İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/2097 KOMİSYONDA

Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde

Kaynak göster

2/2097 esas numaralı kanun teklifi 15 Nisan 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Süleyman Bülbül (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Süleyman Bülbül (CHP, Aydın). “Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2097, 15 Nisan 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2097-kanuni-faiz-ve-temerrut-faizine-iliskin-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/89bb976a-5524-4c19-988d-018ee1a5eba0

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 3 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 14/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un inci maddesinin birinci…

4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un inci maddesinin birinci fıkrası aşağıda belirtildiği şekilde değiştirilmiştir.

"Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse yapılacak faiz ödemesi, amme alacaklarına uygulanan gecikme faizinin yarısıdır."

Gerekçe: Madde ile kanuni faiz oranının amme alacaklarına uygulanan faiz oranına endekslenmesi ve bu yolla kanuni faiz oranının kamu alacaklarına uygulanan faizin yarısı olarak tespit edilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (4 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Gecikme Faizi, genel anlamda alacaklının alacağına geç kavuşması nedeniyle uğradığı zararın giderimini sağlamak veya uğrayacağı kaybın tazminini gerçekleştirmek amacıyla düzenlenmiş bir kurumdur. Diğer bir deyişle faiz, temerrüde düşen borçlunun, alacaklının bu süre içerisinde elde edebileceği faydayı yahut uğradığı kaybı faiz yoluyla tazmin etmesini amaçlamaktadır. Hakkaniyetin bir gereği olarak, borçlunun kusuru nedeniyle alacağına kavuşmakta geciken alacaklının hakları bu yolla korunmaktadır. Ancak, Türkiye gibi enflasyonist ülkelerde alacaklara uygulanan temerrüt faizinin enflasyon oranına paralel olarak belirlenmediği durumlarda para borçlusu, borcunu ödemekte gecikmesi sebebiyle adeta ödüllendirilmekte, alacaklı bakımından ise enflasyon oranında maddi kayıplar meydana gelmektedir.

Kanuni faiz, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Tememüt Faizine İlişkin Kanun ile belirlenmekte ve kanun ile belirlenen oranın artırılıp azaltılması hususunda Cumhurbaşkanı yetkilendirilmektedir. Ülkemizde, enflasyon etkisi net bir biçimde hissedilirken enflasyonist ortamın getirdiği belirsizlik, birtakım tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Son dönemde artan hayat pahalılığı ve buna bağlı olarak günden güne eriyen alım gücü karşısında mevcutta uygulanan yasal faiz oranı, ülkenin içerisinde bulunduğu gerçeklikten bir hayli uzak kalmıştır. Vatandaşın alacağının zamana karşı korunması için kanuni faiz oranlarının artırılması, bir zorunluluk haline gelmiştir. i

Amme alacakları bakımından, ödeme müddeti içinde ödenmeyen kamu alacaklarına vadenin bitim tarihinden itibaren aylık "63,5 faiz uygulanacağı öngörülmüştür. Kamu alacaklarına, tahsilde yaşanabilecek gecikmeler sebebiyle hazinenin kayba uğramaması adına yüksek gecikme faizi uygulanmaktadır. Kamu zararının oluşmaması adına öngörülen düzenlemenin olumlu ve yerinde olduğu değerlendirilmektedir ancak vatandaş bakımından öngörülen kanuni faiz oranlarının vatandaşı zarara uğrattığı hususu gözetilmemiştir. Bu durumun birden çok etkisi bulunmakta birlikte en belirgin etkisi, yargının iş yükünde ortaya çıkmaktadır. Gerçek enflasyon karşısında bir hayli düşük kalan kanuni faiz oranı sebebiyle, borçlu, borcunu ödemekten kaçınmakta ve ödemesini dava sonuna kadar erteleyerek adeta ucuz kredi imkânı elde etmektedirler. Dava neticesinde alınan paranın değeri, uygulanan yasal faiz oranları sebebiyle erimekte ve alacaklı vatandaş zarara uğramaktadır. Temerrüde düşmenin ödeme yapmaktan daha cazip olduğu bir denklemde, yargının iş yükü artmakta ve vatandaş maddi zarara uğramaktadır. ,

Sözleşme ile belirlenmiş faiz oranları dışında tüm dava konusu alacaklarda yasal faiz uygulandığı gözetildiğinde, bu faiz oranının uygulama alanının oldukça geniş olduğu kabul edilmelidir. Kamu alacakları ve vatandaşlara ait alacaklara uygulanan faiz oranları arasında ortaya çıkan uçurumun vatandaş lehine makul bir dengeye yaklaştırılması gerekmektedir. Bu itibarla, kanuni faiz oranının kamu alacaklarına uygulanan faiz oranının yarısına endekslenmesi neticesinde vatandaşın mağduriyetinin bir nebze de olsa giderilmesi ve vatandaşın Mababız zamana karşı korunması sağlanmış olacaktır. Açıklanan gerekçe doğrultusundâ, i teklifinin sunulması gerekliliği doğmuştur.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam