İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/47503 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 34 GÜN

İstanbul Valiliğinin okullarda cuma mescidi oluşturulması konulu yazısına ilişkin

Kaynak göster

Özgül Saki (DEM Parti), 31 Temmuz 2026 tarihinde 7/47503 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 34 gün sonra, 3 Eylül 2026).

Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul). “İstanbul Valiliğinin okullarda cuma mescidi oluşturulması konulu yazısına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/47503, 31 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-47503-istanbul-valiliginin-okullarda-cuma-mescidi-olusturulmasi-konulu-yazisina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8ff84954-c23b-4aee-bad9-019fc699efdf

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 34 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 27 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasa'nın 98'inci ve Bikan içirac vin 96 act ve 9 uneu madeni gereğine yatıl olarak ipni yranu arz

AKP iktidarı, eğitimi dinselleştirme politikasında yeni ve daha ileri bir adım atmıştır. İstanbul Valiliği, yeni yapılacak okullarda toplu cuma namazına uygun mescitler oluşturulmasını, mevcut okul alanlarının ise "cuma mescidi"ne dönüştürülmesini dayatmaktadır. Bu düzenleme ibadet özgürlüğünün güvence altına alınması değil; devletin dini okulda örgütlemesi, kamusal eğitimin mekanını, zamanını ve gündelik işleyişini belirli bir ibadete göre düzenlemesidir. İstanbul Valiliğinin, İstanbul Valisi Davut Gül imzasıyla 22 Nisan 2026 tarihinde 39 ilçe kaymakamlığına ve ilgili kamu kurumlarına gönderdiği yazıda, yeni yapılacak okul ve eğitim kurumlarının proje ve planlamalarında cuma namazının kılınmasına imkan sağlayacak yeterli fiziki kapasiteye sahip mescit alanlarına yer verilmesi; mevcut okul ve eğitim kurumlarındaki uygun alanların ise "cuma mescidi" olarak kullanılmak üzere dönüştürülmesi istenmiştir. Basına 28 Temmuz 2026 tarihinde yansıyan yazıda, öğrenciler ile eğitim çalışanlarının ibadet ihtiyaçlarının karşılanması "eğitim hizmetlerinin bütünleyici bir parçası" olarak tanımlanmış; ibadet amacıyla okul dışına çıkışların azaltılmasının ve eğitim saatlerinin verimli kullanılmasının hedeflendiği belirtilmiştir.

Yazıda, Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği'nin 5'inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ile Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve Ilköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 81'inci maddesinin altıncı fıkrası dayanak gösterilmiştir. Ancak söz konusu hükümler belirli eğitim kurumlarında mescit bulunmasını düzenlerken Valilik yazısı; bütün yeni okul ve eğitim kurumlarında toplu cuma namazına yetecek kapasitede mekan oluşturulmasını ve mevcut okullardaki alanların bu amaçla dönüştürülmesini öngörmektedir. Böylece bir valilik yazısıyla yönetmelik hükümlerinin kapsamı genişletilmekte ve yeni bir genel yükümlülük yaratılmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Din ve vicdan özgürlüğünün güvencesi, devletin okullarda belirli bir ibadeti örgütlemesi değil; öğrencilerin inanma, inanmama, ibadete katılmama ve inancını açıklamaya zorlanmama haklarını korumasıdır. Laiklik ise bütün din ve mezhepler için okul içinde ayrı alanlar oluşturulması değil, kamusal eğitim hizmetinin hiçbir dinin kurallarına ve ibadet düzenine göre biçimlendirilmemesidir. Devletin belirli bir ibadet için mekan tahsis eden, bu mekanın kapasitesini belirleyen, okul programını ibadet saatlerine göre düzenleyen ve ibadetin gerçekleştirilmesini kolaylaştıran bir aktöre dönüşmesi laiklikle bağdaşmamaktadır. Valilik yazısında cuma namazının özel olarak esas alınması, yalnızca Sünni-Hanefi İslam anlayışına ait belirli bir ibadet biçiminin ayrıcalıklı kılınması değil; devletin dini ve ibadeti kamusal eğitim alanında örgütlemesi anlamına gelmektedir. Laiklik, devletin dini inanç ve ibadet alanını düzenlememesi, kamusal eğitim hizmetinin biçimlendirilmemesidir. Bu talimatla din, okulun fiziki ve idari yapısına yerleştirilmekte; eğitimin içeriğini, mekanını, zamanını ve gündelik işleyişini belirleyen kurucu bir norma dönüştürülmektedir. Böylece kamusal okul laik ve ortak bir eğitim alanı olmaktan çıkarılarak siyasal iktidarın dini-ideolojik müdahalesinin aracına çevrilmekte; öğrenciler de ibadete katılıp katılmama üzerinden kendilerini açıklamaya ve konumlandırmaya zorlanmaktadır. Buradaki sorun insanların inançları değil, siyasal iktidarın din ile devlet arasındaki ayrımı ortadan kaldırarak dini eğitime ve kamusal yaşama dayatmasıdır.

AKP iktidarı; zorunlu din derslerinin kapsamının genişletilmesi, Kuran-1 Kerim, Peygamberimizin Hayatı ve Temel Dini Bilgiler dersleri, imam hatipleştirme politikası, ÇEDES uygulamaları, Diyanet İşleri Başkanlığı ile dini vakıf ve derneklerle yapılan protokoller "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" aracılığıyla eğitimi sistematik biçimde dinselleştirmektedir. İstanbul Valiliğinin "cuma mescidi" talimatı, bu politikanın yeni bir halkası ve daha ileri bir aşamasıdır. Dini referanslar artık yalnızca müfredata, derslere ve okul etkinliklerine değil; okulun mimarisine, mekan kullanımına, zaman düzenine ve gündelik işleyişine de yerleştirilmektedir. Böylece kamusal okul, belirli bir din ve mezhebe ait toplu ibadetin devlet eliyle örgütlendiği bir alana dönüştürülmektedir. Bu talimat münferit bir idari işlem değil, laik ve bilimsel eğitimin tasfiyesini derinleştiren bütünlüklü bir siyasal projenin devamıdır.

Bu ideolojik tercih aynı zamanda sınıfsal bir kaynak aktarımı sorunudur. İstanbul'daki çok sayıda okulda derslik, kütüphane, laboratuvar, spor alanı, yemekhane, temiz su, hijyen ve depreme dayanıklı bina ihtiyacı sürmektedir. Çocuklar okula aç giderken, emekçi aileler eğitimin giderek artan maliyetini karşılamak zorunda bırakılırken ve öğretmenler güvencesizliğe mahkum edilirken kamusal kaynakların ve okul alanlarının cuma mescitlerine tahsis edilmesi, AKP iktidarının sınıfsal ve ideolojik önceliklerini ortaya koymaktadır. Kamusal eğitimin tasfiyesi ile eğitimin dinselleştirilmesi birbirini tamamlayan süreçlerdir: Devlet eğitimin maddi yükünü emekçi ailelere devrederken okulun içeriğini ve mekanını kendi ideolojik programı doğrultusunda düzenlemektedir.

Talimatın Bakanlık tarafından 81 ile gönderilmek yerine İstanbul Valiliği aracılığıyla İstanbul' daki 39 ilçenin tamamında uygulamaya konulması, İstanbul'un okulların toplu ibadete uygun biçimde yeniden düzenlenmesine yönelik bu modelin pilot ili olarak seçilip seçilmediği sorusunu doğurmaktadır. Yazının 22 Nisan 2026 tarihinde gönderilmesine rağmen yaklaşık üç ay boyunca kamuoyuna açıklanmaması ve başka illerde aynı kapsamda bir düzenlemenin kamuoyuna yansımamış olması, uygulamanın önce İstanbul'da hayata geçirilerek daha sonra ülke geneline yaygınlaştırılmasının planlandığı yönündeki kaygıları artırmaktadır. Bu bağlamda:

SORULAR

  1. İstanbul Valiliğinin 22 Nisan 2026 tarihli yazısı Bakanlığınızın bilgişi, talimatı veya onayıyla mı hazırlanmıştır? Yazıya ilişkin Bakanlığınız, Valilik ve İstanbul il Milli Eğitim Müdürlüğü arasındaki yazışma ve görüşmeler nelerdir; sorumlu birimler ve kamu görevlileri kimlerdir?

  2. Yönetmeliklerdeki mescit düzenlemesinin Valilik yazısıyla genişletilerek bütün eğitim kurumlarına "cuma mescidi" dayatılmasının hukuki dayanağı nedir? Bu işlem yetki gaspı değil midir?

  3. Devletin cuma namazını okulda örgütlemesi ve okulun fiziki ve idari düzenini ibadete göre biçimlendirmesi, din ile devlet işlerinin ayrılığı ve Anayasa'nın laiklik ilkesiyle nasıl bağdaştırılmaktadır? Bakanlığınız bu yetkiyi hangi hükümden almaktadır?

  4. Bakanlığınız hangi yetkiyle ibadeti "eğitim hizmetlerinin bütünleyici bir parçası" saymakta ve okulları devlet eliyle ibadet örgütlenen mekanlara dönüştürmektedir? Bunun hukuki ve pedagojik dayanağı nedir?

  5. Zorunlu din derslerinin genişletilmesi, dini içerikli seçmeli dersler, imam hatipleştirme, ÇEDES, dini kurum ve yapılarla protokoller ve *Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nin ardından okulların fiziki ve idari düzeninin de toplu ibadete göre biçimlendirilmesi, dinin eğitime dayatılmasının yeni aşaması mıdır? Bu doğrultuda hazırlanan başka hangi uygulamalar vardır?

  6. Yazıdaki "okul ve eğitim kurumları" ifadesi hangi kurumları kapsamaktadır? Talimat okul öncesinden liselere, özel eğitim kurumlarından halk eğitimi merkezlerine kadar Bakanlığınıza bağlı bütün kurumlarda mı uygulanacaktır?

  7. İstanbul'da kaç okulda mescit bulunmaktadır? Yazının ardından kaç okulda mescit oluşturulmuş veya mevcut alanlar cuma mescidine dönüştürülmüştür? Verilerin ilçe ve okul türüne göre dağılımı nedir?

  8. Cuma mescidine dönüştürülen veya dönüştürülmesi planlanan yerlerin önceki kullanım amaçları nelerdir? Derslik, kütüphane, laboratuvar, atölye, rehberlik servisi, yemekhane, spor alanı veya ortak kullanım alanlarının ibadete tahsisine kim karar vermiştir?

  9. Mescitlerin yapımı, dönüşümü, donanımı, temizliği, ısıtılması, güvenliği ve bakımı için ne kadar kamu kaynağı ayrılmıştır? Harcamalar hangi bütçelerden karşılanacaktır? Dini vakıf, dernek, cemaat, şirket veya bağışçılardan katkı alınacak mıdır?

  10. İstanbul' da derslik, kütüphane, laboratuvar, spor salonu, yemekhane, temiz su, tuvalet, hijyen malzemesi veya depreme dayanıklı bina ihtiyacı bulunan kaç okul vardır? Bu ihtiyaçlar karşılanmazken kaynakların cuma mescitlerine ayrılması, iktidarın ideolojik tercihlerini çocukların eğitim hakkının önüne koyması değil midir?

  11. Cuma namazına katılacak öğrencilerin belirlenmesi amacıyla çocukların dını inançları, mezhepleri veya ibadete katılımları kaydedilecek midir? Öğrencilerin inanç temelinde fişlenmesini açıkça yasaklayan bağlayıcı bir talimat yayımlanmış mıdır?

  12. Cuma namazı sırasında dersler sürecek midir? İbadete katılım; ders, yoklama, sınav, etkinlik veya okul imkanlarından yararlanmada farklılık yaratacak mıdır? Eğitim zamanı hangi yetkiyle ibadet saatlerine göre düzenlenmektedir?

  13. Yazı, gönderildiği 22 Nisan 2026'dan yaklaşık üç ay sonra basına yansımıştır. Laik eğitimi hedef alan bu talimat neden resmi olarak yayımlanmamış ve kamuoyundan gizlenmiştir?

  14. İstanbul, okulların toplu ibadete göre yeniden düzenlenmesinde pilot il olarak mı seçilmiştir? Uygulamanın İstanbul'da sınanıp ülke geneline yayılması için yürütülen çalışmalar nelerdir?

  15. "Cuma mescidi" uygulamasının 2026-2027 eğitim öğretim yılında diğer illere yayılması planlanmakta mıdır? Bu amaçla hazırlanmış genelge, yönerge, proje, takvim, mimari standart veya bütçe çalışması var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·

b) 12.08.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1912341 sayılı yazınız.

c) 12.08.2026 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1913354 sayılı yazınız. Bakanlığımıza Ilgi (a-b-c)'de kayıtlı yazılarla iletilen Diyarbakır Milletvekili Serhat EREN'in 7/47382, İstanbul Milletvekili Iskender BAYAN'ın 7/47502, İstanbul Milletvekili Özgül SAKI'nin 7/47503, Kayseri Milletvekili Mustafa Baki ERSOY'un 7/47504, İstanbul Milletvekili Kezban KONUKÇU'nun 7/47506, Adana Milletvekili Ayhan BARUT'un 7/47507 ile Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLIOĞLU'nun 7/47632 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

Bakanlığımıza bağlı eğitim kurumlarında eğitim hizmetleri; Anayasa'da güvence altına alınan eşitlik, din ve vicdan özgürlüğü ile 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nda yer alan genellik ve eşitlik ve laiklik ilkeleri doğrultusunda yürütülmektedir.

5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 9'uncu maddesinin (c) bendinde valilerin; kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve diğer mevzuatın uygulanmasını sağlamak, bu amaçla gereken tedbirleri almakla görevli ve yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.

Eğitim kurumlarında ibadet ihtiyacının karşılanmasına yönelik fiziki düzenlemeler de bu çerçevede ve yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre yapılmaktadır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 19'uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, sosyal mekânlara ilişkin düzenleme kapsamında eğitim yapıları da sayılmış; aynı Yönetmelik'in 53'üncü maddesinin birinci fıkrasında, 19'uncu maddenin birinci fıkrasının (c), (ç), (e) ve (h) bentlerinde sayılan yerlerde kullanıcıların, çalışanların veya müşterilerin ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla mescit kullanımı için yeterli mekânların ayrılması öngörülmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği'nin 5'inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, her kurumda doğal aydınlatmalı uygun mekânda kadın ve erkek için ayrı mescit bulunması hüküm altına alınmıştır. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 81'inci maddesinin altıncı fıkrasında, okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumları ile yatılı bölge ortaokullarının pansiyon kısımlarında ibadet ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla doğal aydınlatmalı uygun mekânda mescit açılması; Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 99'uncu maddesinin ikinci fıkrasında ise okulda ibadet ihtiyacı için doğal aydınlatmalı uygun mekân ayrılması düzenlenmiştir. Öte yandan mevzuatta mescitlerin yalnızca vakit namazları için kullanılacağına ilişkin bir sınırlama bulunmadığından, okul binalarında bulunan mescitlerin fiziki imkân ve konum itibarıyla uygun olması hâlinde cuma namazı için kullanılmasının önünde hukuki bir engel bulunmamaktadır.

İstanbul'da konuya ilişkin çalışma; cuma namazına katılmak amacıyla okul saatleri içerisinde okul dışına çıkmak isteyen öğrencilerin dışarıdaki güvenlik risklerine karşı korunması, okul dışına çıkışların azaltılması ve eğitim öğretim sürecinde oluşabilecek ders saati kayıplarının önlenmesi amacıyla mevcut fiziki imkânların değerlendirilmesine yöneliktir.

Bu kapsamda mevcut okullarda derslik, laboratuvar, kütüphane, atölye, spor alanı ve öğrencilerin kullandıkları diğer eğitim ve sosyal alanların mescide dönüştürülmesi öngörülmemekte; yalnızca eğitim öğretim faaliyetlerinde kullanılmayan boş alanların değerlendirilmesi esas alınmaktadır. İbadet alanlarının büyüklüğü de okulun mevcut fiziki imkânları çerçevesinde belirlenmektedir.

Okul ve kurumlarda yürütülen bütün iş ve işlemler; Anayasa, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ve ilgili eğitim mevzuatında yer alan eşitlik ve tarafsızlık esaslarına uygun olarak yürütülmektedir.

Bakanlığımıza bağlı okul ve kurumlarda yürütülen eğitim, sosyal, kültürel, sanatsal, sportif ve benzeri faaliyetler; Anayasa, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu, ilgili mevzuat hükümleri, öğretim programları, pedagojik esaslar, öğrencilerin üstün yararı, kamu yararı, eşitlik ve tarafsızlık ilkeleri gözetilerek yürütülmektedir.

Bakanlığımıza merkezi yönetim bütçe kanunlarıyla tahsis edilen ödeneklerden protokol imzalanan dernek ve vakıflara herhangi bir bütçe aktarımı yapılmamaktadır. İstanbul'da yürütülen ibadet alanı planlaması kapsamında ise velilerden herhangi bir ad altında para veya malzeme talep edilmesi söz konusu değildir.

Bakanlığımıza bağlı resmî ve özel okul ve kurumların denetimleri; 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 320 ve 327'nci maddeleri gereğince, Bakanlık veya valilik oluruna dayalı olarak hazırlanan çalışma programları doğrultusunda Teftiş Kurulu Başkanlığı ile eğitim müfettişleri başkanlıklarınca yapılmaktadır. Bakanlığımıza bağlı okul ve kurumlarda görevli personelin mevzuatla belirlenen ödev ve sorumluluklarını ihlal ettiği veya kanunla belirlenen yasaklara aykırı hareket ettiği yönünde somut ihbar, şikâyet, bilgi veya belge bulunması hâlinde, Bakanlık veya valilik makamından alınacak olura istinaden müfettiş marifetiyle inceleme-soruşturma işlemi başlatılmaktadır. İddiaların doğrulanması hâlinde fiilin niteliği ve ağırlık derecesine göre ilgili mevzuatta öngörülen yaptırımlar teklif edilmektedir.

Öğrencilerin işletmelerdeki mesleki eğitimlerinin güvenli ortamlarda yürütülmesi amacıyla 02.02.2024 tarihinde "Mesleki Eğitimde Iş Sağlığı ve Güvenliği" konulu 2024/36 sayılı Genelge yayımlanmıştır. Genelge kapsamında işletmelerin mesleki eğitim bakımından uygunluğunun değerlendirilmesi, uygun olmayan işletmelere öğrenci gönderilmemesi, öğrencinin eğitiminden sorumlu usta öğretici bulundurulması ve iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin izlenmesine yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Bu kapsamda 2024 yılı sonuna kadar 253.940 işletme incelenmiş, uygun bulunmayan 23.252 işletmeyle yapılan sözleşme sonlandırılmıştır.

İstanbul Valiliğince konuya ilişkin olarak;

"Okullarda Ibadet Alanı Planlaması" konulu 22.04.2026 tarihli ve 1132804 sayılı yazının Bakanlığın genel politikaları doğrultusunda gönderildiği; uygulamanın, kamu hizmetinden yararlanan kişilerin ibadetlerini serbestçe yerine getirebilmelerini sağlamak, öğrencilerin okul dışına çıkışlarını azaltarak dışarıdaki güvenlik risklerine karşı tedbir almak ve ders saati kayıplarını önlemek amacıyla yürütüldüğü,

İdari uygulamalar yürütülürken taşra teşkilatı, yerel idareler, sivil toplum kuruluşları ve eğitim paydaşlarıyla gerçekleştirilen çalışmalar, görüşmeler ve iletilen ihtiyaçların dikkate alındığı,

Okullardan gelen talepler doğrultusunda hiçbir sınıf veya laboratuvar alanının başka bir amaca dönüştürülmemesinin ve yalnızca boş alanların değerlendirilmesinin esas olduğu; derslik, laboratuvar, kütüphane, atölye, spor alanı veya öğrencilerin kullandıkları sosyal alanların mescide dönüştürülmesinin söz konusu olmadığı ve ibadet alanlarının büyüklüğünün fiziki imkânlara göre belirleneceği,

Yeni mescitlerin yapımı, mevcut alanların düzenlenmesi, abdesthane, tefrişat, bakım, temizlik, ısınma, güvenlik ve personel giderleri kapsamında velilerden herhangi bir ad altında para veya malzeme talep edilmeyeceği,

Mescitlerin yapımı, tefrişi veya işletilmesi konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı, İnsan Vakfı ya da başka vakıf, dernek, cemaat veya dinî kuruluşlarla imzalanmış veya imzalanması planlanan herhangi bir protokol bulunmadığı,

Öğrencilerin cuma namazına katılıp katılmadığının tespit edilmesi, bu konuda yoklama veya liste tutulması ve öğrenci veya velilere inançları hakkında soru yöneltilmesinin söz konusu olmadığı,

Cuma namazlarının kıldırılmasına ilişkin uygulamanın Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 78'inci maddesinin yedinci fıkrası çerçevesinde; Din

Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri ile okulların yakınlarında bulunan Anadolu imam hatip liselerinin 11 ve 12'nci sınıf öğrencilerinin mesleki tatbikat uygulamaları kapsamında yürütülmesinin öngörüldüğü,

"Gönülden Bir Öğün", İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (ISMEP), "Türkiye Yüzyılı Çocukları" ve benzeri eğitim ve sosyal destek projelerinin de eş zamanlı olarak yürütüldüğü,

Okul yöneticileri ve öğretmenler tarafından yürütülen iş ve işlemlerin Millî Eğitim mevzuatı ve politikalarına uygunluğunun denetlendiği, bildirilmiştir.

Yusuf TEKİNMilli Eğitim Bakanı

Metin otomatik okundu. 5 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir