İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/6503 GEÇ CEVAPLANDI · 27 GÜN

Kadına yönelik şiddete dair çeşitli verilere ilişkin

Kaynak göster

Salihe Aydeniz (Bağımsız), 23 Kasım 2023 tarihinde 7/6503 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 27 gün sonra, 20 Aralık 2023).

Salihe Aydeniz (Bağımsız, Mardin). “Kadına yönelik şiddete dair çeşitli verilere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/6503, 23 Kasım 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-6503-kadina-yonelik-siddete-dair-cesitli-verilere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fcff2d7a-96b8-4bd4-a150-018bfc7c274d

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 27 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 21 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile | ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96"ncı ve 99'uncu mağldeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Saliha Aydeniz TBMM İdare Amiri

Türkiye'de kadına yönelik şiddet fiziksel, sosyal, ekonomik ve psikolojik boyutlarıyla gün geçtikçe artmaktadır. İstanbul Sözleşmesi'nin iptaliyle faillerin cesaret bulduğu fiziksel şiddet suçlarına dair veriler basına yansımaktadır. Kadına yönelik ve aile içi şiddetle mücadele amacıyla hazırlanan İstanbul Sözleşmesi'nin iptali ve 6284 sayılı Yasa'nın uygulanmaması kadınların hayatını riske atmaktadır. Türkiye'nin ilk imzacılarından olduğu İstanbul Sözleşmesi şiddet eylemlerinin önlenmesini, soruşturulmasını, cezalandırılmasını ve tazmin edilmesini sağlamak üzere gerekli hukuki veya diğer tedbirleri almayı yükümlü kılmaktaydı. Ancak Sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde de Sözleşme iptalinden sonra da hakimlerin "haksız tahrik" ve "iyi hal" indirimi uygulayarak, kadınlar aleyhine kararlar verdiği örnekler çoğunluktadır. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısı ile kadınların yaşam hakkının korunması talebinin duyulması, kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi, İstanbul Sözleşmesi'nin geri getirilmesi, kadın ve çocukların yaşam hakkını korumak için 6284 Sayılı Kanun'un etkin şekilde hayata geçirilmesi büyük bir önem taşımaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Son beş yılda kaç kadın erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetmiştir? Katledilen kadınların kaç tanesi şiddeti bildirmiştir?

  2. Türkiye'de kaç kadın anadilinde hizmet alamadığı için şiddete karşı şikayette bulunamamıştır? Yaygın dilin Türkçe olmadığı şehirlerde kadınlara tercüme konusunda yardımcı olunmakta mıdır?

  3. Kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi için toplumsal cinsiyet eşitlikçi politikalar uygulanması, suçların kovuşturulması, suçluların cezalandırılması ve kadına karşı şiddet ile mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü ve etkili işbirliği içeren politikaların hayata geçirilmesi ile ilgili bir Bakanlık çalışması yapılmakta mıdır?

  4. İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönülmesi ve 6284 sayılı yasanın etkin uygulanması, uygulamada yaşanan sorunların acilen giderilmesine ilişkin bir çalışma mevcut mudur?

  5. Türkiye'de şiddete maruz bırakılan kadınların nasıl yardım alması gerektiği konusunda kadınları bilinçlendirmeye yönelik bir Bakanlık çalışması bulunmakta mıdır?

  6. Kadınların maruz bırakıldığı erkek şiddetine karşı çözümsüz kalmalarındaki etkenlerden biri de şiddet mağduru kadınların ekonomik özgürlüğe sahip olmamalarıdır. Bu kapsamda kadınların istihdamına yönelik başlatmış olduğunuz bir çalışma bulunmakta mıdır?

  7. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddetle mücadele konularında erkeklere yönelik, farkındalık yaratma ve zihinsel dönüşüm sağlama amaçlı eğitim programlarının düzenlenmesi amacıyla yapılan çalışmalar nelerdir?

  8. İstanbul Sözleşmesi'nin iptalinden beri kaç kadın katledilmiştir? Katledilen kadınlara dair resmi veriler kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?

  9. İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönülecek midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi yazı ekinde alınan Mardin Milletvekili Sayın Saliha AYDENİZ tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/6503 Esas Numaralı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan Ek: 7-6503 Cevap Metni (4 Sayfa) Telefon No:(312) 705 58 09 göğbiğ

Mardin Milletvekili Sayın Saliha AYDENİZ"e Ait 7/6503 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlık olarak; kadına yönelik şiddetle mücadele alanında kadınlara yönelik koruyucu, önleyici, eğitici, geliştirici, rehberlik ve rehabilite edici sosyal hizmet faaliyetlerini yürütme ve koordine etme görevlerimiz çerçevesinde, doğru müdahalenin bireyin durumuna ve ihtiyaçlarına uygun yapılandırılmış kurumsal yapı ve programlar ile sağlanabileceği bilinci ile faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. Bu kapsamda ihtisaslaşmış hizmet birimlerimizin ve bu birimlerde hizmet veren personelin niceliksel ve niteliksel bakımdan kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir.

Hizmetlerin ulaşılabilirliğini artırmak amacıyla hizmet birimlerinin sayısını artırmanın yanında vatandaşın söz konusu hizmetler konusunda farkındalığının artırılması da büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda ulusal ve yerel düzeyde yürütülen farkındalık çalışmalarında kadına yönelik şiddetin kabul edilemezliği ve devletin şiddet mağdurunun yanında olduğu vurgulanmakta, kurumsal hizmet birimlerimiz ve mağdur destek sistemlerimize ilişkin tanıtıcı çalışmalar yapılmaktadır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele ve kadın cinayetlerinin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürütülen çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir: i e 2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun ve devam eden yıllarda ilgili alt mevzuatın yürürlüğe girmesiyle yasal altyapı güçlendirilmiş ve kadına yönelik şiddetle mücadele bir üst seviyeye taşınmıştır. e Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021-2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. e Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur. e Kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak, şiddete maruz kalan ya da şiddete maruz kalma riski bulunan kişilerin başvurabileceği, danışmanlık, rehberlik ve yönlendirme hizmetleriyle, ihtiyaç duydukları konularda güçlendirici ve destekleyici hizmetleri veren ve çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Halihazırda 82 ŞÖNİM hizmet vermektedir. e Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 410 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası hizmet sunmaktadır.

Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında pilot olarak uygulanan teknik yöntemlerle takip (elektronik kelepçe) uygulaması 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.

Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Sosyal Destek Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır.

Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik Kadın Destek Sistemi (KADES) hayata geçirilmiştir. Aplikasyonda yer alan acil durum butonuna basılması halinde Acil Çağrı Merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır.

Şiddetin kalıcı bir biçimde sonlandırılabilmesi için şiddet uygulayana yönelik farkındalık ve müdahale programlarının oluşturulması ve bu programların etkin olarak uygulanması hedefimiz doğrultusunda 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Daire Kanun kapsamında hakkında önleyici tedbir kararı bulunan şiddet uygulayanlara yönelik yarım günlük seminer programı ile şiddet kavramı, öfke kontrolü, kişiler arası ilişkilerde doğru iletişim gibi konularda temel düzeyde farkındalık kazandırmayı amaçlayan Aile İçi Şiddetle Mücadele Farkındalık Seminer Programı 81 ilimizde uygulanmaktadır. Öte yandan kadına yönelik şiddetle etkin mücadele için şiddet vakasının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ve şiddet uygulayanlara yönelik hizmet modellerinin etkin şekilde uygulanmasını teminen şiddet faillerine yönelik sosyal hizmet modeli oluşturulmasına yönelik proje Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı kapsamında yer almıştır.

Kadınların ekonomik ve sosyal yaşama katılımlarının güçlendirilmesi; hak, fırsat ve imkânlardan eşit şekilde yararlanmalarının sağlanması; kadın erkek firsat eşitliğinin tüm ana plan ve politikalara yansıtılması amacıyla 2018-2023 yıllarını kapsayan "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı" hazırlanmış ve yürürlüğe konulmuştur. Söz konusu eylem planı kadın erkek eşitliği ilkesinin uygulamada gerçekleşmesi ve kadınlara karşı ayrımcılık içeren uygulamaların ortadan kaldırılmasını sağlayan politika ve tedbirler geliştirilmesi noktasında önemli bir belgedir.

Türkiye'de kadının güçlenmesi amacıyla ilk defa çok geniş kapsamlı hazırlanan bir eylem planı olma özelliği taşıyan Strateji Belgesi ve Eylem Planında; beş temel politika eksenine —Eğitim, ekonomi, sağlık, karar alma mekanizmalarına katılım, medya- ilişkin mevcut durum, temel amaç, hedefler, stratejiler, faaliyetler düzenlenmiştir. Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile kamu kurum ve kuruluşlarına, yerel yönetimlere, üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına ve özel sektöre verilen sorumluluklar takip edilmektedir.

Yürürlükte bulunan Eylem Planında ve hazırlanmakta olan Eylem Planında "Erkek çocukları da dâhil kadınların güçlenmesi sürecine erkeklerin katılımı" kesişen alanlardan bir tanesidir ve Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın genelinde temel amaç, strateji ve faaliyetlerin oluşturulmasında dikkate alınmıştır.

Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin 14'üncü maddesinin birinci fıkrasına göre konukevinde kalma süresi 6 ay olup aynı Yönetmeliğin IWüncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca da gerekli görülmesi halinde bu süre uzatılabilmektedir. e. Konukevinden hizmet alan kadının güçlenme sürecinin henüz tamamlanmamış olması, şiddetin etkilerinin alt düzeye indirgenmemiş olması, konukevinden ayrılması halinde gidecek başka bir yerinin olmaması, kendinin veya çocuğunun öğrenim durumu, hizmet aldığı ilde bir sağlık kuruluşundan tedavi görüyor olması, hukuki sürecinin hizmet almakta olduğu ilde devam ediyor olması, sağlık takibini gerektirecek bir gebelik süreci yaşıyor olması ve yeni doğum yapmış olması gibi nedenler ve mesleki değerlendirmelerle kadının da yazılı talebi alınarak konukevinden hizmet alma süreci uzatılabilmektedir.

Kadın Konukevleri gizlilik ve güvenlik ilkeleri doğrultusunda hizmet veren kuruluşlar olup, Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında konukevlerinden hizmet alan kadınlar ve beraberindeki çocuklarının gizlilik ve güvenliğine yönelik gerekli tedbirler alınmaktadır. Konukevinden hizmet alan kadının ve varsa beraberindeki çocukların olası güvenlik risklerine yönelik dikkat edilmesi gerekenler hakkında; sırasıyla kadın konukevinde kaldığı dönem ve konukevinden ayrılırken meslek elemanıyla birlikte yazılı olarak "Güvenlik Planı" oluşturulmaktadır. Güvenlik planı, kadın ve beraberindeki çocukların koşullarına, güvenlik risklerine, hukuki durumlarına göre her kadın ve çocuk için özel olarak hazırlanmaktadır.

Kadın konukevi hizmet sürecini tamamlayan kadınların konukevi sonrası izleme süreci Şiddet Önleme İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) tarafından gerçekleştirilmektedir. ŞÖNİM"ler tarafından haklarında 20.03.2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir kararları alınmış olan mağdur ve faillerin yanı sıra kadın konukevi hizmetlerinden yararlanmış ve ayrılmış olan kadınlar ve çocukları için izleme takip çalışmaları sürdürülmektedir.

İşgücü piyasasında kadınların güçlenmesi, kadınların işgücüne katılımlarının artırılması konuları ülkemizin temel öncelikleri arasında yer almaktadır. Gerek yasal gerekse politika düzeyinde konuya ilişkin birtakım düzenlemeler gerçekleştirilmiş olup birçok önemli proje ve faaliyet hayata geçirilmektedir. Ayrıca, çalışma hayatında kadın erkek eşitliğinin sağlanması, kadın istihdamının desteklenmesi, iş ve aile yaşamının uzlaştırılması amacıyla işgücü piyasasını düzenleyen kanunlarda önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.

Kadınların ekonomik hayata katılımlarına ilişkin politika düzenlemeleri kapsamında ise; 12. Kalkınma Planı'nın (2024-2028) kadın bölümünde, ailede merkezi role sahip kadınların hak ettiği üstün kıymeti görmesi ve kalkınmamıza ivme kazandırılması için kadınların başta eğitim ve istihdam olmak üzere hayatın tüm alanlarındaki fırsat ve imkanlardan eşit biçimde yararlanmalarının ve her tür şiddet ve ayrımcılıktan uzak şekilde yaşamalarının sağlanması, her alanda ve düzeyde temsil ve katılımın artırılması temel amaç olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte, 2028 yılı sonuna kadar kadın işgücüne katılım oranının 9040,1?e, kadın istihdam oranının 9636,2'ye yükseltilmesi hedef olarak belirlenmiştir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir