Altın madenciliği faaliyetlerinin çevresel etkilerine ilişkin
Kaynak göster
Ali Yüksel (Yeni Yol), 14 Ağustos 2026 tarihinde 7/47928 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 46 gün sonra, 29 Eylül 2026).
Ali Yüksel (Yeni Yol, Konya). “Altın madenciliği faaliyetlerinin çevresel etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/47928, 14 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-47928-altin-madenciligi-faaliyetlerinin-cevresel-etkilerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/786a0509-7f1d-414d-907d-01a00ecf3a10
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 46 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa'nın 98 ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 96'ncı maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim.
Son yıllarda Türkiye'nin farklı bölgelerinde altın madenciliği faaliyetlerinin hızla arttığı, yeni ruhsat alanlarının açıldığı ve özellikle yabancı şirketlerin yoğun biçimde bu sahalara yöneldiği bilinmektedir. Ancak bu faaliyetlerin çevresel etkileri, kullanılan siyanür ve benzeri kimyasalların doğa ve insan sağlığı üzerindeki riskleri, yerel halkın rızasının çoğu zaman dikkate alınmaması ve elde edilen ekonomik değerin ülke ekonomisine ne ölçüde yansıdığı konusunda kamuoyunda ciddi kaygılar bulunmaktadır.
Toprağın, suyun ve ormanların telafisi mümkün olmayan biçimde tahrip edildiği; köylünün yaşadığı alanların daraltıldığı, şirketlerin kazandığı milyarlar konuşulurken geriye zehirli atıklar ve kurumuş derelerin bırakıldığı yönündeki iddialar her geçen gün artmaktadır. Milletin yeraltı zenginliklerinin kimlere, hangi şartlarla ve ne karşılığında verildiği sorusu ise hâlen şeffaf biçimde yanıtlanmış değildir.
Milletin toprağını, suyunu ve geleceğini ilgilendiren bu konuda hükümetin sessiz kalması kabul edilemez. Altın madenciliği adı altında ülkenin doğal varlıklarının geri dönüşü olmayan biçimde tüketilmesine göz yumulup yumulmadığı sorusu artık net bir şekilde yanıtlanmalıdır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Türkiye genelinde faaliyet gösteren altın madeni sayısı kaçtır? Bunların kaçı yabancı şirketler tarafından işletilmektedir?
Son 20 yılda altın madenciliği için verilen ruhsatların toplam alan büyüklüğü nedir? Bu ruhsatlar hangi kriterlere göre dağıtılmıştır?
Altın madenciliği faaliyetlerinden devletin elde ettiği toplam gelir ne kadardır? Şirketlerin elde ettiği toplam kâr ile karşılaştırıldığında kamu payı hangi seviyededir?
Siyanür liçi yöntemi kullanılan madenlerde meydana gelen çevresel kazalar, sızıntılar ve kirlilik vakaları kaçtır? Bu olaylar nedeniyle hangi şirketlere hangi yaptırımlar uygulanmıştır?
Altın madeni faaliyetleri nedeniyle tarım arazisini kaybeden, göç etmek zorunda kalan veya su kaynakları zarar gören yerleşim yerlerinin sayısı kaçtır? Bu vatandaşlara hangi telafi mekanizmaları sağlanmıştır?
Ruhsat verilen sahaların kaçında ÇED süreçleri yerel halkın gerçek katılımı sağlanarak tamamlanmıştır? Bu süreçlerin bağımsız denetimi yapılmakta
Türkiye'nin yeraltı zenginliklerinin ulusal çıkarlar doğrultusunda işletilmesi için yabancı şirketlere tanınan vergi, teşvik ve muafiyetlerin toplam maliyeti nedir?
Maden sahaları için ilgili şirketler tarafından taahhüt edilen yeşillendirme, ağaçlandırma faaliyetlerinin alan ve kalite takibi yapılmakta mıdır?
Taahhütlerini gerçekleştirmeyen şirketlere yönelik cezai yaptırım örnekleri var mıdır?
Tabiatı koruma ve yeniden yeşillendirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen şirketlere yönelik olarak lisans iptali uygulaması gündeme alınacak mıdır? Bu nedenle iptal edilmiş bir lisans var mıdır?