İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/3282 KOMİSYONDA

Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 5 madde

Kaynak göster

2/3282 esas numaralı kanun teklifi 9 Eylül 2025 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Serhat Eren (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3282, 9 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3282-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/b6272629-7a5a-45ac-bd9d-01992eb88e44

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 5 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 15237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 122. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...dil,ırk, renk, cinsiyet…

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 122. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "...dil,ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ..." ibaresinden sonra gelmek üzere ", cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, yaş, dil" ibaresi eklenmiştir.

Aynı fıkrada geçen ©... bir malın satışını, devrini veya bir hizmetin icrasını ..." ibaresi *, istihdamın herhangi bir aşamasında (işe giriş, çalışma süreci, işten çıkarma) ayrımcı muamelede bulunmayı, bir malın satışını, devrini veya bir hizmetin icrasını ..." şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 25237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na, 122. maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki 122/A maddesi eklenmiştir:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na, 122. maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki 122/A maddesi eklenmiştir:

"122/A — Nefret Söylemi ve Soykırım Çağrısı

(1) Bir kimseyi veya topluluğu, ırkı, etnik kökeni, dili, dini, mezhebi, cinsiyeti, cinsel yönelimi, cinsiyet kimliği, engelliliği veya benzeri özellikleri nedeniyle alenen aşağılayan, insanlık onuruna saldıran veya nefret ve şiddete çağıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Herhangi bir soykırımın, katliamın veya insanlığa karşı suçun işlenmesine çağrı yapan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."

MADDE 35237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir: "Suçun, mağdurun ırkı, etnik…

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir: "Suçun, mağdurun ırkı, etnik kökeni, dili, dini, mezhebi, cinsiyeti, cinsel yönelimi, cinsiyet kimliği, engelliliği veya benzeri özellikleri nedeniyle nefret saikiyle işlenmiş olması, cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren neden sayılır. Bu suçlar hiçbir şekilde zamanaşımına uğramaz."

MADDE 4Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Genel gerekçeyi oku (16 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Irkçılık, ayrımcılık ve nefret suçları yalnızca bireyleri değil, toplumsal barışı ve demokrasiyi de doğrudan hedef almaktadır. Türkiye'de özellikle Kürtler, Aleviler, etnik ve dini azınlıklar, mülteciler, göçmenler ve sığınmacılar ile cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve engellilik temelli ayrımcılığa uğrayan kesimler sistematik olarak nefret söylemi ve saldırıların hedefi haline gelmektedir. Ancak mevcut Türk Ceza Kanunu'nun 216. ve 122. maddeleri dar kapsamlıdır ve uygulamada nefret suçları çoğunlukla cezasız kalmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde ise nefret suçları ve söylemleri açık biçimde tanımlanmış, mağdurların kimlikleri nedeniyle hedef alınmasının cezayı artırıcı sebep sayılması yasalarla güvence altına alınmıştır. Almanya'da "Volksverhetzung", Fransa'da 1881 tarihli Basın Yasası, İngiltere'de Public Order Act, Kanada'da Criminal Code örnekleri, nefret suçlarıyla mücadelenin güçlü hukuki araçlarla nasıl yürütüldüğünü göstermektedir. Avrupa Birliği Çerçeve Kararı ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri de bu konuda açık yükümlülükler içermektedir.

Bu teklifile;

Nefret söylemi başlı başına suç haline getirilmekte ve kamu düzeni şartı aranmamaktadır, e Korunan kişi ve gruplar (cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, engellilik, etnik ve dini azınlıklar, mülteciler, göçmenler ve sığınmacılar dahil) genişletilmektedir,

Nefret saikiyle işlenen her suçun cezası yarı oranında artırılmakta ve bu suçların zaman aşımına uğramayacağı hüküm altına alınmaktadır,

İstihdamın her aşamasında ayrımcı muamele suç kapsamına alınmaktadır,

Ayrımcılık yasağı güçlendirilmekte, tüm yurttaşların eşit ve onurlu yaşam hakkı güvence altına alınmaktadır, e Soykırım ve katliam çağrıları açıkça suç sayılmaktadır.

Amaç, Türkiye'de bugüne kadar cezasız kalan ırkçı, ayrımcı ve nefret temelli saldırılara karşı caydırıcı ve kapsayıcı bir hukuki düzenleme yaparak hem uluslararası standartlara uyum sağlamak hem de toplumsal barışı güçlendirmektir.

MADDE GEREKÇELERİ Madde 1 Gerekçesi:

Mevcut Türk Ceza Kanunu'nun 122. maddesinde sayılan ayrımcılık temelleri yetersizdir. Özellikle "cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği", "yaş" ve "dil" ifadelerinin bulunmaması, pek çok mağduru korumasız bırakmaktadır. Ayrıca istihdamın yalnızca işe alım değil, tüm aşamalarında (işe giriş, çalışma süreci, işten çıkarma) ayrımcı muamelelerin suç kapsamına alınması için değişiklik yapılmaktadır.

Madde 2 Gerekçesi:

Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesi yalnızca "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" fülini düzenlemekte, kamu düzeni tehlikesi şartı aradığı için bireylere veya gruplara yönelen açık nefret söylemleri çoğu zaman yaptırımsız kalmaktadır. Önerilen yeni madde ile nefret söylemi, kamu düzeni şartı aranmaksızın başlı başına suç haline getirilmekte; ayrıca soykırım ve katliam çağrıları da açıkça suç sayılmaktadır.

Madde 3 Gerekçesi:

Mevcut mevzuatta nefret saiki, cezayı artırıcı bir neden olarak açıkça düzenlenmemektedir. Bu nedenle mahkemeler çoğu kez nefret saikiyle işlenen fiillerde cezayı artırma yoluna gitmemektedir. Teklif edilen düzenleme ile nefret saiki, cezanın yarı oranında artırılmasını gerektiren bir sebep olarak kanuna eklenmekte, ayrıca bu suçların zaman aşımına uğramayacağı hüküm altına alınmaktadır.

Madde 4 ve 5 Gerekçesi:

Kanunun yürürlük ve yürütme maddeleridir.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam