İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/1431 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 8 AĞU 2018 KOMİSYONDA

5237 Sayılı Türk Ceza Yasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu

Kaynak göster

2/1431 esas numaralı kanun teklifi 8 Ağustos 2018 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Meral Danış Beştaş (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “5237 Sayılı Türk Ceza Yasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1431, 8 Ağustos 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1431-5237-sayili-turk-ceza-yasasinda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/525330ae-fd92-4ed7-beb9-0189abf9af6b

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor?

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
Genel gerekçeyi oku (18 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Sağlık Bakanlığı tarafından verilen bilgilere göre 2011 yılında çocuğuna aşı yaptırmayı reddeden aile sayısı sadece 183 iken 2017 yılında bu sayının 23 bine çıktığı ifade edilmektedir. Aradan geçen zaman içerisinde oluşan fark dikkate değerdir. Diğer yandan aşıyla önlenebilir hastalıkların sadece aşı yaptırmayan çocukları değil, aynı zamanda aşı yaptıran çocukları da tehdit ettiği bilinen bir gerçekliktir.

Aşı ile önlenebilen hastalıklara dair ise son dönemde yaygınlaşan salgınlar ortaya çıkmaktadır. 2018 yılının Nisan ayı içerisinde Antalya ilinde 9 üniversite öğrencisinde kızamık virüsüne rastlandığı; yaklaşık aynı tarihlerde Kırıkkale ilinde üç okulun suçiçeği salgını nedeniyle kapatıldığı haberleri kamuoyuna yansımıştır.

Bağışıklama, özellikle çocuklarda sık rastlanan bir grup bulaşıcı hastalığın ortaya çıkmasının önlenebilmesinde çok önemli ve alternatifsiz bir koruyucu sağlık hizmetidir. Çocukluk dönemi aşılarının yapılması, hem bireysel olarak çocuğun söz konusu hastalıklara yakalanmasını önleyerek sağlığını korumakta, hem de toplumda hastalık etkeninin dolaşımını azaltarak hastalığın kontrolünü sağlamaktadır. Toplumda hastalık etkeninin dolaşımının azalması, aynı zamanda kanser tedavisi alma, bağışıklık sistemi hastalığına sahip olma ve benzeri nedenlerle tıbben aşı uygulanmayan çocukların da dolaylı olarak korunmasını gerçekleştirmektedir. Bulaşıcı hastalıklar, yaşamı tehdit eden bir unsur olarak ortaya çok ağır neticeler çıkarabilecektir. Bu tehlikeye karşın aşılama en kolay, ekonomik ve etkin konuyu nitelikte hekimlik uygulamalarındandır.

Anayasa Mahkemesi'nin zorunlu aşı uygulaması ile ilgili 2013/1789 başvuru sayılı kararında "1593 Sayılı Kanun kapsamında zorunlu aşı uygulamasına kanuni dayanak teşkil edecek bir düzenlemenin bulunmadığı" ifade edilmiş ise de aşı uygulamalarına yönelik gerekli yasal düzenlemelerin hâlihazırda yapılmadığı mevzubahistir. Oysa çocukların sağlığı açısından bu düzenlemelerin ivedilikle tamamlanması elzemdir.

Çocukluk dönemi aşılarının birey ve toplum sağlığı açısından vazgeçilmezliği, Türkiye'nin önemli deneyimlerindendir. Zira Türkiye'de pek çok bulaşıcı hastalık, çocukluk dönemi aşıları sayesinde ortadan kaldırılmıştır. Aşılama oranlarının yüksek tutulması sayesinde kişinin sağlıklı olma hali korunduğu için, bazı kişilerce değeri tam olarak anlaşılmasa dahi bugün toplumun sağlıklı bireylerden oluşmasına, hastalıkların yayılmasını engelleyerek bireyin ve toplumun sağlığının korunabilmesine alternatifi olmayan bir katkı sunmaktadır.

Şüphesiz çocuklar, kendi anne babaları da dâhil olmak üzere yetişkinlerin üzerlerinde hak iddia edebilecekleri nesneler değildirler. Çocukların yüksek yararı gözetilerek başta sağlıklarının korunması ve geliştirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması, ihtiyaç duydukları ve duyacakları sağlık hizmetlerinin sağlanması devletin en temel görevi ve sorumluluğudur. MADDE GEREKÇELERİ

MADDE—1) Bağışıklama, özellikle çocuklarda sık rastlanan bir grup bulaşıcı hastalığın ortaya çıkmasının önlenebilmesinde çok önemli ve alternatifsiz bir koruyucu sağlık hizmetidir. Çocukluk dönemi aşılarının yapılması, hem bireysel olarak çocuğun söz konusu hastalıklara yakalanmasını önleyerek sağlığını korumakta, hem de toplumda hastalık etkeninin dolaşımını azaltarak hastalığın kontrolünü sağlamaktadır. Toplumda hastalık etkeninin dolaşımının azalması, aynı zamanda kanser tedavisi alma, bağışıklık sistemi hastalığına sahip olma ve benzeri nedenlerle tıbben aşı uygulanmayan çocukların da dolaylı olarak korunmasını gerçekleştirmektedir. Bulaşıcı hastalıklar, yaşamı tehdit eden bir unsur olarak ortaya çok ağır neticeler çıkarabilecektir. Bu tehlikeye karşın aşılama en kolay, ekonomik ve etkin konuyu nitelikte hekimlik uygulamalarındandır. Diğer yandan çocuklar kendi anne babaları dahil olmak üzere yetişkinlerin üzerlerinde hak iddia edebilecekleri nesneler değildir. Çocukların yüksek yararları gözetilerek başta sağlıklarının korunması ve geliştirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması, ihtiyaç duydukları ve duyacakları sağlık hizmetlerinin sağlanması Devletin temel görevi ve sorumluluğu gereğidir. Bu amaçla Türk Ceza Kanunu'nda değişiklik yapılarak çocuğa bakmakla yükümlü olanların ve dahi gerekli tedbirleri almayanların cezai yaptırıma tabi tutulması önerilmektedir.

MADDE-2) Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun ilgili hükmü yeniden düzenlenerek ulusal aşı programında yer alan çocukluk çağı aşılarının yapılması zorunlu hale getirilmekte ve bu aşılar için veli ya da vasi izni aranmayacağı yasa maddesi olarak düzenlenmektedir.

MADDE 3) —Yürürlük maddesidir.

MADDE 4) -Kanunun uygulanmasına dair hükümdür.

MADDE -1) 26.04.2004 gün5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 195 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Madde 195- Zorunlu aşıların uygulanmasını reddederek kendisinin, velisi bulunduğu veya kişi ya da kurum yetkilisi olarak sorumlu bulunduğu çocuğunun, vasisi bulunduğu kısıtlının aşılanmasını engelleyen veya toplumun zorunlu aşıya olan güvenini sarsacak davranışlarda bulunan veya bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. "

MADDE-2)24.04.1930 tarihli 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 89 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"MADDE 89- Sağlık Bakanlığı Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamındaki aşılar (kızamık, polio (çocuk felci), kabakulak, kızamıkçık, difteri boğmaca, tetanoz, suçiçeği. hepatit A, hepatit B, verem, pnömokok, hemafilusinfluenza aşıları/ ile toplumun ve/veya belirli bir topluluğun sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalıklarda, Bakanlık bünyesinde ilgili hekimlerden oluşturulan bilim kurulunun önerisi üzerine, Bakanlıkça belirlenen aşıları yaptırmak zorunludur. Bu aşıların yapılmasında kişinin kendisinin, çocuklar ya da kısıtlılar yönünden velisinin ya da vasisinin rızası aranmaz.

Erişkin kişiler bizzat, kısıtlıların vasileri çocuğun anne ve babası ayrı ayrı aşı zorunluluğunun yerine getirilmesinden sorumludur. Ebeveyni olmayan çocuklar veya ebeveyni nezdinde bulunmayan çocuklar için çocuğu bakmak üzere kabul eden kişi veya kurum müdürleri sorumludur.

Bu aşılar Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak sağlanır ve aşı uygulamaları sebebiyle kişilere herhangi bir külfet yüklenemez. "

MADDE 3) - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4) - Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam