Çevre Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/999 esas numaralı kanun teklifi 9 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “Çevre Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/999, 9 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-999-cevre-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/7a8ed525-3d30-494a-8fd2-0188dd31751a
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 12872 Sayılı Çevre Kanunu'nun Altıncı Bölümünden sonra gelmek üzere Yedinci Bölüm eklenmiştir. Yedinci Bölüme…
2872 Sayılı Çevre Kanunu'nun Altıncı Bölümünden sonra gelmek üzere Yedinci Bölüm eklenmiştir. Yedinci Bölüme aşağıdaki 33'üncü madde eklenmiştir.
YEDİNCİ BÖLÜM: NN ğ ÇEVRE MAHKEMELERİNİN GÖREVLERİ
Madde 33 - Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara çevre hukuk ve çevre ceza mahkemelerinde bakılır. Çevre Mahkemeleri tek hakimlidir.
Çevre Kanununu ihlal niteliğindeki eylemlerden doğan suçlarla ilgili davalara Çevre Ceza Mahkemelerinde bakılır.
Çevre Kanununu ihlallerin tespitini ve zarar görenlerin zararının tazminine ilişkin davalara Çevre Hukuk Mahkemelerinde bakılır.
Çevre mahkemelerinde görev yapacak hakimler, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından doğrudan doğruya bu mahkemelere atanabilecekleri gibi, iş ve kadro imkanları nazara alınarak, görevli oldukları mahaldeki Çevre Mahkemeleri nezdinde yetki ile de görevlendirilebilirler.
Bu kanuna göre savcılık görevi, Çevre Mahkemelerinin bulunduğu yerlerde kurulacak Çevre Savcılığı tarafından yerine getirilir.
Çevre Kanunu ihlalinden doğan ceza davalarında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. Hukuk davalarında ise 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır.
Gerekçe: 2872 Sayılı Çevre Kanunu'na eklenecek yedinci bölümle Çevre Hukukunu ihlallere bakmakla görevli hukuk ve ceza ihtisas mahkemeleri kurulması amaçlanmıştır. Hazırlanan teklifte çevre mahkemelerinin yargılama usulü ve görev alanları belirlenmeye çalışılmıştır. Bu teklifle savcılık görevinin, çevre mahkemelerinin bulunduğu yerlerde kurulacak Çevre Savcılığı tarafından yerine getirilir.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Bu Kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (10 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Çevre Kanunu'nun en büyük eksikliği çevre davalarına ve çevre ile ilgili diğer uyuşmazlıklara bakmakla görevli olacak Özel Çevre Mahkemelerini düzenlememesidir.
Ülkemizde, hızlı bir kentleşme söz konusudur. Bu durum, hızla kentsel çevrenin bozulmasına neden olmaktadır. Denizlerimiz, göllerimiz, akarsularımız, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımız hızla kirlenmektedir. Büyük kentlerimizde kış aylarında özellikle hava kirliliği insan sağlığını tehdit etmektedir. Plansız yapılaşma, ulaşım ve trafik sorunları yanında gürültü kirliliği dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır.
Yukarıda sayılan çevre sorunlarını göz önünde bulundurarak çevre kirliliğinin çok ciddi boyutlarda olduğunu unutmamalıyız. Çevrenin kirlenmeye karşı etkin bir şekilde korunması için çevre davalarına bakmakla görevli ihtisas mahkemeleri gereklidir. Bunun için Çevre Kanunu'nda bir değişiklik yapılarak çevre davalarına bakmakla sınırlandırılmış özel çevre mahkemeleri kurulmalıdır. Birçok ülkede genel mahkemelerin yanında ayrı Çevre Mahkemeleri de kurulmuştur. Belli bir çeşit uyuşmazlıklara bakmak için kurulmuş olan bu mahkemeler Çevre Kanununun uygulanmasından doğan çevre davalarına ve çevre ile ilgili diğer uyuşmazlıklara bakmalıdır. Etkin bir şekilde çevre kirliliğinin önlenmesi, sınırlandırılması ve mücadelesi için mutlaka genel mahkemelerin yanında ayrı özel Çevre Mahkemeleri kurulmalıdır. Nasıl ki, Tüketici Mahkemeleri gibi, Kadastro Mahkemeleri gibi, Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri gibi ihtisas mahkemeleri mevcutsa, Çevre Mahkemelerinin olması da zorunluluk haline gelmiştir.
Çevre Kanunu'nun en önemli ilkelerinden birisi "kirletenin ödemesi" ilkesidir. Çevreyi kirletenin sorumluluğu objektif sorumluluk hallerinden biridir. Çevreyi kirletenden bu zararın tazmin edilmesi Çevre Mahkemelerinin görev alanına girecektir. Çevrenin bir kez kirlendikten sonra eski hale getirilmesinin çok pahalıya mal olması ve hatta bazen olanaksız olması bu konuda önlem alınması gerektiği sonucunu bir kez daha ortaya çıkarmaktadır.
Çevrenin kirlenmesinden zarar gören herkese, yerel yönetimlere, çevreci kuruluşlara ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na dava açma hakkı tanınmalıdır. Bunların açmış oldukları çevre davaları her türlü harçtan muaf olmalıdır. Çevre mahkemelerinde kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanmalıdır. Dava malzemelerinin hazırlanmasında, tarafların yanında, hâkimin de görevli olmasına, kendiliğinden araştırma ilkesi denir. Burada hakim, davanın ispatı için gerekli olan bütün delillere kendiliğinden başvurabilir. K.B: MMA ç
Çevre ile ilgili bir davanın çözümü sırasında, hâkim, özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde, çevre konusunda uzman teknik bilirkişilerin görüşüne başvurması gerekir.
Çevre davasında, tarafların hiçbiri duruşmaya gelmezse, dosya İşlemden kaldırılmamak, hâkim kendiliğinden gerekli incelemeyi yaparak işi karara bağlamalıdır.
Ülkemizde hızlı bir şekilde su kaynakları, hava toprak ve denizler kirlenmektedir. Büyük kentlerdeki çöpler, hastalık taşıyan farelerin ve sineklerin üreme merkezi haline gelmiştir. Plansız ve sağlıksız kentleşme devam etmektedir. Ormanlarımız ve kıyılarımızın güzellikleri hızla yok edilmektedir. Arzu edilmeyen sesler olarak tanımladığımız gürültü de halkın sağlığım olumsuz yönde etkilemektedir. Çevreyi temiz tutma ve koruma ilkesinden hareket ederek, çevreyi bozanlar ve kirletenlere caydırıcı idari, cezai ve hukuki yaptırımlar uygulamak gerekir.
Çevre Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalara ve çevre ile ilgili diğer uyuşmazlıklara bakmak için özel çevre mahkemeleri mutlaka kurulmalıdır. Çevre mahkemelerin var olması, hukuk doktrininde daima gerekli görülen bir durum olan ihtisaslaşmaya hizmet edecektir. Çevre kanunu ihlalleri bakımından yargılamanın özel olması gerekmektedir.
Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak için gerekli olan yasal düzenlemelerin en kısa zamanda yapılması kaçınılmaz bir zorunluluktur. Aksi halde, çevremiz hızla bozularak ve kirlenerek yok olur. Su, hava ve toprak hepimizindir. İçinde yaşadığımız çevre tüm insanların ortak mirasıdır. Hiçbir kimsenin ihmalen veya kasıtlı olarak bu ortamı bozmaya hakkı yoktur. Temiz bir çevrede yaşamak en doğal hakkımızdır. Çevreyi korumak, ihlalleri önlemek için ihtisas mahkemeleri kurulması amacıyla hazırlanan kanun teklifimi sunuyorum.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR