4/11/1981 Tarihli ve 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/2607 esas numaralı kanun teklifi 14 Ekim 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Yasin Öztürk (İYİ Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “4/11/1981 Tarihli ve 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2607, 14 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2607-4-11-1981-tarihli-ve-2547-sayili-yuksekogretim-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/55f8effb-fb3c-4617-a17a-01928b566c33
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleMillî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 14/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
"GEÇİCİ MADDE $5- Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dâhil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler dâhil, terör suçundan hüküm giyenler hariç, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt yapma hakkı elde ettikleri halde kayıt yaptırmayanlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla 44 üncü maddede belirtilen esaslara göre 2024-2025 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilirler.
Birinci fıkra kapsamında yeniden öğrenime başlayanların askerlik ertelemeleri Askeralma Kanununun 20 nci maddesindeki usul ve esaslara göre yapılır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olanlar terhislerini takip eden 2 ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde bu maddede belirtilen haklardan yararlandırılırlar."
Gerekçe: Kanun teklifi ile yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans. lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği okesilenlerin eğitimlerine devam edebilmeleri için bir düzenlenme yapılması amaçlanmıştır.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (10 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Türkiye'de eğitimine çeşitli sebeplerle devam edemeyen, üniversite ile ilişiği kesilen öğrencilerimizin sayısı azımsanmayacak kadar fazladır.
Gençlerimiz çeşitli ekonomik, sosyal ve psikolojik nedenlerle eğitimlerini yarıda bırakmak zorunda kalmıştır. Bu durum sadece bireylerin kişisel gelişimini etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda toplumsal kalkınmanın önünde büyük bir engel oluşturuyor. Eğitim, bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarma ve topluma katkı sunma açısından en kritik unsurlardan biridir. Bu nedenle, bu öğrencilere ikinci bir şans tanımak toplumsal bir görev olarak karşımıza çıkmaktadır.
Eğitimde fırsat eşitliği, modem toplumların en temel prensiplerinden biridir. Her bireyin eşit eğitim hakkına sahip olduğu savunulsa da pratikte bunun her zaman gerçekleşmediğini görüyoruz. Özellikle sosyoekonomik durumu kötü olan ailelerin çocukları, eğitimlerine devam etme konusunda diğer bireylere göre daha fazla zorlukla karşılaşmaktadır. Maddi imkansızlıklar, aile içi sorunlar, psikolojik rahatsızlıklar ve kimi zaman da yanlış yönlendirmeler, bu gençleri eğitim hayatından kopma noktasına getirebiliyor. Bazıları, ailelerine maddi destek sağlamak zorunda kaldıkları için eğitimlerini bırakırken, bazıları da gerekli rehberlik hizmetlerinden faydalanamadıkları için yanlış tercihler yapıyor ve bu da başarısızlıkla sonuçlanıyor.
Bu gençlerin sayısının fazla olması, toplumsal bir soruna işaret eder. Genç nüfusun eğitimsiz kalması, hem onların gelecekteki kariyer olanaklarını sınırlandırır hem de ülkenin kalkınma hedeflerini olumsuz etkiler. Eğitimine devam edemeyen bir genç, potansiyelini kullanamayan bir birey haline gelir ve bu da bireysel ve toplumsal kayıplara yol açar. Ayrıca bu durum, eğitim sistemi ve sosyal politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini de ortaya koymaktadır.
Toplum olarak bu gençlere ikinci bir şans vermek, yalnızca bir lütuf değil, aynı zamanda bir borçtur. Her insanın hayatında inişler ve çıkışlar olur; önemli olan, düşen kişilere yeniden ayağa kalkma fırsatını sunabilmektir. Eğitim hayatına devam edemeyen bu gençler de hayatlarının belirli bir döneminde çeşitli sebeplerle zorlanmış olabilirler, fakat bu onların tamamen kaybolması gerektiği anlamına gelmez. Onlara destek sunmak, doğru yönlendirmeler yapmak ve eğitim sisteminin açıklarını kapatacak politikalar üretmek, toplumun bütün bireylerinin ortak sorumluluğudur.
Bu bağlamda, Devletin ve eğitim kurumlarının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarına da büyük bir görev düşmektedir. Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak ve eğitimden kopmuş gençlere yeni yollar açmak için burs programları, rehberlik hizmetleri ve özel eğitim programları geliştirilmelidir. Özellikle mesleki eğitim gibi alternatif yollar, bu gençlerin tekrar eğitim sistemine dahil edilmesi ve işgücüne katılmaları açısından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, uzaktan eğitim imkanları da genişletilerek, farklı sebeplerle okula devam edemeyen gençler için esnek öğrenme seçenekleri sunulmalıdır.
Eğitimine ara veren gençlere yeniden eğitim fırsatları sunmak hem bireyler hem de toplum için uzun vadede büyük kazanımlar sağlar. Bir kişinin eğitim hayatını tamamlaması, onun kariyer olanaklarını artırırken, aynı zamanda toplumsal refaha da katkı sunar. Eğitim seviyesinin artması, işsizliğin azalmasına, suç oranlarının düşmesine ve ekonomik kalkınmanın hızlanmasına yardımcı olur. Bu nedenle, eğitim sistemine geri dönen her genç, gelecekte topluma katkı sağlayacak potansiyel bir birey olarak görülmelidir.
Üniversite eğitimi, bir bireyin sadece meslek edinmesini değil, aynı zamanda eleştirel düşünme, problem çözme ve sosyalleşme gibi becerilerini de geliştirir. Bu beceriler, bireyin hem iş hayatında hem de sosyal hayatında daha etkili ve üretken olmasına katkı sağlar. Dolayısıyla, üniversite ile ilişiği kesilen öğrencilere yeniden eğitim fırsatları sunmak, onların kişisel gelişimlerini tamamlamalarına ve topluma daha güçlü bir şekilde katılmalarına olanak tanır.
Eğitimine devam edemeyen ve üniversite ile ilişiği kesilen gençlerimize ikinci bir şans vermek, toplumsal bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu gençler, çeşitli sebeplerle eğitim hayatlarından uzaklaşmış olabilirler, ancak onlara yeni fırsatlar sunmak ve onları yeniden eğitim sistemine kazandırmak mümkündür. Bu süreçte devlet, sivil toplum kuruluşları, aileler ve eğitimciler hep birlikte çalışmalı; gençlerin karşılaştıkları zorlukları aşmalarına yardımcı olacak yapılar inşa edilmelidir. Eğitim, bireylerin kendini gerçekleştirmesi ve topluma katkı sunması açısından en önemli araçlardan biridir. Bu nedenle, eğitim hakkından mahrum kalan hiçbir genci göz ardı etmemeli ve onlara her zaman bir şans daha vermeliyiz.
Unutulmamalıdır ki, her bireyin kendine has bir potansiyeli vardır ve bu potansiyelin ortaya çıkması için zaman zaman ikinci bir şans gerekebilir. Toplum olarak bu şansı sunmak hem bireylerin hem de toplumun geleceği için büyük önem taşır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR