Suruç Devlet Hastanesinde yaşanan bir olaya ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 335 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorumun Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Urfa'nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde İbrahim Halil Yıldız'ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu vahşice katledilen Emine Şenyaşar'ın 9 Mart 2021'de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 813 gündür sürüyor.
14 Haziran 2018 tarihinde İbrahim Halil Yıldız ve beraberindeki heyet Suruç ilçesinde bulunan Şenyaşar ailesine ait "İstanbul Ucuzluk" isimli iş yerine gelmiş, yaşanan tartışmalar neticesinde güvenlik kamerası kayıtlarında da açık bir şekilde görüleceği üzere Yıldız aile bireyleri tarafından silah çekilerek Şenyaşar ailesine yönelik bir saldırı başlamıştır. Söz konusu saldırı neticesinde yaralanan Şenyaşar aile bireyleri Suruç Devlet Hastanesine götürülmüş ve burada yine Yıldız ailesi bireylerinin bulunduğu büyük bir kalabalık tarafından bir linç başlatılmıştır. Tedavi görmek için getirildikleri hastanede, Celal Şenyaşar ve Adil Şenyaşar ile çocuklarının yaralanması üzerine hastaneye gelen Hacı Esvet Şenyaşar canice katledilmiştir. Olayla ilgili Suruç Devlet Hastanesinin güvenlik kamerası kayıtları çalındığı, mobese kayıtlarının ise bulunmadığı iddia edilmiştir.
Tarafsız ve bağımsız olması gereken yargıçlar iş yeri ve hastanede yaşanan saldırıları iki ayrı dava olarak ele almış ve iş yerinde yaşanan saldırıda mağdur olan ve nefsi müdafaa hakkını kullanan Şenyaşar ailesine mensup Fadıl Şenyaşar'a 37 yıl 9 ay hapis cezası vermiştir. Hastanede yaşanan saldırı ile ilgili 4,5 yıl sonra iddianame hazırlanmış, dava hakkında gizlilik kararı ile Şenyaşar ailesi ve avukatların bilgi alması engellenmiştir. Mahkeme kayıtları ve görgü tanıklarının ifadelerinde de açıkça görüleceği üzere yüzlerce kişinin gerçekleştirdiği hastane saldırı ile ilgili 19 kişi hakkında soruşturma başlatılmış ve sadece 2 kişi tutuklanmıştır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Adalet Bakanı olarak başladığınız yeni görevinizde yıllardır süregelen bu adaletsizliğin çözümü ve adaletin yerini bulması adına bir girişimde bulunmayı düşünüyor musunuz?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1243549 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Şanlıurfa Milletvekili Ferit Şenyaşar tarafindan Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/820 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-220-998/1455 Konu : Yazılı soru önergesi 4 4. / 6/2024
Sayın Ferit ŞENYAŞAR Şanlıurfa Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/820 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Anayasanın;
1. "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2. "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
1. "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,
2. "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,
3. "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,
4. "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve
ADALET BAKANLIĞI yirmi iv
ADALET BAKANLIĞI ci Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte, açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
II- Malatya Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 02/02/2024 tarihli cevapta; soru önergesinde belirtilen iş yerinde ve hastanede gerçekleşen olaya ilişkin olarak Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde açılan kamu davasının güvenlik nedeniyle Malatya Ağır Ceza Mahkemesine nakledildiği, davada hakkında yakalama kararı bulunan sanık yönünden dosyanın tefrik edildiği, diğer sanıklar yönünden ise dosyaların birleştirildiği ve kovuşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan