İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KANUN TEKLİFİ · 2/679 ÖNCEKİ DÖNEMDEN YENİLENEN · İLK VERİLİŞ 15 MAR 2022 KOMİSYONDA

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 1 madde

Kaynak göster

2/679 esas numaralı kanun teklifi 15 Mart 2022 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/679, 15 Mart 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-679-6098-sayili-turk-borclar-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/b187f8c8-4582-47db-86b8-0188dc919e7f

Sade metin (Markdown) →

SÜREÇ

Teklifin yolculuğu

Tarihler TBMM kaydından
  1. TBMM Başkanlığına sunuldu
    1 imza
  2. tarih kaydı yok
    Esas komisyona havale
    Adalet Komisyonu
  3. tarih kaydı yok
    Komisyon görüşmesi (şu anki aşama)
    Komisyonda bekliyor
  4. tarih kaydı yok
    Genel Kurul
    Henüz gelmedi
  5. tarih kaydı yok
    Kabul edildi
    Henüz yok
  6. tarih kaydı yok
    Resmî Gazete
    Henüz yok

TEKLİFİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

1 İMZA

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.

İLK İMZA

İlk imza sahibi

MADDELER

Neler düzenleniyor? — 1 madde

Tam metin (PDF) ↗ (yeni sekmede açılır)
MADDE 111.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

"EK MADDE 1- Kamu görevlisi hekimlerin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yerine getirirken kişilere zarar vermesi durumunda tazminat davaları yalnızca Devlet aleyhine açılabilir."

MADDE 2? - Bu Kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

MADDE 3 - Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Gerekçe: Madde ile kamu görevlisi hekimlerin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi durumunda tazminat davalarının yalnızca Devlet aleyhine açılabilmesi sağlanmaktadır. MADDE ? - Yürürlük maddesidir.

Genel gerekçeyi oku (5 paragraf)Genel gerekçeyi kapat

Malpraktis; bir meslek mensubunun, mesleğini uyguladığı esnada ortaya çıkan hatalı hareketleri için kullanılan ifadedir. Tıbbi malpraktis ise doktorun veya hastane, tıp merkezi gibi sağlık kuruluşlarının bilgisizliği, deneyimsizliği veya ilgisizliği nedeniyle hastanın zarar görmesidir.

Tıp doktorları tarafından hastaya yapılan müdahale, güncel standartlara uygun, özenli bir şekilde yapılmalıdır. Hastanın muayenesinin hiç yapılmaması ya da eksik yapılması, hastalığa ilişkin bilgilerin hiç veya eksik alınması, gereken tetkiklerin yapılmaması, yanlış tedavi yöntemlerinin seçilmesi, yanlış ilaç verilmesi, müdahalenin ölçüsüz yapılması ve Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen dürüstlük ilkesine aykırı bir şekilde tedavinin özensiz yapılması, hastanın zarar görmemesi için alınması gereken önlemlerin alınmaması hukukumuzda tıbbi malpraktis davasının konularını oluşturmaktadır. Malpraktis davaları hukuki dayanağını Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen haksız fiil, sözleşmeye aykırılık, vekâletsiz iş görme veya hizmet kusuru yapılmasından almaktadır. Ancak bu durum hukuka ve hakkaniyete aykırıdır.

Hukukumuzda hâkimlerin yargılama faaliyeti sebebiyle devlete karşı tazminat davası açılabilecek sebepler Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 46.maddesinde sınırlı bir şekilde sayılmıştır. Hâkimlerin sorumluluğu sebeplerinin sınırlı nitelikte sayılması hâkimlik teminatı ve yargılama faaliyetinin sağlıklı işlemesi bakımından önemlidir. Yine Ceza Muhakemeleri Kanunu'na göre suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilmektedir. Kişi haklarının kısıtlanmasında, kişilere yaptırım uygulanmasında etkin rol oynayan hâkim ve savcıların iş ve işlemlerine karşı yalnızca devlete karşı tazminat davası açılmaktadır.

Her tıbbi müdahalede de normal sapmaları ve riskleri vardır. " Tıp doktoru, tıbbi teşhisi, tedaviyi, müdahaleyi yani tüm tıbbi etkinliğin tek başına yönetemez. Hastane, tıp merkezi vb. sağlık kuruluşlarını da tek başına denetimi altında tutamaz. Zira bu sorumluluk hakkaniyete aykırıdır. Sağlık hizmeti, birçok mesleğin birlikte yürütülmesi ile sağlanır. Hasta tedavisinde kötü sonuçlar meydana gelse bile hekime sorumluluk yükletilmemelidir. Hâkim ve savcılara karşı tazminat davası açılamazken tıp doktorlarına karşı açılabilmesi Anayasamızın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi başta olmak üzere hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil etmektedir.

Kamu görevlisi olarak çalışan tıp doktorlarına karşı malpraktis davası açılamayacağına, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturduğuna ve Anayasamızın 129/5 maddesi uyarınca kamu görevlisi tıp doktoruna doğrudan dava açılamayacağı, idareye karşı dava açması gerektiğine ilişkin Yargıtay içtihatları bulunmaktadır. İşbu kanun teklifi ile de kamu görevlisi tıp doktorlarının yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi durumunda yalnızca Devlete aleyhine dava açılabilmesi sağlanmaktadır.

Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.

İLGİLİ KAYITLAR

Bağlam