Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/1898 esas numaralı kanun teklifi 29 Aralık 2023 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1898, 29 Aralık 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1898-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/56768d30-cc12-42a0-811b-018cb595a78b
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 126/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 79 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "beş…
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 79 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "beş yıldan sekiz yıla" ibaresi "yedi yıldan on iki yıla" olarak ve "bin" ibaresi "beş bin" olarak değiştirilmiştir.
Gerekçe: Madde ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenen Göçmen Kaçakçılığı suçunun caydırıcılığının artırılabilmesi amacıyla öngörülen ceza miktarının artırılması ve seçenek yaptırımın ağırlaştırılması amaçlanmıştır.
MADDE 2Bu Kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (3 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Ülkemizin ekonomik ve sosyal yönden gelişmemiş Asya ve Afrika ülkeleri ile gelişmiş Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki bir köprü niteliğinde olması, son yıllarda yoğun göç dalgasına maruz kalmasına neden olmuştur. Bu göç dalgasının ne yazık ki büyük bir kısmı yasa dışı yollarla sınırlarımıza giriş yapan veya sınırlarımıza yasal yollardan girerek yasal izni sona erdikten sonra ülke içerisinde kalmaya devam eden düzensiz göçmenlerden oluşmaktadır. Ülkemizde tespit edilen düzensiz göçmen sayısı yalnızca 2023 yılı için 206.410'dur. Yakalanan düzensiz göçmenler ekseriyetle; Afganistan, Suriye, Irak, İran, Pakistan, Somali gibi ülkelerden gelmektedir. Sınırlarımız içerisinde 02/11/2023 tarihi itibariyle tespit olunan 57.883 düzensiz göçmen statüsünde Afgan vatandaşı yakalanmış olup bu sayıyı 46.503 ile Suriye vatandaşları takip etmektedir. Ülkenin demografik, ekonomik ve sosyal yapısının korunabilmesi için düzensiz göç ile mücadeleye verilen önemin artırılması gerektiği açıktır. Türkiye, bir yandan Avrupa Birliği ülkelerine yasadışı yollardan ulaşmak isteyen göçmenler açısından transit ülke konumunda iken Gürcistan, Özbekistan, Türkmenistan, Moldova, Ukrayna, Rusya gibi ülkelerden gelen göçmenler açısından hedef ülke konumundadır. Gerek ülkemizi transit ülke olarak kullanmak amacıyla gerekse ülkemizde yasadışı yollardan kalmak amacıyla gelen göçmenlerin sayısındaki hızlı artış bu soruna sosyal çözüm arayışlarını hızlandırdığı gibi hukuksal alanda da mücadeleyi zorunlu kılmıştır. Bu zorunluluk neticesinde, hukukumuzda "Göçmen Kaçakçılığı" suçu düzenlenmiştir.
Yakın tarihte, sınırlarımıza komşu olan kimi ülkelerde yaşanan iç karışıklıklar, ekonomik buhranlar, savaşlar ve antidemokratik politikalar gibi nedenler göçmen kaçakçılığına zemin hazırlamaktadır. Buna ek olarak, refah seviyesinin daha yüksek olduğu ülkelere göç ederek burada yeni bir yaşam kurma amacı taşıyan kişiler de göç eğilimindedirler. Bu nedenlerle bu ülkelerde yaşayan insanlar yüksek oranda yaşamsal riskleri göze alarak yasadışı göç için yola çıkmaktadırlar.
Göçmen kaçakçılığı, iki yönüyle incelenmesi gereken bir konudur. İlk olarak sınır güvenliği bakımından bu suçun düzenlenmesi ve cezasının caydırıcı olması gerekliliği açıktır. Ülkelerin sınır güvenlikleri, o ülkenin toplumunu oluşturan bireylerin can, mal güvenlikleri ve sosyal ekonomik haklarıyla yakından irtibatlıdır. Öyle ki, ülkelerin kendi sınırlarını gerektiği şekilde koruyamaması, kontrolsüz ve yasadışı geçişlere sebebiyet verebileceğinden, bu durum kimi zaman ülkenin iç güvenliğini ve kamu düzenini de tehdit eden bir mahiyet arz edebilir. Bu sebeple, ülkenin iç güvenliği, kamu düzen ve barışına yönelik toplumun ortak menfaatlerinin göçmen kaçakçılığında ön planda tutulması gerektiği açıktır. Öte yandan, göçmenlerin içerisinde bulunduğu Zor koşulların suiistimal edilmesinin önlenmesi, insan onuru ile bağdaşmayan muamelelere maruz kalmalarının önlenmesi, vücut dokunulmazlığının sağlanabilmesi gibi hususlar korunan hukuki değerlerdendir. Korunan hukuki e ikisi de azami derecede önem arz etmekte olduğundan söz konusu suç için öngğ Kun GElit artırılması gerektiği değerlendirilmiş olup bu yönde kanun teklifi verilmesi Zo Su hasi olmuştur.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR