Diyarbakır'da gerçekleşen kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin
Kaynak göster
Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti), 9 Eylül 2026 tarihinde 7/49080 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Cumhurbaşkanı Yardımcılığı. Cevap bekleniyor.
Ceylan Akça Cupolo (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'da gerçekleşen kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/49080, 9 Eylül 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-49080-diyarbakir-da-gerceklesen-kadina-yonelik-siddet-olaylari-ile-kadin-cinayetlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/bdbc7362-09bd-4181-b72a-01a08b53511d
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap bekleniyor
Verilişinden bu yana 36 gün geçti; 15 günlük süre 24 Eylül 2026 tarihinde doldu, cevap henüz yayımlanmadı.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)00% HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ
GRUP BAŞKANLIGI Sayı : 19787 Tarih : 08,09.2026 49080
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Aşağıdaki sorularımın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Diyarbakır'da kadınların maruz kaldığı şiddet ve peş peşe gelen şüpheli ölümler, kentteki kadınların can güvenliğinin kalmadığını gösteriyor. Sadece ilk 7 ayda 2 bin 520 kadının şiddet sebebiyle resmi makamlara başvurması, vahim bir tablonun net bir göstergesidir. Her yıl bir önceki yılı aşarak katlanan kadın cinayetleri ve şüpheli ölümler, yalnız can kayıplarıyla sınırlı kalmıyor; faillerin olayın üzerini örtme ve aileleri susturma çabalarıyla daha da tehlikeli bir boyuta ulaşıyor.
Nitekim Bağlar ilçesine bağlı Kırmasırt Mahallesi'nde 20 Haziran'da evinde ölü bulunan 2 çocuk annesi ve 2 aylık hamile Nurcan Akirinç'in ardından yaşananlar bu durumun en somut örneği. Nurcan Akirinç'in şüpheli ölümünün hemen ardından ailesi sistemli bir baskı cenderesine alındı. Anne Asiye Akirinç'in beyanlarına göre aile, ölüm öncesinde ve sonrasında dini nikahlı eş M.A. ve yakınları tarafından tehdit edildi. Haberlerin kaldırılması ve olayın kamuoyundan gizlenmesi için köylüler ve köy imamı aracı kılınarak aileye gözdağı verildi. Baba Hasan Akirinç'in jandarmaya başvurusu üzerine koruma kararı alınmış olsa da bu vaka, faillerin adalet arayışını boğmak için yerel mekanizmaları nasıl fütursuzca kullandığını açıkça sergiliyor. Soruşturmaların karartılmasına göz yummak ve tehdit edilen aileleri koruyamamak, devleti bu suçların doğrudan ortağı haline getirir. Bu bağlamda;
SORULAR
Nurcan Akirinç vakasında iddia edildiği üzere, bir köy imamının şüpheli kadın ölümünü örtbas etmek, haberleri sildirmek ve mağdur aileyi baskı altına almak amacıyla faillerin elçisi/aracısı gibi hareket etmesi bilginiz dahilinde midir; bu personel hakkında idari soruşturma başlatılmış mıdır?
Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görev yapan din görevlilerinin (imam, vaiz, müftü), kadına yönelik şiddette ve şüpheli kadın ölümlerinde fail veya şüpheli aileler lehine aracılık yapmasını, hakikatin karartılmasına alet olmasını engelleyici açık bir talimatınız ya da etik kodunuz var mıdır?
Yerellerde din görevlilerinin adalet mekanizmasını felç eden, hukuku baypas eden ve kadınları sindiren gayriresmi barıştırma veya üstünü kapatma süreçlerine müdahil olmalarına karşı uyguladığınız bir yaptırım mevcut mudur?
Bakanlığın cevabı henüz TBMM kaydına girmedi · verilişinden bu yana 36 gün. Cevap gelince metni burada yayımlanır.
Hata bildir