Cezaevlerindeki engelli mahkumlara ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 238 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 05.12.2023.
Nevroz UYSAL ASLAN Şırnak Milletvekili
Bakanlığınıza bağlı cezaevlerinde yüzlerce engelli mahpusun bulunduğu bilinmektedir. Bunlardan biri de Kayseri Bünyan 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan yüzde 90 engeli olduğu belirtilen Şaban Kaygusuz'dur. 2018 yılında bir çatışmada yaralandıktan sonra tutuklanan Kaygusuz, Şımak'tan Van'a bir hastaneye sevk edilmiş ancak tedavisi tamamlanmadan, yaralı bir şekilde Siirt Cezaevi'ne götürülmüştür. Bir ay Siirt Cezaevi'nde tutulan Kaygusuz, daha sonra Diyarbakır D Tipi Cezaevi'ne sevk edilmiştir. Kaygusuz, 3 yıl Diyarbakır'da tutulduktan sonra Ekim 2021'de "güvenlik" gerekçesiyle Kayseri Bünyan | Nolu
Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
T Tipi Kapalı Cezaevi'ne sevk edilmiştir.
Edindiğimiz bilgilere göre Şaban Kaygusuz'un sadece Kayseri Bünyan Cezaevinde yaşadığı hak ihlallerinden bazıları şöyledir:
Sağ eli ve sağ ayağı olmayan yüzde 90 engelli Kaygusuz, Kayseri Bünyan Cezaevi girişinde çıplak arama işkencesine maruz kalmıştır. e Bir başına giyinemeyen, birçok ihtiyacını tek başına karşılayamayan ve tek başına bir odada yaşaması mümkün olmamasına rağmen günlerce tekli hücrede tutulmuştur. e Kaygusuz, bir ayağı olmamasına rağmen ayakta sayım dayatmasına maruz kalmıştır.
" 23 Ocak 2022'de cezaevinde gardiyanların "Ne mutlu Türküm diyene" söylemi dayatmalarına karşılık vermediği için fiziki saldırıya uğramıştır. Bu saldırı da bir mahpusun bacağının kırıldığı o dönem basına da yansımıştır.
Sürekli aşağılama ve kötü muameleye tabi tutulmuştur. e Cezaevlerine rızası dışında sevk/sürgün edilmiştir. 67 S/ e Tedavi hakkı engellenmiştir.
" 2?) ve 9 Mart 2023 tarihinde götürüldüğü hastanede kendisine (o tekerlekli sandalye verilmemiştir. Doktorunun "sevk sırasında terleme ve sıcaktan dolayı iltihap oluşması tehlikesine karşı protezlerini takmama" uyarısına uyarak protezini takmayan Kaygusuz'a ring aracında bulunan tekerlekli sandalye getirilmemiş ve tek ayak üstünde sekerek ring aracına götürülmüştür. Ring aracında da uzun süre bekletilmiştir.
Tüm bu ağır insan hakları ihlallerinin yansına Şaban Kaygusuz'un rızası dışında sevk adı altında sürgün edilmesi nedeniyle ailesi tarafından ziyaretleri de zorlaşmıştır.
Yukarıda yer verilen hak ihlalleri, bir engelli olarak Şaban Kaygusuz'un insan onuruna ve haysiyetine sığmayan hak ihalelerinin sadece küçük bir kısmıdır. Cezaevlerinde yaşanan adaletsizlik, hukuksuzluk; ayrımcı, ötekileştirici söylem ve pratiklerin yanı sıra cezaevlerinin dizaynı nedeniyle engelliler, fiziksel erişilebilirlik imkanlarının olmaması dolayısı ile birçok hak ihlaline maruz kalmaktadır. Engelli bir kimsenin kendi imkânlarıyla yer değiştiremeyeceği bir cezaevinde tutulması dahi İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme'nin 3. maddesi anlamında "aşağılayıcı bir muamele" teşkil ettiği AHİM kararları ile sabittir. (Engelli bir mahkum için bkz. Vincent/Fransa, No. 6253/03, 24 Ekim 2006)
Bu bağlamda;
SORULAR
Bakanlığınıza bağlı cezaevlerinde bulunan engelli mahpus sayısı kaçtır?
Bir mahpusun engeli kategorisine girmesi için yüzde kaç engelinin bulunması gerekmektedir?
Bakanlığınız hangi kurum veya kurumların sağlık kurul raporlarını esas almaktadır? Neden?
Mevcut kaç cezaevi engelli mahpusların fiziksel erişebiliriliklerine uygun dizayn edilmiştir?
Cezaevlerinin fiziki yapıları gerekçe gösterilerek engelli çocuklarından koparılan kadın mahpus sayısı kaçtır?
Yüzde 90 engeli bulunduğu belirtilen Şaban Kaygusuz'un rıza dışı sevk edildiği doğru mudur?
Yüzde 90 engeli bulunan Şaban Kaygusuz'un Bünyan I'nolu Cezaevi'ne sevk edilirken çıplak aramaya maruz kaldığı doğru mudur?
Bir eli ve bir ayağı olmayan Kaygusuz'a ayakta sayım dayatıldığı, ayakta sayıma katılmadığı için darp edildiği iddiaları doğru mudur?
Ağır engelli mahpusun işkence ve kötü muameleye ilişkin iddiaları konusunda herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır?
Gazi Yaşargil Eğitim ve Arştırma Hastanesi'nin 03.09.2019 tarih ve 3996 sayılı raporunda Şaban Kaygusuz'un mevcut hali ile cezaevinde kalmasının sakıncalı olduğu belirtilmiş olup, Siirt 2 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.11.2019 tarih ve 2018/1084 sayılı yazısı ile ATK'ya Kaygusuz'un cezaevi şartlarında kalmasında sakınca olup olmadığı da sorulmuştur. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3.İhtisas Kurulu'nun Mahkemeye verdiği cevapta; 11.12.2019 yılında kurumda yapılan muayene sonucunda Kaygusuz'un cezaevi şartlarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği belirtilmesine rağmen engelli mahpus neden tahliye edilmemiştir?
Cezaevlerinde günlük ihtiyaçlarını idame ettiremeyen mahpuslara ihtiyaçlarını karşılamaları için özel personel görevlendirilmekte midir? Böyle bir görevlendirme yoksa bu mahpuslar günlük ihtiyaçlarını nasıl karşılamaktadır?
Cezaevinin engellilere uygun olmayan fiziki koşullarının düzenlenmesine yönelik bir çalışmanız var mı?
Cezaevlerinde bulunan engelli mahpuslara yönelik hangi psikolojik destekler sunulmaktadır? Engelli mahpuslara yönelik psikolojik desteğe ilişkin bir çalışma planınız var mı?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1339794 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/6951 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
ADALET BAKANLIĞI ni aa zi Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1114-666/1019 Konu : Yazılı soru önergesi 2Sy 82024
Sayın Nevroz UYSAL ASLAN Şırnak Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/6951 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
• A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde Mevzuat Genel Müdürlüğü ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
NI- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
IV- 5275 sayılı Kanunun;
A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları
ADALET BAKANLIĞI TN ane ii m Mevzuat Genel Müdürlüğü kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,
B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Ceza infaz mevzuatımızda "sürgün" şeklinde bir uygulama bulunmamakta olup, başta zorunlu nakiller olmak üzere, hükümlü ve tutuklular mevzuata uygun olarak bulundukları ceza infaz kurumlarından başka ceza infaz kurumlarına nakledilmektedirler. Başka ceza infaz kurumuna sevk edilen hükümlü ve tutukluların sevklerinden önce gerekli sağlık kontrolleri yapılmakta ve güvenlik önlemleri alındıktan sonra sevk işlemleri gerçekleştirilmektedir.
V- A) Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.
Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 94. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.
Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.
B) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinin altıncı fıkrasında, sayımların, güvenlik ve gözetim servisi görevlileri tarafından, dörtlü vardiya hizmetinin uygulandığı kurumlarda sabah, akşam ve gece olmak üzere günde üç kez, diğer vardiya hizmetlerinin uygulandığı kurumlarda ise her vardiya değişiminde yapılacağı; yedinci fıkrasında, idare tarafından uygun görülmesi durumunda, her zaman sayım yapılabileceği, olağanüstü durumlarda kurum en üst amirinin talebi, Cumhuriyet başsavcısının oluru ile dış güvenlik görevlilerinin sayımlara katılabileceği; sekizinci fıkrasında, sayımların, yatma planları da göz önünde bulundurularak odalarda yapılacağı, sayımın yapılış şeklinin, kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek biçimde odada bulunan hükümlülerin sayısı dikkate ADALET BAKANLIĞI Mevzuat Genel Müdürlüğü alınarak idare tarafından belirleneceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan arama ve sayımlar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
VI- A) Birleşmiş Milletler Cezaevi Kuralları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin tavsiye niteliğindeki cezaevi kuralları dikkate alınarak, 2000 yılından itibaren ceza infaz sistemimizde reform niteliğinde çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar sonucunda özellikle ceza infaz kurumlarımızın fiziki yapısı ve hükümlü rehabilitasyonu alanında çağdaş standartlar yakalanmıştır. Engelli hükümlü ve tutuklu girişi olarak kullanılabilmesi amacıyla, yeni inşa edilen tüm ceza infaz kurumlarında, kurum ana girişindeki boy turnikelerinin bulunduğu yerde göz biyometrisine bağlı 120 santimetre genişlikte bir çelik kapı açılarak bu kapıdan engelli ziyaretçi ve sedye giriş çıkışı sağlanmaktadır.
B) Ceza infaz kurumlarının iki kat üzerine inşa edildiği göz önüne alındığında, havalandırma bölümlerinin giriş katta yer alması nedeniyle tüm engelli tutuklu ve hükümlüler bu bölümlerden yeteri kadar ve rahatlıkla istifade edebilmektedir. Sosyal kullanım alanı üst katlarda olan ceza infaz kurumlarının bir kısmına fiziki imkânlar dâhilinde asansör yaptırılmaktadır. 2000'li yıllardan bu yana uygulanan projeler kapsamında yeni inşa edilen tüm ceza infaz kurumlarında engellilerin kurum içerisindeki yaşamlarının kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.
C) Ceza infaz kurumlarında engelli hükümlü ve tutuklu koğuşu yapılarak mahal içindeki tuvalet ve duşlar tekerlekli sandalye kullanımına uygun hale getirilmektedir. Koridorlarda kot farkının olduğu yerlerde ise merdiven yanında engelli rampası yapılarak tekerlekli sandalye kullanan hükümlü ve tutukluların, kapalı ve açık görüş mahallerine daha uygun şartlarda gidebilmeleri sağlanmaktadır.
Ç) Görme engelli hükümlü ve tutuklulara, hak ve yükümlülükleri, disiplin cezaları ve şikâyet usulü konularında genel bilgiler vermek amacıyla Braille Alfabesine göre oluşturulan "Görme Engelli Hükümlü ve Tutuklular İçin Hazırlanan Bilgilendirme Kitapçığı"nın basımı yapılarak tüm ceza infaz kurumlarına gönderilmiş, işitme engelli hükümlü ve tutuklularla iletişimin rahat sağlanması amacıyla infaz ve koruma başmemuru ile infaz ve koruma memurlarına yönelik "İşaret Dili Eğitimi" verilmiştir
VU- Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 22/12/2023 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün 05/04/2022 tarihinde barındırıldığı Kayseri | Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Kayseri 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, arama yapılırken kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin olarak başlatılan idari soruşturma neticesinde görevli personel hakkında disiplin soruşturması açılmasına yer olmadığına dair karar verildiği,
B) Adı geçenin çeşitli rahatsızlıklarına istinaden Kurum revirinde muayenesinin yapıldığı, gerektiğinde de Bünyan Devlet Hastanesi, Kayseri Şehir Hastanesi, Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerinde muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,
©) 09/03/2021, 14/12/2021 ve 07/10/2022 tarihlerinde re'sen başlatılan infaz erteleme Mevzuat Genel Müdürlüğü işlemleri neticesinde Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Kayseri Şehir Hastanesi tarafından infaz ertelemesine gerek olmadığına dair rapor düzenlendiği,
Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, D) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden 9g kfkFi - aYdoOhvE - AmSUFH/ - U54hw4z ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan