İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/3655 KOMİSYONDA

7269 Sayılı Kanun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 5 madde

Kaynak göster

2/3655 esas numaralı kanun teklifi 22 Nisan 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Kamuran Tanhan (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Kamuran Tanhan (DEM Parti, Mardin). “7269 Sayılı Kanun ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3655, 22 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3655-7269-sayili-kanun-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/6369ebae-bee1-4632-8bb6-019db58e7e76

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Plan ve Bütçe Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 5 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 17269 Sayılı Kanun'a aşağıdaki ek madde eklenmiştir:

7269 Sayılı Kanun'a aşağıdaki ek madde eklenmiştir:

"Ek Madde 27: Mardin ili sınırları içerisinde sel felaketi nedeniyle tarımsal hasar gören ve hasar durumu İV/İlçe Tarım Müdürlüklerince tespit edilen üreticilerin; kamu bankaları ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları 24 ay süreyle faizsiz olarak ertelenir. Sigorta şartı aranmaksızın, hasarın 9050"si oranında karşılıksız hibe desteği verilir."

Gerekçe: Mardin gibi afet bölgesi ilan edilen yerlerde, tarımsal üretim yapan çiftçilerin borçlarının faizsiz ertelenmesi ve hibe desteği sağlanması amaçlanmıştır. MADDE ?- Sel risk haritalarına aykırı ruhsat veren yerel yönetim sorumlularına yönelik cezai müeyyideler düzenlenmiştir.

MADDE 23194 Sayılı İmar Kanunu'nun 18. Maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 18. Maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir:

"Taşkın risk sahası ve dere yatağı olarak belirlenen alanlarda yapılaşmaya izin veren veya imar planı değişikliği yapan ilgililer hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 'Görevi Kötüye Kullanma' hükümleri saklı kalmak kaydıyla, oluşan maddi zararın rücu edilmesi hükümleri uygulanır."

MADDE 3Mardin ve havzasındaki tarım arazilerinin sel baskınlarından korunması için; GAP Eylem Planı dahilindeki…

Mardin ve havzasındaki tarım arazilerinin sel baskınlarından korunması için; GAP Eylem Planı dahilindeki söküm, drenaj ve ana tahliye kanallarının tamamlanması amacıyla, ilgili yıl bütçesinden Tarım ve Orman Bakanlığı'na ek ödenek tahsis edilir. Bu ödenek başka bir yatırım kaleminde kullanılamaz.

Gerekçe: GAP ve benzeri büyük ölçekli projelerdeki tahliye kanallarının tamamlanması için özel bir ödenek kaleminin oluşturulması hedeflenmiştir.

MADDE 4Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Gerekçe: Yürürlük maddesidir.

MADDE 5Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Yürütme maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (8 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Mardin, 2026 yılının Nisan ayında tarihsel ölçekte büyük bir doğal afetle sarsılmıştır. Şehrin geneline yayılan ancak özellikle Artuklu, Kızıltepe, Midyat ve Nusaybin ilçelerinde yoğunlaşan aşırı yağışlar; konutları, okulları ve uçsuz bucaksız tarım sahalarını sular altında bırakarak büyük bir tahribata yol açmıştır. Yaşanan bu yıkımı sadece "doğa olayı" olarak tanımlamak, asıl sorunu görmezden gelmek anlamına gelecektir. Mardin?de meydana gelen bu sel, kronikleşmiş altyapı sorunlarının, yanlış imar politikalarının ve afet yönetimindeki koordinasyonsuzluğun bir sonucudur.

Yaşanan su baskınlarının temelinde, kent merkezleri ve ilçelerdeki yağmur suyu tahliye kanallarının yetersiz kalması ile mevcut kanalizasyon şebekesinin kapasitesini aşan yükü yönetememesi yatmaktadır. Bilhassa Artuklu?"daki eğitim kurumlarının ve Midyat"taki yerleşim yerlerinin sulara teslim olması, imar ve planlama süreçlerinde drenaj sistemlerinin ihmal edildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra, dere yataklarının ıslah edilmeden bırakılması ve bu riskli bölgelerde yapılaşmaya onay verilmesi, selin yıkıcı etkisini daha da şiddetlendirmiştir.

Mardin ekonomisinin can damarı olan tarım sektörü, yaşanan bu afetle birlikte ağır bir yıkıma uğramıştır. Kızıltepe ve Nusaybin ovalarında yaklaşık 250 bin dekarlık tarım arazisinin balçık ve su altında kalması, yerel üreticinin mağduriyetinin ötesine geçerek Türkiye'nin genel gıda arzı için ciddi bir risk oluşturmuştur. Üreticilerimizin sadece mahsulleri değil; tarım aletleri, depolama alanları ve canlı hayvan varlıkları da bu felaketten derin yaralar almıştır. Özellikle GAP çerçevesinde planlanan ancak bitirilemeyen sulama ve tahliye kanalları, biriken suyun boşaltılmasına engel olmuş ve yaşanan ekonomik kaybın boyutlarını çok daha ileri bir noktaya taşımıştır.

Hava tahmin raporları günler öncesinden tehlikeyi haber vermesine rağmen, sorumlu bakanlıkların ve idari birimlerin kanal temizliği veya geçici bariyer oluşturma gibi koruyucu önlemleri almada yetersiz olduğu gözlemlenmiştir. Felaket anında acil müdahale birimlerinin bazı bölgelere ulaşmakta geç kalması ise mevcut kriz senaryolarının ve yönetim planlarının uygulamada karşılık bulmadığını, yalnızca resmi belgelerde kaldığını açıkça göstermiştir. Mardin merkez ve ilçeleri (Kızıltepe, Artuklu, Nusaybin, Midyat), gerek bölgenin coğrafi özellikleri gerekse küresel iklim krizinin tetiklediği değişimler nedeniyle son dönemde sık sık sel baskınlarına maruz kalmaktadır. Bilhassa 2026 yılının Nisan ayında tanık olduğumuz bu son yıkım, yürürlükteki kanun ve düzenlemelerin hem felaket öncesi koruyucu tedbirler hem de afet sonrası oluşan zararların tazmini hususunda çözüm üretmekte zayıf kaldığını bir kez daha ispatlamıştır.

Mardin özelinde tarımsal üretimin sekteye uğraması, sadece yerel ekonomiyi değil, ulusal gıda arzını da tehdit etmektedir. Bu kanun teklifi ile; e Selriski yüksek bölgelerde altyapı projelerinin önceliklendirilmesi,

"e GAP kapsamında yarım kalan tahliye kanallarının ivedilikle tamamlanması için bütçe güvencesi sağlanması,

"e TARSİM sigortası olmayan küçük çiftçilerin afet kapsamına alınması,

"e Dere yataklarındaki yapılaşmaya karşı ağır idari yaptırımlar getirilmesi amaçlanmaktadır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam