Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/3270 esas numaralı kanun teklifi 27 Ağustos 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3270, 27 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3270-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/3b70414a-8d8b-4704-a1ac-0198ef89cabe
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havalePlan ve Bütçe Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 18/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 89 uncu maddesinin ikinci…
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "ise; bu Kanun veya 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükümlerine tabi olarak bu Kanuna tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda geçen çalışmalarının, 25/8/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olarak sona ermiş
"olması şartıyla" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Gerekçe: Bu madde ile, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ve emekli ikramiyesi ödenebilmesi için kamu görevinden çıkarılmanın 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen kıdem tazminatına hak kazanma şartlarına uygun olmasını zorunlu kılan hüküm yürürlükten kaldırılmaktadır.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (8 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrasında, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile on binlerce kamu görevlisi kamu hizmetinden çıkarılmış, bu süreçte kamu görevinden ihraç edilen bireylerin sosyal güvenlik haklarında önemli belirsizlikler ortaya çıkmıştır. Özellikle emekli ikramiyesi konusunda yaşanan uygulama farklılıkları, hizmet birleştirmesi yoluyla emekli olan kamu görevlilerini mağdur eden bir hukuki eşitsizlik yaratmıştır.
Kamu görevinden KHK ile çıkarılan kişilerden bir bölümü, hizmet sürelerinin tamamını 5434 sayılı Kanun kapsamında geçirmiş olmaları nedeniyle emekli ikramiyesi alabilirken, diğer bir bölümü — yalnızca kısa bir dönem başka sosyal güvenlik kurumlarında hizmetleri bulunduğu ve hizmet birleştirmesi yaptığı için — bu haktan mahrum bırakılmıştır. Mevzuattaki bu ayrım, hizmetlerinin büyük bir kısmını kamuda geçiren bireylerin sadece birkaç yıl farklı bir statüde çalışmış olması nedeniyle, emekli ikramiyesi gibi müktesep bir hakka erişimini engellemiş ve eşitlik ilkesine aykırı bir durum yaratmıştır.
Anayasa Mahkemesi, 25.02.2025 tarihli ve 2019/41241 başvuru numaralı kararında bu durumu ayrıntılı şekilde incelemiş ve Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı ile 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Mahkeme, kamuda geçen uzun yılların sonucunda kazanılan emekli ikramiyesi hakkının yalnızca hizmet birleştirmesi yapıldığı gerekçesiyle tamamen reddedilmesini "orantısız külfet" ve "ayrımcı uygulama" olarak nitelendirmiştir. Mahkeme ayrıca, ihlalin kaynağının 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinin ikinci fıkrasındaki kıdem tazminatına ilişkin koşuldan kaynaklandığını açıkça belirtmiştir.
Bu bağlamda, AYM kararı doğrultusunda, hizmet birleştirmesi yaparak emekliliğe hak kazanan kamu görevlilerinin de emekli ikramiyesi alabilmesinin önünü açmak, yalnızca adalet ve hakkaniyet ilkesinin değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğü ilkesinin de gereğidir. Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararında, kamu hizmetinde geçen sürelere karşılık biriken sosyal güvenlik primlerinin karşılıksız kalamayacağı açıkça vurgulanmış; aynı hukuki statüde yer alan kişilere farklı muamele yapılmasının anayasal denetimden geçemeyeceği belirtilmiştir.
Bu gerekçelerle; 5434 sayılı Kanun'un 89. maddesinde yer alan ve kıdem tazminatına hak kazanma şartını emekli ikramiyesi ödemesi için ön koşul haline getiren düzenlemenin kaldırılması, hem Anayasa Mahkemesi kararının hayata geçirilmesi hem de sosyal güvenlik hukukunda eşitlik ve mülkiyet hakkı temelinde yaşanan çarpıklığın giderilmesi açısından elzemdir.
Bu değişiklikle birlikte, hizmet birleştirmesi nedeniyle bugüne dek emekli ikramiyesi alamayan KHKYlı kamu görevlileri de diğer emsalleriyle eşit haklara sahip olacak; sosyal güvenlik sistemine duyulan güven artacak; idarenin mahkemelerce sürekli haksız bulunmasının doğurduğu kamu zararının da önüne geçilecektir. Ayrıca, idari istikrar, normlar hiyerarşisine uygunluk ve sosyal devlet ilkesi gereği, bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesi kararının gereği yerine getirilmiş olacaktır.
Bu amaçlarla söz konusu "Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" hazırlanmıştır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR