2872 Sayılı Çevre Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
2 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/1203 esas numaralı kanun teklifi 16 Haziran 2023 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: İsmet Güneşhan (CHP) ve 1 vekil; 2 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
İsmet Güneşhan (CHP, Çanakkale) ve diğerleri. “2872 Sayılı Çevre Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1203, 16 Haziran 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1203-2872-sayili-cevre-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/28567d1c-2e8b-4bec-a2b8-0188c37870c8
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu2 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleÇevre Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İmzacıların tamamı (2)İmzacı listesini kapat
İLK İMZA
İlk imza sahipleri
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 19/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 10'uncu maddesine ikinci fıkradan sonra gelmek üzere…
9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 10'uncu maddesine ikinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı Bakanlık tarafından verilir. Bakanlık bu kararını, kararın gerekli görüldüğü yerler Büyükşehir sınırları içinde ise Büyükşehir Belediye Meclislerinin, bu statüye sahip olmayan illerde ise İl Genel Meclislerinin görüşlerini alarak ve bu kurumların görüşleriyle uyumlu olacak biçimde verir. Gerekli görürse ÇED Gereklidir veya ÇED Gerekli Değildir kararının verilmesiyle ilgili yetkisini, sınırlarını belirleyerek yetki genişliği esasına göre Büyükşehirlerde Belediye Meclislerine, bu statüye sahip olmayan illerde ise İl Genel Meclislerine devredebilir."
Gerekçe: Çevre Kanununun 10'uncu maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen fıkra ile "ÇED Olumlu Kararı" veya "ÇED Gerekli Değildir Kararı"nın istendiği yerler Büyükşehir veya Bütünşehir sınırları içinde ise Büyükşehir veya Bütünşehir Belediye Meclislerinin, bu statüye sahip olmayan illerde ise İl Genel Meclislerinin sürece dahil olması sağlanmaktadır. Bu değişiklikle "ÇED Olumlu Kararı" veya "ÇED Gerekli Değildir Kararı"nın halkın doğrudan denetleme olanağına sahip olduğu kurumlar tarafından verilmesi sağlanarak, halkın çevre duyarlılığının daha fazla dikkate alınması ve çevrenin korunmasına katılım kanallarının genişletilmesi sağlanmaktadır.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (10 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
İnsanların ve diğer canlıların sağlıklı yaşamasını sağlayan hava, Su, toprak ve kültürel değerler çevreyi oluşturan ana unsurlardır. İnsanoğlu, başta fizyolojik ihtiyaçları olmak üzere tüm ihtiyaçlarını etkileşim içinde olduğu çevreden karşılar. Ancak vahşi kapitalizmin gem vurulamaz kâr hırsı nedeniyle doğal kaynakları sorumsuzca kullanmak istediği için insanoğlu ciddi çevre sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadır.
Özellikle geniş halk yığınlarının hayatını her anlamda kuşatan neoliberal politikaların etkisiyle pervasızlaşan çok uluslu şirketler, geri bırakılmış ülkelerde doğal kaynakları yağmalamak için yerli sermayeyle ortaklıklar kurmakta ve onların nüfuzlarını da kullanarak kolaylıkla "ÇED gerekli değildir" kararları aldırabilmektedirler,
Bugün karşı karşıya olduğumuz çevre sorunlarının ana kaynağı, alışkanlıkları, yaşam tarzları, değerleri ile insan ve onun yarattığı siyasal, ekonomik, kültürel yapıdan başka bir şey değildir.
Ülkemizde son zamanlarda verilen ÇED Gerekli değildir kararları, çeşitli maden işletmeleri, taş ocakları, sayıları hızla artan termik santraller, ülkemizdeki orman alanlarını, içme ve kullanma sularını, tarım, hayvancılık ve yaşam alanlarını tehdit etmektedir.
ÇED çalışmasına tabi olmadan yapılacak maden arama faaliyetleri kapsamında sondaj yapılması, yarma, galeri ve kuyu açılması, işlemin yapıldığı ruhsat sahasında geri dönüşü olmayan çevre tahribatına, dolayısıyla insan sağlığı ve canlı yaşamı için büyük riskler oluşturabilmektedir.
Dünya Çevre ve Gelişme Komisyonu'nun 1987'de hazırlamış olduğu "Ortak Geleceğimiz" adlı Raporda; Sürdürülebilir Kalkınma kavramını "bugünün gereksinimlerini gelecek kuşakların kendi gereksinimlerini karşılama olanaklarını tehlikeye atmaksızın kalkınma" olarak tanımlamıştır. Özetle sürdürülebilir kalkınma bir denge arayışını, bir uzlaşmayı yansıtmaktadır. Peki bu dengeyi kim sağlayacaktır?
"ÇED gerekli değildir" kararları ile Türkiye için büyük önem arz eden dereler, ormanlar ve yaşam alanları yok edilmektedir. Son dönemde Kaz Dağları'nda tanık olduğumuz ağaç katliamı, kâr hırsı uğruna binlerce yıllık bir ekosistemin, doğal yaşamın, geri dönülemez şekilde nasıl feda edilebildiğine ilişkin en acı örneklerdendir. Yine valiliklerin verdiği "ÇED gerekli değildir" kararlarıyla Jeotermal Enerji Santralleri JES) uğruna doğanın tahrip edilmesine izin verilmekte, bu tür uygulamalar nedeniyle ekosistem için büyük öneme sahip olan Rize Senoz Vadisi, Ordu Melet Deresi gibi birçok doğal alan yok olmaktadır.
ÇED gerekli değildir kararlarının Çevre Kanununa dayanak yapılarak hazırlanan yönetmelikler eliyle atanmış devlet memurlarının inisiyatifine bırakılması demokrasi açısından da kabul edilebilir bir durum değildir. Ülkemizde her beş yılda bir yapılan mahalli idareler seçimleri neticesinde seçme hakkına sahip yurttaşlarımız kentlerindeki il genel meclisi ve büyük şehirlerde de belediye meclis üyelerini seçmektedirler. değiştiği varsayılırsa, kıymetli olanın alınıp götürüldüğü ve değersizleşen, tahrip edilen doğa ile yöre insanlarının yaşamaya mahkum edildiği bir sonuçla yüz yüze kalıyoruz.
Bu durumda Çevresel Etki Değerlendirme kararlarının o yörede yaşayan insanların doğrudan seçtiği yerel temsilcilerinin katılımıyla alınması daha doğru sonuçlar doğuracaktır.
Kanun teklifimiz ile Çevre Bakanlığının Çevresel Etki Değerlendirme kararlarında il genel meclislerinin ve belediye meclislerinin karar süreçlerinin ana unsuru olması hedeflenmiştir. MADDE GEREKÇELERİ
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR