İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/2144 KOMİSYONDA

Türk Medeni Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

4 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 5 madde

Kaynak göster

2/2144 esas numaralı kanun teklifi 8 Mayıs 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Muhammed Ali Fatih Erbakan (Yeniden Refah Partisi); 4 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Muhammed Ali Fatih Erbakan (Yeniden Refah Partisi, İstanbul). “Türk Medeni Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2144, 8 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2144-turk-medeni-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/9ef79f73-5117-4bef-b483-018f588eaeea

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    4 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

4 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İmzacıların tamamı (4)İmzacı listesini kapat

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 5 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 122/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175*nci maddesinde yer alan 'süresiz olarak" İbaresi…

22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175*nci maddesinde yer alan 'süresiz olarak" İbaresi madde metninden çıkartılmıştır.

Gerekçe: Süresiz nafaka yükümlüğünden kaldırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 24721 sayılı Kanunun 176'ncı maddesinin üçüncü fıkrasına "kendiliğinden" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve…

4721 sayılı Kanunun 176'ncı maddesinin üçüncü fıkrasına "kendiliğinden" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve her hâlükârda altmış aydan sonra" ibaresi eklenmiştir.

Gerekçe: Tarafların nafaka ödeme süresinin beş ( 5 ) yıl ile sınırlandırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 34721 sayılı Kanunun 176'ncı maddesine aşağıdaki fikra eklenmiştir.

4721 sayılı Kanunun 176'ncı maddesine aşağıdaki fikra eklenmiştir.

"Nafakanın kesilmesi sonunda, alacaklı tarafın mağduriyetinin devam etmesi halinde, mağduriyet Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından oluşturulacak fondan karşılanır."

Gerekçe: Nafaka alan tarafın mağduriyetin devam etmesi halinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca oluşturulacak bir fon ile mağduriyetin giderilmesi, sosyal devlet anlayışı ile hareket edilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 4Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Kanunun yürürlük maddesidir.

MADDE 5Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Kanunun yürütme maddesidir

Genel gerekçeyi oku (9 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Evlilik, toplumun temelini oluşturan aile kurumunun başlangıcıdır. Kadın ve erkeğin, saygı ve sevgi çerçevesinde ortak bir hayatın rol, sorumluluk ve görevlerini paylaşarak, neslin devamını sürdüren güzide bir kurumdur. Hayatın olağan ve olağandışı akışı içinde evli çiftlerin anlaşamamasıyla çiftler evlilik kurumunu bitirmek için boşanma yolunu seçmektedirler.

Boşanmanın mali bir sonucu da yoksulluk nafakasıdır. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşme tehlikesiyle yüz yüze gelen ve diğer eşe nazaran daha fazla kusuru bulunmayan eşe ödenen nafaka türüdür.

Nafaka şartlarını düzenleyen Türk Medeni Kanunu'nun 175.inci maddesine göre, "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz." Şeklinde düzenlenmiştir.

Kanun maddesinde geçen "süresiz" ibaresinin fazlaca mağduriyetler yaratmaktadır. Nafakanın süresiz istenebilmesi, nafaka yükümlüsü için "bitmeyen bir borç" anlamına gelmektedir. Bu borç aynı oranda kalmayıp, nafaka artırım davalarının açılmasıyla birlikte boşanan çiftleri de karşı karşıya getirmektedir. Boşanmış çiftler arasında hukuki ve manevi bir bağ kalmamasına rağmen, taraflar bu davalarla veya nafakanın ödenmemesi durumunda açılacak davalarla birbirlerinin hayatlarından bir türlü çıkamamaktadır.

Nafaka yükümlülüğünün sona ermesi Türk Medeni Kanunda "Alacaklı tarafin yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafin evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde, mahkeme kararıyla kaldırılır." Dolayısıyla nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi halinde ya da taraflardan birinin ölümü halinde bağlanan nafakanın bu olayın gerçekleştiği tarihten itibaren kendiliğinden kalkacağı hüküm altına alınmıştır. Alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsizce hayat sürmesi hallerinde ise bağlanan nafakanın mahkeme kararı ile kalkacağı belirtilmiştir.

Süresiz nafakanın kesilme şartlarına bakıldığında nafaka alanın evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü dışındakiler ispat gerektiren şartlardır. Bu gibi durumların tespiti neredeyse gayrimümkündür. Nafaka yükümlüsünün ispat için çaba harcaması, tabiri caizse dedektif gibi hareket etmesini ve tarafların birbirleriyle tekrar karşı karşıya gelmesine sebep olmaktadır.

Süresiz nafakanın başka bir sorunu ise kısa süren evlilikler için evli kalınan sürenin çok daha fazla üzerinde nafaka ödenmesidir. Gerek kısa süreli gerekse uzun süreli evli kalan nafaka yükümlüleri de bu bitmeyen borç yüzünden yeniden aile kurmakta zorlanmaktadır.

Gerekçemizde de açıkça görüldüğü gibi yoksulluk nafakası bir yandan yoksulluğa düşen tarafın mağduriyetini giderirken, nafakanın süresiz olması durumu da diğer tarafi sürekli borçlu durumuna düşürmektedir. Yine bu durum nafaka yükümlülüğünü yerine getiren tarafın yeniden aile kurmaya ve hayatının geri kalanını huzur ile geçirmek isteyen her iki tarafa da sorun teşkil etmektedir. Süresiz nafaka yükümlülüğünün kaldırılması yasada yer alan şartların sağlanması da hayatın olağan akışına uymamakla birlikte oldukça zor bir durumdur.

Her iki tarafı da zaman içerisinde yıpratan ve hatta istenmeyen şiddet gibi olayları da beraberinde getirebilen süresiz nafaka uygulamasının yeniden düzenlenmesi yapılmalıdır. Birbirleri ile aile bağları hukuken tamamen kesilmiş tarafların, yeniden aile kurabilmesine, maddi ve manevi yönden etki eden süresiz nafaka uygulaması belirli bir süreye bağlayarak, bu sürenin beş yıl ile sınırlandırılması gerekmektedir. Şayet bu süre sonrasında nafaka alan tarafın yoksulluğu devam ediyorsa, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca bir fon oluşturularak, mağduriyetin giderilmesini sağlayacak bir düzenleme yapılmalıdır. Bakanlığın belirleyeceği bir fondan karşılanması ve mağdur olan tarafın mağduriyetinin giderilmesi amaçlanmaktadır. MADDE GEREKÇELERİ

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam