İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/7988 GEÇ CEVAPLANDI · 248 GÜN

Bir vatandaşın bazı iddialarına ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 248 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın

98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Tarafima iletilen bilgide: "Ben Şükran Erim ayrıldığını Eşim İ S; ile Evliyken Askerliği nedeniyle Beni Üvey Amcası İstanbul Çengelköy de ikamet eden S S ve eşi M S: 'nun yanına bıraktı ve hamileliğimin 4 ayını bu ailenin yanında geçirdim ve Yanlarında kalırken Bir olay yaşandı. S S "nun Kiracısının aylık Çocuğu beşikten kayboldu Ve aramalar sonucunda Çocuk S S Unun Evinde bulundu. Doğum anı gelince beni M S . nunA halasının oğlunun Durak Taksisi ile 1989 yılında İstanbul Zeynep Kamil Hastanesi'ne götürdüler. Orada sezeryanla doğum yaptım benim aileme hiç haber vermemişler. Dört gün yanıma hiç kimse gelmedi. Çocuğumu istememe rağmen getirmediler. Dört günün sonunda Hemşire yanıma geldi ve bana çocuğun öldü dedi ve çocuğumun ölüsünü veya dirisini hiç bir şekilde bana göstermediler. Bir kaç gün sonra beni hastaneden çıkardılar amcasının evine gittik. Eşimin abisi olan H' S ida amcasında misafir olarak kaldı. Bir kaç gün sonra beni Otobüse bindirip Kocaeli ye gönderdiler. 2006 yılında Bana telefonlar gelmeye başladı gizli numaradan bir bayan beni aradı ve senin çocuğun ölmedi. Parayla sattılar Eşin İ. in gençliğinden beri M. S: ile birlikteliği vardı. Para ile çocuğunu sattılar dedi. Bende bu olay üzerine kayıp programlarına çıktım. Benimle birlikte doğum yapan arkadaşlarım beni tanıyıp yayına bağlandı. Senin çocuğunu hemşire kucağına alıp hastane bahçesine çıkarıp M. S , Hi Sonrasında beyaz taksiye binip gittiler dedi. Bu olay da Görgü tanıkları ortaya çıkınca S Ailesi Ve M :S "nun yeğenleri beni ölümle tehdit etmeye başladılar. İzmit'e kadar geldiler nolu telefon dan arayıp tehdit ettiler. Bu olaylar yaşanırken 28 Temmuz 2012 yılı Cumartesi günü Kızımda Sabah Gazetesine çıktı Kızıma Taciz Tecavüz Edip Kürtaj yaptırmışlar. Daha sonra ben İstanbul Kadıköy'de Nurullah Veysel Hızel ve Sevgi Güven diye Avukat tuttum. Bana telefon geldi. Çocuğuna Ölüm raporu düzenliyorlar haberin olsun dedi. Bende bu haber üzerin İstanbul Anadolu Cumhuriyet savcılığına gittim. Dosyamda ki

TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara evrakların komple Fotokopisini istedim. Savcı Oğuz MADEN Bana evrakları vermedi ve 3 saat beni bekletti. Baş Savcıya çıkınca Dosyaları bana vermek zorunda kaldı. Ben Dosyaları alınca 2010 yılında Ankara ya bakanlığa gittim. Fatma Şahinin Yardımcısı Abdullah Aksoy, Halil İbrahim Ayçiçek, ECE Arıkan ve Avukat Fırat Karaalp ile görüştüm bana elleri ile yazdıkları telefon numaralarını verdiler. Bizi ararsın sana bilgi veririz deyip benden dosyaları aldılar ve sonra Ece Arıkan beni arayarak dosyaların kayboldu bu dosyalardan sende daha var mı diye sordu. Dosya nasıl kaybolur bakanlıktan dedim. Tekrar ben Dosyalarımı almak için Ankara'ya Bakanlığa gittim. Halil İbrahim Ayçiçek, Ece Arıkan ve Fırat Karaalp bana dosyaların yok dediler. Bende Taksi tutup Cumhurbaşkanlığına gideceğim dedi. Kayboldu dedikleri dosyaları bir anda getirip elime teslim ettiler. Dosyaları alınca Kocaeli ye döndüm. Savcılığa dilekçe verdim. Savcılığa dilekçe verince çalınan kızım 1991 Doğumlu Tuğba Sezgin 15 Aralık 2021 Saat 07.53 te Konya Ceza Evinden nolu numaradan beni aradı. Anne ben Tuğba Bu numaradan beni bul beni kurtar anne dedi. Çalınan kızıma 5 Adet sahte kimlik düzenlemişler. Şu anda Kızım Tuğba Sezgin Doğum Tarihi 1991 Bu kimlikle yaşamaktadır. Evladıma biran önce kavuşmak ve yanıma almak istiyorum." ifadeleri yer almıştır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Yukarıda bahsi geçen iddialar doğru mudur?

  2. Eğer iddialar doğru ise çocuğu çalınan ve birçok problem yaşayan Şükran Erim'in mağduriyetini gidermek için ne yapmayı düşünüyorsunuz?

  3. Şükran Erimin iddiaları doğruysa bu suçlara karışanların cezalandırması için ne yapmayı planlıyorsunuz?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1358757 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/7988 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.pov.tr adresinden RPAgK3S - 43k7h7J2 — mvMYDGB - Vf3GBO- ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI Tr emt lr Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-52-622/968 Konu : Yazılı soru önergesi 05/20/2024

Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/7988 Esas Nolu Soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

1. "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2. "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

1. "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2. "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3. "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4. "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden BYLIWDN — e2a2db9 - OcapoX1 - GXORS5O- ile erişebilirsin re JOC

ADALET BAKANLIĞI tom Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sorumluluk yargı mercilerine ait olup, gizli olarak yürütülen ve yargısal faaliyet kapsamında kalan Soruşturma aşamasında ne tür işlemler yapıldığına dair Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır.

Yılmaz TUN Ç Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http-//vatandaş.uyap gov tr adresinden BYLTWDN - e2g2db9 - Ocgpox1 - GXOE5O- ilç erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 9 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir