Su Kanunu Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 8 madde
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleTarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 8 madde
MADDE 1SU KANUNU TEKLİFİ Amaç, Kapsam, Tanımlar, Genel Hükümler, İlkeler Amaç ve kapsam
(1) Bu Kanunun amacı, idarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde ulusal düzeyde su kaynaklarının sürdürülebilir şekilde korunması, kullanılması, iyileştirilmesi, geliştirilmesi, su ile ilgili bilgilerin toplanması, izlenmesi, havza esasında inceleme ve planlamalarının hazırlanması, kullanım önceliklerinin belirlenerek tahsislerinin tek merciden yapılması ile su yönetiminde etkinlik ve katılımın geliştirilmesidir.
(2) Bu Kanun, kıyı suları dâhil olmak üzere yüzeysel, yeraltı su kaynakları ile alakalı bütün hususları ve doğal mineralli suların tahsisi ile tahsise dair denetim hususlarını kapsar.
Gerekçe: Mevcut durumda suya ilişkin hükümlerin farklı kanunlarda dağınık halde bulunması, su yönetiminde kurumsal yetki çakışmalarına ve uygulama farklılıklarına yol açmaktadır. Bu madde ile su kaynaklarının bütüncül bir yaklaşımla, "idarenin bütünlüğü" ilkesi çerçevesinde tek bir merkezden yönetilmesi, sürdürülebilir korunması ve havza esaslı planlanması amaçlanmaktadır. Kanunun kapsamı, kıyı sularından yeraltı sularına kadar tüm kaynakları kapsayacak şekilde geniş tutularak yönetimde boşluk bırakılmaması hedeflenmiştir.
MADDE 2Tanımlar
(1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Alıcı ortam: Atıksuların doğrudan boşaltıldığı veya dolaylı olarak karıştığı göl, akarsu ve kıyı suları ile yeraltı suyu kütlelerini,
b) Alt havza: Havzanın sularını denize boşaltan nehre bağlı yan kollar veya akarsuyu besleyen göller için su toplama alanını,
c) Asgari su akışı: Bir akarsu kesitinde ekolojik ihtiyaçlar ile su kullanımlarının sürdürülebilirliğini sağlamak üzere bulunması gereken ve her su kaynağı için ilmi çalışmalarla belirlenmiş en az su debisini,
ç) Atıksu: Evsel, sanayi, zirai veya başka bir maksatla kullanımdan dolayı kirlenmiş olan veya özellikleri kısmen ya da tamamen değişmiş olan suyu,
d) Bakanlık: Tarım ve Orman Bakanlığını,
e) Çevresel hedef: Bir su kütlesinin kimyasal, fiziko kimyasal, ekolojik, hidromorfolojik ve miktar açısından ulaşabileceği iyi su durumunu,
f) Çevresel kalite standardı: Belirli bir kirleticinin veya kirletici grubunun suda, çökeltide ya da su ortamında bulunan bitki ve hayvanlarda, insan sağlığı ve çevreyi korumak için aşmaması gereken konsantrasyonunu,
g) Doğal mineralli su: Yerkabuğunun farklı derinliklerinde, uygun jeolojik şartlarda tabii olarak meydana gelen bir veya daha fazla kaynaktan yeryüzüne çıkan veya çıkartılan, mineral muhtevası ve diğer bileşenleri ile tanımlanan, toplam mineral muhtevası 1000 mg/L ve daha yüksek olan; tedavi, şifa maksatlarıyla da kullanılan içmece suyu, şifalı su ve benzeri adlarla anılan soğuk ve sıcak doğal suları,
&) Emniyetli yeraltısuyu işletme rezervi: Yeraltısuyu rezervine zarar vermeden çekilebilecek su miktarını,
h) Geçiş suları: Nehir ağızları civarındaki kıyı sularına yakın olmaları, ancak aynı zamanda tatlı su akımlarından önemli ölçüde etkilenmeleri sebebiyle kısmen tuzlu olma özelliğine sahip yerüstü suyu kütlelerini, i) Genel Müdürlük: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünü, i) Havza: Nehir havzalarında su ayrım çizgisinden denize aktığı havzalarda ise suyun toplandığı nihai noktaya göre suyun toplanma alanını, j)) Havza yönetim planı: Bir havzadaki su kaynaklarının ve canlı hayatının korunmasını ve geliştirilmesini sağlamak üzere, su kaynakları için sürdürülebilir bir koruma-kullanma dengesi gözetilerek hazırlanan planı,
k) Havza su tahsis planı: Bir veya birden çok havzadaki su kaynaklarının içme — kullanma, tabi hayatı koruma, zirai sulama, enerji, sanayi, ticaret, turizm, taşıma, ulaşım, rekreasyon, projeye dayalı su ürünleri yetiştiriciliği ve avcılığı, su yapılarını koruma maksatlarına göre dağıtımını,
) İyi su durumu: Bir su kütlesinin ekolojik, kimyasal veya miktar açısından içilebilir, yüzülebilir ve su canlılarının yaşamasına imkan veren kalite seviyesi ve miktar durumunu,
m) Kaynak suyu: Tabii şartlarda yeryüzüne çıkan suları,
n) Kıyı suları: Kıyı çizgisinden itibaren 1852 metre deniz tarafındaki suyu,
o) Koruma bölgesi: Koruma altına alınan su kaynakları ile suya bağlı özel tür veya türleri ile bunların üreme veya yaşama alanlarını,
ö) Mahalli İdareler: İl, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kanunla kurulmuş olan idareler ve bağlı kuruluşlar ile birlikleri,
p) Münferit su tahsisi: Herhangi bir su kaynağından belirli bir kurum, kuruluş veya şahsa verilen su kullanım iznini,
r) Sınır aşan sular: Birden fazla ülke toprağından akan suyu,
s) Sınır oluşturan sular: İki veya daha çok ülkeyi birbirinden ayıran suları,
$) Su durumu: Bir su kütlesinin ekolojik, kimyasal veya miktar durumuna ilişkin su özelliklerini,
t) Su kaynağı: Yeraltı sularını ve yüzeysel suları,
u) Su kütlesi: Kendi içinde bütünlük arz eden ve yönetime esas alınan su kaynağının tamamını veya bir bölümünü,
ü) Su tahsis sicili: Herhangi bir su kaynağından belirli kurum, kuruluş veya şahıslara verilen izin kayıtlarını ihtiva eden sicili,
v) Su yapıları: Su kaynaklarından faydalanmak ve zararlarını önlemek maksadıyla yapılan her türlü yapı ile bunların tamamlayıcı tesislerini,
y) Ulusal su planı: Ulusal su politikasının ana unsurlarını ihtiva eden planı,
z) Yeraltı suyu: Yeraltında bulunan durgun veya hareket halindeki suları aa) Yetkili idare: Kanunlarla kendisine su kaynakları ve kıyı suları ile alakalı görev ve yetki ihdas edilmiş kurum ve kuruluşları, bb) Yönetim hizmetleri: Kaynakların tespitini, ölçümünü, korunmasını, izlenmesini, projelendirilmesini, iyileştirilmesini, geliştirilmesini, tahsislerin takibini, denetlenmesini, bedellerin toplanmasını ve ilgili kurumlara dağıtımını, cc) Yüzeysel su: Kaynak suyu, menba, çay, dere, nehir, ırmak, tabii ve suni göller ile geçiş ve kıyı sularını, ifade eder.
Gerekçe: Su yönetimi alanında kullanılan kavramların tam tanımlamaları yapılmaktadır.
MADDE 3Genel hükümler
(1) Su kaynakları, malik ve zilyedinden bağımsız olarak Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
(2) Su kaynaklarının yönetiminde, idarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde ulusal çapta planlama ile havza bazında planlama ve yönetimi esastır.
(3) Su kaynakları, arazinin bütünleyici parçası değildir. Bir taşınmaza malik ve/veya zilyed olmak, taşınmazın altında, üstünde veya civarındaki su kaynakları üzerinde ayni bir hak tesis etmez. Ancak, su kaynaklarının bulunduğu arazinin malik veya zilyedinin, su kaynakları üzerinde; bu taşınmaz için ihtiyacı kadar sudan öncelikle faydalanma hakkı vardır.
Gerekçe: Su kaynaklarının, arazinin bir parçası sayılarak mülkiyet hakkı kapsamında kontrolsüzce kullanılmasının önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Suyun "Devletin hüküm ve tasarrufu altında" olduğu vurgulanarak, bireysel mülkiyetten bağımsız ulusal-stratejik bir varlık olduğu tescil edilmektedir. Ayrıca yönetimde "havza bazında planlama" esas getirilerek parçalı yönetim anlayışına son verilmesi öngörülmüştür.
MADDE 4İlkeler
(1) Su kaynaklarının havza esasında sürdürülebilir bir şekilde korunması, iyileştirilmesi, geliştirilmesi ve kullanılmasının sağlanması amacıyla hazırlanacak olan ulusal planı ile havza yönetim planında;
a) Bir havzanın su potansiyelinin öncelikle havzası içerisinde değerlendirilmesi,
b) Su kaynaklarının kamu yararına en uygun şekilde değerlendirilmesi,
c) Su kalitesini ve miktarını olumsuz yönde değiştirecek etkenlerin kaynağında bertarafı veya azaltılması,
ç) Su kaynaklarının ekonomik ve ekolojik ihtiyaçlara en uygun şekilde kullanımının sağlanması, kirlenmeye karşı korunması ve kirlenmiş olan su kaynaklarının kalitesinin iyileştirilerek çevresel hedeflere ulaşılmaya çalışılması,
d) Yüzey ve yeraltı sularının iyi su durumuna ulaştırılması ve bu durumun korunması,
e) Suyun yönetim hizmetleri karşılığında ücretlendirilmesi,
İ) Su temin maliyetlerinin kullanan, kirlilik önleme maliyetlerinin kirleten tarafından ödenmesi, esastır.
(2) Su kaynaklarının korunması, iyileştirilmesi, geliştirilmesi ve kullanılmasını ilgilendiren her türlü iş ve işlemlerde ulusal su planı ve havza yönetim planları dikkate alınır.
(3) Su havzası yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanmasında, ulusal su planı ile havza içindeki mahalli idarelerin stratejik planlarının tam uyumlulaştırılması esastır.
(4) Su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi, iyileştirilmesi ve kullanımı için gerekli tedbirler mahalli idareler ile Bakanlığın nezaretinde ilgili kurum ve kuruluşlarca alınır.
Gerekçe: Maddedeki su kaynaklarının öncelikle bulunduğu havzada değerlendirilmesi ilkesiyle yerel su dengesinin korunması amaçlanmıştır. Modem su yönetimi yaklaşımları olan "kullanan öder" ve "kirleten öder" ilkeleri amir hale getirilmektedir. Genel gerekçede vurgulanan "kullanan öder" ilkesinin hayata geçirilmesi amaçlanmıştır. Suyun sadece bir kaynak değil, aynı zamanda yönetilmesi, korunması ve iletilmesi maliyetli bir değer olduğu gerçeğinden hareketle; hem suyun kendisi için hem de sunulan hizmetler için bedel alınması öngörülmüştür. Bu bedellerin belirlenmesinde "tam maliyet esasının" gözetilmesi, suyun ekonomik değerinin korunmasını ve israfın önlenmesini hedeflemektedir. Planların mahalli idarelerin stratejik planlarıyla uyumlu olması sağlanarak yerel ve merkezi yönetim koordinasyonu hedeflenmiştir.
MADDE 5Faydalanma ve kullanmada öncelik sırası
(1) Suyun miktarı, kalitesi, mahallinin özelliği, zaruri ihtiyaçlar ve şartları başka türlü bir çözüm yolu gerektirmedikçe su kaynaklarından faydalanma ve kullanma hakkının tesisinde aşağıdaki öncelik sırası uygulanır:
a) İçme ve kullanma maksatlı su ihtiyaçları,
b) Tabii hayat için gerekli su ihtiyaçları,
c) Zirai sulama suyu ihtiyaçları,
ç) Enerji ve sanayi suyu ihtiyaçları,
d) Ticaret, turizm, rekreasyon, projeye dayalı su ürünleri yetiştiriciliği ve avcılığı, taşıma, ulaşım ile sair su ihtiyaçları.
(2) Öncelik sırasına göre birden fazla maksadın gerçekleşeceğinin mümkün görülmesi halinde, kaynağın birden fazla maksatla kullanılmasına izin verilebilir. Su Kaynaklarının Planlanması ve Geliştirilmesi, Korunması, İzleme ve Denetim, Su Yönetimi Yüksek Kurulu
Gerekçe: Su kıtlığı ve kuraklık dönemlerinde ortaya çıkabilecek uyumsuzlukları önlemek amacıyla net bir hiyerarşi belirlenmiştir. İnsan yaşamı ve kamu sağlığı için hayati olan "içme ve kullanma suyu" en üst sıraya alınmış; ekosistemin devamlılığı için "tabii hayat" ikinci öncelik olarak tanımlanmıştır. Diğer kullanım alanları bu ikisinden sonra sıralanmıştır.
MADDE 6Ulusal su planı
(1) Bakanlıkça, su kaynaklarının miktar ve kalite açısından mevcut ve gelecekteki durumu dikkate alınarak; sosyal, ekonomik ve ekolojik ihtiyaçları karşılayacak bir Ulusal Su Planı hazırlanır. Bu plan, Cumhurbaşkanlığı kararı ile yürürlüğe girer ve ihtiyaç olması durumunda güncellenir.
Gerekçe: Madde ile, Türkiye'nin su kıtlığını yönetebilmesi için uzun vadeli, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarla ekolojik dengeyi gözeten bir üst politika belgesine olan ihtiyacını karşılamak üzere ulusal su planının hazırlanması öngörülmektedir. Bu planın Cumhurbaşkanlığı kararıyla yürürlüğe girmesi, su yönetimine en üst düzeyde siyasi ve idari sahiplik kazandırmaktadır.
MADDE 7Havza yönetim planı
(1) Ulusal su planı ile uyumlu olacak şekilde, havza içindeki tüm mahalli idarelerin katılımı ile her havza için, suyun akılcı kullanımını ve çevresel hedefleri, bu hedeflere ulaşmak için kurak dönemlerde su yönetimini de dikkate alan tedbirler programını ihüva eden havza yönetim planı Bakanlık koordinasyonunda Genel Müdürlük eliyle hazırlanır. Havza yönetim planları Bakanlık tarafından onaylanır. Ulusal su planı ve havza yönetim planlarının hazırlanmasında ve uygulanmasında uyulacak usül ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
(2) Havza yönetim planlarında belirtilen tedbirler alınmasına rağmen tanımlanan hedeflere ulaşmanın, teknik, ekonomik sebepler veya tabii afetler sebebiyle imkânsız olduğu durumlarda, gerekçeler dikkate alınarak plan hedefleri değiştirilebilir.
Gerekçe: Her havzanın kendine özgü su durumu ve çevresel hedefleri olduğu gerçeğinden hareketle, yerel dinamikleri ve kuraklık senaryolarını dikkate alan operasyonel havza yönetim planlarının hazırlanması öngörülmüştür. Bu planlar hazırlanırken mahalli idarelerin katılımı zorunlu kılınarak katılımcı bir yönetim modeli hedeflenmiştir.
MADDE 8Taşkın kontrolü, taşkın yönetim planı
(1) Taşkın sulara ilişkin olarak aşağıdaki hususlar dikkate alınır:
a) Her havza veya alt havza için muhtemel taşkınların oluşturacağı risk ve zararların belirlenmesi, önlenmesi ve planlanmasına yönelik taşkın yönetim planı Bakanlık tarafından hazırlanır veya hazırlatılır.
b) Kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların tahdit, tespit ve tescilinde, taşkın kriterlerine uygun olarak dere yatak genişliği esas alınır. Tabii akışa imkan verecek şekilde dere yatakları tescil dışı bırakılır.
c) Yerleşim yerlerinin imar planlarının hazırlanması esnasında taşkın yönetim planlarına uyulması mecburidir.
ç) Akar ve kuru dere yataklarında mevcut ve yeni yapılacak olan tabii akışı değiştirecek veya taşkın akış kesitini etkileyebilecek bütün yapılar için Genel Müdürlüğün izni alınır.
Su kaynaklarının korunması
(4) İçme ve kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan su kaynaklarında uygulanabilir en iyi su arıtma teknolojisi kullanılarak insan sağlığı açısından içilebilir su elde edilmesine imkân sağlayacak su kalitesi sağlanır.
(5) İçme ve kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması için, su kaynağının beslenme havzasında arazi kullanımı, izin verilemeyecek faaliyetler ve kirletici kaynaklarda alınacak tedbirlerin belirlenmesi için bakanlıkça gerekli çalışmalar yapılır.
(6) Su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını sağlamak maksadıyla çevresel hedefler ve çevresel kalite standartları bakanlıkça belirlenir.
(7) Atık suların alıcı ortam deşarj standartları ile ilgili düzenlemeler çevresel kalite standartları dikkate alınarak Bakanlıkça yapılır.
(8) Jeotermal suların alıcı ortama deşarjında standartlarını sağlaması esas olup, bunun gerçekleştirilememesi durumunda ise Genel Müdürlük tarafından uygun görülecek derinliğe reenjeksiyon yapılır.
(9) Su yataklarında yapılacak her türlü fiziki düzenlemede tabii akış mecrasının ve canlı hayatın korunması için uygun tedbirler alınır.
(10) Göller, rezervuarlar ve yeraltı su kütlelerinden su çekilmesinde su kütle dengesinin bozulmaması sağlanır.
(11) Su kaynaklarının ve kıyı sularının kirlenmesine yol açan kirleticileri üretenler, kirlenmenin önlenmesi için gerekli tedbirleri almak, yetkili idareler ise gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamakla mükelleftirler.
(12) Termal ve jeotermal su kaynaklarının miktar ve kalite olarak korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması için gerekli tedbirler ilgili idarece alınır veya aldırılır.
(13) Mücbir sebepler ve beklenmeyen hallerde su kaynağının korunması için gerekli olan her türlü müdahale gecikmeksizin yetkili idare tarafından yapılır veya yaptırılır.
(14) İhtiyaç olması ve potansiyelin de yeterli olması halinde havzalar arası su aktarımı yapılabilir.
İzleme, denetim, bilgi verme ve bildirim yükümlülüğü
MADDE 10- (1) Su kaynaklarının ve doğal mineralli suların kullanım maksadına, çevre ve insan sağlığına uygun olarak yönetimi açısından deşarjlarda ve alıcı ortamda izleme ve denetim faaliyetleri, bakanlık tarafından yapılır veya yaptırılır.
(2) Su kaynaklarının ve doğal mineralli suların tahsis maksatlarına ve şartlarına uygun olarak kullanılmasının temini için gerekli denetimler, Genel Müdürlük tarafından yapılır veya yaptırılır; gereken yaptırımlar Genel Müdürlük tarafindan uygulanır.
(3) Su kaynaklarının, doğal mineralli suların, nitelik ve nicelik bakımından korunmasına yönelik denetimler bakanlıkça, jeotermal suların korunmasına yönelik denetimler ilgili idarelerce yapılır ve gerekli yaptırımlar uygulanır.
(4) İnsani maksatlarla tüketilen suların kalitesinin insan sağlığına uygunluğu, yetkili idarece belirlenen kriterler çerçevesinde ilgili idare tarafından denetlenir ve gerekli yaptırımlar uygulanır. > Ni, başkanlıklarına devredilebilir.
(6) İlgililer, Bakanlığın veya denetimle yetkili diğer mercilerin isteyecekleri bilgi ve belgeleri vermek, yetkililerin yaptıracakları analiz ve ölçümlerin giderlerini karşılamak, denetim esnasında her türlü kolaylığı göstermek zorundadırlar.
(7) İlgililer, su kaynaklarının kirliliğine sebep olabilecek faaliyetleri ile ilgili olarak, bilgi ve belgeleri talep edilmesi halinde Bakanlığa veya yetkili denetim birimine vermek zorundadırlar.
Su Yönetimi Yüksek Kurulunun kuruluşu, görev ve yetkileri
MADDE 11- (1) Suyun bütüncül havza yönetimi anlayışı çerçevesinde etkili yönetimi için üst düzeyde koordinasyonu ve işbirliğini sağlamak üzere Su Yönetimi Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur.
(2) Kurulun başkanı, Tarım ve Orman Bakanıdır. Kurul; Sanayi ve Teknoloji, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Dışişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, İçişleri, Hazine ve Maliye ve Sağlık Bakanlarından oluşur.
(3) Kurul toplantılarına konuyla ilgili bakanlar ve kamu görevlileri ile özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin temsilcileri davet edilebilir.
(4) Kurulun görev ve yetkileri şunlardır;
a) Sürdürülebilir su yönetimi için ulusal politikaları belirlemek ve kurumlar arası işbirliğini sağlamak,
b) Su yönetimine ilişkin olarak, kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan uygulamaları değerlendirerek uygulamada tespit edilen aksaklıkların giderilmesi için gerekli kararları almak ve ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilmesini sağlamak,
c) Kurul kararlarının uygulama süreçlerini izlemek, değerlendirmek,
ç) Havzalar arasında su aktarımı konusunda karar almak,
(5) Kurulun çalışma usul ve esasları yönetmelikle belirlenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Su Kaynaklarının Tahsisi, Su Tahsis Sicili, Belgeler, Havza Su Tahsis Heyeti ve Su Bilgi Sistemi Havza su tahsis planları
MADDE 12- (1) Havza su tahsis planları; yerüstü ve yeraltı suları müştereken değerlendirilmek, su kullanım öncelikleri ve bütün ihtiyaçlar dikkate alınmak suretiyle havza veya alt havza ölçeğinde bakanlıkça yapılır veya yaptırılır.
(2) Hazırlanan havza su tahsis planı, havza su tahsis heyeti tarafından karara bağlanır. Havza su tahsis planı bakan tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girer.
(3) Havza su tahsis planlarında, ihtiyaç duyulan değişiklikler, havza su tahsis heyetinin teklifi ile Bakanlıkça yapılır.
(4) Havza su tahsis planlarının hazırlanması ve uygulanmasında, ulusal su planı ile havza içindeki mahalli idarelerin stratejik planlarının tam uyumlulaştırılması esastır. Su kaynaklarının tahsisi
MADDE 13- (1) Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiler ve Türk vatandaşlarına yapılacak olan su tahsisleri, havza su tahsis planları esas alınarak Genel Müdürlük tarafından yapılır.
(2) Tahsis edilen su kaynakları ve doğal mineralli sular için su tahsis belgesi verilir, bu belge ücrete tabidir. Suyun tahsis belgesine uygun kullanımı esastır. Doğal mineralli sular dışında kalan münferit su tahsisi en fazla yirmi yıla kadar yapılabilir. Bu fikranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
(3) Doğal mineralli sular dışında verilen su tahsis belgeleri hiçbir şekilde devredilemez. Ancak, mirasa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla su tahsis belgesi yenilenebilir.
(4) Bakanlık tarafından belirlenen emniyetli yeraltı suyu işletme rezervinden daha fazla su tahsisi yapılamaz.
(5) Termal ve jeotermal suların yetkili idare tarafından yapılacak tahsis miktarları ile ilgili olarak bakanlıktan görüş alınır.
(6) Tahsise konu su kaynağının ve doğal mineralli suların, tamamının veya bir kısmının korunan alanlar içerisinde kalması halinde koruma ile görevli idari birimlerin uygun görüşü alınır.
(7) Su kaynaklarının ve doğal mineralli suların tahsis maksat ve şartları dışında kullanılması veya hiç kullanılmaması halinde verilen su tahsis belgesi iptal edilir. Münferit tahsislerin maksat ve şartlarında değişiklik yapmaya ve gerektiğinde, tahsis edilen su miktarını azaltıp çoğaltmaya veya su tahsisini kaldırmaya Genel Müdürlük yetkilidir. Tahsisin azaltılmasından veya tamamen kaldırılmasından dolayı tazminat talebinde bulunulamaz. Suyun nitelik, nicelik ve tahsis maksadı yönünden özelliğini olumsuz şekilde etkilemeyecek ilave kullanımlara izin verilebilir.
Havza Su Tahsis Heyetinin kurulması, görev ve yetkileri
MADDE 14- (1) Havza Su Tahsis Heyeti (Heyet), tahsis ile ilgili kurum ve kuruluşların karar verme yetkisine sahip temsilcilerinden oluşur. Heyetin kuruluş ve çalışma usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.
(2) Heyetin görev ve yetkileri şunlardır;
a) Su kaynaklarının havza veya havzalar ölçeğinde havza su tahsis planını göz önünde bulundurarak karar almak ve alınan kararları Bakanın onayına sunmak.
b) Su kullanım öncelikleri konusunda gelen değişiklik tekliflerini değerlendirerek karara bağlamak ve bu kararı Bakanın onayına sunmak.
c) Kurak dönemlerde uygulanacak havza su paylaşım usulünü belirlemek.
ç) Gerektiğinde alt heyetler oluşturmak.
(3) Heyetlerin sekretarya hizmetleri Bakanlık tarafından yürütülür.
Su tahsis sicili
MADDE 15- (1) Su tahsis sicili, Genel Müdürlük tarafından tutulur.
(2) Su tahsis sicili alenidir ve kayıtların bilinmediği iddia edilemez. Su kayn ilgili idari karar ve işlemlerden doğan ihtilafların çözümlenmesinde bu sicildeki kayı esas alınır.
Ulusal Su Bilgi Sistemi
MADDE 16- (1) Su kaynakları ve doğal mineralli sular ile ilgili her türlü bilginin toplanması ve izlenmesine yönelik olarak Bakanlıkça Ulusal Su Bilgi Sistemi oluşturulur ve güncellenir. Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce su ile ilgili oluşturulmuş sistemlerin su bilgi sistemine aktarımı sağlanır.
(2) Kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan suya ait bilgiler, Bakanlığa bedelsiz olarak verilir.
İrtifak ve kamulaştırma
MADDE 17- (1) Tahsis sahibinin, tahsis yapılan alanda, özel mülkiyete konu taşınmazın sahibi ile anlaşamaması halinde, idareye müracaat ederek kamulaştırma veya irtifak hakkı talebinde bulunabilir. Talep, idarece incelenip değerlendirildikten sonra uygun bulunması halinde kamu yararı kararı alınır, bedeli talep sahibince ödenmek üzere kamulaştırılarak idare adına tescil edilir. Tahsis sahibi ile özel mülkiyet sahibinin anlaşması halinde ise, tahsis sahibi tarafından bedeli ödenmek suretiyle taşınmaz idare adına tescil edilir.
(2) İrtifak ve kamulaştırma işlemleri, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yürütülür. Kamulaştırma ve irtifak hakkı tesisi için gerekli bilgi belge temini, plan yapımı ve diğer giderler tahsis sahibince ödenir.
(3) Faaliyetler devam ettiği sürece, su tahsis belgesi sahibi adına kamulaştırılan taşınmaz tahsis edilir.
(4) Kamulaştırılan taşınmazın, faaliyetler için lüzum kalmadığının idarece tespiti halinde İdarece belirlenecek rayiç bedel üzerinden 2942 sayılı Kanuna göre işlem yapılır.
(5) Tahsisler ile ilgili tapu siciline konulan şerhler idarenin müracaatı üzerine ayrıca mahkeme kararına gerek kalmadan silinir.
(6) Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerde yapılan faaliyetler için bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra bu kanun hükümleri uygulanır. Bu yerlerin, faaliyet süresince Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından su tahsis belgesi sahibine tahsisi yapılır.
(7) Mera veya orman arazisi olması durumunda bu yerler için, ilgili mevzuatı gereği ödenmesi gereken tüm masraflar tahsis sahibi tarafından ödenir.
Rehin, haciz ve ihtiyati tedbir
MADDE 18— Tahsise konu su kaynağı hiçbir şekilde haczedilemez, rehnedilemez ve üzerine tedbir konulamaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Koordinasyon, Sorumluluk, Ücretlendirme, Yasak Filler, Cezalar ve Diğer Hükümler Koordinasyon
MADDE 19- (1) Su kaynakları ve doğal mineralli suların yönetimi ile ilgili olarak; kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetleri arasındaki koordinasyon merkezde ve havzalarda Bakanlık tarafından sağlanır.
Sınır oluşturan sular veya ülkeler arasındaki müşterek projeler toplama niteliğinde her türlü inceleme, teknik görüşme ve anlaşmalar için, izin ve karar verilmesine Dışişleri Bakanlığının uygun görüşüyle Bakanlık yetkilidir.
Sorumluluk
MADDE 21- (1) Kanunla su kaynakları ve doğal mineralli sular ile ilgili herhangi bir konuda yetkili kılınmış bulunan merkezi ve mahalli idareler, kuruluş kanunlarının belirttiği konu ve sınırlar içerisindeki görev ve yetkileri bakımından, bu Kanunda açık hüküm bulunmayan hallerde yetkili idare sayılır.
(2) Yetkili idarelerin su kaynakları ve doğal mineralli sular üzerindeki inceleme, planlama, inşaat ve işletme faaliyetlerinden kaynaklanan taşkın, heyelan ve benzeri durumlar sebebiyle doğacak her türlü zarardan bu işlerin her safhasındaki görevlerine bağlı olarak, bu idareler ayrı ayrı sorumludurlar.
Ücretlendirme
MADDE 22- (1) Bu Kanun gereğince, kendisine Genel Müdürlük tarafından su tahsis belgesi düzenlenmek suretiyle su tahsis edilenlerden, aşağıda belirtilen esaslar çerçevesinde ve tahsis edilen suyun metreküpü üzerinden yönetim hizmetleri ücreti alınır.
(2) Tahsis edilen sulardan, su tahsis belgesinde belirtilen miktar su esas alınarak yıllık ücret alınır. Yönetim hizmetleri ücreti, Tarım ve Orman Bakanlığının teklifi üzerine Cumhurbaşkanlığınca kararlaştırılarak en geç o yılın Ekim ayı içinde ilan olunur. Kararlaştırılan su ücreti, izleyen yılın başından itibaren yürürlüğe girer.
(3) Suları; kullanma maksadı, ekonomik, sosyal ve mahalli şartlar göz önüne alınarak farklı ücretlendirmeye Cumhurbaşkanlığı yetkilidir.
(4) Meri mevzuata istinaden ilgili idareler tarafından bedelleri alınan kaynak, menba, şişeleme suyu, doğal mineralli sular haricindeki ticari maksatla kullanılan sulardan metreküp başına tahsil edilen bedel, Genel Müdürlük merkez muhasebe müdürlüğü bünyesinde açılacak özel hesaba öz gelir olarak kaydedilir. Kaydedilen tutarlara ilişkin ilgili yılın Genel Müdürlüğünün (B) işaretli cetvelinde öz gelir öngörülür ve gelir gerçekleşmesine bağlı olarak öz gelir olarak kaydedilir.
(5) Su ücretleri, Genel Müdürlük tarafından genel hükümlere göre takip ve tahsil edilir.
(6) Su kaynaklarının verimli kullanımı ve korunması için yapılan hizmet, yatırım ve diğer masrafların bedeli, kullanıcı veya faydalanıcıdan, tam maliyet prensibi esas alınarak, hizmet ve yatırımı yapan idarelerce tahsil edilir.
(7) Su kütlelerine, deşarj standartlarına uygun olarak arıtılmış atık su deşarj ederek kirlilik yükü ilave edenlerden kirlilik yükü oranında ilgili idarelerce ücret alınır. Kirletme ücretleri ile ilgili usul ve esaslar bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.
(8) Belediyeler, Büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerince tahsil edilen su ve kullanılmış suları uzaklaştırma bedelinin yüzde biri, katkı payı olarak tahsil edilir. Tahsil edilen bu tutarlar, ilgililerce en geç ertesi ayın onbeşine kadar Bakanlığın ilgili mal saymanlıkları hesaplarına aktarılır ve bütçeye su koruma çalışmalarında kullanılmak üzere ilave gelir kaydedilir.
Yasak fiiller
MADDE 23- (1) Aşağıdaki fiillerin yapılması yasaktır:
a) Su yapılarına zarar vermek,
b) Nehir yatakları ve taşkın sahalarından, göl ve kıyı suyu tabanlarından izinsiz kum, çakıl malzemesi çıkarmak,
c) Dere yataklarında veya taşkın sahalarında imar düzenlemesi yapmak, yapı izni vermek ve yapı yapmak,
ç) Mevsimlik akışlı olsa dahi, dere yataklarını ve taşkın sahalarını izinsiz kapatmak, üzerine yapı yapmak veya tarla haline dönüştürmek,
d) Su ekosistemlerine zarar vermek,
e) Su kaynakları ve doğal mineralli sular ile ilgili her türlü inceleme, proje, sondaj ve inşaata ilişkin çalışmaları izinsiz yapmak,
f) Yeraltı sularına izinsiz olarak doğrudan veya dolaylı besleme yapmak,
g) Su tahsis belgesi olmadan veya tahsis edilen miktarın üstünde veya yeraltı suyu kütlesinin dengesini olumsuz etkileyecek şekilde su kullanmak yahut kullanılmasına yol açmak,
&) Su kaynaklarını ve doğal mineralli suları, su tahsis belgesine aykırı şekilde kullanmak,
h) Su kaynaklarına ve doğal mineralli sulara izinsiz olarak veya deşarj standartlarının üzerinde atık su deşarj etmek, her türlü kirletici madde atmak veya boşaltmak,
ı) Alıcı ortamın çevresel hedeflerini bozacak şekilde her türlü atık ve artığı boşaltmak, boşaltılmasına yol açmak, i) Su kaynağına ilişkin olarak Bakanlıkça belirlenen şartlarda kontrolsüz zirai mücadele ilaçları ve gübre kullanmak,
j) Su kaynaklarına Bakanlığın izni olmadan balıklandırma ve bitki ekimi yapmak,
k) Projeleri, tahsis belgesine uygun yürütmemek,
İ) Genel Müdürlüğün izni olmadan drenaj kanallarına arıtılmış dahi olsa su deşarj etmek,
m) Bakanlıkça istenen su ile alakalı bilgi ve belgeleri vermemek,
Ceza hükümleri
MADDE 24-— (1) Su tahsis belgesi olmadığı halde su kaynaklarından ve doğal mineralli sulardan ticari maksatla su kullananlar, 500.000 TL idari para cezası ile cezalandırılırlar ve su kullanımından men edilirler. 16/12/1960 tarihli ve 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun hükümleri saklıdır.
(2) Su tahsis belgesinde belirtilen tahsis miktarından daha fazla su kullananlar metreküp başına 50 TL idari para cezası ile cezalandırılırlar. Bu fiilin hassas veya korunan alanlarda gerçekleşmesi durumunda ceza metreküp başına 100 TL olarak uygulanır.
(3) Tahsis sahibinin, tahsis maksadı dışındaki konularda faaliyette bulunulduğu tespit edilirse, su tahsis belgesi iptal edilir.
(4) Tahsis ölçüm sistemini bozanlar 100.000 TL idari para cezası ile cezalandırılırlar. Ayrıca ölçüm sistemine vermiş olduğu zarar tazmin ettirilir. Suyu izinsiz kullandığının tespit edilmesi halinde geçmişte kullandığı en yüksek aylık su bedeli dikkate alınarak kullandığı suyun bedeli tahsil edilir.
(5) Su kaynağının ve kıyı sularının kalitesini olumsuz yönde değişmesine haa PA sebep olan gerçek kişilere 50.000 TL; özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişilerine 100.006 4 — EN idari para cezası uygulanır. Anılan fiilin korunan alanlarda gerçekleşmesi halinde a iki katı oranında artırılarak uygulanır.
(6) Bu Kanunun 10'uncu maddesinde öngörülen bildirim ve bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere 70.000 TL idari para cezası uygulanır.
(7) Akar ve kuru dere yataklarında su yapılarına zarar verenlere, izinsiz malzeme alanlara ve bu alanlara yapı yapan gerçek kişilere 10.000 TL, özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişilerine 25.000 TL idari para cezası uygulanır.
(8) Kaynak suları, ve doğal mineralli suların nitelik ve nicelik bakımından bozulmasına sebep olan gerçek kişilere 50.000 TL, tüzel kişilere 150.000 TL idari para cezası uygulanır. Anılan fiilin korunan alanlarda gerçekleşmesi halinde anılan ceza iki katı oranında artırılarak uygulanır.
(9) Verilen idari para cezalarına ilişkin kararlar ilgili kurum tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı başvuru, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları genel hükümlere göre tahsil olunur.
(10) Bu Kanunda belirtilen idari para cezaları, bu cezaların verilmesini gerektiren fillerin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında iki kat artırılarak verilir.
İdari para cezalarında yetki
MADDE 25- (1) Bu Kanunda öngörülen idari para cezalarını verme yetkisi Bakanlığa aittir. Bu yetki denetim yetkisinin devredildiği kurum ve merciiler tarafından da kullanılır.
(2) Bu Kanun uyarınca denetim yetkisini kullanan kurum, kuruluş ve merciler tarafından verilen idari para cezalarının yüzde ellisi, bu Kanun uyarınca yapılacak denetimlerle ilgili harcamaları karşılamak ve su yönetimi hizmetlerinde kullanılmak üzere bu kurumların bütçesine gelir kaydedilir, yüzde ellisi ise genel bütçeye gelir kaydedilir.
(3) Bu Kanun uyarınca yapılacak denetimlerle ilgili harcamaları karşılamak ve su kaynakları yönetimi hizmetlerinde kullanılmak üzere, bakanlık bütçesine, genel bütçeye ilave gelir kaydedilecek idari para cezaları karşılığı gerekli ödenek konur.
Diğer kanunlarda yazılı cezalar
MADDE 26- (1) Bu Kanunda yazılı fiiller hakkında verilecek idari nitelikteki para cezaları, bu fiiller için diğer kanunlarda yazılı idari para cezası haricindeki cezaların uygulanmasına engel olmaz.
(2) Bu Kanunda bulunan ve idari para cezası verilmesini gerektiren filler hakkında diğer kanunlarda da idari para cezasına hükmedilmişse bu cezalardan daha ağır olanı uygulanır.
Adli nitelikteki cezalar
MADDE 27 —(1) Bu Kanunun 10 uncu maddesinde öngörülen bildirim ve bilgi verme yükümlülüğüne aykırı olarak yanlış ve yanıltıcı bilgi verenler, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu Kanunun uygulanmasında yanlış ve yanıltıcı belge düzenleyenler ve kullananlar hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
Çeşitli ve Son Hükümler
Yönetmelikler
MADDE 28- (1) Bu Kanun uyarınca hazırlanacak yönetmelikler yetkili idare tarafından en fazla bir yıl içerisinde hazırlanarak yürürlüğe konulur.
Diğer kanunların uygulanması
MADDE 29- (1) Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu kanuna aykırı olan hükümleri uygulanmaz.
Daha önce verilen izinler
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olan su tahsislerine ve verilmiş olan su kullanım izinlerine bu Kanun hükümleri uygulanır. Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılmış su tahsislerinde ve verilmiş olan su kullanım izinlerinde tahsis ve izin süresinin hesabında tahsisin yapıldığı tarih esas alınır.
Bilgi ve belgelerin aktarılması
GEÇİCİ MADDE 2- (1) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılmış olan tahsise ve izne ilişkin tüm bilgi ve belgeler bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde Genel Müdürlüğe aktarılır.
Yürürlük
MADDE 30- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 31- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Madde ile, iklim değişikliği ile artan taşkın risklerinin can ve mahköğbiğr yol açmasını önlemek amacıyla; dere yataklarının tescil dışı bırakılması ve ima PLAN di * taşkın planlarına uyumlu olması mecburiyeti getirilmektedir. * > AR öy
Genel gerekçeyi oku (6 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
Su kaynakları, insan yaşamının devamı, kamu sağlığının korunması, gıda güvenliğinin sağlanması, enerji üretimi, sanayi faaliyetleri ve ekosistemlerin sürdürülebilirliği bakımından hayati öneme sahip stratejik doğal varlıklardır. Ancak küresel iklim değişikliği, artan nüfus, kentleşme baskısı, kontrolsüz yeraltı suyu kullanımı, havzalar arası dengesizlikler, tarımsal sulamadaki verimsizlik ve kirlilik yükünün artışı, ülkemizin su kaynakları üzerinde ciddi miktar ve kalite baskısı oluşturmaktadır.
Türkiye, kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı itibarıyla su stresi yaşayan ülkeler arasında yer almakta olup, mevcut kaynakların plansız ve parçalı mevzuat çerçevesinde yönetilmesi, sürdürülebilirlik açısından risk teşkil etmektedir. Suya ilişkin hükümler farklı kanunlarda dağınık biçimde düzenlenmiş; tahsis, denetim, ücretlendirme ve planlama konularında kurumsal yetki çakışmaları ve uygulama farklılıkları ortaya çıkmıştır. Bu durum, özellikle havza bazlı yönetim anlayışının kurumsallaşmasını zorlaştırmakta, yeraltı ve yüzeysel suların birlikte ve bütüncül biçimde değerlendirilmesini engellemektedir.
Öte yandan, kuraklık ve taşkın gibi aşırı hidrolojik olayların sıklığı ve şiddeti artmakta; iklim değişikliğinin etkileri su rejimlerinde belirgin dalgalanmalara yol açmaktadır. Mevcut mevzuat, kurak döne m yönetimi, asgari çevresel akışın korunması, su kütlelerinin iyi su durumuna ulaştırılması ve korunması gibi çağdaş su yönetimi yaklaşımlarını yeterli açıklık ve bütünlük içinde düzenlememektedir.
Ayrıca su tahsis süreçlerinin şeffaf, izlenebilir ve merkezi bir kayıt sistemi üzerinden yürütülmemesi; suyun gerçek maliyetinin yansıtılmaması; "kullanan öder" ve "kirleten öder" ilkelerinin bütüncül bir çerçevede uygulanamaması, su kaynaklarının etkin ve adil kullanımını zayıflatmaktadır. Yeraltı suyu rezervlerinin emniyetli işletme sınırlarının aşılması ve su ekosistemlerinin bozulması, uzun vadede telafisi güç çevresel ve ekonomik kayıplara yol açma riski taşımaktadır.
Bu nedenlerle, su kaynaklarının Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu gerçeği esas alınarak; koruma-kullanma dengesini gözeten, havza esaslı planlama yaklaşımını benimseyen, tahsis süreçlerini tek elden ve bilimsel kriterlere dayalı biçimde düzenleyen, izleme ve denetim mekanizmalarını güçlendiren, yaptırım sistemini caydırıcı hale getiren ve su yönetiminde kurumsal koordinasyonu sağlayan çerçeve bir Su Kanununa ihtiyaç duyulmuştur.
Hazırlanan Kanun Teklifi ile su kaynaklarının miktar ve kalite yönünden sürdürülebilirliğinin sağlanması, ekosistemlerin korunması, kamu yararının gözetilmesi, gelecek nesillerin su hakkının teminat altına alınması ve su yönetiminde etkin, katılımcı ve hesap verebilir bir yapının tesis edilmesi amaçlanmaktadır.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR