Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 4 madde
Kaynak göster
2/141 esas numaralı kanun teklifi 6 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/141, 6 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-141-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/b86f17ca-24d4-4e7d-99c6-0188d8cb82c1
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 4 madde
MADDE 15237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103 üncü maddesinin | inci ve 4 üncü fıkraları aşağıdaki şekilde…
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103 üncü maddesinin | inci ve 4 üncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"(1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden; on sekiz yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fülin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış anlaşılır."
"(4) Cinsel istismarın, çocuklara karşı cebir veya tehditle gerçekleştirilmesi hâlinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır."
Gerekçe: Madde ile, Türk Ceza Kanunu'nda "çocukların cinsel istismarı" ile ilgili düzenlemedeki yaş sınırı, Türk Medeni Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu'nda bireyin çocuk olarak değerlendirilmesini sağlayan "yaş" sınırı ile aynı seviyeye getirilerek, Kanunlar arasındaki çelişkinin ortadan kaldırılması öngörülmektedir.
MADDE 25237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 104 üncü maddesinin | inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, 2 inci…
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 104 üncü maddesinin | inci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, 2 inci ve 3 üncü fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.
" (1) Çocuklara karşı cinsel istismar suçuna verilecek cezalarda indirim yapılmaz."
Gerekçe: Madde ile, 18 yaş altı ile her türlü cinsel ilişki önceki maddede çocukların cinsel istismarı kapsamına alındığı için bu düzenleme yürürlükten kaldırılmakta ve çocuklara karşı cinsel istismar suçuna karşı verilecek cezalarda indirim uygulanmamasına yönelik hüküm maddeye eklenmektedir.
MADDE 3Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 4Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Ülkemiz her gün çocuklara yönelik taciz ve cinsel istismar haberleriyle sarsılmaktadır. Karaman'da 45 çocuğun cinsel istismarı olayından sonra Kırşehir, Çorum, Niğde, Diyarbakır ve Antalya illerinden gelen benzer haberler kamuoyunu derinden yaralamıştır.
Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'nün verileri de Türkiye'de çocukların cinsel istismarı konusundaki vahim tabloyu gözler önüne sermektedir. Genel Müdürlüğün verilerine göre 2009 yılında 12.635 olan çocukların cinsel istismarı ile ilgili açılan dava sayısı 2014 yılında 18 bin 104'e yükselmiştir. 2009 ile 2014 arasındaki dava sayısındaki artış oranı 9650'dir. Buna korktukları ya da utandıkları için cinsel istismarı söylemeyen ya da yargıya gitmeyen aile ve çocuk sayısı dâhil değildir.
Çocukların cinsel istismarının toplumda bu denli infial yaratmasına rağmen bu suç oranındaki artışın temel nedenlerinden biri de kanunlar arasındaki çocuk tanımı konusundaki çelişkiler, kanun koyucunun farklı yaşlar için farklı cezalar getirmesi nedeniyle faillerin daha az ceza alabilmesi ve cezada indirim yapılmasıdır. Türk Medeni Kanunu'na göre erginlik 18 yaşının doldurulmasıyla başlamaktadır. Çocuk Koruma Kanunu'na göre 18 yaşını doldurmamış birey "çocuk" olarak tanımlanmaktadır. 1995 yılında uygulamaya giren Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde de on sekiz yaşına kadar herkesin çocuk sayılacağı belirtilmektedir. Ancak Türk Ceza Kanunu'nda çocukların cinsel istismarına yönelik suçlar açıklanırken, on beş yaşını tamamlamamış bireyler "çocuk" olarak dikkate alınmaktadır. On beş yaşını tamamlamış çocuğa karşı gerçekleştirilen cinsel suçlar ise "reşit olmayanla cinsel ilişki"
• kapsamında değerlendirilip cezası da hafifletilmektedir. Bu durumda 15 yaşında bir çocuğa karşı cinsel istismarda bulunan kişi 8 yıldan 15 yıla kadar cezalandırma talebi ile yargılanırken, aynı suç 16 yaşında bir çocuğa karşı işlenirse failin yargılanması için şikâyet şartı aranmakta ve cezası da 2 yıl ila 5 yıl arasında olacak şekilde düşmektedir. Örneğin Antalya'da defalarca cinsel istismara maruz kalan 14 yaşındaki küçük kızın yaşı mahkemenin kararıyla 2 yaş büyütülmek suretiyle zanlıların daha düşük ceza almalarının yolu açılmıştır. Tecavüz mağdurlarının yaşlarının büyütülerek, sanıklara ceza indirimi uygulanması kabul edilemez bir durumdur, buna olanak sağlayan mevzuatın da ivedilikle değiştirilmesi gerekmektedir.
Yukarıda bahsedilen nedenlerle, hazırlanan kanun teklifi ile, Türk Ceza Kanunu'nda değişiklik yapılarak, 18 yaş altı herkes çocuk olarak kabul edilerek çocukların cinsel istismarı tanımındaki yaş 18 yaşa çekilmekte ve bu suçlara yönelik cezalarda indirim yapılmasının önüne geçilmektedir.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR