Çevre Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 1 madde
Kaynak göster
2/2151 esas numaralı kanun teklifi 13 Mayıs 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Deniz Demir (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Deniz Demir (CHP, Ankara). “Çevre Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2151, 13 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2151-cevre-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/72e0eadc-2ccb-4b1e-bb81-018f712142ed
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleÇevre Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 1 madde
MADDE 109.08.1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu'na aşağıdaki madde eklenmiştir.
09.08.1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu'na aşağıdaki madde eklenmiştir.
"EK MADDE 17- Atıksu altyapı tesisleri ile arıtma tesislerinin enerji giderlerinin tamamı Hazine tarafından karşılanır.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca birlikte çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
MADDE ? - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3 - Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Madde ile, 09.08.1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu'na getirilen ek madde ile arıtma tesislerinin enerji giderlerinin tamamının hazine tarafından karşılanması amaçlanmaktadır.
Genel gerekçeyi oku (3 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Çevre hakkı, Anayasa ile güvence altına alınmıştır bir haktır. Anayasa'nın 56. maddesinde "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. " hükmü yer almaktadır. Çevre hakkı, üçüncü kuşak insan haklarından kabul edilmektedir. Devletin çevre kirliliğine karşı önlem alması da çevre hakkının doğurduğu sorumluluklardan biridir. Sağlıklı bir toplumun oluşması ancak çevre sorunlarının çözülmesi ile mümkündür. Su kirliliği de bu çevre sorunlarından biridir. Su kirliliği, istenmeyen zararlı maddelerin, suyun niteliğini ölçülebilecek oranda bozmalarını sağlayacak miktar ve yoğunlukta suya karışma olayıdır. Konutlar, endüstri kuruluşları, termik santraller, gübreler, kimyasal mücadele ilaçları (pestisitler), sanayi atık suları su kirliliğini meydana getiren başlıca kaynaklardır. Bunların hepsi doğrudan doğruya veya dolaylı olarak canlı ve cansız varlıklara zarar vermektedir.
Bu kirliliğin önlenmesinin en etkili yolu ise atıksu arıtma sistemleridir. Atıksu Arıtma Tesisleri, atıksu içerisinde kirliliğe neden olan yabancı maddelerin değişik metodlarla (fiziksel, biyolojik, gelişmiş) atıksudan uzaklaştırıldığı birimlerdir. Suyun daha verimli kullanılması ve mevcut kaynakların korunması adına atık suların arıtılması önemli bir uygulamadır. Genel olarak atıksu arıtma tesislerinin enerji ihtiyaçlarının fazla olması işletme maliyetlerini artırmakta ve tesisin çalıştırılmasını olumsuz etkilemektedir. Mevcut uygulamada Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, uygun bulunan atıksu arıtma tesislerinin enerji giderlerinin 509si karşılanmaktadır. Ancak bu uygulama çevre temizliği için son derece önemli olan atıksu arıtma tesislerinin enerji giderleri için yeterli değildir.
Bu kanun teklifi ile atıksu arıtma tesislerinin enerji giderlerinin tamamının Hazine tarafından karşılanması ve yüksek işletme maliyetlerinin olumsuz etkilerini biraz olsun azaltılması sonucu çevre kirliliğin önlenmesi amaçlanmıştır. MADDE GEREKÇESİ
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR