Küçük esnafın yaşadığı ekonomik sorunlara ilişkin
Kaynak göster
Talat Dinçer (Yeni Parti), 3 Ağustos 2026 tarihinde 7/47537 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ticaret Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 23 gün sonra, 26 Ağustos 2026).
Talat Dinçer (Yeni Parti, Mersin). “Küçük esnafın yaşadığı ekonomik sorunlara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/47537, 3 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-47537-kucuk-esnafin-yasadigi-ekonomik-sorunlara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/023f54ec-878d-41c3-8a63-019fcbc2f9a9
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 23 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 14 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımı Ticaret Bakanı Sayın Ömer BOLAT tarafından Anayasa'nın 98. Ve TBMM Içtüzüğü'nün maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Toplumun ve ekonominin temel taşı olan esnaf, bugün Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik darboğazlarından biriyle karşı karşıyadır. Türkiye genelinde ortalama 2 milyon 600 bin esnaf ve sanatkâr işletmesi faaliyet göstermektedir. Bu rakam yalnızca iş yeri sayısını ifade etmemektedir, milyonlarca esnafı, ailelerini, yanlarında çalışanları, çırakları, kalfaları, tedarikçileri ve bu işletmelerden geçimini sağlayan milyonlarca vatandaşı temsil etmektedir. Esnaf, bu ülkenin her mahallesinde, her sokağında, her ilçesinde ve her ilinde bulunmaktadır. Sabah ilk kepengi açan, gece son ışığı söndüren; vergisini ödeyen, istihdam sağlayan, üretime katkı sunan ve mahallesine sahip çıkan kesimdir.2 milyon 600 bin iş yerini görmezden gelemeyiz, Esnafı yok sayamayız, Esnafı ezemeyiz, Esnafın feryadına kulaklarımızı kapatamayız. Çünkü esnaf yalnızca bir meslek grubu değil, Türkiye ekonomisinin omurgası, toplumsal hayatın vicdanı ve 2022 yılından 2026 yılı Haziran ayı sonu itibariyle 568 bin 485 Esnaf işyeri kapatmıştır. Bu durum, esnafın içinde bulunduğu ekonomik zorlukların en önemli göstergelerinden biridir, Esnaf artık kazanç elde etmekten çok, işletmesini ayakta tutma mücadelesi vermektedir. Döviz bazlı kiralar, stopaj yükü, çeşitli vergi kalemleri, Bağ-Kur ve sigorta primleri, yüksek enerji maliyetleri ve artan enflasyon işletmeler üzerinde ağır bir yük oluşturmaktadır. Türk lirasındaki değer kaybı nedeniyle sermayesi eriyen esnaf, sattığı ürünün yerine yenisini koyamaz hale gelmiş, çoğu zaman kazanmadan harcama yapmak zorunda kalmıştır. Kartlı alışverişlerde uygulanan POS cihazı komisyonları, banka kesintileri ve bakım ücretleri de esnafın gelirini daha işletme kasasına girmeden azaltmaktadır. Mahalle esnafı, zincir marketler ve alışveriş merkezleri karşısında ağır rekabet koşulları altında mücadele etmektedir. Büyük sermaye karşısında yeterli desteği bulamayan küçük işletmeler; aldığı ürünü satmakta ve sattığı ürünün yerine yenisini koymakta zorlanmaktadır. Gıda sektöründe uygulanan KDV sistemi de esnaf açısından önemli bir mali yük oluşturmaktadır. Esnaf alışta %1 KDV ile işlem yaparken, işlenmiş ürünlerde %10 KDV yüküyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu durum küçük işletmelerin maliyetlerini artırmaktadır. Bunun yanında, müzik kullanan işletmelerden telif hakkı kapsamında talep edilen yüksek ücretler de esnafı zor durumda bırakmaktadır. Dört ayrı kuruluştan yalnızca bir kuruluşun, yıllık 100 metrekarelik bir işletme için 600 bin TL ücret talep ettiği belirtilmektedir. Bu tür yüksek maliyetler birçok işletmeyi ekonomik olarak zorlamakta, bazı uyuşmazlıklar mahkeme süreçlerine taşınmaktadır. Ulaşım sektöründe faaliyet gösteren esnaf da sürekli artan maliyetler nedeniyle ciddi sorunlar yaşamaktadır. Akaryakıt fiyatlarındaki sürekli artışlar, yüksek otoyol ve köprü geçiş ücretleri, zorunlu olan yüksek ücretli belgeler, sektörün yükünü artırmakta, birçok işletmeyi kontak kapatma noktasına getirmektedir. Ulaşım sektörüne yönelik hurda araç desteği sağlanmalı, vergi indirim desteği sağlanarak ticari araçların yenilenmesi sağlanarak, kalıcı teşvikler hayata geçirilmelidir. Esnafın en önemli sorunlarından biri de finansmana erişimdir. Banka borçları, ana parayı aşan faiz yükleri nedeniyle ödenemez hale gelmiş; vergi ve SGK borçlarına uygulanan gecikme faizleri işletmeleri içinden çıkılması zor bir noktaya taşımıştır. Borç yükü altında ezilen esnaf krediye ulaşamamakta, yatırım yapamamakta ve işletmesini geliştirememektedir. Bu nedenle faiz oranları düşürülmeli, banka borçları makul şartlarda yeniden yapılandırılmalı, kamu borçlarının faizi silinmeli ve ödeme kolaylığı sağlanmalıdır. Ayrıca sicil affı çıkarılarak ticari hayatına devam etmek isteyen esnafa yeni bir başlangıç imkânı verilmelidir. Esnafın yıllardır beklediği önemli konulardan biri de emeklilik hakkıdır. Bağ-Kur'lular için 7200 prim günü düzenlemesine ilişkin beklenti henüz karşılanmamıştır. Milyonlarca esnaf, diğer sigortalılara göre daha uzun süre prim ödeyerek daha geç emekli olmak zorunda kalmaktadır.
Yıllarca vergisini veren, primini ödeyen ve ülke ekonomisine katkı sağlayan esnatın emeklilikte adalet talebi karşılanmalı, verilen sözler yerine getirilmeli ve 7200 prim günü düzenlemesi bir an önce hayata geçirilmelidir. Vergi yükünün hafifletilmesi, haksız rekabetin önlenmesi, küçük işletmelerin desteklenmesi, üreticinin korunması, finansman maliyetlerinin düşürülmesi ve sürdürülebilir ekonomik politikaların hayata geçirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bugün esnafın sesi duyulmazsa yarın yalnızca dükkanlar kapanmayacak, şehirlerin ruhu, mahalle kültürü, üretim gücü ve ekonomik bağımsızlığımız da büyük yara alacaktır. Esnaf sadece destek istememektedir. Esnaf; emeğinin karşılığını, adil rekabet şartlarını, ulaşılabilir finansmanı, hak ettiği emekliliği ve geleceğe güvenle bakabileceği bir ekonomik düzen istemektedir. Bu kapsamda; esnafın yaşadığı ekonomik sorunların, artan maliyetlerin, finansmana erişim problemlerinin, emeklilik haklarının, vergi yüklerinin ve sektörel sorunların ayrıntılı şekilde incelenmesi, çözüm önerilerinin belirlenmelidir.
Bu bilgiler doğrultusunda:
SORULAR
2 milyon 600 bin esnafımız ekonomik darboğazdayken, iktidar esnafın feryadını daha ne kadar duymazdan gelecek?
Son yıllarda yüz binlerce esnaf kepenk kapatırken, bu tablonun sorumluluğunu kım üstlenecek?
Vergisini veren, istihdam sağlayan esnaf neden sürekli yük altında bırakılıyor? 4. Esnafın maliyetleri artarken, gelirleri erirken hükümet neden kalıcı destek adımları atmıyor?
Küçük esnaf zincir marketlerle ve büyük sermayeyle nasıl rekabet edecek? 6. Esnaf borç batağındayken, faiz yükü altında ezilirken neden kapsamlı bir yapılandırma yapılmıyor!
Vergi ve SGK borçlarında kolaylık sağlanmazken, esnaftan ayakta kalması nasıl bekleniyor?
Yıllarca prim ödeyen Bağ-Kur'lu esnafın 7200 gün emeklilik talebi neden hâlâ karşılanmıyor?
Esnafın ödediği vergi artarken, aldığı destek neden aynı oranda artmıyor? 10. Esnaf destek beklerken neden sürekli yeni yüklerle karşı karşıya bırakılıyor?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·
İlgide kayıtlı yazıları ekinde yer alan, Mersin Milletvekili Sayın Talat DİNÇER tarafından verilen 7/47537 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Mersin Milletvekili Sayın Talat DİNÇER'e Ait 7/47537 Sayılı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevaplar:
Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla önergenize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:
1. 10) Esnaf ve Sanatkâr Bilgi Sistemi (ESBIS) kayıtlarına göre, Türkiye genelinde Temmuz ayı sonu itibarıyla 2026 yılında 169.835 tescil işlemi, buna karşılık 73.159 terkin işlemi gerçekleştirilmiştir. Terkin işlemleri, yalnızca ekonomik zorluk kaynaklı olarak değil ticari hayatın doğal akışı içerisinde; esnaf ve sanatkârların meslek değiştirmesi, tacir sınıfına geçmesi, emekli olması, vefat etmesi ya da işini kapatarak farklı sektörlere yönelmesi gibi çok çeşitli nedenlerle de gerçekleşebilmektedir.
Öte yandan, esnaf ve sanatkârların en önemli finansman kaynağı olan Hazine sübvansiyonlu krediler kapsamında, 2002 yılından bu yana ülkemiz genelinde 826,6 milyar liraya yakın faiz indirimli kredi kullandırmıştır. 2025 yılı içerisinde 257.709 adet kullandırım kapsamında esnaf ve sanatkârlara ülkemiz genelinde 175,8 milyar TL tutarında ve yıllık bazda rekor düzeyde kredi kullandırılmıştır. 2026 yılının ilk 7 ayında ise 114.306 adet kullandırım kapsamında sağlanan kredilerin toplam tutarı 87,4 milyar TL'yi aşmıştır.
2002 yılından bu yana, söz konusu kredilere ilişkin olarak; faiz oranları ile kesinti ve komisyon oranlarında indirimlerin sağlanması, kredi limitlerinin artırılması, yatırım kredileri ile sıfır faizli kredilerin hayata geçirilmesi, kredi ve kefalet kooperatiflerinin nitelik ve nicelik bakımından geliştirilmesi gibi pek çok önemli imkân ve kolaylık hayata geçirilmiştir. Belınlı dönemlerde borçlara ilişkin yapılandırma uygulanmıştır. Yine, yakın dönemde, kredi üst limitlerinde yeni artışlar sağlanmış, faiz oranı düşürülmüş, azami taksit ödeme vadesi ile toplam kredi geri ödeme süresinde kolaylıklar sağlanmış, yatırım kredileri içerisine yeni finansman seçenekleri dahil edilmiş, faturalandırma şartı ertelenmiş, SGK ile vergi borçları nedeniyle yaşanan finansmana erişim sorunu ortadan kaldırılmış ayrıca kredi ve kefalet kooperatiflerinin çalışma bölgelerinde düzenleme yapılmıştır. Bunların dışında, Bakanlığımızca, esnaf ve sanatkârlarımızın korunması noktasında gerekli tüm diğer adımlar da atılmaktadır.
Ayrıca, zincir mağazaların piyasa gücü karşısında küçük işletmelerin rekabet gücünün korunması, Bakanlığımızın esnaf ve sanatkârlara yönelik çalışmalarında önem verilen hususlardan biridir. Bu kapsamda, perakende ticaret ve elektronik ticaret alanındaki mevzuat ve uygulamalar Bakanlığımızca takip edilmektedir. Esnaf ve sanatkârların adil rekabet koşulları içerisinde faaliyet gösterebilmeleri, piyasadaki rekabet koşullarının korunması ve dijitalleşmenin sunduğu imkânlardan yararlanabilmeleri amacıyla çalışmalar yürütülmektedir.
Diğer taraftan, 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili ikincil mevzuat kapsamında esnaf ve sanatkârlar ile küçük ölçekli işletmelerin rekabet gücünün korunmasına yönelik çeşitli düzenlemeler bulunmaktadır. Bu kapsamda, alışveriş merkezlerinde toplam satış alanının en az %'inin esnaf ve sanatkâr işletmelerine ayrılması; kaybolmaya yüz tutmuş meslekleri icra edenlere belirli oranda yer ayrılarak bu yerlerin rayiç bedelin dörtte birini aşmayacak şekilde kiralanması, perakende işletmelerin çalışma gün ve saatlerinin, sektörün ve bölgenin özellikleri ile rekabet koşulları dikkate alınarak belirlenmesi, belirli tarım ve gıda ürünlerinde küçük işletmeler lehine ödeme sürelerine ilişkin sınırlamalar getirilmesi gibi düzenlemelerle küçük işletmelerin korunması ve adil rekabet koşullarının güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Sonuç olarak; Bakanlığımızca esnaf ve sanatkârlarımızın karşılaştıkları sorunlara diğer kurum ve kuruluşlar ile iş birliği içerisinde çözümler sunulması için çalışmalara aralıksız şekilde devam edilmekte, sektörlerimizdeki tüm gelişmeler meslek kuruluşlarımızla koordineli şekilde yakından takip edilmekte, esnaf ve sanatkârlarımızca iletilen muhtelif ve talep ve öneriler, Bakanlığımızca titizlikle değerlendirilmektedir.