İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/1593 KOMİSYONDA

Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde

Kaynak göster

2/1593 esas numaralı kanun teklifi 26 Eylül 2023 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Serhat Eren (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Terörle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1593, 26 Eylül 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1593-terorle-mucadele-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/06b830ee-94d5-48ea-a2e8-018ad1c50861

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 3 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 112/04/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten…

12/04/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Genel gerekçeyi oku (9 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Terörle Mücadele Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası "Tutuklu veya hükümlü iken firar veya ayaklanma suçundan mahkum edilmiş bulunanlar ile disiplin cezası olarak üç defa hücre hapsi cezası almış olanlar, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa bile şartla salıverilmeden yararlanamazlar," şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre süreli hapis cezasının bir kısmını kapalı ceza infaz kurumunda geçirdikten sonra tahliye olma imkanı hükümlülerin elinden alınmaktadır.

Özellikle de bazı hapis cezaları yönünden bu çok uzun süre hapishanede kalma sonucunu doğurmaktadır. Örneğin, müebbet hapis cezası almış olan kişiler 30 yıl hapishanede kaldıktan sonra koşullu salıverilebilecekken, yukarıdaki madde hükmü gereği koşullu salıverme hakları tamamen ortadan kalkacak ve hapishanede 36 yıl kalacaklardır. Oysa bu Türkiye'nin de uymakla yükümlü olduğu AİHM içtihatlarına göre "umut hakkı"nı yok eden bir kuraldır.

Umut hakkı, hapis cezasına mahkum edilenlerin kanunla belirlenen sürelerde iyi halinden dolayı koşullu salıverilmesinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi demektir. Bir mahpusun elinden bu imkanın alınması demek, infazın amacı açısından baktığımızda, İnfaz Kanunu'nun 3. maddesine aykırıdır:

İnfazda temel amaç

Madde 3- (1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.

Mahpusun almış olduğu, nihayetinde disiplin cezası olan hücre cezası nedeniyle İnfaz Kanunu'nun 3. maddesinde düzenlenen ve koşullu salıvermede tarihsel olarak hedeflenen amaç tamamen yok sayılmakta ve bu mahpuslar böylece tamamen hukuk düzleminin dışına çıkarılmaktadır. Her ne olursa olsun bapis cezasının koşullu salıverme tarihinden önce bitmeyeceğini bilen mahpus cezaevinde de infazın amacına uygun düşecek davranışlarda bulunmak zorunda kalmayacaktır. Böylece hapis cezasının amacı da sadece ödetme olarak kalmış olacaktır. Sonuç olarak bu yasa hükmü, hükümlülerin iyi halinden dolayı koşullu salıverilme umudunu ve imkanını tamamen ortadan kaldırmaktadır.

AİHM'in 9 Temmuz 2013 tarihli Vinter ve diğerleri - Birleşik Krallık kararında da umut hakkı değerlendirilmiş ve müebbet hapis cezasının azami 25 yılda gözden geçirilmesi ve serbest bırakılma koşullarının değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ancak yukarıdaki hüküm sebebiyle mahpusların serbest bırakılma koşulları hiçbir şekilde değerlendirilmeyecek, örneğin 36 yıla tekabül eden müebbet hapis cezasının koşullu salıvermesi 30. yılda değerlendirilecekken, 3 kez hücre hapsi cezası almış olan kişiler bu değerlendirmeye alınmayacak ve her ne olursa olsun 36. yıla kadar hapishanede kalacağını bilen mahpus açısından infazda hedeflenen temel amacın bir anlamı kalmayacaktır.

Yukarıdaki açıklamalar sadece hücre cezası yönünden değil maddedeki diğer haller için de aynen geçerlidir.

Hükümlülere umut hakkının tanınmaması, AİHM içtihatlarına göre aynı zamanda işkence ve kötü muamele yasağını düzenleyen AİHS'in 3. maddesinin de ihlali olduğundan bu yasa hükmünün yürürlükten kaldırılması gerekmektedir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

GÖRÜŞMELER

Komisyonda ve Genel Kurul’da söz alanlar

Serhat Eren DEM Parti · Diyarbakır
GENEL KURUL

Genel Kurul · 78. Birleşim

“Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hemen her gün yeni bir infaz paketi topluma müjde olarak sunuluyor ama her yeni paketle infazda aslında eşitsizlik daha da derinleşiyor. On ikinci yargı paketinin de bu soruna çözüm olacağını çok düşünmüyoruz doğrusu. Siyasileri cezaevinde tutmayı esas alan anlayış infaz mevzuatını delik deşik etmiş durumda.”

Konuşmanın tamamı →TBMM tutanağı ↗ (yeni sekmede açılır)

Konusunda bu teklifin esas numarası (2/1593) geçen konuşmalar; tarih sırasıyla, aynı gün aynı vekilin sözleri bir satırda. Parti, konuşma tarihindeki partidir.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam