Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 6 madde
Kaynak göster
2/1420 esas numaralı kanun teklifi 24 Temmuz 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Meral Danış Beştaş (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1420, 24 Temmuz 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1420-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-t (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/0479ab22-d07a-47e3-aac3-0189abeeca2b
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 6 madde
MADDE 113/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ıncı maddesinin 4…
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ıncı maddesinin 4 üncü fıkrasının | inci cümlesinde yer alan "affı ay" ibaresi
"altı yıl" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da yapılan değişiklik ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında infazın 6 yıl ertelenmesi ve böylelikle 0-6 yaş aralığındaki çocuğun cezaevi dışında büyümesi amaçlanmıştır. Nitekim bireyin gelişimi açısından 0-6 yaş aralığı oldukça yüksek önemde olup küçük çocuklar için cezaevleri uygun bir ortam olmadığı gibi bu denli küçük çocukların anne ve babasından ayrı büyümesi de son derece sakıncalıdır. Öte yandan; 0-6 yaş aralığındaki küçüğün cezaevinde yaşam sürmesi cezanın şahsiliği ilkesi ile de çelişmektedir. Bu bahisle annenin cezasının çocuğun 6 yaşını dolduruncaya değin ertelenmesi önerilmektedir.
MADDE 213/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 65 inci maddesi…
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 65 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Hükümlünün bakıma muhtaç çocuklarının barındırılması
MADDE 65 —Anaları hükümlü olup da dışarıda korumasına bırakılacak kimsesi bulunmayan altı yaşını doldurmuş çocukların menfaati de göz önünde tutularak kurum dışında barındırılacakları yerler, ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir."
Gerekçe: .13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 65 inci maddesinde yapılan değişiklik ile hükümlünün çocuğunun 6 yaşında olduğu ve annenin cezaevine girdiği tarih itibariyle barınmasına ilişkin esaslar belirlenmiştir.
MADDE 313/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Kanunun 72 inci maddesinin 4 üncü fikrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 72 inci maddesinde yapılan değişiklik ile mevzuatın eski halinde yer alan anne-çocuk beslenmesine dair hüküm kaldırılarak kanun teklifinde bütünlüğün sağlanması amaçlanmıştır.
MADDE 413/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 111 inci maddesinin…
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 111 inci maddesinin 3 üncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Anaları tutuklu olup da dışarıda korumasına bırakılacak kimsesi bulunmayan 0-6 yaş arasındaki çocuklar ve anaları; cezaevi dışında küçük çocukların ilk dönem ihtiyaçlarını karşılayacak ve çocukların gereksinimlerini sağlayıcı nitelikte inşa edilmiş olan tutukevlerinde kalırlar."
Gerekçe: 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 111 inci maddesinde yapılan değişiklikle 0-6 yaş aralığında çocuk sahibi olan tutuklu kadın ve çocuğunun kalacağı yerlere dair esaslar belirlenmiştir. Kadının tutuklanması halinde 0-6 yaş aralığında olan çocuğundan ayrı kalmamasını sağlamak amacı ile çocuğun gelişimine uygun yerde barınma hakkı gözetilerek anne ve çocuğun ayrı bir tutukevinde kalması öngörülmektedir. Böylelikle çocuk, annesi tutuklu olduğu müddetçe, gelişimine uygun yerde ihtiyaçları gözetilerek barınma hakkına sahip olup sosyal ve psikolojik olarak zarar görmeyecektir.
MADDE 5Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 6Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (9 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Türkiye'de cezaevlerindeki hükümlü ve suç işledikleri iddiasıyla tutuklu kadın sayısı; toplam tutuklu ve hükümlü sayısının yaklaşık yüzde 3,4'ünü oluşturmaktadır. Ceza Tevkif Evi Genel Müdürlüğü'nün verilerine göre Mart 2016'da tarihi itibariyle kadın mahpus sayısı 6 bin 788'dir.
Bununla birlikte yasal mevzuatta kadının cezaevindeki yaşayışına dair düzenlemeler söz konusu değildir. Sadece "gebe" kadın için bir takım düzenlemeler söz konusu ise de 0-6 yaş aralığında çocuk sahibi kadın için koruyucu hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Hâlihazırda Türkiye cezaevlerinde Ocak ayı verilerine göre 668 çocuk anneleri ile birlikte demir parmaklıklar arasına hapsedilmiş durumdadır.
Adalet Bakanlığı'nın 2016 yılı verilerine göre cezaevinde bulunan 560 çocuğun yaş dağılımı ise şu şekildedir: Bir yaşında 128 bebek; iki yaşında 114 çocuk; üç yaşında 81 çocuk; dört yaşında 70 çocuk; beş yaşında 31 çocuk ve altı yaşında 5 çocuk ve yaşları bilinmeyen 17 çocuk anneleri ile birlikte cezaevinde yaşamaktadır. Söz konusu 0-6 yaş aralığı bireyin gelişimi için son derece kritik bir dönem olup bu dönemin her bir yaş için ayrı özelliği ve gereksinimi mevcuttur. Beslenmeden çocukluk hastalıklarına, çocukların motor gelişimleri ve diğer gelişim aşamaları için cezaevlerinin uygun mekânlar olmadığında hiç şüphe yoktur. Üstelik Türkiye cezaevlerinde bu öznel durum ayrı bir değerlendirme ve uygulamaya dahi tabi tutulmamakta; küçücük çocuklar ek bir yatak dahi verilmediğinden yere serili bir döşekte anneleriyle yerde yatmaktadır. Yine ek beslenme imkânlarından da yoksun olan bu çocuklar için bisiklet gibi temel oyuncaklar dahi verilmemekte, daha da ötesi koğuşlarda mahpus hayatı sürmektedirler. Oysa hayata yeni gelmiş bireylerin dünyayı algılamaya ihtiyaçları vardır. Cezaevinin dört duvarı arasında demir parmaklıklar ardında geçen bu çocukluk döneminin pek çok sakıncası mevcut olup, 6 yaşında cezaevinden çıkmak durumunda olan bu çocukların yeniden cezaevine girme isteği içerisinde oldukları uzmanlar tarafından ifade edilmektedir.
Türkiye cezaevlerinde 100 çocuk açık cezaevinde kalmaları nedeniyle dış dünyada oyun oynama imkânına sahipken birçok çocuğun yüksek güvenlikli kapalı cezaevinde tamamen dışa kapalı ortamda büyüdüklerine şahit olmaktayız. Kapalı cezaevleri çocuğun beslenme, emekleme, tuvalet alışkanlığı kazanması gibi temel gelişim aşamaları için dahi uygun değildir. Çimende yürümeyen. top oynamayı bilmeyen daha doğru bir ifade ile tüm çocukluk haklarından mahrum edilen ve halihazırda sayıları 668 civarında olan bu çocuklar için çözüm üretilmesi acil ve vahim bir meseledir.
Çocuk gelişimi açısından bu yaş aralığı son derece önemli olup ne yazık ki 668 çocuk gökyüzünden, ihtiyacı olan sıcak ev ortamından, diğer ebeveyn ve kardeşlerinden, oyun ve aktivitelerden yoksun olarak büyümeye zorlanmaktadır. Bu gerçekten hiçbir evrensel kriterle örtüşmeyen, çocuk haklarına, cezaların şahsiliği ilkesine aykırı bir uygulamadır. Sıfır-Altı yaş aralığında bir çocuğun cezaevi ortamında büyümeye zorlanması; hem hukuken, hem de psikolojik ve sosyolojik olarak değerlendirilerek acil çözüm üretilmesi gereken bir meseledir.
Çocuk Hakları Sözleşmesi ve hukukun temel ilkeleri gereği "çocuğun üstün yararı" esastır ve bu kriterlere göre çözüm üretilmesi aynı zamanda devletin önemli sorumluluklarındandır. Zira çocukların sağlıklı gelişimi, toplumla sağlıklı bağlar kurabilen bireylerin yetişmesinin temel şartlarındandır ve bu hususlar gözetilerek yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Birçok ülke örneğinde çocukları 6 yaşına gelene kadar kadının cezasının ertelenmesi sağlanmıştır. Bunun dışında İngiltere, Almanya, İspanya gibi ülkelerde de anne ve çocuğun kalacağı cezaevi koşulları çocuğun gelişimine uygun olarak dizayn edilmiş olup anne ile cezaevinde kalan çocukların psikolojik ve sosyal tüm gelişim aşamaları gözetilmektedir.
Buradan hareketle birçok Avrupa ülkesinin cezaevlerinin çocuklar için uygun ortamlar olmadığını baz alarak ceza infaz sistemlerini düzenlediklerini söylemek mümkün. Bununla birlikte 0-6 yaş aralığındaki küçüğün anneden ayrı büyümesi de oldukça sakıncalıdır. Çocuğun cezaevi ortamında annesi ile yahut dışarda annesinden ayrı büyümesine ilişkin seçeneklerin Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin "çocuğun üstün yararı" ilkesine uygun olmadığı açıktır. BM kriterleri uyarınca çocuğun her iki ebeveyn ile birlikte ve tehlikelerden uzak ortamlarda büyüme hakkı vardır. Bu itibarla annenin ceza alması durumunda cezasının ertelenmesi "çocuğun üstün yararı" gereği hukuka ve evrensel kirterlere en uygun çözümü teşkil etmektedir.
Ayrıca anneleri tutuklu bulunan 0-6 yaş aralığındaki çocuklar için ise çocukların cezaevi ortamı dışında ilk dönem ihtiyaçlarını karşılayacak, dışarıdaki yaşıtları gibi anneleriyle birlikte olacakları tutukevlerinde kalmaları gibi ara çözüm yöntemleri de hayata geçirilmeli ve bu bahisle çocukların sağlıklı gelişimleri için uygun tedbirler alınmalıdır.
Açıklamış olduğum hususlar doğrultusunda "çocuğun üstün yararı"na uygun yasal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi amacı ile işbu kanun teklifi hazırlanmıştır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR