İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/481 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 2 TEM 2018 KOMİSYONDA

Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 7 madde

Kaynak göster

2/481 esas numaralı kanun teklifi 2 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/481, 2 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-481-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/5719beb7-2e02-4df7-bb8b-0188d926b1b7

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 7 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 1Türk Ceza Kanununun 31 nci maddesinin sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

Türk Ceza Kanununun 31 nci maddesinin sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

"Bili işlediği sırada on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur."

Gerekçe: Çocukluktan gençliğe geçmiş olan on beş yaşını doldurmuş ve fakat henüz on sekiz yaşını tamamlamamış kişilerin işlediği fiilin bir haksızlık oluşturduğunun bilincinde olmakla beraber, suç açısından davranışlarını yönlendirebilme yeteneğine sahip olduğunun belirlenmesi zorunluluğu kabul! edilmiştir.

MADDE 2Türk Ceza Kanununun 31 nci maddesinin 3 ncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Türk Ceza Kanununun 31 nci maddesinin 3 ncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

" (4)2 ve 3 ncü fıkralardaki "işlediği filin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamama" ifadesinden, "çocuğun yapmış olduğu davranışın çocuğun içinde yaşadığı toplum ve/veya içinde yaşadığı çevre bakımından ne anlam ifade ettiğine dair anlama ve algılama yetisi" anlaşılır. Çocuk hakkında alınacak sosyal inceleme raporundan, çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yetisinin gelişmemiş olduğunun tespiti halinde çocuk hakkında koruma güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilir. "

Gerekçe: 15-18 yaş arası kişilerin ceza sorumluluğunun olup olmadığının içinde bulunduğu toplumsal koşullar, aile koşulları, sosyal ve ekonomik koşullar ile psikolojik ve eğitim durumu hakkında uzman kişilerce sosyal inceleme raporu hazırlanarak ceza sorumluluğunun belirlenmesi ve kişinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yetisinin gelişmemiş olduğunun tespiti halinde hakkında koruma güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi kabul edilmiştir.

MADDE 3Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesinin 7 nci fıkrasına "Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu…

Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesinin 7 nci fıkrasına "Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza" ibaresinden sonra gelmek üzere aşağıdaki ibare eklenmiştir.

"Cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı suçlarından verilen cezalar hariç olmak üzere otuz yıldan fazla olamaz." RE

Gerekçe: Süreli hapis cezalarının 30 yıldan fazla olamayacağı kuralına istisna getirilerek • cinsel saldırı ile çocuğun cinsel istismarı suçları kapsam dışı bırakılmıştır.

MADDE 4Türk Ceza Kanunun CİNSEL SALDIRI başlığı altında dağa 1 102 inçi

Türk Ceza Kanunun CİNSEL SALDIRI başlığı altında dağa 1 102 inçi

<5 — yl Nİ V maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. EM 4 (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Fiilin vücuda organ veya sair cisim sokmak suretiyle gerçekleşmesi durumunda on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

Gerekçe: Sarkıntılık ibaresi kanunda çıkarılmıştır. Cinsel saldırı suçunun eşe karşı işlenmesi halinde soruşturma ve kovuşturmanın şikayete bağlı olma şartı kaldırılmıştır.

MADDE 5Türk Ceza kanunun 102 nci maddenin 3 üncü fıkrasına e bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bentler…

Türk Ceza kanunun 102 nci maddenin 3 üncü fıkrasına e bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bentler eklenmiştir. f- Suçun iletişim ve teknolojik imkanlar kullanılarak fiziksel temas olmaksızın mağdurun vücudunu teşhir veya kendi vücudu üzerinde cinsel davranışlar yaptırılması yoluyla işlenmesi halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranda arttırılır. g- Cinsel saldırı suçunun görüntü kaydının yapılması ve/veya yayınlanması halinde; yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranda arttırılır.

Gerekçe: Cinsel saldırı suçunun iletişim teknolojileri kullanılarak, fiziksel temas olmaksızın mağdurun vücudunu teşhir veya kendi vücudu üzerinde cinsel davranışlar yaptırılması yoluyla işlenmesi, cinsel saldırının görüntü kaydının yapılması ve/veya yaptırılması ağırlaştırıcı neden olarak kabul edilmiştir.

MADDE 6Türk Ceza kanunun 102 nci maddesine 5 nci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

Türk Ceza kanunun 102 nci maddesine 5 nci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.

"(6)Suçun, iletişim ve teknolojik imkanlar kullanılarak ve/veya görüntü kaydının yapılarak işlendiği hallerde mağdura yönelik şantaj fiilinin de gerçekleştirilmiş olması halinde ayrıca şantaj suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(D)Bu suçlardan dolayi hükmün açıklanması geriye bırakılamaz.

(8)Bu suçlarda haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulanmaz. ,

Gerekçe: Madde ile suçun caydırıcılığı hedeflenmektedir. kanun maddesinden çıkarılmış, ikinci fıkrada failin çocuk olması durumu e düzenlemeye gidilmiş, üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı fıkralarda daha â yi il "eezayi gerekli inen nitelikli unsurlar sayılmış, yedinci ve sekizinci fıkralarda mağdurun yaşı da gözellerek sz Xoj usu Sayim suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri düzenlenmiştir. Dokuz ve onuncu: Afealar ile zanın BAŞK EZ Sayfa O caydırıcılığını sağlamak amacıyla fail lehine haksız tahrik ve iyi hal hükümlerinin uygulanamayacağı kabul edilmiştir.

MADDE 7Türk Ceza Kanununun 103 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. (D)Çocuğu cinsel yönden istismar…

Türk Ceza Kanununun 103 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. (D)Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismar deyiminden;

a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte filin hukuki an anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her ül ü selden b)Diğer çocuklara karşı hile, cebir, tehdit veya iradeyi etkileyen başka bir hederi: day gerçekleştirilen cinsel davranışlar anlaşılır. 1?

(2) Fiilin vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda;

a) Mağdur 14 yaşından büyük, fail ile mağdur arasındaki yaş farkı 3 yaştan küçük ise 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. b)Diğer hallerde on beş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3)Suçun; a)Birden fazla kişi tarafından birlikte, b)İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, c)Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından, d)Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından, e)Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

#Silah kullanmak suretiyle, g)Gece vakti, g)Konutunda, h)Mağdurun fiziksel, zihinsel eksikliğinden veya zor durumundan yararlanılarak,

Görüntü kaydı yapılarak, İşlenmesi halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranda arttırılır.

(4)Fiil sonucu çocuğun gebe kalması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza "4 oranında arttırılır.

(59)Cinsel istismar suçunun görüntü kaydının yapılarak işlendiği hallerde mağdura yönelik şantaj fiilinin de gerçekleştirilmiş olması halinde ayrıca şantaj suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(6)Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır "neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ya ilişkin hükümler er uygulanır. arasındaki yaş farkı üç yaştan küçük ise 30 yıl, diğer hallerde müebbet hapis lilik,

Sayfa 1 0

(8)Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

(O)Bu suçlardan dolayı hükmün açıklanması geriye bırakılamaz.

(10)Bu suçlarda haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulanmaz"

MADDE $- Türk Ceza Kanununun 104 üncü maddesinin | inci fıkrasına "cebir, tehdit ve hile olmaksızın, on beş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi, şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." ibaresinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

"Fiilin cebir, tehdit, hile, sosyal baskı, mağdurun fiziksel veya zihinsel eksikliği veya mağdurun zor durumundan yararlanılarak işlenmesi halinde rıza yok kabul edilir."

MADDE, 9- Türk Ceza Kanununun 104 üncü maddesinin 2 nci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlemesi halinde şikayet aranmaksızın, 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. "

MADDE 10 — Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 11 — Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Sayfa 1 1

Genel gerekçeyi oku (44 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

27. Dönemde vermiş olduğum;

2/4790, 2/4620, 2/4579, 2/3940, 2/3941, 2/3890, 2/3436, 2/3372, 2/3252, 2/3221, 2/3165, 2/3156, 2/3157, 2/3022, 2/2836 2/2788, 2/2789, 2/2666, 2/2492, 2/2396, 2/1724, 2/1725, 2/1.698, 2/1144, 2/821, 2/825, 2/361, 2/362, 2/363, 2/364, 2/365, 2/366, 2/367, 2/368, 2/369, 2/370, 2/371, 2/372, 2/373, 2/374, 2/375, 2/376, 2/377, 2/378, 2/379, 2/380, 2/381, 2/382, 2/383, 2/384,2/385,2/386, 2/387, 2/388,2/389. 2/390, 2/391, 2/392, 2/393, 2/394,2/395, 2/396,2/397,2/398,2/399,2/400,2/401,2/402, 2/403,2/404, 2/405, 2/406,2/407,2/408, 2/409, 2/410, 2/411, 2/412, 2/413, 2/414, 2/415, 2/261, 2/30, 2/262, 2/31, 2/66, 2/263, 2/264, 2/32, 2/67, 2/265, 2/266, 2/33, 2/68, 2/267, 2/268, 2/34, 2/69, 2/269, 2/270, 2/35, 2/70, 2/271, 2/272, 2/36, 2/71, 2/273, 2/274, 2/37, 2/72, 2/275, 2/276, 2/38, 2/73, 2/277, 2/278, 2/39, 2/74, 2/279, 2/280, 2/40, 2/75, 2/281, 2/282, 2/41, 2/76, 2/283, 2/42, 2/77, 2/284, 2/43, 2/285, 2/78, 2/286,2/44, 2/287,2/79,2/288, 2/45, 2/289,2/80, 2/290,2/47, 2/291, 2/81, 2/292, 2/48, 2/293, 2/82, 2/294, 2/49, 2/83, 2/296, 2/50, 2/297, 2/84, 2/298, 2/51, 2/299, 2/85, 2/300,2/52, 2/86,2/301, 2/53, 2/302,2/87, 2/303,2/54, 2/304,2/88, 2/305, 2/55, 2/306,2/89, 2/307,2/56, 2/308,2/90, 2/309,2/57, 2/310,2/91, 2/311, 2/58, 2/312, 2/92, 2/313, 2/59,2/314, 2/93, 2/315, 2/60, 2/316, 2/94, 2/317, 2/61, 2/318, 2/95, 2/319,2/62, 2/320,2/96, 2/321,2/63, 2/322,2/97, 2/323,2/64, 2/324, 2/98, 2/325, 2/65, 2/326, 2/99, 2/327, 2/328, 2/100, 2/329, 2/330, 2/101, 2/331, 2/332, 2/102, 2/333, 2/334, 2/103,2/335, 2/336, 2/104, 2/337, 2/338, 2/4, 2/105, 2/339, 2/340, 2/5, 2/106, 2/341, 2/342, 2/6, 2/107, 2/343, 2/108, 2/7, 2/109, 2/110, 2/1İ1, 2/112, 2/113, 2/114, 2/115, 2/116,2/117, 2/118, 2/119, 2/120, 2/121, 2/122, 2/123, 2/124, 2/125, 2/126, 2/127, 2/128, 2/129, 2/130, 2/131, 2/132, 2/133, 2/344, 2/134, 2/345, 2/135, 2/346, 2/136, 2/347, 2/137, 2/348,2/138, 2/349, 2/139, 2/350, 2/f40, 2/351, 2/141, 2/352, 2/142, 2/353, 2/143, 2/354, 2/144, 2/355, 2/145, 2/356,' 2/146, 2/357, 2/147, 2/358, 2/148, 2/359, 2/149, 2/360, 2/150, 2/151, 2/152, 2/153, 2/154, 2/155, 2/156, 2/.157, 2/158, 2/159, 2/160, 2/161, 2/162, 2/163, 2/164, 2/165, 2/166, 2/167, 2/168, 2/169, 2/170, 2/171, 2/172, 2/173, 2/174, 2/175, 2/176,2/177, 2/178, 2/179, 2/180, 2/181, 2/182, 2/183, 2/184, 2/185, 2/186, 2/187, 2/188, 2/189,2/190, 2/191, 2/192, 2/193, 2/194, 2/195, 2/196, 2/197, 2/198, 2/199, 2/200, 2/201, 2/202, 2/203, 2/204, 2/205, 2/206, 2/207, 2/208, 2/209, 2/210, 2/211, 2/212, 2/46, 2/213, 2/214, 2/215,2/216,2/217,2/8,2/218, 2/219,2/9,2/220, 2/221, 2/10, 2/222, 2/223, 2/11, 2/224, 2/225, 2/12, 2/226, 2/227, 2/13, 2/228, 2/229, 2/14, 2/230, 2/231, 2/15, 2/232, 2/233, 2/16, 2/234, 2/235, 2/17, 2/236, 2/237, 2/18, 2/238, 2/239, 2/19, 2/240, 2/241, 2/2'0, 2/242, 2/243, 2/21, 2/244, 2/245, 2/22, 2/246, 2/247, 2/23, 2/248, 2/249, 2/24, 2/250, 2/251, 2/25, 2/252, 2/253, 2/26, 2/254, 2/255, 2/27, 2/256, 2/257, 2/28, 2/258, 2/259, 2/29 ve 2/260 esas numaralı Kanun Tekliflerimi venilivorum.

Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu

Tali Komisyon

Esas

Komisyon Adalet Komisyonu

Tarih: 19 Haziran 2023 | Esas No: 2/481

0.1 Haziran 7023

26. Dönemde vermiş olduğum;

2/2163,2/1787,2/1764,2/1 734,211731,2/1719,2/1705,2/1699,2/1698,2/1691,2/1654 ,2/11629 211609,2/1497,2/1496,2/1459,2/1414,2/1384,2/1369,2/1359,2/1341,2/1311,2/1284,2/1283 2/1206,2/1042,2/1016,2/1003,2/926,2/846,2/804,2/637,2/636,2/594,2/593,2/592,2/591,2/590 2/1589,2/542,2/531,2/500,2/494,2/290,2/289 j ( 4/ bi287, 21286 2/285.2/284 2128321282 2/281,2/280,2/279,2/278,2/277,2/1276,21275,2/274,21273,2/271,21270,21269,21268,2/267,

2/215,2/214,2/213,2/212,2/211,2/210,2/209,2/208,2/207,2/1206,2/205,. .2/203,2/202, 2/1200,2/199,2/198,2/197,2/196,2/195,2/194,2/193,2/192,2/191,2/190,2/189,2/188,2/187.

2/186. 2/185,2/184,2/183,2/182,2/181,2/180,2/179,2/178,2/177,2/176,2/175,2/174,2/173, 2/1171, 21170, 2/169, 2/168, 2/167,2/166,2/165,2/164,2/163,2/162,2/161,2/160,2/159,2/158, 2/156,2/155,2/154,21153,2/152,2/151,2/150,2/149,2/148,2/127,2/126,2/125,2/124,2/123 2/122,2/121,2/120,2/119,2/118,2/117,2/116,2/115,2/114,2/113,2/112,2/111,2/110,2/109 21108,2/107,2/106,2/105,2/104,2/103,2/102,2/101,2/100,2/99,2/98,2/97,2/96,2/95,2/94 2/93, 2/92,2/91,2190,2/89,2/88, 2/87, 2/86, 2/85, 2/84, 2/83, 2/82, 2/81, 2/80, 2/79, 2/78, 2/77, 2176, , 2174, 2/73, 2172, 2171, 2170, 2169, 2168, 2167, 2166, 2/65, 2/64, 2/63, 2/62, 2161, 2/60,

2/59, 2/58, 2/57, 2/56, 2/55, 2/54 ve 2/53 esas numaralı Kanun Tekliflerimi yeniliyorum.

29.06.2018 K ON Av. Dr.M. Nİ in TANRIKULU İstanbul Milletvekili Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Kadın Erkek Fırsat Eşitliği

Tali

Komisyonlar

Esas Adalet

Komisyon Tarih 01.102018 Esas No:17

K 02 bmv 2018

İ gep 22: Sa Ş6$i

Grup Başkanlığı 2. AÇ

Türk Ceza Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim ve Gerekçesi ekte sunulmuştur.

Balıkesir illetvekili Esas i Komisyon ola a Ç. Sezgin TANRIKULU

İ Numara:

No: O UAH

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin birinci maddesi "on sekiz yaşına kadar herkes çocuk sayılır" hükmü ile çocuk tanımı konusunda olması gereken temel yaklaşımı ortaya koymuştur.

Türk Ceza kanunun 31. Maddesindeki "işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması " ifadesi, isnat yeteneğine işaret etmektedir. İsnat çocuğun yapmış olduğu davranışın suç olduğunu bilmesi ve buna göre hareket etmesi değildir. İsnat çocuğun yapmış olduğu davranışın hayatın olağan akışına uygun olup olmadığını bilmesidir. Bir çocuğun yapmış olduğu davranışın toplum ve/veya yaşadığı sosyal ve kültürel çevre bakımından anlam ifade ettiğini anlama yetisinin varlığıdır. Eğer çocuk davranışının iççinde yaşadığı toplum bakımından ne anlama geldiğini anlayamıyorsa veya anlama yetisi olmakla beraber toplumda gördüğü eğilimler o davranışın kötü bir davranış olduğunu çocuğa düşündürtmüyorsa çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığından bahsedilemez.

Maddenin 2. Fıkrasında 12-15 yaş arası çocuklar yönünden işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı değerlendirmesi yapılırken aynı değerlendirmenin maddenin 3. Fıkrasında 15-18 yaş aralığındaki çocuklar için yapılmamış olması 5395 sayılı kanunda açıkça ifade edilmiş olan "on sekiz yaşına kadar herkes çocuktur." İbaresi ile çelişmektedir. Bu nedenle 2. Fıkrada düzenlenen 12-15 yaş aralığındaki çocuklar ile 3. Fıkrada düzenlenen 15-18 yaş aralığındaki çocukların sosyal inceleme raporunun aldırılıp çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığını tespit ettikten sonra, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunmaması halinde çocuk hakkında ceza tertibine yer olmadığına karar verilmesi ve bu kişiler hakkında koruyucu, eğitici ve yeniden topluma kazandırıcı nitelikte güvenlik tedbirlerine . hükmedilmesi çocuk ceza adaleti yönünden zorunluluk taşımaktadır.

BM Çocuk Hakları önsözü uyarınca on sekiz yaş altı birey ruhsal ve fiziksel olarak tam erginliğe ulaşmamıştır ve kırılgan olması sebebiyle özel korunmaya ihtiyaç duyar. Bu ilkeden hareketle, on sekiz yaş altı bireyin "isteyerek, dileyerek. rızasıyla" gerekçesi ileri sürülerek onu cinsel mağduriyetlere karşı korumasız durumdadırlar.

Çocuğa yönelik cinsel istismarın giderek arttığı günümüzde yasal düzenlemelerdeki istisna veya hafifletici nedenlerin fail lehine işletilmesi cinsel istismar ile mücadeleyi zayıflatmakta ve çocukların mağdur olduğu olayların artmasına sebebiyet vermektedir.

Bu yönüyle çocuğu merkeze alan ve çocuğun öncelikli üstün yararını gözeten anlayışın gereği olarak çocuk mağduriyetlerinin azalması için ceza miktarlarının caydırıcı nitelikte olması zorunludur.

Zira istismar, mağdurun gelecek yaşantısındaki bütün sosyal ve ruhsal dünyasını alt üst edebilmekte, başta kendi çocukluğunda yaşadığı gelişim sorunları olmak üzere nesiller arası etki yaratabilecek ağır sonuçlar doğurabilmektedir.

Psikiyatrik değerlendirmeler ışığında iki çocuk arasında 3 yaşın altında fark olması durumunda iki çocuğun rızaya dayalı olarak cinsel davranışlar gerçekleştirebileceği yönünde genel bir görüş bulunmaktadır. Ancak, yine de iki çocuk arasındaki cinsel davranışın bir çocuğun diğerine göre sorumluluk, güven ve güç bakımından üstün olması halinde cinsel istismar olarak nitelendirilmesi gereğinden hareketle her olayın kendi özgünlüğünde kabul edilerek hem mağdur hem suça sürüklenen çocuk için sosyal inceleme raporları düzenlenerek cinsel davranışta bulunan çocukların birbirleri üzerindeki yaş ve gelişim farkı bakımından sorumluluk, güç-güven ilişkisi içerisinde olup olmadıklar, ortaya çıkan cinsel davranışın tehdit, zorlama, baskınlık, otorite, mental yaş farkı, psikopatoloji gibi unsurlara dayanıp dayanmadığı sosyal inceleme raporları ile tespit etmeyi zorunlu kılmaktadır.

5237 Sayılı Türk Ceza kanunun 61/7 maddesinde düzenlenen süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda fail hakkında verilecek sonuç cezanın 30 yıldan fazla olamayacağı kuralının cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı suçlarını işleyenler hakkında da uygulanması bu suçlarla mücadeleyi zaafa uğratmaktadır. Bu nedenle cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismar suçlarından verilecek cezaların bu fıkra kapsamı dışında tutulması hem suç ve suçlulukla etkin mücadeleyi sağlayacak hem de faillerin yeniden suça yönelmelerini engelleyecektir.

.Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar Türk Ceza Kanunun 102 ve devamı maddelerinde cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki ve cinsel taciz suçlarını içeren "Cinsel

Dokunulmazlığa Karşı Suçlar" adı altında ayrı bir bölüm düzenlenmiştir

Yaşı veya içinde bulunduğu durum itibariyle mağdur çocuk, kendisine yöneltilğn davranışın cinsel İçeri olduğunu dahi vi genellikle algılayabilecek durumda olmadığının ) dğdürü Bu Yurumu için "cinsel istismar " ifadesini kullanmış; çocukların cinsel istismarı suçu için cinsel saldırı suçuna nazaran daha ağır müeyyideler öngörmüştür.

Dünya Sağlık Örgütü, çocuk istismarını, "çocuğun sağlığını, fiziksel ve sosyal gelişimin olumsuz yönde etkileyen bir yetişkin, toplum veya ülke tarafından bilerek veya bilmeyerek yapılan davranışlar" biçiminde tanımlamıştır.

1982 Anayasası'nın 41. maddesinin YI. fıkrasında, her çocuğun korunma hakkı olduğu belirtilmiştir. Aynı maddenin HI. fikrasında ise devletin, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alması gerektiği düzenlenerek, çocukların istismara karşı korunmaları anayasal güvence altına alınmıştır. Çocuk hakları, uluslararası düzenlemelerde de yer almakta olup, Türkiye'nin de tarafı olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 19. maddesinde; taraf devletlerin, çocuğun "bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet veya suiistimale, ihmal ya da ihmalkâr .muameleye, ırza geçme dâhil her türlü istismar ve kötü muameleye" karşı korunması için; yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemleri alması gerektiği ifade edilmiştir. Yine aynı Sözleşme'nin 34. 'maddesinin (a) bendinde, çocukların yasa dışı bir cinsel faaliyete girişmek üzere kandırılmasını veya zorlanmasını önlemek için de tedbirler alınması gerektiği belirtilmiştir.

İstismar olgusu karşımıza: Temas içermeyen, cinsel dokunma, oral-genital seks, interfemoral ilişki, seksüel penetrasyon, cinsel sömürü (çocuk pornografisi, çocuk fuhuşu) ve başka istismar türlerini de içeren cinsel istismar şeklinde yedi farklı türde çıkar. Bu nedenle sarkıntılık ibaresinin "kanun metninden çıkarılarak çocuğa karşı gerçekleştirilen tüm bu davranışların çocuğun cinsel istismarı kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Çocuğun cinsel istismarı suçlarında suçun faili kadın veya erkek, ceza hukuku anlamında çocuk veya yetişkin herkes olabilirken suçun faili de mağdurla farklı cinsten olabileceği gibi aynı cinsten olması da mümkündür. Ancak suçun mağduru erkek veya kadın ancak bir "çocuk" olabilir.

Bugüne kadar yapılan düzenlemelerde cinsel istismar suçu bakımından mağdurun yaşı konusunda bir düzenleme bulunmakla birlikte suçun failinin yaşı bakımından kanunda özel düzenleme getirilmemiş olması önemli bir eksikliktir. Zira çoğu zaman çocuklar arasındaki çi£ suçun mağduru ile faili birbirine karışmaktadır. /

Sorunun çözülmesi bakımından fail durumunda olan her bir çocuğun isnat yeteneğinden hareket edilmesi düşünülebilir. Bilindiği üzere TCK'nin yaş küçüklüğü başlıklı 31.maddesi uyarınca,12 yaşından küçük çocukların isnat yetenekleri yoktur. 12- 15 yaş arasındaki çocukların ise, ancak ilgili suç bakımından isnat yetenekleri varsa cezalandırılmaları mümkündür. 12- 15 yaş arasındaki çocuğun, cinsel davranışın anti sosyalliğini anlaması oldukça güçtür. Aynı değerlendirme 15 - 18 yaş arasındaki fiilin anlamını kavrayamayacak durumda olan çocuklar bakımından da geçerli kabul edilmeli çocuk ceza adaleti sistemi bakımından önem arz etmektedir.

Caydırıcılıktan ve toplumsal gerçeklikten uzak tek boyutlu, erkek egemen bakış açısı ile hazırlanan kanun hükümlerinin uygulanması olumsuz sonuçlar vermekte, uygulama hataları ile eksik düzenlemeler cezayı caydırıcılıktan uzak hale getirmektedir. Aynı zamanda tek yönlü, ön yargılı, erkek egemen bakış açısıyla hazırlanan Kanun hükümlerinin kötü ve eksik yorumu hem mağdur hem de suça sürüklenen çocuk yönünden uygulayıcının elinde adaletin celladı haline geldiği unutulmamalıdır. MADDE GEREKÇELERİ

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam