6502 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin madde başlığı "Yaptırım hükümleri", birinci fıkrası ile onuncu fıkrasının (b) ve (c) bentleri aşağıdaki şekilde, on ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "cezaları" ibaresi "fıkradaki yaptırım kararlarını" şeklinde değiştirilmiş ve on ikinci fıkrasının beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci ve dokuzuncu cümleleri aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
"(1) Bu Kanunun;
a) üncü, 7 nci, 18 inci, 19 uncu, 20 nci, 21 inci, 26 ncı, 30 uncu, 35 inci, 49 uncu, 51 inci, 52 nci, 54 üncü, 57 nci maddeleri ve 48 inci maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, altıncı ve yedinci fıkralarında belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler ile 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca malları süresinde teslim veya monte etmeyenler hakkında aykırılığı tespit edilen her bir işlem veya sözleşme için iki bin iki yüz Türk Lirası,
b) 6 ncı maddesine aykırı olarak bir mal veya hizmetin satışından kaçınanlar hakkında aykırılığı tespit edilen her bir işlem veya sözleşme için iki bin iki yüz Türk Lirasından az olmamak üzere satışından kaçınılan mal veya hizmetin tüm vergiler dahil toplam satış fiyatının yüzde onu kadar, idari para cezası uygulanır."
"b) 58 inci maddesinin,
1. İkinci fıkrasına aykırı hareket eden üretici ve ithalatçılar hakkında; satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi alınmaması durumunda bir milyon yüz on beş bin Türk Lirası, Bakanlıkça oluşturulan sisteme kayıt yapılmaması veya kaydın güncellenmemesi durumunda her bir servis istasyonu için on sekiz bin Türk Lirası,
2. Beşinci fikrasına aykırı olarak her türlü mecra ve faaliyetlerinde kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde "özel servis"? ibaresini kullanmayan özel servis istasyonları hakkında on sekiz bin Türk Lirası,
3. Sekizinci fıkrasına aykırı olarak satış sonrası hizmet yeterlilik belgesinin geçerlilik süresi boyunca asgari servis istasyonu sayısını sağlamayan üretici ve ithalatçılar hakkında eksik kalan her bir servis istasyonu için yüz yirmi dört bin Türk Lirası, idari para cezası uygulanır."
"c) 58 inci maddesinde yer alan ve bu fıkranın (b) bendinde yaptırıma konu edilenler dışındaki yükümlülüklere aykırı hareket eden üretici, ithalatçı veya özel servis istasyonları hakkında aykırılığı tespit edilen her bir işlem için iki bin iki yüz Türk Lirası idari para cezası uygulanır."
"Aykırılığın internet ortamı üzerinden gerçekleşmesi halinde Reklam Kurulu; içeriğin çıkarılması için ilgili internet sayfasındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden, elektronik olarak iletişim kurulabilecek araçlar ile bildirimde bulunulmasına, bu bildirime rağmen yirmi dört saat içinde içeriğin çıkarılmaması halinde erişimin engellenmesine karar verebilir. Muhataba bildirimde bulunulamaması hali ile sınırlı olmak üzere doğrudan erişimin engellenmesine karar verilebilir. Erişimin engellenmesi kararı uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir. Erişimin engellenmesi kararı esas olarak aykırılığın gerçekleştiği içerikle sınırlı olarak verilir. Ancak, teknik olarak aykırılığa ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla aykırılığın önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebilir."
Gerekçe: 6502 sayılı Kanunun 77 nci maddesinde adli ve idari yaptırımlar ile güvenlik tedbirlerine yer verildiğinden madde başlığında yer alan "ceza" terimi yerine tedbirleri de içerebilecek şekilde genel ve kapsayıcı bir terim olarak "yaptırım" ibaresine yer verilmek suretiyle madde başlığı "yaptırım hükümleri" şeklinde değiştirilmektedir. Kabahatin haksızlık içeriği ve filin ağırlığı ile orantılı olmasını teminen idari yaptırımlarda değişiklik yapılmaktadır. Satışından kaçınılan mal veya hizmet için öngörülen idari para cezasının satış fiyatı dikkate alındığında çoğu zaman yetersiz kaldığı, bu durumun cezaların caydırıcılık özelliğini karşılamadığı görülmektedir. Bu itibarla, Kanunun 77 nci maddesinin birinci fıkrası iki bende bölünerek (b) bendinde satıştan kaçınılan mal veya hizmet için halihazırda yürürlükte bulunan ceza tutarının altında kalmayacak bir tutar alt sınır olarak belirlenmekte ve mal veya hizmetin satış bedeli ile orantılı bir idari para cezası uygulanması öngörülmektedir. Diğer taraftan, söz konusu fıkranın (a) bendinde yer alan idari para cezası tutarı da (b) bendinde alt sınır olarak yer alan tutarla uyumlu hale getirilmektedir. Kanunun 58 inci maddesi uyarınca, üretici ve ithalatçılar satış sonrası bakım ve onarım hizmeti sunma yükümlülüğünü yetkili servis istasyonları aracılığıyla yerine getirmektedir. Halihazırda aykırılık sayısı dikkate alınmaksızın üretici ya da ithalatçılar hakkında yetkili servis istasyonu başına maktu idari para cezası uygulanmaktadır. Yapılan değişiklik ile ceza sistematiği aykırı işlem sayısı esas alınarak yeniden düzenlenmekte, bu sayede cezaların caydırıcı ve tüketici mağduriyeti ile orantılı olması hedeflenmektedir. 24/3/2022 tarihli ve 7392 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Kat Mülkiyeti Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 15 inci maddesi ile 6502 sayılı Kanunun 77 nci maddesinin on ikinci fikrasına eklenen beş, altı, yedi, sekiz ve dokuzuncu cümlelerinde yer alan Reklam Kurulu tarafından verilen erişimin engellenmesi kararına ilişkin olarak; 27/10/2023 tarihli ve 32352 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13/9/2023 tarihli ve E:2022/70, K:2023/152 sayılı kararında Reklam Kurulunun erişimin engellenmesi yetkisine ilişkin düzenlemenin kamu yararı amacına uygun olmakla birlikte yetkinin kullanımına ilişkin belirlenen usulün ölçülülük ilkesinin alt ilkelerinden olan gereklilik ilkesine aykırılığı nedeniyle ilgili cümlelerin iptallerine karar vermiş olup, Mahkemece söz konusu cümlelerin iptal edilmeleri nedeniyle doğacak hukuksal boşluğun kamu yararını ihlal edecek nitelikte görülmesi dolayısıyla iptal hükümlerinin kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararında yer verilen gerekçede özetle; Kurula, Kanunun 61 inci maddesinde açıkça gösterilen yükümlülüklere aykırılık teşkil eden ticari reklamlardan kaynaklı olarak erişimin engellenmesi kararı verme yetkisinin tanınmasıyla tüketiciyi aldatıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü, şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici, kamu sağlığını bozucu, hastaları, yaşlıları, çocukları ve engellileri istismar edici içeriklerin yayımının önlenmesi suretiyle kamu düzeninin sağlanmasının ve kişilik hakları ile başkalarının şöhret ve haklarının korunmasının amaçlandığı, bu itibarla kurallarla ifade özgürlüğüne yönelik öngörülen sınırlamanın anayasal anlamda meşru bir amaca dayandığı, internet ortamında yer alan 61 inci maddede gösterilen yükümlülüklere aykırı nitelikteki ticari reklamlara erişimin engellenmesi suretiyle tüketicinin yanıltılmasının ve istismar edilmesinin önlenmesi suretiyle hizmet ve ürün piyasalarının işleyişinin düzenli ve sağlıklı biçimde sağlanması biçimindeki çalışma ve özel teşebbüs kurma özgürlüğünün sınırlanmasına yönelik anayasal açıdan meşru bir amaca sahip olduğu, dava konusu kurallarla verinin geniş kitlelere aracısız olarak hızlı bir şekilde aktarılabildiği internet ortamında, içeriğinden dolayı kişileri aldatıcı, kamu düzenini bozucu, haksız rekabete yol açabilecek nitelikteki ticari reklamların kolay ve süratli bir yöntemle yayından çıkarılmasının sağlanmasının amaçlandığı, bu itibarla kuralların demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırılık taşımadığı, kamu makamlarının temel hak ve özgürlüklere müdahale ederken sınırlamaya yönelik meşru amacı gerçekleştirmeye sadece en elverişli değil ayrıca en uygun aracı seçme yükümlülüğü bulunduğu, davaya konu düzenlemeler ile Reklam Kuruluna, 6502 sayılı Kanunun 6l inci maddesinde düzenlenen yükümlülüklere aykırılığın internet ortamında gerçekleşmesi durumunda ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak URL vb. şeklinde erişimin engellenmesi kararı verebilme yetkisi tanındığı, bu şekilde tanımlanan erişim engelleme yetkisinin ticari reklam bağlamındaki içeriğe sınırlı olarak erişim engelleme kararı verilebilmesinin ötesinde bu içeriğin yer aldığı yayın, kısım ya da bölümün tamamına erişimin engellenmesi biçimde uygulanabileceği, bu çerçevede kurallarda öngörülen sınırlama biçiminin, erişimi tümden engellenen yayın, kısım ya da bölümün kullanıcıları bakımından, ifade özgürlüğü ile çalışma ve özel teşebbüs kurma özgürlüğünün kullanımının tamamen ortadan kaldırılmasına yol açacak bir nitelik taşıdığı, kurallarda bu düzeyde bir sınırlamaya başvurulmadan önce içeriğin yer aldığı internet sitesi işleticisine ilgili içerik hakkında bilgilendirmede bulunulması, içerik sahibine bildirimde bulunulmasının sağlanması ya da içeriğin kaldırılmasının ihtar edilmesi gibi internet sitesinin tümüne yönelik erişim engeli getirilmeden uygulanabilecek herhangi bir alternatif sınırlama yöntemi bulunmadığı, bu itibarla dava konusu kurallarda, ifade özgürlüğü ile çalışma ve özel teşebbüs kurma özgürlüğünün sınırlanması suretiyle ulaşılmak istenen amaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasını mümkün kılabilecek, daha az zarara yol açabilecek alternatif yöntemlerin düzenlememiş olmasının kurallarla öngörülen sınırlamanın ölçülülük anlamında gereklilik ilkesini sağlamadığı, ifade edilmektedir. Bu çerçevede, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve gerekçesi dikkate alınarak iptal edilen hükümler yerine yapılacak yeni düzenlemelerde kural olarak erişimin engellenmesi kararı verilmeden önce aykırı içeriğin çıkarılmasına yönelik bildirimde bulunma mekanizması getirilmektedir. Reklam Kurulu içeriğin çıkarılması ve içeriğin belirlenen sürede çıkarılmaması halinde erişimin engellenmesi ya da doğrudan erişimin engellenmesi kararı olmak üzere iki tür karar verebilecektir. Tüketici mağduriyetlerini önlemek amacıyla bildirimde bulunulamama hali ile sınırlı olmak üzere istisnai bir hal olarak Reklam Kurulu, doğrudan reklama ilişkin erişimin engellenmesine karar verebilecektir. Madde kapsamdaki Kurul kararlarının uygulanmasında; öncelikle ilgili internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler üzerinden elektronik olarak iletişim kurulabilecek araçlar ile aykırılık konusu içeriğin yirmi dört saat içerisinde çıkarılması, aksi durumda içeriğe erişimin engelleneceği hususu bildirilecektir. Bu bildirime rağmen aykırı içeriğin çıkarılmaması halinde veya doğrudan erişimin engellenmesi kararı verilmesi halinde ilgili kararlar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilecektir. Anayasa Mahkemesi kararında yer alan ifade özgürlüğü ile çalışma ve özel teşebbüs kurma özgürlüğünün kullanımının ortadan kaldırılmasına ilişkin çekinceler dikkate alınarak erişimin engellenmesi kararının esas olarak aykırılığın gerçekleştiği içerikle sınırlı olarak verileceği, istisnai ve teknik olarak aykırılığa ilişkin içeriğe erişimin engellenmesi yapılamadığı veya ilgili içeriğe erişimin engellenmesi yoluyla aykırılığın önlenemediği durumlarda, internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı verilebileceği düzenlenmektedir.