6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/3573 esas numaralı kanun teklifi 5 Mart 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Evrim Rızvanoğlu Emir (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Evrim Rızvanoğlu Emir (CHP, İstanbul). “6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3573, 5 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3573-6831-sayili-orman-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/35eac685-6cfe-446a-b869-019cbe13ba6d
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleTarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 131/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun ek 16 ncı maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun ek 16 ncı maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Gerekçe: 31/8/1936 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu'na 2018 yılında eklenen Ek 16'ncı madde, ormanların korunmasına yönelik yerleşik hukuki ve kurumsal sistemde ciddi bir kırılmaya yol açmıştır. İşgal yolu ile fiili kullanım dışına çıkarılacak ormanlık alanlar özel mülkiyete geçirilmesine neden olan eylemlerin artmasına zemin sağlamıştır.
MADDE 2Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük Maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme Maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (11 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Tali Komisyon
Esas Komisyon
Tarım, Orman ve Köyişleri
Tarih: 6-3-2026
Esas No:2/3573
$raSire ez Lİ nie meki eri
AYA ee Taa 2 GENEL GEREKÇE
31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu'na 2018 yılında eklenen Ek 16'ncı madde, ormanların korunmasına yönelik yerleşik hukuki ve kurumsal sistemde ciddi bir kırılmaya yol açmıştır. Bu madde ile bir yandan geçmişte hukuka aykırı biçimde işgal edilerek fiili kullanım dışına çıkarılmış orman alanlarının orman sınırları dışına çıkarılması ve böylece usulsüz işgallerin ödüllendirilmesi mümkün hale gelmiş; diğer yandan henüz işgal edilmemiş orman alanlarının yerleşime, yapılaşmaya veya özel kullanım amaçlı tahsisine yönelik kapsamlı bir idari takdir yetkisi yaratılmıştır. Bu düzenlemenin en temel sakıncası, orman niteliğinin sona erdirilmesine ilişkin nihai kararın hiçbir ekolojik değerlendirme, kamu yararı analizi veya kurumsal denetim süreci olmaksızın tek başına Cumhurbaşkanı tarafından alınabilmesine olanak tanımasıdır. Böylece orman alanları, bilimsel planlama ve kamu politikası süreçlerinden çıkarılarak bir gecede tek imzayla orman vasfı dışına çıkarılabilir hale getirilmiştir.
Oysa Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 169*uncu maddesi, devlet ormanlarının mülkiyetinin devredilemeyeceğini, ormanların daraltılamayacağını, amacı dışında kullanıma konu edilemeyeceğini ve korunmasına ilişkin yükümlülüğün devlet açısından yükümlülük olduğunu tartışmasız biçimde hükme bağlamaktadır. Ek 16'nın uygulanması, hukuken orman tanımının korunuyor görünmesine rağmen fiilen ağaç örtüsünün yok edildiği, habitatların parçalandığı, korunan alanların daraldığı ve orman ekosistemlerinin sürdürülebilirliğinin ciddi biçimde zayıflatıldığı bir sonuç yaratmıştır. Ormanların yalnızca ağaç topluluklarından ibaret olmadığı; toprak yapısı, su döngüsü, yeraltı su kaynaklarının beslenmesi, mikroiklim dengesi ve çok çeşitli flora ile fauna türlerinin yaşam alanı olarak bütünüyle işleyen bir doğal yapı olduğu açıktır. Bu nedenle orman alanlarının idari kararla daraltılması ya da statüsünün kaldırılması, yalnızca fiziksel arazi kaybı değil, ekosistem hizmetlerinin çöküşü anlamına gelmektedir.
Nitekim Ek 16'nın uygulanmasının sonuçları; biyoçeşitliliğin azalması, yaban hayatı koridorlarının kesilmesi, nesli tehlike altında türlerin habitat kaybı, erozyon riskinin artması, sel ve taşkın tehlikesinin büyümesi, su kaynaklarının azalması ve bölgesel kuraklık riskinin yükselmesi gibi doğrudan çevresel ve toplumsal etkiler üretmektedir. İklim değişikliği bağlamında ormanların karbon depolama kapasitesi ve iklim düzenleyici fonksiyonları hayati önem taşırken, orman alanlarının tek imzayla statü dışına çıkarılması Türkiye"nin iklim uyum ve azaltım hedefleriyle de açık biçimde çelişmektedir.
Bu nedenlerle Ek 16 maddesinin yürürlükten kaldırılması, orman varlığının yalnızca sayısal olarak değil fiilen ve ekolojik bütünlüğü içinde korunması, Anayasa'nın 169'uncu ve 56'ncı maddeleriyle güvence altına alınan görev ve hakların yerine getirilmesi, sağlıklı çevrede yaşama hakkının korunması ve nesiller arası adaletilkesinin gözetilmesi bakımından zorunluluk arz etmektedir.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR