5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi
1 milletvekilinin imzasıyla sunuldu · 3 madde
Kaynak göster
2/747 esas numaralı kanun teklifi 11 Aralık 2020 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mahmut Tanal (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.
Mahmut Tanal (CHP, Şanlıurfa). “5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/747, 11 Aralık 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-747-5271-sayili-ceza-muhakemesi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/dbb15885-a9c1-430b-9a34-0188dc9f8990
SÜREÇ
Teklifin yolculuğu
-
TBMM Başkanlığına sunuldu1 imza
-
tarih kaydı yokEsas komisyona havaleAdalet Komisyonu
-
tarih kaydı yokKomisyon görüşmesi (şu anki aşama)Komisyonda bekliyor
-
tarih kaydı yokGenel KurulHenüz gelmedi
-
tarih kaydı yokKabul edildiHenüz yok
-
tarih kaydı yokResmî GazeteHenüz yok
TEKLİFİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
İLK İMZA
İlk imza sahibi
MADDELER
Neler düzenleniyor? — 3 madde
MADDE 14.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 14'inci maddesinin birinci fıkrasının d bendi…
4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 14'inci maddesinin birinci fıkrasının d bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"(d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen; hakkında hapis cezasına hükmedilmesi halinde gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreler kanunda öngörülen koşullu salıverme süresinden fazla olan"
Gerekçe: Madde ile yargılamasının başında var olan hukuki sebepten dolayı tutuklanarak makul süre içinde yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişinin, gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin hakkında hapis cezası verilmesiyle birlikte 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu'nda öngörülen koşullu salıverilmesi için öngörülen süreden daha fazla olması halinde meydana gelmiş olan maddi ve manevi zararlarının devlet tarafından tazmin edilmesi hedeflenmektedir.
MADDE 2Bu Kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.
Bu Kanun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.
Gerekçe: Yürürlük maddesidir.
MADDE 3Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
Gerekçe: Yürütme maddesidir.
Genel gerekçeyi oku (2 paragraf)Genel gerekçeyi kapat
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2. bölümünde "Tutuklama" başlığı altında 100 ile 108. Maddeleri arasında düzenlenen tutuklamanın, şüpheli veya sanığın kaçmasını önlemek ve delillerin korunmasını sağlamak olmak üzere iki temel amacı bulunmaktadır. Tutuklama, bir ceza veya cezanın infazı aracı olmamakla birlikte geçici bir koruma tedbiridir. Koruma tedbirlerinin kişinin temel hak ve özgürlüklerine doğrudan müdahale niteliğinde olması nedeniyle, kanunda ayrıntılı bir şekilde düzenlenerek sıkı koşullara bağlanmıştır. Şüpheli veya sanığın tutuklu kalabilmesi için yargılamanın başında var olan tutuklama nedenlerinin daha sonraki aşamalarda da devam etmesi gerekmektedir. Tutuklama nedeninin ortadan kalkması halinde tutukluluk halinin de sona ermesi gerekir. Ancak bazı durumlarda, kanunda öngörülen hallerin gerçekleşmemesi yahut yargılamanın başında var olan tutuklama nedeninin yargılamanın sonunda haksız olduğunun anlaşılması sonucunda bu koruma tedbirlerine maruz kalan kişilerin maddi ve manevi zarara uğramaları mümkün olmaktadır. Hukuk devletinin bir gereği olarak ise devletin organları aracılığıyla işlenen hukuki eylem ve işlemler nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararı devletin tazmin etmesi gerekmektedir. Bahsedilen koruma tedbirlerinden doğan zararların tazmini ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlenmiştir. i
Koruma tedbirlerinden doğan zararın giderilmesi, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 7. bölümünde "Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat" başlığı altında 141. ile 144. maddeleri arasında düzenlenmiş olup madde 141'de kişilerin hangi durumların varlığı halinde devletten tazminat talep edilebileceği tek tek sayılmıştır. Anılan maddenin d bendinde "Kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen" şeklinde bir düzenleme yapılmıştır. Tutukluluktaki makul süre ile yargılanmadaki makul süre birbirinden farklı olup ayrı bir biçimde değerlendirilmektedir. Bir dava, uzun süre devam etmesine rağmen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1. maddesinde düzenlenen "makul sürede yargılanma hakkı" ilkesine aykırılık teşkil etmeyebilir. Ancak yargılama devam ettiği sürece kişi makul süreyi aşan bir biçimde tutuklu kalmaması gerekmektedir. e Yukarıda açıklanan hususlar kapsamında kişi, yargılaması devam ederken hukuka uygun bir sebepten dolayı gözaltında tutulabilir ve tutuklanabilir. Ancak bazen kişiler makul sürede yargılama mercii önüne çıkarılmadan gözaltında ve tutuklu olarak kalmakta olup uzunca bir sürenin ardından haklarında hapis cezasına hükmedilebilmektedir. Hakkında hapis cezasına hükmedilen kişinin gözaltı ve tutuklukta geçirmiş olduğu süreler 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinde düzenlenen koşullu salıvermenin şartlarının gerçekleşmesi halinde kişinin cezaevinde geçirmesi öngörülen süreden mahsup edilmesi gerekir. Aynı zamanda kişinin yargılanması esnasında gözaltı ve tutuklulukta geçirmiş olduğu süreler, koşullu salıverilmesi için öngörülen süreden daha fazla olması halinde haksız bir tutuklamanın varlığı kabul edilmelidir. Dolayısıyla kişinin fazladan gözaltı ve tutuklukta geçirdiği sürelerde maddi ve manevi zarara uğradığı kabul edilerek bu zarar devlet tarafından tazmin edilmesi gerekmektedir.
Madde metinleri teklifin TBMM’ye sunulan metninden (PDF) yazıya döküldü.
İLGİLİ KAYITLAR