Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/2059 esas numaralı kanun teklifi 8 Mart 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Süleyman Bülbül (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Süleyman Bülbül (CHP, Aydın). “Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2059, 8 Mart 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2059-devlet-memurlari-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/99e72fe7-4453-4778-9bc6-018e1de506ed
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havalePlan ve Bütçe Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 114/07/1965 tarihli 657 sayılı Devlet Memurları Kânununun 125inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin…
14/07/1965 tarihli 657 sayılı Devlet Memurları Kânununun 125inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (k) alt bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda değişiklik yapılarak devlet memurlarının hakkında yasal yollarla başvurulmasına neden olacak şekilde borçlarını kasten ödememeleri durumunda uygulanacak kınama cezasının, iş güvencesi, çalışılan ya da çalışılacak süreler gibi faktörleri gözeterek adaletli bir şekilde değerlendirilmesi amaçlanmaktadır.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (4 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Ülkemizde memurların yetersiz maaşlarının devlet tarafından belirlendiği borçlanmaya yönelik kredi ve kredi kartı kullanımının yine devlet kontrolünde olduğu ve yine yaklaşık 50 yıl önce aynı devletçe belirlenen kanun maddesi hükmünün günümüz şartlarına uygun düşmediği açıkça görülmektedir. Yaşamsal faaliyetleri sürdürülebilmesi adına memurların yaptığı harcamalara ve güncel hayatta harcama programına esas beklenmeyen sağlık sorunları gibi bir takım ekstra etkenlerin varlığı da gözetildiğinde, doğal olarak borcun ifasında bazı sıkıntılarla karşı karşıya kalabilmektedir. Gerek iflas ve gerekse kaçma şüphesi gibi unsurlarının mevcut olmadığı hususları da gözetildiğinde, borcun yasal faizleri ile birlikte ifasının her halükarda mümkünatının bulunduğu aşikardır.
Borcun ifasındaki gecikme sonucu devlet memurlarına verilen disiplin cezaları gerek çalışma barışını ortadan kaldırmakta gerekse memurun sistemden kaynaklı borç batağı içinde bulunduğu olumsuz psikolojinin yanında devlet eli ile kendisine verilen ayrı bir ceza da işyerindeki verimini önemli derecede düşürmektedir. Kariyer ve mülakat ilkelerini aşmak suretiyle devlet memurluğuna giren kişilerin kasten borçlarını ödemeyerek haklarında yasal işlem başlatılmasından memnun olacaklarını düşünmek ise akla ve mantığa aykırı bir durumdur.
İdare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Bu maddenin vazgeçilmez ve ihlali mümkün olmayan bir unsur olarak kabul edildiği, devlet memurluğunda yer almayan bir kişinin borcun ifasını yerine getirmemesi durumunda herhangi bir yaptırımla karşı karşıya kalmadığı, lakin devlet memurlarının bu hususla alakalı olarak soruşturmaya tabi tutularak haklarında disiplin cezası verildiği anlaşıldığından, Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı bir durumdan söz edileceği görülecektir.
Bütün bu hususların ayrı ayrı değerlendirilmesi sonucu, devlet memurunun diğer vatandaşlara olduğu üzere borçlanmasının hayatın olağan akışına uygun düşeceği, memuriyetteki iş güvencesi, çalışılan- çalışacak sürelerde gözetildiğinde borçtan kaçınma şüphesinin ortadan kalkacağı ve en önemlisi borcun kasten ödenmeyeceğine dair bir kastın varlığından hiçbir suretle bahsedilemeyeceği ve bu hususun ispatının da mümkün olmayacağı açık olduğundan kanun teklifi sunma zarureti doğmuştur.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR