İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/2031 KOMİSYONDA

Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 1 madde

Kaynak göster

2/2031 esas numaralı kanun teklifi 16 Şubat 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP, İzmir). “Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2031, 16 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2031-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/15f44145-0c5e-4479-8cb0-018db243be41

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 1 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 126/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 259'uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde…

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 259'uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"(1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir kamu kurumuna, ilgili ya da bağlı kuruluşları ile bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır."

MADDE 2? — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 — Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: 5237 sayılı Kanunun 259*uncu maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle "yürüttüğü görev ve sahip olduğu nüfuzu" kullanmak suretiyle mal ve hizmet satışı yapmaya çalışan kamu görevlilerine uygulanan cezaların arttırılarak caydırıcı bir nitelik kazanması ve bu MADDE GEREKÇELERİ tür fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Genel gerekçeyi oku (4 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılda yolsuzluk, hemen hemen dünyanın her yerinde toplumların bütün kesimlerini etkileyen önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Merkezi hükümetlerden yerel yönetimlere, kamudan özele, yönetenlerden yönetilenlere kadar çok yönlü bir sorun olan yolsuzluk, alınan bütün önlemlere rağmen yaygın ve kalıcı bir yapıya bürünmüştür.

Yolsuzlukla mücadelede başarı ise ne yazık ki gelişmişlik düzeylerine göre ülkeden ülkeye değişmektedir. Ülkemizde de yolsuzluk her zaman önemli bir gündem maddesi olmuştur ve genel algı ciddi anlamda bir yolsuzluk olduğu yönündedir. Ulusal ve Uluslararası araştırmalardan çıkan sonuçlarda bu yargıyı doğrulamaktadır. Bu bağlamda ülkemiz 1 Şubat 2003 tarihinde OECD'nin Uluslararası Ticari İşlemlerde Yabancı Kamu Görevlilerine Rüşvet Verilmesinin Önlenmesine dair Sözleşmesini onaylamış ve sözleşmeye uyum sağlanması için iç mevzuatımızda gerekli değişiklikler yapılmıştır. Bu açıdan ülkemizde yolsuzlukla mücadele açısından 2003'te açıklanan Eylem Planı önemli bir adımdır. Benzer şekilde Birleşmiş Milletler Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi 11 Ağustos 2006'da onaylanmış, Saydamlığın Artırılması ve Yolsuzlukla Mücadelenin Güçlendirilmesi Stratejisi?ni (2010 — 2014) yürürlüğe koymuştur. 2016 yılında yolsuzlukla ilgili yeni bir eylem planı yürürlüğe konulmak istenmişse de oluşan siyasi ortam nedeniyle yürürlüğe konamamıştır.

Ancak bütün düzenlemelere rağmen ülkemiz son 10 yılda yolsuzlukla mücadele alanında sürekli bir gerileme yaşamaktadır. Uluslararası Şeffaflık Örgütü raporlarına göre ülkemizin yolsuzlukla mücadele puanı 2013?te 50 iken, sonraki 10 yılda sürekli gerilemiş, 2022 yılı itibariyle 36*ya düşmüş ve Türkiye 180 ülke arasında 101'"nci sıraya gerilemiştir. Bu durum Avrupa Birliği Türkiye 2023 raporunda da yer almış, "Yolsuzlukla mücadelenin çeşitli alanlarında mevzuat eksiklikleri hala devam etmektedir." ifadesi kullanılmıştır.

Bu gerekçeler bağlamında hazırlanmış olan kanun teklifiyle özellikle kamuda yolsuzluğun temelini oluşturan "Görevi kötüye kullanmak" fiilindeki ceza ve yaptırımların caydırıcı olmak amacıyla arttırılması amaçlanmıştır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam