini kuruluşlardan hangileri tarafından karşılanacaktır? Velilerden herhangi bir ad altında para veya malzeme talep edilecek midir?
Mescitlerin yapımı, tefrişi veya işletilmesi konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı, İnsan Vakfı ya da başka vakıf, dernek, cemaat ve dini kuruluşlarla imzalanmış veya imzalanması planlanan herhangi bir protokol bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa bu kuruluşların adları, üstlenecekleri görevler ve kullanacakları kamu kaynakları nelerdir?
Okullarda cuma namazını kimler kıldıracaktır? Diyanet İşleri Başkanlığı personeli, müftülük görevlileri, ÇEDES kapsamında görevlendirilen kişiler, öğretmenler, okul yöneticileri veya öğrenciler bu amaçla görevlendirilecek midir? Görevlendirilecek kişilerin hukuki statüsü, sorumluluğu ve ücretlendirilmesi nasıl belirlenecektir? Hutbe ve diğer dini içerikler hangi kurum tarafından hazırlanacak ve denetlenecektir?
Öğrencilerin cuma namazına katılıp katılmadığının tespit edilmesini, bu konuda yoklama veya liste tutulmasını, öğrencilere ve velilere inançları hakkında soru yöneltilmesini ve öğrencilerin idari, toplumsal, ailesel veya akran baskısına maruz bırakılmasını engelleyecek hangi somut ve denetlenebilir tedbirler alınacaktır? Reşit olmayan öğrencilerin katılımında veli izni ve çocuğun özgür iradesi nasıl aranacaktır?
Talimat hazırlanırken eğitim sendikalarının, okul aile birliklerinin, veli örgütlerinin, çocuk gelişimi uzmanlarının, rehber öğretmenlerin veya öğrencilerin görüşü alınmış mıdır? Uygulama nedeniyle baskı, ayrımcılık, fişleme ya da hak ihlali yaşandığını düşünen öğrenci, veli ve eğitim emekçilerinin başvurabileceği bağımsız ve güvenli bir şikâyet mekanizması kurulacak mıdır?
İstanbul dışındaki valiliklere veya il milli eğitim müdürlüklerine cuma mescitleri oluşturulması konusunda Bakanlığınız tarafından gönderilmiş yazı, genelge veya talimat bulunmakta mıdır? Ülke genelinde benzer bir uygulamanın yaygınlaştırılması planlanmakta mıdır?
Çocuklara bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek, temiz içme suyu, yeterli derslik, güvenli okul binası, kütüphane, laboratuvar, sanat ve spor alanı sağlanmazken kamu kaynaklarını toplu ibadet organizasyonuna ayıran bu talimatın geri çekilmesi için işlem yapacak mısınız? Okulların fiziki imkânlarını laik, bilimsel, eşit, parasız ve nitelikli eğitim hakkı doğrultusunda kullanmak üzere yeni bir düzenleme yapacak mısınız?
Öğrencilerin eğitimden kopmasına ve eğitim-öğretimin aksamasına yol açan yoksulluk, açlık, ulaşım ve barınma sorunları ile eğitimine devam ederken çalışmak zorunda kalan çocuklara ilişkin Bakanlığınızın elindeki veriler nelerdir? MESEM kapsamında işyerlerine gönderilen çocukların eğitim hakkını ve can güvenliğini korumak için hangi önlemler alınmıştır? Çocukların çalışırken yaralanması ve yaşamını yitirmesi, Bakanlığınız açısından mescit amacıyla okul dışına çıkmalarından daha öncelikli bir eğitim ve güvenlik sorunu değil midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·
b) 12.08.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1912341 sayılı yazınız.
c) 12.08.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1913354 sayılı yazınız.
Bakanlığımıza Ilgi (a-b-c)'de kayıtlı yazılarla iletilen Diyarbakır Milletvekili Serhat EREN'in 7/47382, İstanbul Milletvekili Iskender BAYAN'ın 7/47502, İstanbul Milletvekili Özgül SAKİ'nin 7/47503, Kayseri Milletvekili Mustafa Baki ERSOY'un 7/47504, İstanbul Milletvekili Kezban KONUKÇU'nun 7/47506, Adana Milletvekili Ayhan BARUT'un 7/47507 ile Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLİOĞLU'nun 7/47632 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.
E HiER * T.C.
ISTANBUL MİLLETVEKİLİ ISKENDER BAYHAN'IN 7/47502 ESAS NUMARALI
Bakanlığımıza bağlı eğitim kurumlarında eğitim hizmetleri; Anayasa'da güvence altına alınan eşitlik, din ve vicdan özgürlüğü ile 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nda yer alan genellik ve eşitlik ve laiklik ilkeleri doğrultusunda yürütülmektedir.
5442 sayılı Il İdaresi Kanunu'nun 9'uncu maddesinin (c) bendinde valilerin; kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuatın uygulanmasını sağlamak, bu amaçla gereken tedbirleri almakla görevli ve yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
Eğitim kurumlarında ibadet ihtiyacının karşılanmasına yönelik fiziki düzenlemeler de bu çerçevede ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre yapılmaktadır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19'uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, sosyal mekânlara ilişkin düzenleme kapsamında eğitim yapıları da sayılmış; aynı Yönetmelik'in 53'üncü maddesinin birinci fıkrasında, 19'uncu maddenin birinci fıkrasının (c), (ç), (e) ve (h) bentlerinde sayılan yerlerde kullanıcıların, çalışanların veya müşterilerin ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla mescit kullanımı için yeterli mekânların ayrılması öngörülmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği'nin 5'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, her kurumda doğal aydınlatmalı uygun mekânda kadın ve erkek için ayrı mescit bulunması hüküm altına alınmıştır. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve Ilköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 81'inci maddesinin altıncı fıkrasında, okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları ile yatılı bölge ortaokullarının pansiyon kısımlarında ibadet ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla doğal aydınlatmalı uygun mekânda mescit açılması; Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 99'uncu maddesinin ikinci fıkrasında ise okulda ibadet ihtiyacı için doğal aydınlatmalı uygun mekân ayrılması düzenlenmiştir. Öte yandan mevzuatta mescitlerin yalnızca vakit namazları için kullanılacağına ilişkin bir sınırlama bulunmadığından, okul binalarında bulunan mescitlerin fiziki imkân ve konum itibarıyla uygun olması hâlinde cuma namazı için kullanılmasının önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır.
İstanbul'da konuya ilişkin çalışma; cuma namazına katılmak amacıyla okul saatleri içerisinde okul dışına çıkmak isteyen öğrencilerin dışarıdaki güvenlik risklerine karşı korunması, okul dışına çıkışların azaltılması ve eğitim öğretim sürecinde oluşabilecek ders saati kayıplarının önlenmesi amacıyla mevcut fiziki imkânların değerlendirilmesine yöneliktir.
Bu kapsamda mevcut okullarda derslik, laboratuvar, kütüphane, atölye, spor alanı ve öğrencilerin kullandıkları diğer eğitim ve sosyal alanların mescide dönüştürülmesi öngörülmemekte; yalnızca eğitim öğretim faaliyetlerinde kullanılmayan boş alanların değerlendirilmesi esas alınmaktadır. İbadet alanlarının büyüklüğü de okulun mevcut fiziki imkânları çerçevesinde belirlenmektedir.
Okul ve kurumlarda yürütülen bütün iş ve işlemler; Anayasa, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ve ilgili eğitim mevzuatında yer alan eşitlik ve tarafsızlık esaslarına uygun olarak yürütülmektedir.
Bakanlığımıza bağlı okul ve kurumlarda yürütülen eğitim, sosyal, kültürel, sanatsal, sportif ve benzeri faaliyetler; Anayasa, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, ilgili mevzuat hükümleri, öğretim programları, pedagojik esaslar, öğrencilerin üstün yararı, kamu yararı, eşitlik ve tarafsızlık ilkeleri gözetilerek yürütülmektedir.
JURIYEY MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİMİN
Bakanlığımıza merkezi yönetim bütçe kanunlarıyla tahsis edilen ödeneklerden protokol imzalanan dernek ve vakıflara herhangi bir bütçe aktarımı yapılmamaktadır. İstanbul'da yürütülen ibadet alanı planlaması kapsamında ise velilerden herhangi bir ad altında para veya malzeme talep edilmesi söz konusu değildir.
Bakanlığımıza bağlı resmî ve özel okul ve kurumların denetimleri; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 320 ve 327'nci maddeleri gereğince, Bakanlık veya valilik oluruna dayalı olarak hazırlanan çalışma programları doğrultusunda Teftiş Kurulu Başkanlığı ile eğitim müfettişleri başkanlıklarınca yapılmaktadır. Bakanlığımıza bağlı okul ve kurumlarda görevli personelin mevzuatla belirlenen ödev ve sorumluluklarını ihlal ettiği veya kanunla belirlenen yasaklara aykırı hareket ettiği yönünde somut ihbar, şikâyet, bilgi veya belge bulunması hâlinde, Bakanlık veya valilik makamından alınacak olura istinaden müfettiş marifetiyle inceleme-soruşturma işlemi başlatılmaktadır. İddiaların doğrulanması hâlinde fiilin niteliği ve ağırlık derecesine göre ilgili mevzuatta öngörülen yaptırımlar teklif edilmektedir.
Öğrencilerin işletmelerdeki mesleki eğitimlerinin güvenli ortamlarda yürütülmesi amacıyla 02.02.2024 tarihinde "Mesleki Eğitimde Iş Sağlığı ve Güvenliği" konulu 2024/36 sayılı Genelge yayımlanmıştır. Genelge kapsamında işletmelerin mesleki eğitim bakımından uygunluğunun değerlendirilmesi, uygun olmayan işletmelere öğrenci gönderilmemesi, öğrencinin eğitiminden sorumlu usta öğretici bulundurulması ve iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin izlenmesine yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Bu kapsamda 2024 yılı sonuna kadar 253.940 işletme incelenmiş, uygun bulunmayan 23.252 işletmeyle yapılan sözleşme sonlandırılmıştır.
İstanbul Valiliğince konuya ilişkin olarak;
"Okullarda İbadet Alanı Planlaması" konulu 22.04.2026 tarihli ve 1132804 sayılı yazının Bakanlığın genel politikaları doğrultusunda gönderildiği; uygulamanın, kamu hizmetinden yararlanan kişilerin ibadetlerini serbestçe yerine getirebilmelerini sağlamak, öğrencilerin okul dışına çıkışlarını azaltarak dışarıdaki güvenlik risklerine karşı tedbir almak ve ders saati kayıplarını önlemek amacıyla yürütüldüğü,
İdari uygulamalar yürütülürken taşra teşkilatı, yerel idareler, sivil toplum kuruluşları ve eğitim paydaşlarıyla gerçekleştirilen çalışmalar, görüşmeler ve iletilen ihtiyaçların dikkate Okullardan gelen talepler doğrultusunda hiçbir sınıf veya laboratuvar alanının başka bir amaca dönüştürülmemesinin ve yalnızca boş alanların değerlendirilmesinin esas olduğu; derslik, laboratuvar, kütüphane, atölye, spor alanı veya öğrencilerin kullandıkları sosyal alanların mescide dönüştürülmesinin söz konusu olmadığı ve ibadet alanlarının büyüklüğünün fiziki imkânlara göre belirleneceği,
Yeni mescitlerin yapımı, mevcut alanların düzenlenmesi, abdesthane, tefrişat, bakım, temizlik, ısınma, güvenlik ve personel giderleri kapsamında velilerden herhangi bir ad altında para veya malzeme talep edilmeyeceği,
Mescitlerin yapımı, tefrişi veya işletilmesi konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı, İnsan Vakfı ya da başka vakıf, dernek, cemaat veya dinî kuruluşlarla imzalanmış veya imzalanması planlanan herhangi bir protokol bulunmadığı,
Öğrencilerin cuma namazına katılıp katılmadığının tespit edilmesi, bu konuda yoklama veya liste tutulması ve öğrenci veya velilere inançları hakkında soru yöneltilmesinin söz konusu olmadığı,
Cuma namazlarının kıldırılmasına ilişkin uygulamanın Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 78'inci maddesinin yedinci fıkrası çerçevesinde; Din
• ERTE - TOT Strateji Geliştirme Başkanlığı
Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri ile okulların yakınlarında bulunan Anadolu imam hatip liselerinin 11 ve 12'nci sınıf öğrencilerinin mesleki tatbikat uygulamaları kapsamında yürütülmesinin öngörüldüğü,
"Gönülden Bir Öğün", İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP), "Türkiye Yüzyılı Çocukları" ve benzeri eğitim ve sosyal destek projelerinin de eş zamanlı olarak yürütüldüğü,
Okul yöneticileri ve öğretmenler tarafından yürütülen iş ve işlemlerin Milli Eğitim mevzuatı ve politikalarına uygunluğunun denetlendiği, bildirilmiştir.
Yusuf TEKINMilli Eğitim Bakanı