Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 7 madde
Kaynak göster
2/3693 esas numaralı kanun teklifi 14 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Cengiz Çiçek (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Cengiz Çiçek (DEM Parti, İstanbul). “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/3693, 14 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-3693-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-t (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/eb25a1f6-74b5-43bb-ac08-019e26b760c2
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 7 madde
MADDE 113/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 14 üncü maddesinin…
13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "idare ve gözlem kurulu kararları, infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır" ibaresi "kararlar, infaz hâkimi tarafından verilir" şeklinde, beşinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan "idare ve gözlem kurulu" ibareleri "infaz hâkimi" şeklinde ve (c) bendinde yer alan "idare ve gözlem kurulunun kararı ve infaz hâkiminin onayıyla" ibaresi "infaz hâkiminin kararıyla" şeklinde değiştirilmiştir.
Gerekçe: Yapılan değişiklikle, İdare ve Gözlem Kurullarının sahip olduğu geniş takdir yetkisi kaldırılmaktadır. Madde ile bu yetki doğrudan İnfaz Hâkimliğine devredilerek, mahpusun infaz rejimindeki statü değişikliğinin yargısal güvenceye tabi tutulması ve hukuki güvenliğin sağlanması amaçlanmaktadır. Düzenleme ile infaz rejimine ilişkin karar süreçlerinin bağımsız ve tarafsız yargısal makamlar eliyle yürütülmesi, hukuki güvenlik ilkesinin güçlendirilmesi ve infaz uygulamalarında ortaya çıkan keyfi ve eşitsiz sonuçların önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
MADDE 25275 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinin ikinci cümlesinde yer alan "idare ve…
5275 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinin ikinci cümlesinde yer alan "idare ve gözlem kurulunca" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Gerekçe: Yapılan düzenleme ile 5275 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinde İdare ve Gözlem Kurullarına yapılan atıf madde metninden çıkarılmaktadır. Böylece infaz süreçlerinde İdare ve Gözlem Kurullarına tanınan belirleyici yetkinin ortadan kaldırılması ve Kanun hükümlerinin teklifin genel sistematiğiyle uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır.
MADDE 35275 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "idare ve gözlem kurulu kararı ile"…
5275 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "idare ve gözlem kurulu kararı ile" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Gerekçe: Yapılan düzenleme ile 5275 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde İdare ve Gözlem Kurulu kararına yapılan atıf madde metninden çıkarılmaktadır. Böylece infaz süreçlerinde İdare ve Gözlem Kurullarına tanınan belirleyici yetkinin ortadan kaldırılması ve Kanun hükümlerinin teklifin genel sistematiğiyle uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır.
MADDE 45275 sayılı Kanunun 69 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "idare ve gözlem kurulu…
5275 sayılı Kanunun 69 uncu maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "idare ve gözlem kurulu kararı tarafından alınacak karar doğrultusunda" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Gerekçe: Yapılan düzenleme ile 5275 sayılı Kanunun 69 uncu maddesinde İdare ve Gözlem Kurulu kararına yapılan atıf madde metninden çıkarılmaktadır. Böylece infaz süreçlerinde İdare ve Gözlem Kurullarına tanınan belirleyici yetkinin ortadan kaldırılması ve Kanun hükümlerinin teklifin genel sistematiğiyle uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır.
MADDE 55275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
5275 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"MADDE 89- (1) Hükümlünün koşullu salıverilme koşullarının oluşup oluşmadığı; bu Kanunun 107 nci maddesinde belirtilen sürelerin dolmasıyla birlikte infaz hâkimliği tarafından resen değerlendirilir. Hükümlü, kanuni sürenin dolmasını beklemeksizin her zaman infaz hâkimliğine başvurabilir.
(2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede yalnızca hükümlünün kurum düzenini ve güvenliğini doğrudan bozan, kesinleşmiş disiplin cezasına konu eylemleri esas alınır. Disiplin cezasına itiraz yolunun tüketilmemiş olması hâlinde söz konusu ceza bu değerlendirmede kullanılamaz. Hükümlünün düşünce ve kanaatleri ile bunlara ilişkin beyanları hiçbir surette değerlendirme ölçütü olarak kullanılamaz.
(3) İnfaz hâkimliği, değerlendirme kararını dosya üzerinden veya duruşma yaparak verebilir; kararını gerekçeli olarak açıklar ve taraflara tebliğ eder. Hükümlü ve müdafi duruşmaya katılabilir.
(4) Hükümlü ve müdafi, infaz hâkimliğinin bu madde kapsamındaki kararına karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edebilir."
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte idare ve gözlem kurullarının olumsuz iyi hâl değerlendirmesi nedeniyle koşullu salıverilmesi ertelenmiş olan tüm hükümlülerin dosyaları, ilgili infaz hâkimliği tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, gecikmeksizin ve öncelikli olarak, dosya üzerinden veya gerekli görülen hallerde duruşma yapılarak incelenir. Bu inceleme sonucunda koşulları oluşan hükümlüler hakkında koşullu salıverilme kararı verilir.
Gerekçe: 5275 sayılı Kanun'un 89. maddesi, İdare ve Gözlem Kurullarının yetki ve işleyişine ilişkin temel düzenlemeleri içermektedir. Kurulların lağvedilmesi nedeniyle maddenin tümüyle yeniden düzenlenmesi zorunlu hale gelmiştir. Yeni düzenlemeyle iyi hâl değerlendirmesi yetkisi infaz hâkimliğine devredilmekte; değerlendirmelerin nesnel ölçütler çerçevesinde yapılması amaçlanmakta, hükümlünün düşünce ve kanaatlerinin hiçbir surette değerlendirme ölçütü yapılamayacağı açıkça güvence altına alınmaktadır. GEÇİCİ MADDE 1- Geçici maddeyle, İdare ve Gözlem Kurullarının olumsuz iyi hâl değerlendirmeleri nedeniyle koşullu salıverilmesi ertelenen hükümlülerin durumlarının yeniden değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Düzenleme ile mevcut uygulamadan kaynaklanan hak kayıplarının giderilmesi ve incelemelerin gecikmeksizin osonuçlandırılması hedeflenmektedir.
MADDE 6Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
(1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 7Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
(1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (8 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 89. maddesinde 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle ve bu değişikliğe dayanılarak yürürlüğe giren Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelikle (29.12.2020 tarih, 31349 sayılı Resmi Gazete) İdare ve Gözlem Kurullarının görev, yetki ve işleyişi yeniden düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile mahpusların koşullu salıverilme hakları "iyi hâl" değerlendirmesine bağlanmış, infaz sürecinin belirleyici aşaması idari kurulların takdirine bırakılmıştır. İdare ve Gözlem Kurulları, mahkeme kararıyla kesinleşmiş bir cezanın fiili infaz süresini yeniden belirlemektedir. Böylece yargısal bir yetki idari bir mekanizma eliyle kullanılmaktadır. Kurullar fiilen birer paralel mahkeme gibi işlemekte, infaz rejimini yargı denetiminden uzak ve keyfiyete açık hale getirmektedir.
Türkiye?de infaz rejimi uzun süredir suç türüne dayalı ayrımlar üzerinden işlemektedir. Bu yapı özellikle siyasi mahpuslar bakımından eşitsiz ve ayrımcı sonuçlar üretmektedir. İdare ve Gözlem Kurulları bu eşitsizliği derinleştirmektedir. Bu nedenle sorun yalnızca uygulama hatası değil, doğrudan infazda eşitlik ilkesinin ihlalidir.
Kurulların işleyişi hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. "İyi hâl" kavramı açık biçimde tanımlanmamıştır. Değerlendirme kriterleri nesnel ve ölçülebilir değildir. Uygulamada somut disiplin ihlalleri yerine sübjektif kanaatler esas alınmaktadır. Mahpusların gündelik yaşam pratikleri ve kişisel tutumları karar gerekçesi yapılabilmektedir.
İdare ve Gözlem Kurulları aynı zamanda düşünce ve kimlik denetimi aracına dönüşmüştür. Mahpuslardan "pişmanlık" beyanı talep edilmekte, siyasi ve ideolojik tutumları sorgulanmaktadır. Bu beyanlar tahliye kararlarında belirleyici olmaktadır. Oysa Anayasa'nın 25. maddesi düşünce ve kanaat özgürlüğünü güvence altına almakta; her ne sebep olursa olsun kimsenin düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağını hükmeder. Buna rağmen uygulama, mahpusları düşüncelerini açıklamaya Zorlayan bir baskı mekanizması yaratmaktadır.
Bu yapı infaz rejimini fiilen uzatmaktadır. Tahliye şartları oluştuğu halde mahpusların özgürlüklerinden mahrum bırakılması ikinci bir cezalandırma anlamına gelmektedir. Cezanın süresi belirsizleşmekte, infaz süreci öngörülemez hale gelmektedir. Aynı durumda olan mahpuslar hakkında farklı kararlar verilmesi hukuki güvenliği ortadan kaldırmaktadır.
İnsan Hakları Derneği'ne yapılan başvurulara yansıyan tespitlere göre, 2021-2024 yılları arasında en az 501 mahpusun tahliyesi İdare ve Gözlem Kurulları tarafından birden fazla kez engellenmiştir. Bu mahpusların 54'ü 30 yılı aşkın süredir hapiste olup koşullu salıverilme koşullarını sağlamıştır. Tahliyesi engellenenler arasında 105 hasta ve 42 ağır hasta mahpus bulunmaktadır. Tahliye edilmesi gereken mahpusların hapiste tutulmaya devam edilmesi, yaşam hakkı bakımından ağır sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim, yönetmeliğin yürürlüğe girdiği ilk yıl tahliyesi engellenen ağır hasta mahpuslardan Hayrettin Yılmaz'ın yaşamını yitirmesi, bu ihlallerin somut ve geri döndürülemez sonuçlarını ortaya koymaktadır.
Bu Kanun Teklifi ile İdare ve Gözlem Kurullarının tamamen kaldırılması hedeflemektedir. Amaç; infaz rejimini idari keyfiyetten arındırmak, yargısal güvenceleri tesis etmek ve infazda eşitliği sağlamaktır. Mahpusların temel haklarını koruyan, öngörülebilir ve denetlenebilir bir infaz sistemi ancak bu kurulların ortadan kaldırılmasıyla mümkün olacaktır. MADDE GEREKÇELERİ
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR